Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/329 E. , 2023/15115 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/329
Karar No : 2023/15115
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … / …
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Kütahya İli, Emet Adliyesi Cumhuriyet Savcısı iken 20/12/2021 tarihinde istifa eden davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan karara yönelik yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : 2018 yılı hakimlik savcılık sınavında başarılı olarak Kütahya İlinin Emet Adliyesine Cumhuriyet savcısı olarak atandığı, görevine başladığı ilk günden itibaren savcılık mesleğinin gereklerini layıkıyla yerine getirdiği, 2021 yılında almış olduğu şahsi kararla görevinden istifa ettiği, hakkında açılan disiplin soruşturmasının nedeni olarak Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcısı F.K.'ya ve komisyon başkanı İ.K.'ya whatsapp programı üzerinden gönderdiği mesajların gösterildiği, mesaj içeriğinde farklı isimlere edilen küfürlerin bulunduğu, mesaj atılan kişilere yönelik bir hakaret olmadığının açıkça görüldüğü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun hakaret suçununu düzenleyen 125. maddesine göre gıyapta hakaret suçunun oluşabilmesi için hareketin üç kişiyle ihtilat edilerek gerçekleştirilmesi gerektiği, bu suçun tüzel kişilere karşı işlenmesinin ise mümkün olmadığı, soruşturmaya konu olayda ise ihtilat edilebilecek iki kişi bulunduğu, mesajları iletme kastı bulunmadığı, kanuni unsurları oluşmadığından eyleminin suç teşkil etmediği, ancak bu durumun eylemlerinin 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu kapsamında makul bir yaptırımı gerektirmediği anlamına gelmediği, meslekten çıkarma cezasının bu olay için çok ağır bir yaptırım olduğu, doğrudan uygulanamayacağı, hakkında daha önce hiçbir disiplin yaptırımı uygulanmadığı, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve hiçbir şekilde duyulmayan bir olay nedeniyle meslekten çıkarma cezası yaptırımının çok ağır olduğu, bu tarz olaylarda Danıştay'ın kararlarında da 68. maddede düzenlenen yer değiştirme cezasının uygulanması gerektiğinin belirtildiği, soruşturmaya konu eylemlerinin hakimlik-savcılık mesleğinin kamuoyu nezdindeki genel saygınlığını bozacak nitelikte olmadığı, bu nedenle hakkında yer değiştirme cezası uygulanması gerektiği, aksi uygulamanın eşitlik ilkesine de aykırı olacağı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davaya konu disiplin cezasına neden olan fiillerin hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu, dava dilekçesinde her ne kadar mesajların iki kişi arasında geçtiği iddia edilse dahi davacının Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcısı'na göndermiş olduğu 9 ve 12 numaralı mesaj içeriklerine bakıldığında davacının hakaret içerikli mesajlarının Bakanlığa ve Hakimler ve Savcılar Kurulu'na iletilebileceğini onayladığı, bu konuda bilgi sahibi olmasına rağmen hakaretlerine devam ettiği, davacının bu eylemlerini bilerek ve isteyerek yaptığının kabulünün gerektiği, disiplin hukukunun ceza hukukundan farklı olduğu, eylemlerin suç teşkil edip etmemesinin disiplin hukukunda bağlayıcılığının bulunmadığı, bir alt ceza uygulanıp uygulanmamasının takdirinin Hakimler ve Savcılar Kurulu'nda olduğu, davacının küfür içerikli mesajları incelendiğinde bu takdir yetkisinin kullanılmamasının anlaşılabileceği, bu yetkinin kullanılıp kullanılmamasının denetiminin yerindelik denetimi anlamına geleceği, soruşturma kapsamında davacının lehine ve aleyhine tüm delillerin toplandığı, davacınının eylem tarihinden sonra istifa etmesinin meslekten çıkarma kararının sonuçlarını engellemek gibi bir anlamının bulunmadığı, davacının 3 yıl 11 ay 17 günlük kısa meslek yaşamında başka bir disiplin cezası almamış olmasında olağan dışı bir durum bulunmadığı, davaya konu meslekten çıkarma kararının hukuka uygun olduğu, davacının eylemlerinin suç teşkil etme ihtimaline binaen ihbarda bulunulduğu belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ÖZLEM ULAŞ'IN DÜŞÜNCESİ : Dava; Emet Cumhuriyet Savcısı iken 20.12.2021 tarihinde istifa eden davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve E:... ,K:... sayılı kararı ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Dairenin ... tarih ve K:... sayılı kararı ile anılan karara yönelik itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 138. maddesinde, "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz." hükmüne yer verilmiş, 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." kuralı yer almıştır. "Hakimler ve Savcılar Kurulu" başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında da, "Kurul, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir." hükmü getirilmiş, bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükmü bulunmaktadır.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi , yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklanmakta olup , yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamaları gerekmektedir. