Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/9477 E. , 2024/1130 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/9477
Karar No : 2024/1130
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde işçi olarak görev yapmakta iken 693 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı iddia olunan özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararında; Şırnak Valiliğince Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında; Şırnak Valiliği'nin ... tarih ve ... sayılı Kurul Kararında; PKK/KCK terör örgütü üyeliği, mensubiyeti yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen davacının kamu görevinden çıkarılmasının teklif edilmesinin kararlaştırıldığının belirtildiği, davacı hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan yürütülen ceza soruşturması kapsamında davacı hakkında; Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasındaki bilgilere göre; PKK/KCK terör örgütüne müzahir ve terör örgütü güdümünde faaliyetlerini yürüten oluşumlarca organize edilen cenaze töreninde, PKK/KCK terör örgütünü sembolize eden bez, flama vb. terör örgütü propaganda araçlarının kullanıldığı, terör örgütünü övücü konuşmaların yapıldığı ve sloganların atıldığı etkinliğe davacının da katıldığı yönünde tespit ve olgulara yer verildiği, ayrıca PKK/KCK terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı eylemleri nedeniyle İdil Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … sayılı soruşturma dosyası kapsamındaki bilgilere göre; PKK/KCK terör örgütü mensubunun cenaze törenine davacının da katıldığı yönünde tespitlere yer verildiği, söz konusu tespitleri mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, bu durumda, hükme esas alınabilecek nitelikte görülüp yukarıda aktarılan Komisyon tespitleri ile davacıyla ilgili ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının PKK/KCK terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu anlaşıldığından, dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebinin de reddi gerektiği belirtilmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare Mahkemesi tarafından yapılan değerlendirmede Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … sayılı soruşturma dosyası ile İdil Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … sayılı soruşturma dosyasına yer verildiği, bu değerlendirme yapılırken taraflarınca sunulan takipsizlik kararı ile söz konusu Cumhuriyet Başsavcılıklarınca ara karar gereği dosyaya sunulan belgelerin görmezden gelindiği, her iki soruşturmaya konu olayın aynı olduğu, salt soruşturma başlatılmış olmasının örgütle irtibat ve iltisak için yeterli görüldüğü, davalı idarece ara karara verilen cevabi yazıda, davalı kurum nezdinde aleyhine değerlendirilebilecek herhangi bir bilgi, belge veya kayıt olmadığının dosyaya yansıtıldığı, görevin gerektirdiği niteliklerden hiçbirini kaybetmediği halde, tamamen keyfi bir değerlendirme sonucunda KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, bu durumun Anayasa'da ifadesini bulan hukuk devleti ve bunun ayrılmaz bir parçası olan kazanılmış haklara saygı ilkelerine aykırı olduğu, OHAL işlemleri İnceleme Komisyonuna yapmış olduğu başvurunun da haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiği, kendisine savunma hakkı tanınmadığı, idari soruşturma yapılmadığı, "irtibat" ve "iltisak" kavramlarının nesnel olmayıp tamamen subjektif kanaatlerle işlem tesis edilmesine elverişli olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat ....00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 693 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, ''Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesinin 09/11/2022 tarih ve E:2018/84, K:2022/132 sayılı kararıyla 7090 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Davalı idare bünyesinde işçi olarak görev yapan davacı, 693 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvuru Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun 25/10/2018 tarih ve 2018/41469 sayılı işlemiyle reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan açılan adli soruşturma sonucunda Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve Sor.No:… sayılı kararıyla ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme, bunların hareketlerine katılma suçundan açılan adli soruşturma sonucunda İdil Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve Sor.No:…, K:… sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararların kesinleştiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
693 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; Şırnak Valiliği'nin … tarih ve … sayılı Kurul Kararıyla PKK/KCK terör örgütü üyeliği, mensubiyeti yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen davacının kamu görevinden çıkarılmasının teklif edildiği; ayrıca davacı hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen … sayılı soruşturma dosyasında, PKK/KCK terör örgütüne müzahir ve terör örgütü güdümünde faaliyetlerini yürüten oluşumlarca organize edilen cenaze töreninde, PKK/KCK terör örgütünü sembolize eden bez, flama vb. terör örgütü propaganda araçlarının kullanıldığı, terör örgütünü övücü konuşmaların yapıldığı ve sloganların atıldığı etkinliğe davacının da katıldığı yönünde tespitlerin bulunduğu; bununla birlikte, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme, bunların hareketlerine katılma suçundan İdil Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2018/346 sayılı soruşturma dosyasında, davacının, PKK/KCK terör örgütü mensubunun cenaze törenine katıldığı yönünde tespitin yer aldığı belirtilmiş ve anılan hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda anılan soruşturma konusu tespitler ile ilgili olarak davacının ceza soruşturması kapsamında kolluk görevlileri tarafından alınan ifadesinde özetle; terör örgütü mensubu ... kod isimli PKK/KCK terör örgütü üyesi S.E.'nin cenaze törenine katılmadığını, eski belediye başkanı N.A. zamanında köyde cenaze olduğunda mezar kazmak için görevli olarak gittiğini beyan ettiği; davacının İdil Jandarma Kuvvet Komutanlığında alınan 09/02/2017 tarihli şüpheli ifade tutanağında ise özetle; PKK/KCK terör örgütü ile hiçbir bağlantısının olmadığını ve söz konusu cenazeye eski belediye başkanı N.A.'nın "cenazeye katılmazsanız işinize son veririm" demesi üzerine diğer belediye çalışanlarıyla birlikte katıldığını beyan ettiği görülmüştür.
