WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

DANIŞTAY 5. DAIRE

A- A A+

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2023/23831 E.  ,  2024/1424 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/23831
Karar No : 2024/1424

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili: Av. …

Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. …

İstemin Özeti : 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakı bulunduğuna ilişkin somut bir delilin mevcut olmadığı iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hâkimi: …
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hapis cezası verilmiş olduğu belirtilmiş ise de UYAP kayıtlarının tetkikinden, anılan ceza mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararı ile reddedildiği, bu karar üzerine yapılan temyiz başvurusu sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararı ile; "...sanığın suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini ortaya koyan hareketlerinin, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelik olup, sanık hakkında mahkumiyetine karar verilen TCK'nın 314/2. maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçu ile TCK'nın 309/1. maddesinde düzenlenen Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu arasındaki geçitli suç ilişkisi de dikkate alınmak suretiyle TCK'nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna yardım etme suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde kararlar verilmesi..." gerekçesine yer verilmek suretiyle suçun vasfında yanılgıya düşülmesi nedeniyle bozulduğu, bozma kararı sonrasında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E: … sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği, dolayısıyla davacının mahkûmiyet kararının kesinleşmediği görüldüğünden, yargılama süreci devam eden ceza davasının masumiyet karinesi gereğince davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bununla birlikte, İdare Mahkemesince davacı hakkındaki mahkûmiyet hükmünün değil anılan ceza yargılamasında yer alan delil ve tespitlerin dikkate alınabileceği açıktır.
Bu kapsamda anılan kararda yer alan Ö.F.K.'nin; "...FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile eylem tarihinden öncesinde irtibatlı olduğunu, Deniz İkmal Grup Komutanlığı'nda Astsubay olarak görev yaptığını, S.E. isimli şahsın tayini çıkıp beraber kaldıkları evden ayrıldıktan sonra teşhis ettiği … isimli cemaat abisinin, kendisi devre arkadaşı olan daha önce tanımadığı isminin B.Y. olduğunu sonradan öğrendiği bir devre arkadaşı ile tanıştırdığını, bu kişinin ikisini daha önceki ifadesinde teşhis ettiği ... isimli, İstanbul Kaynarca da evi olan şahsa devrettiğini, tanıştırıldığı devre arkadaşının Sinop'lu ve SAS Komandosu olduğunu, B.Y. ile birlikte ... isimli kişinin evine ayda bir defa gitmeye başladıklarını, daha sonrasında yine SAS Komandosu olan Trabzon'lu, ... isimli bir devre arkadaşının da gruba katıldığını, görev yoğunlukları nedeniyle bu arkadaşlarının çok katılım sağlayamadığını, bu şahıslarla aynı evde hiç kalmadığını, İstanbul'da ikamet ettiklerinin ve kendi evlerinde kaldıklarını, 2012 senesinde Gölcük'e tayin olana kadar bu şahıslarla ... isimli örgüt abisinin eve devam ettiklerini 2012'de tayini çıkmadan 2 ay öncesinde cemaat abisi olan ... isimli şahıs, o tarihte yalnız kaldığı evine 1 kişi getireceğini, birlikte kalmalarını söylediğini, evine Çorum'lu, SAT Komandosu olan 2005 mezunu F.K. isimli Astsubay olan şahsı getirdiğini, Gölcük'e tayin olana kadar, 2-3 ay süre zarfında F.K. ile aynı evde ikamet ettiğini, daha sonrasında Gölcük'e tayini çıktığını, F.K., ... ve B.Y. ile birlikte ... isimli şahsın Kaynarca'da ki evine ayda bir ya da iki haftada bir gitmeye devam ettiklerini, ... isimli şahsın evinde namaz kılıp, Fethullah Gülen'in kasetlerini izlediklerini, cemaat ritüelleri gerçekleştirildiğini, ... ve ... isimli şahısların çalıştıkları askeri birliklerle alakalı, özellikle yönetim kademesiyle alakalı bilgiler istediklerini, İstedikleri bilgilerin ise kadınlara ilgisinin olup olmadığı, alkol kullanıp kullanmadığı, aşırı borçlanmasının olup olmadığı gibi şeyler olduğunu, kendisinin istenen bu tür hiç bir bilgiyi söylemediğini, diğerlerinin de söyleyip söylemediklerini bilmediğini..." şeklinde, A.Z.'nin; "...Darbe olacaksa acaba cemaat bizi uyaracak mı diye aklıma geldi. S.G. bana "SAS'ta bulunan Hocalardan Cemaatçi olduğunu bildiğin birileri var mı?" Dedi. Ben de "bilmiyorum" dedim. S.G. de "H.K., N.Ç., H.E.Y., ...'un cemaat içerisinde bulunduğunu" söyledi. Ben bu sözlere şaşırdım ve nasıl olur H.E.Y. alkol içer dedi. S. de kendisini gizlemek için olabilir dedi. Ardından Astsubay M.Y. ve Astsubay H.D. eve geldi. Sonra Albay Ş.D. eve geldi ve bize hitaben; "size asıl bilgiyi verecek olan kişi geç kaldı o yüzden gelemeyecek" dedi. Telefon numaralarımızı alarak, yarın: 17:00-18:00'e kadar sizi arayacağız haber bekleyin dedi ve ayrıldık. Ben de Büyükçekmece'de oturan ailemin yanına gittim..." şeklindeki beyanları bakılmakta olan dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usûle uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.