Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/19307 E. , 2023/18513 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/19307
Karar No : 2023/18513
DAVACI : ... Temizlik Gıda Özel Eğitim Nakliyat Turizm İthal İhracat Sanayi Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Müdürlüğü / ...
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacı şirket yetkilisinin 667 sayılı KHK uyarınca kapatılan derneklere üyeliğinin bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle, yetkilisi olduğu şirketin işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesine ilişkin Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 07/09/2018 tarih ve 6547 sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı 03/08/2016 tarih ve 28361 sayılı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Aktif İşgücü Hizmetleri Dairesi Başkanlığının "667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerinin Uygulanma Esasları" konulu genel yazısının iptali ve bu işlemler nedeniyle oluşan maddi zararının hakediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Şirketin kurulduğu günden itibaren şeffaf, denetime açık ve yasal olarak faaliyet gösterdiği, yasal olmayan herhangi bir oluşum içerisinde yer almadığı, kapatılan dernekte yönetici olmadığı, bağış vermediği, adli sicil kaydının temiz olduğu, hakkında soruşturma ya da kovuşturma olmadığı, somut deliller olmaksızın keyfi şekilde işlem tesis edildiği ileri sürülerek dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
SAVUNMANIN ÖZETİ: 667 ve 668 sayılı KHK uyarınca kapatılan kurum ve kuruluşlara kapatılma tarihi itibarıyla aktif üye olanlara ait işyerlerine ilişkin düzenlenen kurs ve programların iptal edildiği, mevzuat uyarınca ilgililer hakkında kamu güvenliği ve milli güvenlik açısından sakınca bulunduğu tespit edilmesi halinde işbaşı eğitim programlarını iptal etme yetkisi tanındığı, davacı şirket yetkilisinin 667 sayılı KHK uyarınca kapatılan derneklere üyeliğinin bulunduğunun tespit edildiği, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ :Danıştay Beşinci Dairesinin 30/12/2021 tarih ve E:2019/3271, K:2021/5047 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/07/2023 tarih ve E:2022/3762, K:2023/1591 sayılı kararına uyularak, bozma kararı doğrultusunda karar verilmesi, 2577 sayılı yasa hükmü gereği olduğundan, anılan bozma kararı doğrultusunda davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'ÜN DÜŞÜNCESİ Dava;davacı şirket yetkilisinin 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler uyarınca kapatılan derneklere üyeliğinin bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesine ilişkin Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 07/09/2018 tarih ve 6547 sayılı işlemin iptali ile bu işlemin dayanağı olan 03/08/2016 tarih ve 28361 sayılı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Aktif İşgücü Hizmetleri Dairesi Başkanlığının 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerinin Uygulama Esasları konulu yazısının iptali istemiyle açılmıştır.
667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Kapatılan Kurum ve Kuruluşlara İlişkin Tedbirler" başlıklı 2.maddesinde,(ı) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti,iltisakı veya irtibatı belirlenen ;a)Ekli (ı) sayılı listede yer alan özel sağlık kurum ve kuruluşları, b)Ekli (II)sayılı listede yer alan özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları,c)Ekli (III)sayılı listede yer alan vakıf ve dernekler ile bunların iktisadi işletmeleri, ç) Ekli (IV) sayılı listede yer alan vakıf yükseköğretim kurumlar ,d)Ekli (V) sayılı listede yer alan sendika ,federasyon ve konfederasyonlar kapatılmıştır."kuralı düzenlenmiş, Türkiye İş Kurumu Genel müdürlüğünün davaya konu edilen 03/08/2016 tarih ve 28361 sayılı talimatı ile de 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde kararnamelerin ekinde yer alan listelerdeki kurum ve kuruluşlar ile ilgili yapılacak iş ve işlemler belirtilerek,süreç içerisinde FETÖ/PDY kapsamında olduğu yetkili ve ilgili birimlerde teyit edilen veya çeşitli yollarla öğrenilen KHK eki listede yer almayan yüklenicilerle düzenlenen kurs ve programların da aynı şekilde iptal edilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle yukarıda anılan Kanun Hükmünde Kararnamelerin uygulama esaslarını düzenleyen talimatta hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davaya konu ,davalı Kurum ile davacı şirket arasında imzalanmış işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesine ilişkin Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 07/09/2018 tarih ve 6547 sayılı işleminin iptali istemine