UYAP kayıtlarının ve dava dosyasının incelenmesinden, davacı hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan yürütülen soruşturma sonucunda verilen ve kesinleşen Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve Sor.No:… sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığı kararında, "...Şüpheli F., M.Z. ve ... hakkındaki değerlendirmede ise terör örgütü mensubu ... Kod isimli PKK/KCK terör örgütü üyesi S.E.'nin cenazine törenine katılma eyleminde ise dosya kapsamında şüpheliler olduğu iddia edilen görüntüdeki şahıslar incelendiğinde örgüte aidiyeti bulunan herhangi bir amblem işaret içeren bir maddenin de bulunmadığının görüldüğü, tek başına terör örgütü mensubunun cenazesine katılma eyleminin terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturmadığı,..." tespitine yer verildiği; davacı hakkında kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme, bunların hareketlerine katılma suçundan yürütülen soruşturma sonucunda verilen ve kesinleşen İdil Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve Sor.No:.., K:… sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararında da, "...Yapılan soruşturma sırasında toplanan deliller ve tüm soruşturma evrakı kapsamı uyarınca, şüphelilerin üzerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu açısından yapılan incelemede şüphelilerin yaşadıkları coğrafya, kültür ve değerler açısından bakıldığında, şüphelilerin cenaze törenine salt terörist cenazesi olması sebebiyle değil o bölgede yaşamalarından kaynaklı olduğu,... Nevruz etkinliğinde ise şüphelilerin suç işleme kastı açısından yeterli şüphenin oluşmadığı..." tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Öte yandan, İdare Mahkemesince dava konusu işlemin ve davacının PKK/KCK terör örgütüyle irtibat ve iltisakına yönelik değerlendirmenin dayanaklarının davalı Sırtköy Belediye Başkanlığı'na sorulduğu; ayrıca Şırnak Valiliği, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve Mali Suçları Araştırma Kurulu'ndan da ara kararıyla davacının anılan örgütle irtibat ve iltisakını gösterecek bilgi ve belgelerin istendiği; davalı idare dışında diğer kurumlar tarafından ara karara verilen cevaplarda, davacı hakkında PKK/KCK terör örgütü ile irtibatı veya iltisakı bulunup bulunmadığına ilişkin yapılan araştırmalar neticesinde herhangi bir bilgi belgeye rastlanılmadığının bildirildiği, davalı idare tarafından ise anılan ara karara cevaben özetle; davacının özlük dosyası incelendiğinde davacı hakkında herhangi bir adli soruşturma ve (veya) kovuşturma bulunmadığının, hakkında herhangi bir araştırma/inceleme veya soruşturma yapılmamış ve herhangi bir tespitte bulunulmamış olduğunun, herhangi bir sendika veya derneğe üyeliğinin bulunup bulunmadığının ise tespit edilemediğinin belirtildiği görülmüştür.
Bu durumda, yukarıda yer verilen tespitler ile davacının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının cenazeye katılımının örgütsel amaçlı olduğuna, söz konusu cenazede örgütsel faaliyette bulunduğuna ilişkin herhangi bir verinin bulunmadığı, yine davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmaları sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı ve ek kovuşturmaya yer olmadığı yolunda verilen kararlarda; örgüte aidiyeti bulunan herhangi bir amblem işaret içeren bir maddenin bulunmadığı, cenaze törenine katılımının salt terörist cenazesi olması sebebiyle değil o bölgede yaşamasından kaynaklı olduğu, Nevruz etkinliğinde ise suç işleme kastı açısından yeterli şüphenin oluşmadığının tespit edildiği, İdare Mahkemesince yapılan ara kararlarına verilen cevaplarda davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğu yönünde herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, davalı idarece de davacı hakkında PKK/KCK terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair somut bir bilgi ve belge sunulmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 14/02/2024 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!