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılıdır. Hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder. Hukuk Devleti , yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve saygınlığını korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, yasa koyucu , yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Dosyanın incelenmesinden davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporuyla; davacının whatsapp isimli program üzerinden Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcısı ... ile Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesi ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı ...’ya; Adalet Bakanlığı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu, Kurul Genel Sekreter Yardımcısı ..., Tavşanlı Cumhuriyet Savcısı ... ile bazı kamu görevlilerine yönelik olarak galiz küfürler içeren mesajlar gönderdiğinin tespiti üzerine Hakimler ve Savcılar Kurulu 2.Dairesince ; İlgilinin, Türk Yargı Etiği Bildirgesinde“ Hâkim ve savcılar mesleğe yaraşır şekilde davranırlar” başlığı altında yer alan “Mesleklerinin yaşamlarına kattığı değer ve yüklediği sorumluluğun bilinciyle görevlerinin gerektirdiği hassasiyetle davranırlar”, “ Meslekî ve sosyal ilişkilerinde muhataplarına karşı saygı ve nezaket ilkeleri çerçevesinde hareket eder, söz ve davranışlarının onlar üzerindeki etkisini gözetirler”, “Olaylar ve durumlar karşısında uzlaştırıcı bir dil kullanır, sağduyulu ve temkinli davranırlar” şeklindeki etik ilkelere aykırı davranış sergilediği, işlenen fiilin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak mahiyette olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle ,..." 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69'uncu maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası verilmesine karar verildiği , karara karşı davacının yeniden inceleme talebinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin 14.06.2022 tarihli ve ... sayılı, itiraz talebi ise Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 09.11.2022 tarihli ve ... sayılı kararı ile reddedildiği ve anılan kararın 09.11.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacının '' Resmi görevlilere görevinden dolayı hakaret '' suçundan yargılandığı davada ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:...,K:...sayılı kararıyla beraatine hükmedildiği; dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin E:... esasında istinaf incelemesi aşamasında olduğu dosyada mevcut bilgiler ve UYAP kayıtlarından yapılan incelemelerden görülmektedir.
2802 sayılı Yasa'nın 69. maddesinin son fıkrasına göre, suç teşkil etmeyen ve hükümlülüğü gerektirmeyen fiillerin dahi, “hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte” oldukları takdirde, hâkim ve savcıların meslekten çıkarılmaları sonucunu doğuracağı kurala bağlanmış olup , yasa koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda ; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı hakkında usulüne uygun olarak yürütülen soruşturma kapsamındaki tespitler bir bütün olarak incelenip değerlendirildiğinde; davacıya yöneltilen ''whatsapp isimli program üzerinden Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcısı F.K. ile Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesi ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı İ.K.’ya; Adalet Bakanlığı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu, Kurul Genel Sekreter Yardımcısı R.S., Tavşanlı Cumhuriyet Savcısı R.E. ile bazı kamu görevlilerine yönelik olarak galiz küfürler içeren mesajlar gönderdiği '' sabit olup , eyleminin 2802 sayılı Yasa'nın 69. maddesinin son fıkrasında yer verilen mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve saygınlığını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varıldığından, davacının meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 02/11/2023 tarihinde, davacı ... ile vekili Av. …'in ve davalı idare vekili Av. …'nın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı, gelen taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Kütahya İli, Emet İlçe Adliyesi Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmaktayken gerçekleştirdiği eylemlerinden dolayı yapılan soruşturma sonucunda davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilmiş, Hakimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından yapılan meslekten çıkarma cezasının yeniden incelenmesi talebi Hakimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Davacının bu karara karşı yaptığı itiraz başvurusu da Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Bakılan dava, davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 5. (son) fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan karara yönelik yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararlarının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla açılmıştır.
Öte yandan, dava konusu disiplin cezasına konu fiilleri nedeniyle davacı hakkında, "Zincirleme Biçimde Kamu Görevlilerine Görevinden Dolayı Hakaret" suçundan ... …. Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:...sayılı kararı ile davacı hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-a maddesi uyarınca sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin E:... esasında istinaf incelemesi aşamasında olduğu ve anılan kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Disiplin Cezaları" başlıklı 62. maddesinde, Hâkim ve Savcılara, sıfat ve görevleri gereklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezalarından birinin verileceği düzenlenmiştir.
