WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

DANIŞTAY 5. DAIRE

A- A A+

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/7876 E.  ,  2023/14664 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/7876
Karar No : 2023/14664

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … / …
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, anılan karara karşı Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesine yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara karşı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kuruluna yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Kesinleşmiş mahkeme kararının yok sayıldığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, isnat edilen eylemlerin yalan, iftira ve komplodan ibaret olduğu, tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığı, usule ilişkin işlemlere riayet edilmediği ileri sürülerek dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davacı hakkında tesis edilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının soruşturma aşamasına ve bu soruşturmayı yürüten başmüfettişlere ilişkin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin olarak iddia edildiği şekilde ceza kovuşturmasının beklenmesine gerek bulunmadığı, olayın bağımsız bir durum olarak değerlendirilip objektif bir karar verildiği, karar veriliş sürecinde masumiyet karinesinin ihlal edilmediği, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmektedir

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacının eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varılarak sûbuta eren eylemi nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, anılan kararın yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa’nın “Hakimlik ve Savcılık Teminatı" başlıklı 139. maddesinde, meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hariç, hakim ve savcıların azlolunamayacağı kurala bağlanarak, hâkimlik ve savcılık mesleğinin teminat altına alındığı, 140. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, hâkim ve savcıların atanmaları, hakları ve ödevleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ile diğer özlük işlerinin mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Anayasa’nın 139. ve 140. maddeleri, hâkim ve savcıların, hangi fiilleri nedeniyle veya hangi suçlardan mahkum edildiklerinde meslekten çıkarma cezası verileceği konusunun düzenlemesini kanuna bırakmıştır.
Hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı, güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.
Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Kanun koyucu, Anayasa’nın verdiği bu yetkiye dayanarak, hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezasını gerektiren bir suçtan mahkum olma veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilme hâllerini, 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinde düzenlemiştir.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde;
"Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.
68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında yapılan soruşturma sonucu, adına isnat olunan eylemlerin, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu anlaşıldığı sonucuna varılarak davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69'uncu maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara yönelik yeniden inceleme talebinin de aynı Dairenin, ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, davacının anılan karara karşı yaptığı itirazın ise Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmesine binaen dava açıldığı anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, davacının Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3'üncü maddesinin (I) numaralı fıkrası kapsamında FETÖ örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sabit görüldüğünden meslekte kalmasının uygun olmadığı ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olup bu işlemin iptali istemiyle açılan davada Danıştay 5.Dairesinin 01/10/2020 tarih ve E:2017/5228, K:2020/4076 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
İncelenen soruşturma dosyasından davacının "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiğinin subuta erdiği görülmekle, davacı hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacının, Bor Asliye Hukuk Hakimi olarak görev yaptığı dönemde işlediği fiillerden dolayı hakkında başlatılan soruşturma raporunda özetle;
1) Adliye içerisinde siyasi söylem ve ifadeler kullanarak, "İç Anadolu insanının zekâ seviyesi geridir. Baştaki hırsıza oy atıyorlar", "Cemaat AKP'ye ne yaptı? Bir yerlerine bir şey mi yaptı?" dediği, Cumhurbaşkanını kastederek "Yezid'in 150 milyar doları var. Ülkeden kaçacak. Oğlunu İtalya'ya gönderdi. Bir savaş çıksa kendisi kaçar, biz savaşmak zorunda kalırız" "Ben Yezidden daha zalimini görmedim, Yezid de bir gün yargılanacak. Yezidi bir gün herkes satacak, yanındakiler için iş işten geçmiş olacak." dediği,
2) Görev yaptığı mahkemede boşanma davası olan ve kendisi ile görüşmeye gelen erkeklere ve adliyedeki bir kısım erkek personele, "Tıpta ve hukukta ayıp olmaz" diyerek cinsellikle ilgili sorular sorduğu, boşanma davası olan kişiler ile saatlerce kapısını kilitleyerek konuştuğu, farklı zamanlarda odasında baş başa görüştüğü adliyede hizmetli olarak çalışan R.B., denetimli serbestlik tedbiri kapsamında adliye temizlik işlerine bakan Y.A., vatandaşlar M.K. ve S.A.'ya cinsellikle ilgili sorular sorduktan sonra cinsel organlarını açmalarını istediği ve bu kişilerin cinsel organlarına eli ile temas ederek, "Küçük biraz büyük olsa daha iyi olur", "Kalınlığı iyi uzunluğu iyi", "Çok büyük bir şey normalde kaç cm" şeklinde yorumlarda bulunduğu, R.B. ve S.A.'nın ereksiyon olmasını sağlamak için bilgisayarından porno içerikli görüntü açarak kendilerine izlettiği, S.A. isimli vatandaşa "Kaldırman gerekiyor, beni kadın olarak düşün, elini belime sar, masama otur, kalkmıyorsa laptoptan porno aç" diyerek makam koltuğuna oturttuğu ve porno açtığı, yine odasında görüştüğü D.Ş. isimli vatandaştan cinsel organını açmasını isteyerek açtırdığı ve ereksiyon haline getirmesini istediği,
