Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/9888 E. , 2023/19326 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/9888
Karar No : 2023/19326
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı / ANKARA
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri V. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair .. tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle … Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:…, K:… sayılı kararı ile hapis cezası ile cezalandırıldığı, davanın temyiz aşamasında olduğu, anılan Mahkeme kararında; davacının PKK/KCK terör örgütü mensuplarına para ve giyecek götürdüğünün, gençleri yaptığı konuşmalarla kandırarak örgüte eleman kazandırdığının, ilçede örgütün milisliğini yaptığının, örgütle eylem ve fikir birliği içerisinde olduğunun belirtildiği, anılan ceza davası kapsamında bilgisine başvurulan kişiler tarafından, davacının örgüt ile irtibat içerisinde olduğunun beyan edildiği, belirtilen tespitlerin yoğunluğu değerlendirildiğinde, davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü ile en az irtibat ve iltisak düzeyinde bağı bulunduğu ve Anayasa'da yer verilen sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkındaki ceza yargılamasının beraat kararı ile sonuçlandığı, PKK/KCK örgütü ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, ihracına ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin amaç, konu ve süre bakımından hukuka aykırı olduğu, savunma alınmaksızın tesis edilen dava konusu işlemin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesine aykırı olduğu, "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesine aykırı hareket edildiği, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisak bulunduğunu gösteren somut verilere dayalı bir delil tespit edilemediği anlaşıldığından, dava konusu işlemin hukuka uygun olmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararına yöneltilen temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davalı idare bünyesinde imam olarak görev yapmakta iken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru, … tarih ve … sayılı işlem ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Diğer yandan, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyet kararı verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin …. tarih ve E:.., K:… sayılı kararı ile esastan reddedildiği, bu kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla bozulduğu, yeniden yapılan yargılama sonucunda, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı beraat kararının verildiği ve bu kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
22/11/2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, ''(1)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/81, K:2021/45 sayılı kararıyla 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; ... ç) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir...'' hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacı hakkındaki ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı mahkumiyet kararında yer alan tespitler dayanak alınarak karar verilmiş olup, ... Ağır Ceza Mahkemesinin söz konusu kararında; davacının, örgüt mensuplarına para ve yiyecek getirdiği, gençleri yaptığı vaazlarla kandırarak örgüte eleman kazandırdığı, ilçede örgütün milisliğini yaptığı, örgütle eylem ve fikir birliği içerisinde olduğu, organik bağ kurduğu, bu şekilde süreklilik ve çeşitlilik gösteren eylemlerinin bulunduğu belirtilerek davacının PKK/KCK terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu sonucuna ulaşıldığı görülmüştür.
Ancak kararımızın "Maddi Olay" kısmında belirtildiği üzere, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Yargıtay ... Ceza Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla bozulduğu, bozma kararının gerekçesinde; davacının silahlı terör örgütü PKK'nın hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olarak örgütün faaliyeti kapsamında çeşitlilik süreklilik, yoğunluk gösteren eylemlerinin bulunduğuna ilişkin 04/10/2016 tarihli dilekçesi ile sonradan beyanından dönen tanık N.Ö.'nün soyut beyanı dışında, davacının üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin delil bulunmadığının belirtildiği; bunun üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla; tanıklar M.K., T.A., İ.A., N.A.'nın beyanlarında, davacının terör örgütü tarafından tehdit edildiğini, örgüt tarafından davacının görev yaptığı camiye zarar verildiğini, davacının terör örgütü ile herhangi bir ilgisinin olmadığını beyan ettikleri ve davacı lehine beyanda bulundukları, davacının silahlı terör örgütü PKK'nın hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olarak örgütün faaliyeti kapsamında çeşitlilik süreklilik, yoğunluk gösteren eylemlerinin bulunduğuna ilişkin 04/10/2016 tarihli dilekçesi ile sonradan beyanından dönen tanık N.Ö.'nün soyut beyanı dışında, davacının üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, somut, kesin, inandırıcı bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği ve bu kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği görülmüştür.
Bu durumda, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı davada ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen .. tarih ve E:.., K:… sayılı karardaki yukarıda yer verilen tespitler ile temyizen incelenen bu dosyada yer alan bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğunu gösteren somut bir tespit, somut verilere dayalı, tutarlı ve inandırıcı tanık beyanı veya başkaca herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!