Anılan Kanun'un dava konusu işlemin de dayanağı olan "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinde de;
"Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.
68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı hakkında düzenlenen 10/01/2022 tarihli soruşturma raporunun incelenmesinden;
Mesleğin onurunu bozacak, mesleğe olan genel saygınlığı ve güveni sarsacak nitelikte eylemde bulunduğu,
Bu kapsamda davacının;
A) Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcısı F.K.’ya WhatsApp isimli mesajlaşma programı üzerinden 10/12/2021 günü saat 00:ll’den saat 05:25’e kadar Adalet Bakanlığına, Hâkimler ve Savcılar Kuruluna ve meslek büyüklerine yönelik galiz küfürler içeren;
1) "Hsksını ayrı bakanlığını ayrı s.kerim",
2) "R.S.'ın da bakın ayrıca anasını avradını s..eyim. Allah canımı alsın da ölmüşlerini s.eyim. R. benim s... yesin."
3) "Bakanlıkta size siz aradan çıkın biz ...'a biseyler yapcaz diyen dalya..ların Anasını bacisini s..yim."
4) "Herkesin aklı var Fikri var, küfür ettirilmemesi gereken A si büyük ANASININ .MI VAR.”
5)"Ben buradayım beklerim, lâkin bana soruşturma açacak olan babayiğitleri, tanımayı görmeyi ben çok isterim. O..pu çocuklarını aşk ve sabırla bekliyorum?’
6)“Hskdaki, Adalet Bakanlığındaki kaç tane o..pu çocuğu rüşvet yiyen p.ç varsa teker teker analarını bacılarini çoğaltarak s.yim.”
7)“Bak size o, siz aradan artık çekilin başsavcım, biz bu adama işlem yapacağız diye anası s...miş var ya Onun işte ben anasını ka..ta ka..ta s..yim. Ben buradayım. 0 gün de öyleydi, 0 o...pu evladı nerede?”
8)“Devran ve Recep Tayyip Erdoğan değişene kadar.’
9) “Bakanlık, Hsk, bak istersen al ilet, Olsa olsa benim s..tiğim fahişe olur''
10)“R.’in de ayrıca a..na koyayım, ona bişey demediysem sizin yüzünüzden. Öyle şey de düşünmeyelim. R.’i s..ker atarım ben yani.”
11) “O. savcı mahkemedeyken fezlekem iade olmamış bu g.tte Kasım ayinda 6 tane geliyor aniden. Kim bu a..na koyayım hukuki irtibat yok demiş bir de ibne bence var. Fezlekeyi ağır ceza değerlendirir o s.kik değil yani bu da var’
12)“He bu arada bu mesajlar zaten bakanlığa gidiyor ya bak bakanlığın ayrıca anasını avradını yapacağı işi s..yim. Bu da gitsin. A..na soktuğumun beceriksiz p.çleri, g.tleri.”
13)“Bana da kimse din Allah düşmanı diyemez onu da belirteyim. Ben elhamdülillah muslumanim, hayatımda 1 TL haram para da yemedim. Ben elhamdülillah muslumanim. Bana din düşmanı diyen adam kafirdir, Allahsızdır ”
14)“He vallahi billahi de savcı olduğuma pişmanım, gittim b.k gibi bu işe emek verdim. Allah’ın belası iş, ortalik o..pu çocuğundan geçilmiyor. B.k var gittim savcı oldum, a..na koyayım mesleğinin, b.k var geldim kendimi bu işlere soktum ”
15) “He müfettiş falan gelse Öyle dayak mayak boş iş, Güzel bir dayak yer canım çok kavga etmek isterse bunu da ben demiş olayım, söylediğinizde onu düşünüyor insanlar. Çok dev aynasında görmemek lazım müfettişi hskyi aciz basit insan hepsi.”
16) “M.Y.’a bir yumruk atsam yarısı boşa gider, a..na koyayım, çok da evla düzgün aman aman bir adam değil ”
17) “Aşkımlar cicimler bunlar boş sıfatlar, her adam kahır çekmez, iş iş için yapılır geçilir. Müfettiş gitsin çoluk çocuğu dövsün, kimse müfettiş dayağı yemek için hâkim savcı olmuyor.”
18)“Oh güzel oldu. Tüm içimi döktüm Ben buyum, devletçi, milliyetçi ve Atatürkçü bir insanım.”
19) “On sene sonra Ben bu adamları Falım sakız niyetine yiycem zaten, Sanıyor musun ki ben şimdi bu çağda hesap verir o o..pu çocuklarının önünde eğilirim."
B-) Tavşanlı Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı İ.K.’ya WhatsApp isimli mesaj laşma programı üzerinden 09/12/2021 günü saat 23:25’den 10/12/202) günü saat 03:09’a kadar Adalet Bakanlığına, Hâkimler ve Savcılar Kuruluna, Emet Kaymakamına, Kütahya Valisine, Devlet büyüklerimize, Adliye personeline ve ailesine yönelik ağza alınmayacak galiz küfürler içeren;
1) “Emetde s..imi alsın”
2) “İ:’i s..eyim ”
3) “S..erim İ.’i de M.Ö.’ü de M. de”
4) "LiseIi çoluk çocuğa şiir yazan it oğlu it çalışanınızı bana gönderip derdimi çözerek mevzuya başlayabilirsiniz bence"
5) "Kerhaneye dönmüş zaten tavşanlı Emet adliyesi”
6) “A.. na koyarım böyle işin hâkimi müdürü ben ağlama duvarı değilim”
7) “Vardı ben s.kim keyfine mi vermedim?”
8) “Hsksi bakanlığı bak, hepsinin anasının a..na koyayım”
9) “Ayrıca Emet kaymakamı ve Kütahya valisinin anasını bacısını yataktaki karısını s..eyim”
10) “Bana yine bişey olmayacak, savcılık çok eğlenceli çok güzel bir meslekmiş, Bir de seneye ben başsavcı olcam”
11) “Ortağı da o..pu çocuğu bir bakan”
12) “İ. haftaya bende veya bende Eğer bende değilse birlikte partileriz, her gün ve gece bu saatlerde beraberiz, saygılar”
13) “Alamazsam, Allah ne verdiyse de sizinle savaşacağız, ne yazık ki ama tüm bu işler dışında Allah şahit”
14) “Onun karısını aile düzenini s..keyim veya ben artık Ankara’ya konuşur kapışırım. Onların da teker teker anasını bacısını s..eyim, gerekirse yüzyüze s...iriz”
15) “0 g.t lise öğrencisi karıya mesaj attığı için Emet’e göndermeniz mi”
16) “A..na koyarım böyle işin hakimi müdürü ben ağlama duvarı değilim, Hsk yı s..eyim bakanlığı s..yim, R.S.'ı s..eyim, Ama R.S'ı 30 kere s..eyim, Herhangi birinde bana soruşturma açacak g.t varsa ben buradayım, Anasını s..rim hepsinin, Yani Ankara’nın taş..ağı bana yetmez onu ben bir diyim, R.S. başta olmak üzere hepsinin anasını s..yim, R.'ı ayrıca uzun uzadıya ben zaten s..p çogaltıcam, Onu da diyim, R.la işim bittiğinde kendine çok gelemiycek, anasını ka..ta ka..ta s.. imin evladı”
17) "He bu işi bakanlikla hsk ile çözeceksek ben ona da varım, Onlardan da bir endişem yok baslarını okşar oturttum"
18) "Olur ya soruşturma geçirirsem hsk daha beter taş...ları da bana yetmez bu arada"
19) "Almak için herşeye de her kavgaya da varım İ.'i, zaten ya seve seve verirsiniz yada ben sizden kolaylıkla alırım bu işleri buraya siz getirdiniz"
20) “Ayrıca ben kaybedecek bişeyi olmayan bir adamım gelsin bakanlıktaki hskdaki müfettişlerle de görüşürüz bu meseleyi. Kim Allahsız onlara anlatırım, O..pu çocukları, Bu kadar He vallahi billahi de savcı olduğuma pişmanım, gittim b.k gibi bu işe emek verdim. Pişmanım ya, Allah'ın belası iş, ortalık o..pu çocuğundan geçilmiyor, B.k var gittim savcı oldum, A..na koyayım mesleğinin b.k var gittim savcı oldum” şeklinde mesajlar gönderdiği, bu mesajların gönderildiği Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcısı F.K. ve Tavşanlı Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı İ.K.’nın bahse geçen yazışmaları tutanak altına aldırarak ekindeki ekran görüntüleri ile olayı Hakimler ve Savcılar Kurulu'na ihbar ettikleri ve yukarıda yer verilen ifadelerle davacının Adalet Bakanlığı'na, Hakimler ve Savcılar Kurulu'na ve meslek büyüklerine galiz küfürler ettiği iddialarıyla davacı hakkında soruşturma başlatıldığı anlaşılmaktadır.
Açılan soruşturma kapsamındaki iddialar ile ilgili tanıkların dinlenilmesi, tanıkların cep telefonlarına gönderilen mesajların tanıkların izni ile alınan telefon inceleme tutanaklarının incelenmesi ile davacının bu iddialarla ilgili savunmalarının birlikte değerlendirilmesi sonucu düzenlenen 10/01/2022 tarihli soruşturma raporunda; davacı ile ilgili olarak belirtilen hususların sübuta erdiği sonucuna ulaşılarak 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesi son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması, ayrıca soruşturma maddesinde belirtilen eylemlerin kişisel suç teşkil etme ihtimaline binaen evrakın bir örneğinin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 93/1. maddesi uyarınca yetkili ve görevli ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesinin teklif edildiği görülmektedir.
Bu soruşturma raporu üzerine Hakimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesi'nce davacı hakkında isnat olunan eylemlere ilişkin soruşturma dosyasının ve eki bilgi, belgelerin incelenmesi sonucunda; "...whatsapp isimli program üzerinden Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcısı F.K. ile Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesi ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı İ.K.’ya; Adalet Bakanlığı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu, Kurul Genel Sekreter Yardımcısı R.S., Tavşanlı Cumhuriyet Savcısı R.E. ile bazı kamu görevlilerine yönelik olarak galiz küfürler içeren mesajlar gönderdiği anlaşılmıştır. İlgilinin, Türk Yargı Etiği Bildirgesinde“ Hâkim ve savcılar mesleğe yaraşır şekilde davranırlar” başlığı altında yer alan “Mesleklerinin yaşamlarına kattığı değer ve yüklediği sorumluluğun bilinciyle görevlerinin gerektirdiği hassasiyetle davranırlar”,“ Meslekî ve sosyal ilişkilerinde muhataplarına karşı saygı ve nezaket ilkeleri çerçevesinde hareket eder, söz ve davranışlarının onlar üzerindeki etkisini gözetirler”, “Olaylar ve durumlar karşısında uzlaştırıcı bir dil kullanır, sağduyulu ve temkinli davranırlar” şeklindeki etik ilkelere aykırı davranış sergilediği, işlenen fiilin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak mahiyette olduğu anlaşıldığı..." şeklinde yapılan değerlendirme sonucunda, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına oy birliği ile karar verilmiştir.
Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklanmakta olup, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamaları gerekmektedir. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılıdır. Yargının güvenirliğine doğrudan etken olan kamu yararı, kamu görevlilerinden uymaları gereken meslekî ve etik kurallar açısından büyük bir önem arz etmektedir. Özellikle meslekî yaşamı ile bağlantısı olabilecek özel hayat yaşantısında meslekî ve etik kurallara aykırı davranışlarının kamu görevlilerinin ve bu bağlamda kamu hizmetinin saygınlığı ve yargının güvenirliği hususunda belirli bir etkiye sahip olabileceği hususu da bir gerçekliktir. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.
Hâkimler ve savcılar Anayasa ve kanunlarla kendilerine verilen görev ve yetkileri, yazılı olsun ya da olmasın evrensel anlamda hâkim ve savcıları bağladığı hususunda kuşku bulunmayan etik kurallara tabi olarak yerine getirmelidirler.
Nitekim Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararı ile benimsenmesine karar verilmiş ve Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce tüm hâkim ve savcılara genelge olarak duyurulmuş olan "Bangalor Yargı Etiği İlkeleri"nde bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk, dürüstlük, eşitlik, ehliyet ve liyakat korunan değerler olarak sayılmıştır. Yine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 10/10/2006 tarih ve 424 sayılı kararı ile benimsenmesine karar verilerek Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından tüm hâkim ve savcılara duyurulan Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa Esasları “Budapeşte İlkeleri” de Bangalor İlkeleri ile benzer ilkeleri içermektedir.
Bangalor Yargı Etiği İlkelerinde hâkimin; herhangi bir yerden herhangi bir sebeple doğrudan ya da dolaylı olarak gelebilecek her türlü dış etki, rüşvet, baskı, tehdit ve müdahaleden uzak şekilde, olaylara ilişkin kendi değerlendirmesine dayanarak ve hukuka dair kendi vicdani anlayışı ile uygun biçimde yargı işlevini bağımsız olarak yerine getirmesi; mahkeme içerisinde ve dışında, halkın, hukukçuların ve dava taraflarının yargı ve hâkim tarafsızlığına duyduğu güveni koruyacak ve artıracak davranışlar içerisinde olması; sürekli kamu gözetiminin öznesi durumunda olan hâkimin, sıradan bir vatandaşın ağır olarak nitelendirebileceği kişisel sınırlamaları kabul etmek durumunda olduğu ve bunu özgürce ve kendi iradesiyle yapması, özellikle yargı vazifesinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranması; diğer vatandaşlar gibi ifade, inanç, dernek kurma ve toplanma özgürlüğüne sahip olduğu ancak bu hakların kullanılmasında, yargı mesleğinin onurunu, yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını koruyacak şekilde davranması gerektiği hususları belirtilmiştir.
Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, yasa koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarının bu tür fiillerini disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Bu itibarla, davacının "Zincirleme Biçimde Kamu Görevlilerine Görevinden Dolayı Hakaret" suçundan beraatine karar verilmiş ise de, ceza muhakemesinde "hakaret" suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen disiplin cezası yaptırımına bağlanan eylemlerin sübut bulup bulmadığı noktasında ceza yargılamasına göre farklı değerlendirilebilecektir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler, davacı hakkındaki tanık beyanları ile soruşturma raporu ve eklerinin incelenmesinden; davacının savcı mesleği kimliği ile yine mesleği nedeniyle görev ilişkisi içerisinde bulunduğu Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcısına ve Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesi ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanına, mensubu olduğu yargı camiasının kurumlarına ve bu kurumlar bünyesinde çalışan kişilere yönelik yukarıda yer verilen küfür içerikli mesajları göndermesi ve ayrıca “Bakanlık, Hsk, bak istersen al ilet,..", "“He bu arada bu mesajlar zaten bakanlığa gidiyor ya...” şeklindeki mesaj içeriklerinden de açıkça anlaşılacağı üzere, kullandığı küfürlerin muhatabına iletilmesi konusunda irade gösterdiği de göz önüne alındığında, söz konusu eylemlerinin, mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan karara yönelik yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararlarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan karara yönelik yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararlarının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için öngörülen ...TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 02/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan karara yönelik yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararlarının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin esasının incelenmesine geçilmeden önce, davaya konu uyuşmazlıkta uygulanacak mevzuat hükmünün ortaya konulması ve dava konusu işlemin bu mevzuat hükmüne uygun olarak tesis edilip edilmediğinin irdelenmesi gerekmektedir.
26/02/1983 tarih ve 17971 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Disiplin Cezaları" başlıklı 62. maddesinde, Hâkim ve Savcılara, sıfat ve görevleri gereklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezalarından birinin verileceği düzenlenmiştir.
Anılan Kanun'un 63. maddesinde "uyarma", 64. maddesinde "aylıktan kesme", 65. maddesinde "kınama", 66. maddesinde "kademe ilerlemesini durdurma", 67. maddesinde "derece yükselmesini durdurma" ve 68. maddesinde "yer değiştirme" cezasını gerektiren fiil ve hallere ayrı ayrı ve açıkça yer verilerek hangi hallerde hangi disiplin cezasının uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Diğer yandan, 2802 sayılı Kanun'un dava konusu işlemin de dayanağı olan "Meslekten çıkarma cezası:" başlıklı 69. maddesinde ise;
"Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.
68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri incelendiğinde, kanun koyucunun Hâkim ve Savcılar için meslekten çıkarma cezasını diğer disiplin cezalarından farklı olarak düzenlediği, diğer disiplin cezalarında disiplin cezalarını gerektiren fiil ve hallere açıkça yer verirken meslekten çıkarma cezası için bu yönde bir düzenleme yapmadığı görülmektedir.
Buna göre 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinde meslekten çıkarma cezasını gerektiren durumlar şu şekilde sıralanmıştır;
1) 69. maddenin ...fıkrasına göre;
- 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası alınmış olması ve,
- Taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarma cezasını gerektiren durumlar olarak düzenlenmiştir.
Buna göre, taksirli suçlar hariç altı aydan fazla hapis cezası, bir başka deyişle kasten işlenmiş bir suçtan dolayı altı aydan fazla hapis cezası alınması veya affa uğramış olsa bile 8'inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan (Kanun'un 8'inci maddesinin (h) bendinde yazılı suçlar ise; Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve ve haysiyet kırıcı bir suçtan veya kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçları olarak belirtilmiştir.) biri ile kesin hüküm giyilmiş olması meslekten çıkarma sebebidir.
Diğer yandan, ...fıkranın ...cümlesinde, Türk Ceza Kanunu'na göre verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması, cezanın ertelenmiş olması, Türk Ceza Kanunu'nun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde ilgili hâkime meslekten çıkarma cezası yerine bir alt ceza olan yer değiştirme cezası verileceği öngörülmüş, dolayısıyla bu durumlarda meslekten çıkarma cezası verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Ayrıca, 69. maddenin üçüncü fıkrasında "Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.’’ denilmek suretiyle söz konusu durumlarda artık meslekten çıkarma cezasının verilemeyeceği, suçun niteliğine Kanun'un anılan maddelerinde belirtilen aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesinin durdurulması, derece yükselmesinin durdurulması veya yer değiştirme cezalarından birisinin verileceği kurala bağlanmıştır.
