WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

DANIŞTAY 5. DAIRE

A- A A+

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/18764 E.  ,  2024/16940 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/18764
Karar No : 2024/16940

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Geçerli bir sebebe ve somut delile dayanmadan tesis edilen kamu görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka, Anayasa'ya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, SD kart içerisinde yer alan ve ne şekilde nasıl hazırlandığı belli olmayan kodlama listelerinin dikkate alınarak karar verilmesinin mümkün olmadığı, söz konusu verilerin içeriğinin hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirildiği ve içerisinde tutarsızlıklar barındırdığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda beraatine karar verildiği, hakkında verilen beraat kararının dikkate alınmaması ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, isnat olunan suçlamaların gerçeği yansıtmadığı iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : ...Cumhuriyet Başsavcılığının ...soruşturma sayısına kayden başlatılan soruşturmada, FETÖ/PDY terör örgütünün mahrem yapılanması içerisinde faaliyet gösterdiğini iddia eden gizli tanık ... (...) isimli şahıs tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü içerisinde FETÖ/PDY terör örgütü mensubu olan ve olmayan tüm personele ilişkin kodlama bilgilerini içeren ve Nisan 2016 ayında hazırlandığı belirtilen dijital verilerin, başkaca delillerle desteklenmediği takdirde, güvenilebilir ve denetlenebilir olduğundan söz edilemeyeceği ve bu haliyle davacının terör örgütüyle irtibat veya iltisakının bulunup bulunmadığı hususunda yargı makamlarınca yapılacak değerlendirmede tek başına delil olarak hükme esas alınamayacağından, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Bununla birlikte, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında "...Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından savunma eki olarak dosyaya ibraz edilen veri inceleme raporunun tetkiki sonucunda ise, davacı ...'ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından "EA - SC - SCC" olarak kodlandığı, ayrıca Zümre Başkanı: ..., Öğretmen: ..., Asil Vekil: ... olarak kodlamaya ilişkin bilgilere yer verildiği görülmekle, davacının örgüt tarafından emniyet teşkilatı mahrem yapılanmasında yukarıda bahsedilen şekilde kodlanması FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya koymaktadır....'' gerekçesine yer verilmişse de, davacıya ilişkin 17/08/2020 tarihli veri inceleme raporunun incelenmesinden, davacının "2015 MART ALAN" kısmında "SEA", "ALAN" kısmında "DİL" olarak kodlandığı anlaşılmış olup, Alan içi kategorideki "SEA" kodunun "Süreçten etkilenmiş EA sınıfı personeli ifade ettiği (17-25 Aralık sürecinden önce FETÖ mensubu olan kişileri ifade ettiği değerlendirilmiştir), EA kodunun ise, "FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan (himmet verme- kampa kalma- her çağrıldığında gelme- sigara- karşı cins- namaz) kişileri" ifade ettiği, "EA" koduyla "alan-içi" kategorisinde kodlanmış olmasının davacının örgütün toplantılarına katılmak, diğer grup üyeleriyle tanıştırılmak, örgüt tarafından verilen görevleri yerine getirmek, örgüte himmet vermek ve örgütün mahrem sorumlusu ile tanıştırılmak şeklindeki faaliyetlerden geçirildikten sonra, mahrem sorumlunun onayını almak suretiyle örgütün etki alanı içerisine dahil edilmiş olmak anlamını taşıdığı görülmektedir.

Bu itibarla, "alan-içi" kategoride, "SEA" şeklinde kodlanmış olması karşısında FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, emniyet personeli olması nedeniyle Anayasal düzene hassasiyetle ve ara vermeksizin sadakat gösterme yükümlülüğü bulunan davacının, "alan içi" kategoride kodlanarak örgütle iltisaklı ve irtibatlı olmak suretiyle Anayasal sadakat bağı koptuğundan, daha sonra, "ilgi" kategorisinde, "DİL" kodu ile kodlanmış olmasının, bu sonucu değiştirmeyeceği anlaşılmaktadır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.