Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/2418 E. , 2024/3436 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/2418
Karar No : 2024/3436
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN ÖZETİ: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının anılan yapılanmayla olan iltisak ve irtibatı nedeniyle kapatılan sendikaya üye olması, örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte hesap açmak suretiyle Bankasyaya para yatırması, terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödeme bilgisinin bulunması, terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan derneğe para göndermesine ilişkin tespitler birlikte değerlendirildiğinde; davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olduğu ve Anayasaya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği sonucuna varılmış olup, başvurusunun reddine dair dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; … İdare Mahkemesince verilen … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararın, davacıya Tebligat Kanunu 21/2. maddesi gereğince ve usulüne uygun olarak 13/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, otuz (30) günlük istinaf başvuru süresinin 13/09/2021 tarihinde sona ermesine rağmen, davacı tarafından yasal 30 günlük süre geçtikten sonra 19/11/2021 tarihinde istinaf talebinde (PTT yoluyla) bulunulduğu anlaşıldığından istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle incelenmesi olanağı bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; tebligat memuru tarafından gerekli araştırmanın yapılmadığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik maddeleri uyarınca söz konusu tebligatın geçersiz olduğu ileri belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: İdare Mahkemesi kararına ilişkin tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule uygun olarak davacının ya da tebliğe ehil kimselerin adreste bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise neden bulunmadığı araştırılması; şayet muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış ise tebligatın çıkış merciine iade edilmesi gerekmekte iken belirtilen hususlar araştırılmaksızın ve davacının o adreste hiç oturmadığı veya adresten sürekli olarak ayrıldığına ilişkin bir ibareye yer verilmeksizin iade edilen evrakın aynı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre tebligata çıkarıldığı, dolayısıyla 21. maddenin birinci fıkrasında öngörülen usul işletilmeksizin 21. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu sonucuna varıldığından, istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin kabulü ile İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun … tarih ve … sayılı işlemi ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un "Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat" başlıklı 16. maddesinde, kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğin kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağı; "Muhatabın muvakkaten başka yere gitmesi" başlıklı 20. maddesinde, 13., 14., 16., 17. ve 18. maddelerde yazılı şahısların, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtmesi halinde; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadının tebliğ mazbatasına yazılarak altının beyan yapan tarafından imzalanacağı ve tebliğ memurunun tebliğ evrakını bu kişilere vereceği, bu kişilerin tebliğ evrakını kabule mecbur olduğu, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimsenin, beyanını imzadan imtina etmesi halinde tebliğ edenin bu beyanı şerh ve imza edeceği, bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligatın, 21. maddeye göre yapılacağı belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında, kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı; ikinci fıkrasında, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in "Muhatabın adreste bulunmaması, ölmesi veya adresinden sürekli olarak ayrılması halinde yapılacak işlem" başlıklı 30. maddesinde, "(1) Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
(2) Muhatap ölmüşse veya gösterilen adresten sürekli olarak ayrılmış ve yeni adresi de tebliğ memurunca tespit edilememişse tebligat evrakı, tebligatı çıkaran mercie geri gönderilir." düzenlemesi yer alımıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereğince, bilinen adrese yapılacak tebligatlarda muhatabın adreste bulunmaması durumunda tebliğ memurunca muhatabın o adreste oturup oturmadığının araştırılması; şayet muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış ise tebligatın çıkış merciine iade edilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; … İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararının dava dilekçesinde gösterilen adrese tebligata çıkarıldığı ve tebliğ mazbatasının üzerine "Gösterilen adrese gidildi. Muhatabın tevziat saatlerinde adreste olmaması ve bilmesi muhtemel komşuya da ulaşılamadığından tebliğ imkansızlığı sebebiyle ilgili mahalle muhtarı tasdikiyle iade" notu düşülmek suretiyle tebliğ evrakının iade edildiği, daha sonra aynı evrakın aynı adrese 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi notuyla tebligata çıkarıldığı ve 13/08/2021 tarihinin atıldığı tebliğ mazbatasının üzerine "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, tebliğ imkansızlığı nedeniyle Teb. K. 21/2 mad. gereğince Soğanlı Mah. muhtarına teslim edildi. 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı." notu düşüldüğü, Dava Dairesince de anılan tarihin tebliğ tarihi sayılması suretiyle otuz (30) gün içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle temyize konu kararın verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; İdare Mahkemesi kararına ilişkin tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule uygun olarak davacının ya da tebliğe ehil kimselerin adreste bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise neden bulunmadığı araştırılması; şayet muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış ise tebligatın çıkış merciine iade edilmesi gerekmekte iken belirtilen hususlar araştırılmaksızın ve davacının o adreste hiç oturmadığı veya adresten sürekli olarak ayrıldığına ilişkin bir ibareye yer verilmeksizin iade edilen evrakın aynı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre tebligata çıkarıldığı, dolayısıyla 21. maddenin birinci fıkrasında öngörülen usul işletilmeksizin 21. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu sonucuna varıldığından, istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. ... İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararına yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 18/03/2024 tarihinde, oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığı, bozma sebebi olarak gösterilen husus incelendiğinde adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşuya ulaşılamadığının mazbatada belirtilmiş olduğu, kaldı ki bu durumun tebliğin sıhhatini etkileyecek bir durum olamayacağı, tebligatın asli unsurlarının yerine getirildiği görülmekte olup anılan kararın onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!