WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

DANIŞTAY 5. DAIRE

A- A A+

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2023/22529 E.  ,  2024/4872 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/22529
Karar No : 2024/4872

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı / ANKARA
2- … Komutanlığı / …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Patnos Jandarma Komando Alay Komutanlığı emrinde J.Asb.Kd.Çvş. rütbesiyle görev yapan davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B-6. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenil
mektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararında; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesinin E:2021/394 sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde; davacının M.P. ile Kütahya ilinden toplamda 5 adet ardışık aranmasının bulunduğu, HTS Analiz ve Tespit Tutanağında (ATAÇ raporunda), herhangi bir ardışık aranmasının bulunmadığı, deşifre olmamak için herhangi bir şifreleme metodu kullanılmadığı, periyodik aralıklarla gerçekleşmiş aramaların bulunmadığı, ardışık aramaların gerçekleştiği tarih aralığında sanığın Ankara ilinde bulunduğu, bu sebeple söz konusu aramaların Yargıtay 16. Ceza Dairesinin E:2018/5526, K:2019/6842 sayılı kararında belirtilen kriterleri sağlamadığı, sanığın ardışık arandığı M.P.'nin beyanlarında, sanığın örgütle iltisakına dair herhangi bir beyanının bulunmadığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün TSK Mahrem Yapılanmasının (Jandarma Mahrem Yapılanması) deşifresine yönelik olarak yürütülmekte olan … sayılı soruşturma kapsamında yapılan operasyonel çalışmalar neticesinde N.K. isimli şahıstan ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi sonucu elde edilen Veri İnceleme Raporunda sanık hakkında da bilgilerin yer aldığı, öğrenci olarak isimlendirilen asker olan sanık hakkında "Ziyaret edilemedi.", "Hasta mazeretsiz gelmedi.", "Öğrenci görülmedi." şeklinde savunmasını doğrular nitelikte kayıtların yer aldığı anlaşıldığından, 09/03/2021 tarihli Veri İnceleme Raporundaki kayıtların sanık aleyhine değerlendirilmediği, UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası üzerinden Türkiye çapında yapılan sorgulamada sanık hakkında başkaca tanık beyanının bulunmadığı, Kütahya İl Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısında sanık hakkında beyanda bulunan kişi veya kişilerin bulunmadığı, sanıktan ele geçirilen dijital materyallerde herhangi bir suç ve suç unsuru bulunmadığının görüldüğü, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin E:2021/5588, K:2021/10039 sayılı ilamı, dosya kapsamı ve mevcut deliller ışığında, sanığa yönelik gerçekleştirilen söz konusu sabit/ankesörlü hat aramalarının FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanması kapsamında, mensubu bulunan asker kişilere yönelik olarak gerçekleştirilmiş aramalar olduğu hususunun şüphede kaldığı, dosya kapsamında sanık savunmalarının aksine herhangi bir delilin elde edilemediği, sanığın eylemlerinin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermediğinin anlaşıldığı tespitinde bulunularak, sanığın örgüt hiyerarşisi dahilinde faaliyet yürüttüğüne dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve net bir vicdani kanaat oluşmadığından beraatine karar verilmiş ise de; Ceza Mahkemesince varılan neticenin silahlı terör örgütüne üye olma isnadına yönelik olduğu, savunma dilekçesi ekinde sunulan idari soruşturma dosyasında bulunan bilgi ve belgelerden, davacının Tetfiş Kurulu Başkanlığının 12/04/2017 tarihli yazısında, temin faaliyeti şüpheli olarak değerlendirilen, 2012 JAMYO sınavını kazanıp 2014 yılında mezun olan astsubay devresinden olduğunun belirtildiği, MİT Müsteşarlığı tarafından Jandarma Genel Komutanlığına 02/03/2020 tarihinde teslim edilen … sayılı yazı ekinde bulunan FETÖ/PDY Mahrem Hizmetler Jandarma Yapılanması içerisinde yer alan personele ilişkin listede davacının ismine yer verildiği, ceza soruşturma ve kovuşturma dosyalarında bulunan bilgi ve belgelerden; davacı tarafından kullanıldığı sabit