WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

DANIŞTAY 5. DAIRE

A- A A+

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/15001 E.  ,  2024/16793 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/15001
Karar No : 2024/16793

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı /...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin
...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması
istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde işçi statüsünde görev yapmakta iken 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında, Şanlıurfa Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı İdari Kurul kararında, davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu yönünde değerlendirme bulunduğu, aynı Kurul kararında davacının PKK/KCK terör örgütünün kırsal alanına eleman temin ettiği, örgüt adına Viranşehir ilçesinde vergilendirme adı altında para topladığının tespit edildiği, kurumu tarafından dosya kapsamına sunulan personel bilgi dosyasında, davacının PKK/KCK silahlı terör örgütünün kırsal alanına eleman temin ettiği, 2012 yılında ... Şanlıurfa il delegesi olduğu, 2003 yılında örgüt adına Viranşehir ilçesinde vergilendirme adı altında para topladığı, babası ile kardeşleri M.Ş.A ve V.A'nın örgütün kırsal alanında faaliyet gösterdikleri ve ailesinin örgüte müzahir şahıslardan olduklarının bildirildiği görülmekte olup, davacı ile ilgili olan tespitlerin davacının örgütle irtibatı ve iltisakı yönünden Mahkememizce hükme esas alınabileceği ve ailesiyle ilgili olan tespitlerin ise adı geçenlerin davacının en yakın aile çevresi içerisinde yer almaları ve haklarındaki tespitler birlikte dikkate alındığında, yukarıda aktarılan Komisyon tespiti ile personel bilgi dosyası birlikte dikkate alındığında, davacının PKK/KCK terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dava konusu Komisyon kararında yer verilen bilgilerin teyidi amacıyla Dairelerinin 23/11/2023 tarihli ara kararıyla davalı idare ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından, davacının PKK/KCK terör örgütleriyle irtibat veya iltisakına ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, ara kararına kurum ve kuruluşlardan alınan cevaplarda "davacı hakkında PKK/KCK terör örgütüyle irtibatlı veya iltisaklı olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığının" belirtildiği, davalı idarenin kurum değerlendirmesi dışında başka bir delil ve tespitin de dosyaya sunulmadığı, yukarıda açıklanan delil ve tespitler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının DHKP-C veya PKK/KCK terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğuna kanaat getirilmesine yeterli düzeyde somut verinin dosyada mevcut olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunmadığından, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılma tarihini takip eden aybaşından geçerli olmak üzere dönemsel tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek olan yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin de kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının kamu görevinden çıkarılma tarihini takip eden aybaşından geçerli olmak üzere dönemsel tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek olan yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında yapılan inceleme ve araştırmalara göre; davacının, kamu görevinden çıkarılmasına dair işlemin ölçülü olduğu, uluslararası hukuktan doğan yükümlülükleri ihlal etmediği ve çekirdek haklara herhangi bir müdahale olmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu dava konusu bu işlemde hukuka aykırı herhangi bir durum bulunmadığından Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir.
14/07/2017 tarih ve 30124 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 692 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, ''Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Anılan KHK, 08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7089 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşmış olup, anılan Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasındaki “…üyeliği, mensubiyeti veya…” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 30/11/2022 tarih ve E:2018/83, K:2022/144 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
Davalı idare bünyesinde işçi olarak görev yapan davacı, 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvuru Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve... sayılı işlemiyle reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Uyuşmazlıkta, davacı, PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğu gerekçesiyle KHK ile kamu görevinden çıkarılmış olup, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde;
FETÖ/PDY tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı yapılan darbe teşebbüsü ve sonrasında yaşanan olağanüstü dönem ve koşullar gereğince alınan tedbirler kapsamında, yine Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı silahlanmış bir terör örgütü olan PKK/KCK'ya yönelik olarak da tedbir alınmasının ve bu bağlamda kamu görevlilerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na, kanunlarına, kurumlarına, dolayısıyla Devlete sadakat yükümlülüklerine riayeti konusundaki denetimin en hassas ve azami şekilde yapılmasının, yaşanan söz konusu olağanüstü dönemin doğal bir sonucu olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda, davacı hakkında Şanlıurfa Valiliği İl Olağanüstü Hal Bürosu'nun İçişleri Bakanlığına gönderdiği 31/01/2017 tarihli yazı ekindeki listede bulunan, "PKK/KCK terör örgütünün kırsal alanına eleman temin ettiği, 2012 yılında ... Şanlıurfa İl Delegesi olduğu, 2003 yılında PKK terör örgütü adına Viranşehir İlçesinde vergilendirme adına para topladığı, babası A.A., kardeşi M.Ş.A. ve kardeşi V.A.'nın PKK terör örgütü kırsal alanında geçmiş dönemde faaliyet gösterdikleri, ailesinin PKK'ya müzahir şahıslar olduklarından terör örgütü ile iltisaklı oldukları" yönündeki değerlendirmenin, davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde bir veri olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali ile dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının kamu görevinden çıkarılma tarihini takip eden aybaşından geçerli olmak üzere dönemsel tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Davalı İdarenin Temyizden Feragat Talebine İlişkin İnceleme Yönünden:
Davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin tesis edilen işlemin Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu'nca kararlaştırılan ve 14/07/2017 tarih ve 30124 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 692 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname uyarınca tesis edildiği ve 7075 sayılı OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinde, başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulduğu belirtilmiş; anılan Kanun'un "Yargı denetimi" başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasında da, "Komisyon kararlarına karşı Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenecek Ankara idare mahkemelerinde ilgilinin en son görev yaptığı kurum veya kuruluş aleyhine iptal davası açılabilir. Bu davalarda ayrıca Cumhurbaşkanlığına ve Komisyona husumet yöneltilemez." hükmüne yer verildiği, anılan Kanun'un "Açılacak davalarda husumet" başlıklı Ek 1. maddesinde ise, Komisyon kararlarına karşı kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlerce en son görev yapılan kurum veya kuruluş aleyhine iptal davası açılabileceği hükme bağlanmıştır.
Bu durumda; davacının KHK eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmasına ve göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin tesisinde yer almayıp sadece 7075 sayılı OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un yukarıda aktarılan ilgili hükümleri çerçevesinde hasım mevkiinde bulunan ve davadan veya temyizden feragat etme yetkisi bulunmayan Viranşehir Belediye Başkanlığı'nın temyiz talebinden feragat etmesine yönelik talebine itibar edilmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 04/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)KARŞI OY :
Çoğunluk kararının Viranşehir Belediye Başkanlığı'nın temyiz talebinden feragat etmesine yönelik kısmına katılmakla birlikte Bölge İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği görüşüyle kararın bozulmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyoruz.