Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/2391 E. , 2023/11996 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2391
Karar No : 2023/11996
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut delile dayanmadan tesis edilen dava konusu işlemde takdir yetkisinin yerinde kullanılmadığı ve gerekçe yükümlülüğünün yerine getirilmediği, isnadı öğrenme hakkının, adil yargılanma hakkının, özel hayata saygı hakkının, masumiyet karinesinin, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, kendisine savunma hakkı verilmediği, kurum kanaatinin sübjektif ve tahmine dayalı olduğu, soyut ve duyuma dayalı bilgilerin esas alınarak tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdari Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan;
"...Sanık hakkında Elazığ Cumhuriyet başsavcılığınca soruşturma yürütülen M.D.’in etkin pişmanlık yasasından faydalandığı ve müdaafi huzurunda alınan ifadesinde, Elazığ ilinde tanımış olduğu FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi şahıslar arasında sanığı da bildirdiği görülmüştür.Yine tem görevlilerince müdaafi huzurunda beyanı alınan İ.G.’in beyanında ‘...beni daha önceden sosyal olarak tanıdığım,cemaatle bağlantısını bilmediğim Bando astsubay olan Bora Bilgin isimli şahıs ve sağlık astsubay M.D. ile eşleştirdi. 2013-2015 yılları arasında R. bizden sorumluydu,R.’ın evinde B.,ben,Bora ve M. görüşüyorduk.Ancak bu dönem zarfında bir dönem Asım kod adını kullanan gerçek adı B. olan eğitim fakültesinde matematik bölümünde öğretim görevlisi,Gaziantepli olarak hatırladığım.....şahıs da bizden sorumluydu , abdullahpaşa civarındaki şahsın evinde buluşuyorduk.Yine ben,M. ve Bora bir dönem bu eve gittik’ şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. ... TEM Şube görevlilerince Elazığ ilindeki asker şahısların ankesörlü telefonlardan ardışık biçimde örgüt abilerince aranmış olabileceği değerlendirmesiyle yapılan teknik çalışmalar sonucunda hazırlanıp Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığına ve oradan da dosyamıza intikal eden teknik rapora göre sanığın, 19/07/2013 tarihinden itibaren dokuz farklı kontörlü ve sabit hattan 23 kez arandığı,yine sanığın 28/05/2014 tarihinde İ.G. ve İ.C. -İ.C. isimli şahış hakkında da Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca aynı nevi suçtan soruşturma yürütülmektedir- ile yaklaşık otuz saniye aralıklarla ardışık olarak arandığı, adı geçen İ.G.’in de sanık hakkında yukarıda değinildiği -aynı sohbet grubunda olduklarına dair- şekilde beyanlarının da bulunduğu görülmüştür.Yine sanığın 5/11/2014 tarihinde İ.G. ve M.D. isimli subaylarla ardışık olarak arandığı görülmüştür.Yine sanığın 20/03/2014 ve 17/04/2014 tarihlerinde M.D. isimli subayla ardışık olarak arandığı görülmüştür.Sanık her ne kadar planlı ve tedbir amaçlı olarak gizlice arandığını kabul etmemişse de sanıkla beraber ardışık olarak aranan şahısların ,sanık hakkında aynı sohbet grubunda olduğuna dair beyanlarının olmasıyla aramaların çok kısa süreli olup genellikle aranan şahısların aynı rütbede olan asker kişiler olması, deyim yerindeyse çoluk çocuğun elinde bile akıllı cep telefonlarının bulunduğu bir dönemde kontörlü tefondan aranmanın olağan hayat tecrübelerine uygun düşmediği, Fetö sanığı emniyet mensuplarının sohbet gruplarının aynı rütbedeki polislerden oluştuğu -emniyet müdürleri kendi arasında, komiserler kendi arasında, rütbesiz polis memurları kendi arasında grup yapılmıştır- , asker sohbet gruplarının da rütbe esası gözetilerek oluşturulduğu, örneğin bir astsubay çavuş ile binbaşının aynı grupta yer almadığı gerçeğinden hareketle sanığın kendi rütbesinde olan bir asker şahısla ardışık olarak aranmış olmasının bir mahrem asker abisi tarafından irtibat için -genelde buluşma yeri bildirilmektedir- arandığı..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!