WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

DANIŞTAY 5. DAIRE

A- A A+

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/1370 E.  ,  2024/3122 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1370
Karar No : 2024/3122

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …

İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 saylı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35'inci maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin olarak tesis edilen Milli Savunma Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen Ankara 10. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:…. sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Haklı bir gerekçe gösterilmeden kamu görevinden çıkarıldığı, hakkındaki ceza yargılamasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın bir ceza hükmü anlamına gelmediği, savunma hakkı tanınmadığı, tesis edilen işlemin maksat unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkının, hak arama özgürlüğünün, savunma hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinden olan "üyelik" unsuru, ceza kanunları ile tanımlanmış bir suç olduğundan idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapmaları ve tespitte bulunmaları mümkün değildir. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle, idari yargı yerlerince terör örgütleri ile iltisak ve irtibat noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu bağlamda; ilgili hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen takipsizlik ya da beraat kararı ilgilinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi, ilgili hakkında örgüt üyeliğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunması da anılan mahkumiyetin gerekçesi olan maddi tespitlere yönelik olarak ilgili hakkında irtibat ve iltisak kavramları yönünden idari yargı yerlerince ayrıca bir irdeleme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmayacaktır. Şüphesiz terör örgütüne üyelik suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunması irtibat ve iltisak değerlendirmesi yönünden önemli bir veri olmakla birlikte, dava konusu işlemin irtibat ve iltisak sebebine dayanması nedeniyle, idari yargı yerlerince işlemin sebep unsuru yönünden ayrıca değerlendirme yapılması ve kararda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi zorunludur. Mahkemelerce gerekçeli karar verilmesi ile dosyadaki mevcut delillerin, yargılamada yapılan değerlendirmedeki hukuki gerekçelerin taraflarca öğrenilmesi sağlanmaktadır. Kararın gerekçeli olması ilgililerin karara karşı kanun yoluna başvurması ve bu başvurulardaki iddialarını oluşturması açısından da önem arz etmektedir. Bu sebeple, mahkeme kararının gerekçesiz olmasının bir bozma sebebi olacağı açıktır. Ancak dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan eylemlerin aynı zamanda suç teşkil ettiği durumlarda, davacı hakkında yapılan ceza yargılaması sırasında davacının etkin pişmanlıktan faydalanarak samimi ikrarda bulunması işlemin tesisinde belirleyici olan olgularla ilgili çekişmeli durumu ortadan kaldırmaktadır.
Sonuç itibarıyla; kanun hükmünde kararnamenin verdiği yetkiye dayanılarak kamu görevinden çıkarılan kişiler tarafından anılan çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince; kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarelerce dosyaya sunulan tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve/veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin birlikte dikkate alınması suretiyle irdelenmesi ve kararlarda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, etkin pişmanlık kapsamında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı kararı verilen davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Anılan İdare ve Bölge İdare Mahkemesi kararları, yukarıda yer verilen tespitler ışığında değerlendirildiğinde; İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, re'sen araştırma ilkesi uyarınca herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi davalı idare tarafından bakılan bu dosyaya sunulan bilgi, belge ve tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve yargılamasında elde edilen maddi deliller değerlendirilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır.
Öte yandan, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, "...FETÖ/PDY yapılanması ile ilk irtibatının 2012 yılında İskenderun Meslek Yüksek Okulunu kazandıktan sonra başladığını, burada kendisiyle aynı okulda öğrenci olan S. Z. isimli şahısla tanıştığını, 2014 yılında bu okuldan mezun olduktan sonra memleketi olan Mersin'e geri döndüğünü, 2015 yılında Kara Astsubay Meslek Yüksek Okulu sınavlarına girdiğini ve sınavı kazandığını, … Kara Astsubay Meslek Yüksek Okulunda toplam 6 ay eğitim aldığını, …'e gelmeden önce İskenderun'dan tanıdığı S. Z.'nun kendisini arayarak … Kara Astsubay Meslek Yüksek Okulu sınavlarını kazandığını söylediğini, okulda 2 aylık intibak eğitimi bittikten sonra hafta sonu S. Z.'nun yanına gelerek kendisini dışarıda birisiyle tanıştırmak istediğini söylediğini ve bu teklifi kabul ettiğini, birlikte TOKİ konutları civarında bulunan yapıya ait bir eve gittiklerini, burada ayrıca askeri okuldan devresi olan O. Ç.'ın da bulunduğunu, bu evdeki şahsın kendilerine bundan sonra kendileriyle ilgileneceğini, bir grup olduklarını, okulla ilgili olarak sıkıntılarında yardımcı olacağını söylediğini, kabinde bu şahısla birlikte namaz kıldıklarını ve şahıs kendilerine Fetullah Gülen'e ait kitaptan bölümler okuduğunu, 2015 yılı Ağustos ayında Balıkesir'de kursumuz bittikten sonra Ankara ili Polatlı ilçesinde yapılacak olan topçu eğitimi için Ankara'ya gittiğini, eğitim başladıktan sonra S. Z.'nun kendisiyle görüşmek istediklerini ilettiğini ve görüşmeye gittiklerini, yine aynı grupla görüşmeye gittiğini, aynı faaliyetleri bu evde de yaptıklarını, 2016 yılının Şubat-Mart aylarında Polatlı'da ismini bilmediği sohbet veren şahıs ile bir kez daha Polatlı ilçesinde ki sanayi sitesinin üst tarafında bulunan bir evde görüştüklerini burada yine ismini bilmediği şahıs, O. Ç., S. Z. ve F. S.'in bulunduğunu, aynı faaliyetleri gerçekleştirdiklerini, maaş promosyonlarının haram olduğunu o sebeple verilmesinin istendiğini ama para vermediklerini, sonrasında görüşmelere de gitmediğini beyan etmiştir.
Sanık hakkında beyan ve teşhiste bulunan S. Z. soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde alınan beyanlarında sanığın 2015-2016 yılları arasında … Astsubay Meslek Yüksek Okulunda ASTASAK kursuna devam ederken görüşmeler için birlikte gruplandırıldığı askeri okuldan devresi olduğunu, sanıkla 2016 yılında bir defa … (A/K) ve … (K) isimli şahıslarla olan görüşmeye katıldığını beyan etmiştir.
Sanık hakkında beyan ve teşhiste bulunan O. Ç. soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde alınan beyanlarında Balıkesir Astsubay Meslek Yüksekokulunda eğitim gördüğü dönem S. Z. ve sanıkla tanıştığını ve yapı tarafından kendilerini gruplandırdıklarını, ancak kendisinin gitmek istemediğini söylediğini beyan etmiştir.
...İtibar edilen bu tanık beyanlarından ve sanık savunmasından anlaşılacağı üzere sanığın asker kişi olduğu dönemde örgütte mahrem imam konumunda bulunan üyenin verdiği sohbetlere katıldığı ve böylece sanığın askeri mahrem yapılanması içinde "Öğrenci" pozisyonunda faaliyet yürüttüğü..." yönünde tespitlerin bulunduğu görülmüştür.
Bu durumda, her ne kadar İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkında bakılan bu dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tespitler ile ceza soruşturması/yargılaması kapsamındaki maddi deliller değerlendirilmeksizin, salt ceza yargılaması sonucunda silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayalı olarak davanın reddi yönünde kurulan hüküm hukuka aykırı ise de, ceza yargılamasında etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisi kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğundan ve buna bağlı olarak dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan maddi olgulara ilişkin çekişmeli durum ortadan kalktığından, söz konusu hukuka aykırılık kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiş ve davacının ceza yargılamasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgüt ile irtibat ve iltisakı bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.