3) Görev yaptığı mahkemede boşanma davası olan biseksüel S.T. isimli şahısla telefon numarası alışverişinde bulunduğu, mahkeme kâtibi olan müşteki A.Y.'nin ilgili şahsın biseksüel olduğunu belirterek telefon numarasını ilgili şahsa neden verdiği sorması üzerine telaşlanarak, "S. iyi bir insan, bir şey olmaz." dediği, S.T. isimli şahsı cep telefonundan arayarak onu görüşmek için adliyeye davet ettiği,
4) Görevini icra ettiği sırada kullandığı bilgisayarı içerisinde, … Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı boşanma dava dosyasında delil olarak sunulan ve içeriğinde davanın tarafı olan erkek şahsın eşi dışında bir başka kadınla cinsel ilişki görüntüleri bulunan video kaydını " Yüksel" ismini verdiği bir klasör içerisinde sakladığı,
Böylelikle fiillerinin sübuta erdiği belirtilerek getirilen teklif doğrultusunda, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca Hâkimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır.
Anılan karara yapılan yeniden inceleme talebinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bu karara karşı yapılan itiraz Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, anılan karara karşı karşı Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesine yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara karşı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kuruluna yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Diğer yandan, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda, davacının dava konusu disiplin cezasına konu olan eylemleri ile ilgili olarak hakkında "basit cinsel saldırı" suçundan açılan davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının isnat edilen suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca (delil yetersizliğinden) beraatine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bunun yanında, davacı hakkında Cumhurbaşkanına Hakaret suçundan açılan ceza davasından ise, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının isnat edilen suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca (delil yetersizliğinden) beraatine karar verildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla anılan beraat kararının kesinleşmediği anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Disiplin Cezaları" başlıklı 62. maddesinde, Hâkim ve Savcılara, sıfat ve görevleri gereklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezalarından birinin verileceği düzenlenmiştir.
Anılan Kanun'un dava konusu işlemin de dayanağı olan "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinde de;
"Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.
68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükümlerine yer verilmiştir.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararıyla kabul edilip benimsenen ve tüm hakim ve savcılara duyurulan Bangalor Yargı Etiği İlkeleri'nin 2.1. maddesinde, "Hakim, yargısal görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmelidir."; 2.2. maddesinde, "Hâkim, mahkemede ve mahkeme dışında, yargı ve yargıç tarafsızlığı açısından kamuoyu, hukuk mesleği ve dava taraflarının güvenini sağlayacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmalıdır."; 3.2. maddesinde, "Hakimin hal ve davranış tarzı, yargının doğruluğuna ilişkin inancı kuvvetlendirici nitelikte olmalıdır. Adaletin gerçek anlamda sağlanması kadar gerçekleştirildiğinin görüntü olarak sağlanması da önemlidir.", 4.2. maddesinde, "Kamunun sürekli denetim sujesi olarak hâkim, normal bir vatandaş tarafından sıkıntı verici olarak görülebilecek kişisel sınırlamaları kabullenmeli ve bunlara isteyerek ve özgürce uymalıdır. Hâkim, özellikle yargı mesleğinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmalıdır." şeklinde ilkelere yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun meslekten çıkarma cezası yaptırımını düzenleyen 69. maddesinin son fıkrasında yer alan “hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiiller" ibaresi ile kasdedilen eylem ve davranışların ne olduğu hususu, yoruma açık ve soyut olarak düzenlenmiştir.
Hâkimlik ve savcılık mesleği, kariyer bir meslek olup, bu görevi ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.
Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Uyuşmazlıkta, dosyadaki bilgi ve belgeler ile soruşturma raporunun incelenmesinden, müşteki zabıt katibi A.Y. ile davacı arasında husumet bulunduğu iddia edilse de diğer adliye personelinin ve birbirini hiç tanımayan vatandaşların duyulan aynı nitelikteki rahatsızlığa ilişkin benzer ifadeler verdikleri, anılan hususun adliyede şayia haline geldiği, davacının alınan beyanlar ile somut olarak ortaya konulmuş olan eylemlerinin niteliği, ağırlığı, yoğunluğu ve mesleki ve etik değerler karşısındaki durumu dikkate alındığında; isnat edilen eylemlerin sadece kendi kişisel saygınlığını yitirmesi sonucunu doğuracak nitelikte olmadığı, aynı zamanda kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin saygınlığını bozacak nitelikte ve ağırlıkta olduğu sonucuna varıldığından; davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, anılan kararın yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

D) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, anılan kararın yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … -TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.