gelince;uyuşmazlıkta,işlemin dayanağı olan 03/08/2016 tarih ve 28361 sayılı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Aktif İşgücü Hizmetleri Dairesi Başkanlığının yazısında,"...Kanun Hükmünde Kararname eki listede yer alan (kapatılan)kurum ve kuruluşlara daha önce üye/yönetici olmasına rağmen üyelikten ve yöneticilikten daha önceki tarihlerde istifa etmiş ve bu durumu da resmi belgelerle kanıtlanabilecek olanların detaylı bir şekilde ilgili emniyet ve istihbarat birimleri nezdinde araştırılması ve söz konusu örgütle /FETÖ/PDY) ilişkisinin devam ettiği yönünde bilgi kanıt ve kanaat oluşanların kurs ve programlarının iptal edilmesi aksi durumdakilerle ilgili olarak herhangi bir işlem yapılmaması gereklidir" ifadesine yer verilmişse de dava konusu işlem tesis edilmeden önce davacı ile ilgili olarak detaylı şekilde ilgili emniyet ve istihbarat birimleri nezdinde araştırma yapıldığına dair dosyaya bir bilgi sunulmadığı gibi FETÖ/PDY terör örgütüyle ilşkisinin devam ettiği yönünde de bir bilgi bulunmadığından davaya konu ,davalı Kurum ile davacı şirket arasında imzalanmış işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesine ilişkin Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 07/09/2018 tarih ve 6547 sayılı işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 03/08/2016 tarih ve 28361 sayılı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Aktif İşgücü Hizmetleri Dairesi Başkanlığının 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerinin Uygulama Esasları konulu yazısının iptali isteminin reddi; davacı şirket yetkilisinin 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler uyarınca kapatılan derneklere üyeliğinin bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesine ilişkin Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 07/09/2018 tarih ve 6547 sayılı işlemin iptali gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/4. maddesi uyarınca, Danıştay Beşinci Dairesinin 30/12/2021 tarih ve E:2019/3271, K:2021/5047 sayılı kısmen iptal, kısmen davanın reddi, kısmen davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki kararının iptale ilişkin kısımlarının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/07/2023 tarih ve E:2022/3762, K:2023/1591 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyulmak suretiyle işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Aktif İşgücü Hizmetleri Dairesi Başkanlığının dava konusu 03/08/2016 tarih ve 28361 sayılı "667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerinin Uygulanma Esasları" konulu genel yazısı ile kanun hükmünde kararnameler ile kapatılan kurum ve kuruluşlarla ilgili yapılacak işlemlere ilişkin olarak uygulama esasları belirlenmiş ve kapatılma tarihi itibarıyla kurum ve kuruluşlara aktif üyeliği bulunanlara ait işyerleri ile olan kurs ve programların iptal edilmesi ve bundan sonraki süreçte protokol imzalanmaması gerektiği bildirilmiştir.
Davacı şirket yetkilisinin kanun hükmünde kararname uyarınca kapatılan bir derneğe kapatılma tarihi itibarıyla üyeliğinin bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle yetkilisi olduğu şirketin işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesine ilişkin Mersin Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğünün 07/09/2018 tarih ve 6547 sayılı işlemi tesis edilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 5. maddesinde "Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır." hükmü; 13. maddesinde "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz” hükmü; 48. maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde "Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir." hükmü bulunmaktadır.
15/07/2016 tarihinde başlatılan darbe girişimi üzerine, kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasa’nın 120. maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde, Milli Güvenlik Kurulunun olağanüstü hâl ilan edilmesi yönündeki 20/07/2016 tarih ve 498 sayılı tavsiye kararı üzerine Bakanlar Kurulunca ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş, bu karar Türkiye Büyük Millet Meclisinde onaylanarak 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Olağanüstü hal uyarınca bazı tedbirlerin alınabilmesi amacıyla kanun hükmünde kararnamelerle çeşitli düzenlemeler yapılmıştır.
Davaya konu düzenleyici işlem tarihinde yürürlükte bulunan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesi ile milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen dernekler kapatılarak bunlara ilişkin bazı tedbirler alınmıştır. Benzer kurala, aynı amaçla yayımlanan diğer kanun hükmünde kararnamelerde de yer verilmiştir.