2) 69. maddenin dördüncü fıkrasına göre; Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50'nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Bu fıkra hükmüne göre, mahkûmiyet hükmüne konu suçun, "mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte" bir suç olarak görülmesi ve Kanun'da daha alt bir disiplin cezası öngörülmemiş olması durumunda, verilen cezanın miktarına ya da diğer ceza ve tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın ilgili hâkim veya savcıya meslekten çıkarma cezası verilebilecektir.
3) 69. maddenin beşinci ve son fıkrasına göre ise; disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde meslekten çıkarma cezası verilir.
Buna göre ilgili hakim ve savcının eylemi herhangi bir suç teşkil etmese bile hâkimlik mesleğinin şeref ve onuru ile memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde ilgiliye meslekten çıkarma cezası verilebilir.
Görüldüğü üzere, kanun koyucu tarafından meslekten çıkarma cezasının hakim ve savcılar hakkında verilecek diğer disiplin cezalarından farklı şekilde düzenlendiği, meslekten çıkarma cezasını gerektirir belirli bir fiil ve hale (belli sayıda yer değiştirme ve derece yükselmesinin durdurulması cezasının öngörüldüğü haller hariç) yer verilmediği, buna karşın ilgili hakim ve savcı hakkında açılacak kamu davası ve yürütülecek ceza yargılaması sonucunda verilecek karara göre (suçun niteliği, hükümlülüğü gerektirip gerektirmediği, verilen hapis cezasının süresi, cezanın ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50'nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığı gibi hususlar dikkate alınarak) meslekten çıkarma cezası verilmesini gerektiren ve gerektirmeyen durumların ayrıntılı olarak düzenlendiği görülmektedir.
Gelinen bu aşamada, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesi bir bütün olarak incelendiğinde, hâkim ve savcıların işledikleri fiiller nedeniyle meslekten çıkartılmaları hususunda iki halin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Birinci hâl; konusu suç teşkil etmeyen fiiller nedeniyle 69. maddenin son fıkrası uyarınca meslekten çıkartılma hali, ikici hâl ise; konusu suç teşkil eden fiiller nedeniyle meslekten çıkartılma halidir.
Disiplin cezasına konu fiilin suç teşkil etmediği hallerde söz konusu fiilin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olması durumunda her zaman meslekten çıkarma cezası verilebilmesi mümkün iken, konusu suç teşkil eden fiillerde ise ancak ilgili hakkında bu hususta bir ceza yargılaması yapıldıktan sonra verilecek karara göre fiilin aynı zamanda mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte olup olmadığı noktasında değerlendirme yapılabileceği anlaşılmaktadır.
Nitekim, 69. maddenin dördüncü fıkrasında "hükümlülüğü gerektiren suç" ibaresi ile hüküm giymiş olma, anılan maddenin son fıkrasında "hükümlülüğü gerektirmese bile" ibaresi ile ise beraat etmiş olma haline vurgu yapıldığı, bu haliyle işlenen fiilin meslekten çıkarma cezasını gerektiren bir fiil olup olmadığının değerlendirilebilmesi için öncelikle bir ceza yargılamasının yapılmış olmasının ve bu yargılama neticesinde verilecek karara göre bir değerlendirme yapılacağının öngörüldüğü sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, Anayasa'nın "Hakimlik ve savcılık teminatı" başlıklı 139. maddesinde yer alan "Hakimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." hükmü ile 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin bir arada irdelenmesinden; yasa koyucunun, yaptıkları görev gereği verdikleri kararlardan etkilenen tarafların haksız isnatlarına maruz kalma ihtimali bulunan hakim ve savcıların haklarında disiplin yönünden işlem tesis edilmeden önce maddi gerçeğin ceza yargılaması sonucu ortaya çıkmasını amaçladığı ve yargılamanın sonucuna göre mevcut delil durumu dikkate alınarak eylem aynı zamanda mesleğin şeref ve onurunu bozup bozmadığı yolundaki değerlendirmenin bu aşamada yapılması gerektiğini belirttiği anlaşılmaktadır. 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesi ile anılan Kanun'un disipline ilişkin diğer maddeleri bir bütün olarak ele alındığında da, kanunun sistematiğinin yasa koyucunun bu amacını doğrular nitelikte olduğu görülmektedir.