olan numaraya ait HTS kayıtlarında, hakkında FETÖ/PDY soruşturma ve kovuşturma dosyaları kapsamında işlem yapılan askeri personele ilişkin numaraların da bulunduğu, ankesörlü ve sabit hatlardan yapılan, personel ile arka arkaya arandığını gösteren kayıtlar bulunduğu, yine davacının yargılandığı ceza dosyasına sunulan kayıtlarda, 22/01/2014 tarihinde Bursa ve 02/09/2014 tarihinde Kırşehir ilinden gerçekleşen aranmalarının bulunduğu, ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunun … tarih ve … soruşturma sayılı yazısı ile davacının girdiği 2012 Jandarma Meslek Yüksek Okulu sınavlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerin Balıkesir Cumhuriyet Savcılığı'na gönderildiği, Savcılık tarafından … Ağır Ceza Mahkemesinin E:.., K:… sayılı dosyasına ibraz edilen 29/09/2022 tarihli yazı ve eklerinde; Türk Silahlı Kuvvetleri nezdinde personel temini amacıyla yapılan mülakat sınavlarında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının Türk Silahlı Kuvvetlerine sızdırılması maksadıyla mülakat sınav aday numarası üzerinden kodlama yapılmak suretiyle, örgüt mensubu olan adaylara bu aday numarası üzerinden yapılan kodlama ile mülakatlarda görevli örgüt mensubu personel tarafından kodlamaya uygun adayların başarılı sayılarak kamu görevine sızdırıldığının bilirkişi raporu ile ortaya konulduğunun belirtildiği, bu durumda her ne kadar davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma isnadıyla başlatılan ceza kovuşturması neticesinde … Ağır Ceza Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı beraat kararı verilmiş ise de, gerek idari soruşturma dosyasına yansıyan bilgi ve belgelerden ve gerekse ceza soruşturma ve kovuşturma dosyasına yansıyan bilgi ve belgelerden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu anlaşıldığından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı açılan ceza davası neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı beraat kararının verildiği, anılan kararda, sanığa yönelik gerçekleştirilen sabit/ankesörlü hat aramalarının FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanması kapsamında, mensubu bulunan asker kişilere yönelik olarak gerçekleştirilmiş aramalar olduğu hususunun şüphede kaldığı, dosya kapsamında sanık savunmalarının aksine herhangi bir delilin elde edilemediği tespitlerinin yapıldığı, sanığın savunmalarında örgüte ait okul veya dershanelere gitmediğini ve babasının Jandarmada sivil memur olduğunu beyan ettiği belirtilmiş ve bu durumda ankesörlü/sabit hattan yapılmış arama dışında hakkında başkaca bir delil bulunmayan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakının bulunduğuna ilişkin davalı idarece somut, hukuken kabul edilebilir delil ibraz edilmediği anlaşıldığından, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35/B-6. maddesi uyarınca bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatının olduğunun değerlendirilmesinin yeterli olduğu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yapılacak değerlendirme için herhangi bir delile dayanma zorunluluğunun öngörülmediği, yürüteceği kamu hizmetinin doğrudan ülke güvenliğinde ve asayişin sağlanmasında önemli bir yere sahip olması ve görevin hassasiyeti de birlikte dikkate alındığında, davacının terör örgütüyle irtibatının bulunduğu sonucuna varılarak tesis edilen dava konusu işlemin her yönüyle hukuka uygun olduğu, davacı hakkında 5 adet ardışık aranma kaydı bulunduğu, Veri İnceleme Raporunda öğrenci olarak isimlendirildiği, "Ziyaret edilemedi", "Hasta mazeretsiz gelmedi", "Öğrenci görülmedi" şeklinde kayıtların yer aldığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma dilekçesi verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir.
23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(b) maddesinde; 10/03/1983 tarih ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununa tabi personelin Jandarma Genel Komutanının teklifi, İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
'' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(b) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.