Öte yandan, davalı idarenin işbaşı eğitim programlarına yönelik düzenlemeleri aktif işgücü hizmetlerine ilişkin mevzuatla yapılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın yukarıda aktarılan hükümlerinin değerlendirilmesinden, terörle mücadele edilerek şahısların ve dolayısıyla tüm toplumun huzur ve emniyetinin temininin, devletin temel amaç ve görevleri kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Belirtilen amaca yönelik olarak idarelerin yetkisi dahilinde idari işlemlerle birtakım önlemler de yürürlüğe konulabilir.
Nitekim, dava konusu genel yazı tarihinde yürürlükte bulunan Aktif İşgücü Hizmetleri Yönetmeliği'nin 5. maddesinde, aktif işgücü hizmetlerine ilişkin politikaların belirlenmesi, ilgili mevzuatın hazırlanması ve uygulanmasının koordinasyonundan Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünün yetkili ve sorumlu olduğu; Kurumun, Yönetmelik kapsamındaki iş ve işlemlerin yürürlükteki mevzuata uygun şekilde yapılmasını temin etmek için gerekli tedbirleri alacağı düzenlenmiştir.
Aktif işgücü hizmetleri kapsamında yapılan işbaşı eğitim programları, ilgili mevzuat çerçevesinde belirli şartlar ve buna uygun usuller ile gerçekleştirilmekte olup programların gerçekleştirilmesi için malî ve teknik yeterlikler yanında güvenlik şartlarının da belirlenmesi kaçınılmazdır.
Millî güvenlik kuşkusuz bu şartlardan biri olarak değerlendirilmelidir. Bu doğrultuda, milli güvenliğe tehdit oluşturduğuna veya buna karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen terör örgütleri ya da yapı, oluşum yahut gruplar ile irtibat veya iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kanun hükmünde kararnameler uyarınca kapatılan kurum ve kuruluşlara kapatılma tarihi itibarıyla aktif üyeliği bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle yetkilisi olduğu işyerlerinin aktif işgücü hizmetleri mevzuatı kapsamında yürütülen kurs ve programlarının iptal edilmesini ve bundan sonraki süreçte sözleşme ya da protokol imzalanmamasını belirten genel yazı, meşru bir amaç olan millî güvenlik amacı ile buna yönelik tehdit ve tehlikelerin bertarafı için tesis edilmiştir.
Dava konusu genel yazı, içeriği itibarıyla belirsiz ve öngörülemez nitelikte olmadığı gibi, sadece olağanüstü dönemle sınırlı bulunmayan millî güvenlik amacı bakımından sakınca teşkil edebilecek işyerlerine yönelik olarak genel yazıda öngörülen söz konusu idari önlemlerin elverişli, orantılı ve gerekli olmadığı da söylenemez. Nitekim aktif işgücü hizmetleri mevzuatı kapsamında yürütülen işbaşı programları, istihdamın korunması, işsizliğin azaltılması, özel politika gerektiren grupların işgücü piyasasına kazandırılmasına yardımcı olmak maksadıyla düzenlenmekte, programlar belli şartlar altında istihdam veya finansman ayrıcalıkları sağlamakta olup kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasını da gerektirmektedir.
Öte yandan, dava konusu genel yazı gerekçe gösterilerek tesis edilen bireysel idari işlemlerin, yargısal denetimin bir neticesi olarak mahkemelerce içerik, konu, elverişlilik veya nitelik gibi yönlerden değerlendirilebileceği tabiidir.
Buna göre dava konusu genel yazının birinci paragrafında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu bireysel işlem, dava konusu genel yazı uyarınca tesis edilmiş olup davacı şirket yetkilisi N.K.'nin, olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile kapatılan "Akdenize Göç Edenler Bilim, Kültür, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği" isimli derneğe, kapatılma tarihi itibarıyla aktif üyeliği bulunduğu ilgili kurumların yazıları ile sabit olduğundan, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu 03/08/2016 tarih ve 28361 sayılı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Aktif İşgücü Hizmetleri Dairesi Başkanlığı genel yazısının 1. paragrafında yer alan "KHK eki listede yer alan kurum ve kuruluşlara ( özellikle STK'lara ) kapatılma tarihi itibari ile aktif olan üye/yöneticilere ait işyerleri ile olan kurs ve programların iptal edilmesi ve bundan sonraki süreçte sözleşme/protokol imzalanmaması" kısmı ile bu düzenlemeye dayanılarak davalı Kurum ile davacı şirket arasında imzalanmış işbaşı eğitim programlarının iptal edilmesine ilişkin Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 07/09/2018 tarih ve 6547 sayılı işleminin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan … TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/12//2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!