Diğer yandan, 2802 sayılı Kanun'un 72. maddesinin ...ve üçüncü fıkralarında; "Meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler hariç olmak üzere, bu Kanuna göre disiplin soruşturmasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise disiplin soruşturması açılamaz. Disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez. Disiplin cezasını gerektiren eylem, aynı zamanda bir suç teşkil eder ve bu suç için kanunda daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olur ve ceza soruşturması veya kovuşturması da açılır ise, ...fıkrada belirtilen süre yerine bu süreler uygulanır. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilenler hakkında ise, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren iki yıl geçmekle ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer almaktadır.
Görüldüğü üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda disiplin cezası verme zamanaşımı ile ilişkili olarak konusu suç teşkil eden fiiller hakkında ceza zamanaşımı süresine yer verilmezken, 2802 sayılı Kanun'da disiplin cezası verme zamanaşımı süresi ceza yargılaması ile ilişkilendirilmiştir (2802 sayılı Kanun md.72/3). Dolayısıyla, 2802 sayılı Kanun'un zamanaşımı hususunu düzenleyen 72. maddesi ile meslekten çıkarma cezasını düzenleyen 69. maddesi bir arada incelendiğinde de, yasa koyucunun, konusu suç teşkil eden fiillerde ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesini öngörmesi nedeniyle bu düzenlemeye paralel olarak disiplin cezası verme zamanaşımı süresini ceza yargılamasında yer alan süreler kadar genişlettiği anlaşılmaktadır.
Bu değerlendirmeler ışığında, davalı idarenin, hakkında disiplin soruşturması yapılan ilgili hakim veya savcıyı 69. maddenin son fıkrası uyarınca doğrudan ve derhal meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırması, ilgilinin konusu suç teşkil etmeyen fiilleri hakkında mümkün olup, 69. maddenin uygulanması hususunda davalı idarece önce kişinin eyleminin suç teşkil edip etmediğinin değerlendirilmesi, konusu suç eden eylemler ile ilgili olarak kovuşturma izni verilerek açılacak ceza soruşturması/kovuşturmasının sonucunun beklenmesi ve ceza yargılaması neticesinde verilecek hükme göre değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Aksi halde, bir başka deyişle, konusu suç teşkil eden fiillerin işlenmesi halinde davalı idarece 69. maddenin son fıkrası uyarınca disiplin cezası verilerek ilgilinin doğrudan meslekten çıkarılması, suç işleyen hakim/savcının adli yönden cezasız kalması sonucuna yol açabileceği gibi, hakkında isnatta bulunulan hakim/savcının ceza mahkemesi önünde kendini aklama hakkının da elinden alınması sonucunu doğurabilecektir. Bunun yanında, davalı idarece doğrudan 69. maddenin son fıkrası uyarınca bir karar verilmesi durumunda, anılan maddenin diğer fıkraları işlevsiz hale gelecek ve söz konusu fıkraların konuluş amacına aykırı hareket edilmiş olunacaktır. Ayrıca, idarece bu yönde doğrudan verilecek bir meslekten çıkarma kararından sonra ilgili hakkında ceza mahkûmiyetine karar verilmesi veya mahkûmiyetinin ertelenmesi veya diğer ceza ve tedbirlere çevrilmiş olması durumunda diğer fıkra hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı sorusu gündeme gelecek ve bu durum da ilgilinin aleyhine sonuçlar doğurabilecektir.
Uyuşmazlıkta, davacı hakkında konusu suç teşkil ettiği anlaşılan disiplin cezasına konu fiilleri nedeniyle "Zincirleme Biçimde Kamu Görevlilerine Görevinden Dolayı Hakaret" suçundan ... ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:...sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-a maddesi uyarınca sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan kararın kesinleşmediğinin anlaşıldığı, buna karşın davalı Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinde hakkında yürümekte olan ceza davasının sonucu beklenmeden ... tarih ve E:..., K:... sayılı dava konusu kararla doğrudan, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası uyarınca davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, olayda, davalı Hakimler ve Savcılar Kurulunca öncelikle hakkında disiplin cezasına konu fiilleri nedeniyle ceza kovuşturması yürütülen davacının, bu yargılamasının sonucunun beklenmesi ve kovuşturma neticesinde verilecek karara göre 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesi hükümlerinin tatbik edilmesi gerekirken, bu yapılmaksızın anılan maddenin son fıkrası uyarınca davacının doğrudan meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı ve anılan kararın iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, davanın reddi yolundaki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!