Davacı, Patnos Jandarma Komando Alay Komutanlığı emrinde J.Asb.Kd.Çvş. rütbesiyle görev yapmakta iken, 7145 sayılı Kanunla 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davası sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı beraat kararının verildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla esastan reddedildiği ve bu karar temyiz edilmeyerek beraat kararının kesinleştiği görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir uygulanmakta iken, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E…, K…. sayılı beraat kararında, "...sanık Emre Yılmaz savunmasında; ben Ankara Beytepe Okullar Komutanlığında 2012-2014 yılları arasında okudum, 2014 yılında mezun olduktan sonra Kırşehir'e atandım, dört yıl boyunca Boztepe ilçesi Jandarma Komutanlığında Asayiş Tim Komutanı olarak görev yaptım, daha sonra Ağrı/ Patnos'a 2018 yılında tayinim çıktı, orada görev yaptım, 2020 yılı Mart ayında açığa alındım. Ben okulda öğrenci iken tanımadığım bir kişi 90 11 ile biten cep telefonu hattımdan beni aradı, benimle görüşmek istediğini söyledi, benim babamın amcasının oğlu olan E.S.Y.'nin ismini verdi ve tanıdığını söyledi, benimle irtibata geçmek istedi, ben hiç bir şekilde kabul etmedim, bu şekilde bir kaç kez aranmam oldu, son aramalarında görüşmek buluşmak istediklerini söyledi, ben de dedikleri yere gittim, Kızılay'da buluştuk, o sırada yanımızda M.P. de vardı, M.'yi okuldan tanıyorum, yine liseden de tanıyorum, buluşmada ikimiz vardık, yanımıza gelen kişiyi tanımıyorum, ismini de hatırlamıyorum, tanımadığım bu kişi 'seni arayan bizdik ' dedi, görüşmek istediklerini söylediler, 'oturalım, konuşalım, ibadet edelim' diye söyledi, ben böyle bir görüşmeye gerek yok diye söyledim, oradan ayrıldım, daha sonradan E.S.Y. isimli akrabamızla görüşmeyi de kestim, o tarihlerde öğrenci diye biliyorum, emin de değilim. Ben mezun olduktan sonra hattımı değiştirdim, hattımı değiştirdikten sonra beni kimse aramadı. Aramaların ankesörlü hatlardan mı yoksa başka bir şekilde mi olduğunu hiç hatırlamıyorum... şeklinde beyanda bulunduğu, sanığın, Jandarma Genel Komutanlığında Astsubay rütbesi ile görev yaptığı, dosya içerisinde bulunan 29.04.2021 tarihli HTS İnceleme Ardışık/Periyodik/Şifreli Arama Tespit Tutanağına göre, sanığın kullandığı 0544.....11 numaralı GSM hattından Kütahya ilinde bulunan sabit/ankesörlü hatlardan arandığı, arama kayıtlarının incelenmesinde;
-02.02.2014 tarihinde ... numaralı sabit/ankesörlü hattan arandığı, saat 15:43:11'de (0) saniye, 15:43:25'te (0) saniye görüşme gerçekleştirildiği, aynı tarihte kendisi gibi askeri personel olan M.P. (JGK Astsubay) ile ardışık (Yakın zaman diliminde birbirini takip eden peşi sıra) olarak arandığı,
-02.02.2014 tarihinde ... numaralı sabit/ankesörlü hattan saat 17:08:22'de arandığı (74) saniye görüşme gerçekleştirildiği, aynı tarihte kendisi gibi askeri personel olan M.P. (JGK Astsubay) ile ardışık olarak arandığı,
-01.03.2014 tarihinde ... numaralı sabit/ankesörlü hattan saat 15:44:07'de arandığı (59) saniye görüşme gerçekleştirildiği, aynı tarihte kendisi gibi askeri personel olan M.P. (JGK Astsubay) ile ardışık olarak arandığı,
-08.03.2014 tarihinde ... numaralı sabit/ankesörlü hattan saat 17:30:10'da arandığı (59) saniye görüşme gerçekleştirildiği, aynı tarihte kendisi gibi askeri personel olan M.P. (JGK Astsubay) ile ardışık olarak arandığı,
-07.09.2014 tarihinde ... numaralı sabit/ankesörlü hattan saat 15:11:56-57'de arandığı (0) saniye görüşme gerçekleştirildiği, aynı tarihte kendisi gibi askeri personel olan M.P. (JGK Astsubay) ile ardışık olarak arandığı tespit edilmiştir.
Sanığın kullandığı GSM hattının Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı (130) adet sabit/kontörlü hatta ait HTS kayıtları ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 01.01.2012-31.03.2018 tarihleri arasını kapsayan (Türkiye çapındaki) ankesör/büfe havuzunda yer alan sabit hatlara ait HTS kayıtları üzerinde yapılan incelemede sanığın herhangi bir ardışık aranmasının bulunmadığı tespit edilmiş, ancak 22.01.2014 tarihinde Bursa ve 02.09.2014 tarihinde Kırşehir ilinden gerçekleşen tekil aranmalarının bulunduğu tespit edilmiştir. Tanık M.P., sanığı Kütahya'da arkadaş ortamından tanıdığını, sonrasında askeri okulda da beraber olduklarını, ankesörlü hatlardan örgüt üyelerinin aramadığını, sanığın bu örgütle bir bağlantısı olup olmadığını bilmediğini, 2014 yılında askeri okulda olduğunu, 542 .....42 numaralı GSM hattının kendisine ait olduğunu beyan etmiştir...Dosya kapsamındaki iddia, sanık savunması, tanık beyanları, müzekkere yazı cevapları, HTS kayıtlarına dair inceleme tutanakları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık Emre Yılmaz hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkememiz nezdinde dava açılmış ise de; yapılan yargılama neticesinde sanığın tanık M.P. ile Kütahya ilinden toplamda 5 adet ardışık aranmasının bulunduğu, alınan HTS Analiz ve Tespit Tutanağında (ATAÇ) sanığın herhangi bir ardışık aranmasının bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanığın Kütahya ilinden gerçekleşen aramalarında, incelenen HTS kayıtlarında deşifre olmamak adına herhangi bir şifreleme metodunun kullanılmadığının anlaşıldığı, periyodik aralıklarla gerçekleşmiş aramaların bulunmadığı, ardışık aramaların gerçekleştiği tarih aralığında sanığın Ankara ilinde bulunduğu, bu sebeplerle söz konusu aramaların Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/5526 Esas ve 2019/6842 Karar sayılı ilamı ile belirlenen kriterleri sağlamadığı anlaşılmıştır..." tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Bununla birlikte, UYAP kayıtları üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davacı ile birlikte sabit/ankesörlü hatlardan aranan M.P.'nin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı dava sonucunda verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E…, K… sayılı kararında, "...sanığın örgütün mahrem sorumluları tarafından başka asker şahıslar ile birlikte sabit telefon hatlarından ardışık olarak arandığı, buna göre; 14/08/2012 tarihinde … nolu sabit hattan örgütün asker mensuplarından sorumlu mahrem sorumlunun saat:16:10:08'de sanık M.P.'yi aradığı, saat:16:10:48' de Y.G.'yi aradığı, saat:16:11:42' de yeniden sanık M.P.'yi aradığı, 17/12/2014 tarihinde … nolu sabit hattan örgütün asker mensuplarından sorumlu mahrem sorumlunun saat: 20:09:14' te A.Ç.'yi aradığı, saat: 20:10:01, saat:20:10:09 ve saat:20:10:48' de sanık M.P.'yi aradığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker yapılanması içerisinde yer aldığı, ankesörlü hatlardan ardışık olarak aranmak şeklindeki süreklilik ve yoğunluk taşıyan eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir..." tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Yukarıda yer verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararında belirtildiği üzere, davacının, 02/02/2014-07/09/2014 tarihleri arasında sabit/ankesörlü hatlardan kendisi gibi askeri personel olan M.P. ile arandığı hususu ile davacının yargılama kapsamındaki savunmasında yer alan, Ankara Beytepe Okullar Komutanlığında öğrenci olduğu dönemde örgüt mensubu kişilerce arandığı, buluşmak amacıyla okuldan arkadaşı olan M.P. isimli şahısla buluşma yerine gittikleri, yanlarına gelen kişiyi kendisinin tanımadığı, bu şahıs tarafından "seni arayan bizdik" diyerek görüşmek istediklerinin söylendiği ve "oturalım, konuşalım, ibadet edelim" dendiği şeklindeki kendi beyanı birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Bu durumda, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarelerin temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle Mahkeme kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda özetlenen gerekçeyle BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 04/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.