WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

DANIŞTAY 5. DAIRE

A- A A+

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/768 E.  ,  2024/19632 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/768
Karar No : 2024/19632

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı /ANKARA
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama ve ceza bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin uygulanması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24 Haziran 2008 tarihli kararında ''cemaat, hizmet ve gülen hareketi'' olarak bilinen oluşumun bir terör örgütü veya suç örgütü olmadığı kesin hükümle saptandığı ve anılan kararda incelenen ve kesin hükümle suç oluşturmadığı saptanan faaliyet, eylem veya işlemlerin tekrar yargılama konusu yapılamayacağı, hakkında Bylock değerlendirme tutanağının bulunmadığı, Bylock'a ilişkin verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirildiği, bu sebeple delil olarak kullanılamayacağı, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine riayet edilmediği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, 19/07/2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiği ve kamu görevinden çıkarılma işleminin yasal dayanağının ortadan kalktığı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, suç ve cezaların kanuniliği ilkelerinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, işlendiği tarihte yasal olan faaliyetlerin terör örgütü suçlamasına dayanak yapılarak cezalandırılabileceğini öngöremeyeceği, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair somut delilin bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan ve adil bir yargılama süreci işletilmeden tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... sanık ...'ın kodlamaya uygun biçimde "vekil" pozisyonunda bulunduğu, sohbet adı altında örgütsel toplantılar düzenlediği, S.K, S.C, C.Y, M.A, Y.Ş, M.A, Ş.Ç, H.F.Ö, R.T, S.F, M.S, L.G, A.G ve Y.K isimli şahısların da vekil konumundaki sanığa bağlı olduklarının bildirildiği,
Kovuşturma aşamasında hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçlaması ile ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma yürütülen Y.Ş. isimli şahsın kendisi hakkında yürütülen bu soruşturma kapsamında müdafi huzurunda vermiş olduğu 23/05/2018 tarihli ifadesinde sanık hakkında; '17/25 Aralık operasyonlarından sonra ben sohbet toplantılarına katılmadım. Yalnız Silopi İlçesi'nde bulunduğum dönemde Koruma Büro Amirliğinde görevli ... isimli şahıs sohbet gruplarının olduğunu söyleyerek benim de sohbet toplantılarına katılmam için davetlerde bulundu fakat ben kabul etmedim.' şeklinde bayanda bulunduğu, bu tanığın mahkememiz huzurundaki beyanında; 'sanığın kendisini 1-2 defa sohbetlere davet ettiğini' beyan ettiği görülmüş olup, gizli tanık ...'dan ele geçirilen dijital veride de tanık Y.Ş.'nin vekil konumunda bulunan sanığa bağlı olduğunun belirtilmiş olması karşısında tanığın, 'sanığın kendisini sohbetlere davet ettiğine' dair beyanlarının hem dijital veri içerisindeki sanıkla ilgili bilgileri hem de sanığın örgüt içerisindeki konumunu yansıttığı,
Kovuşturma aşamasında, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçlaması soruşturma yürütülen M.N. isimli şahsın kendisi hakkında yürütülen bu soruşturma kapsamında müdafi huzurunda vermiş olduğu 13/09/2017 tarihli ifadesinde sanık hakkında; '2011-2012 yıllarında Adana İlinde FETÖ/PDY terör örgütünün mahrem yapılanması olarak bilinen yapı içerisinde Çevik Kuvvet yapılanmasında toplantılara ara sıra katılırdı. Ben ayrıldıktan sonra örgüt içerisinde bulunup bulunmadığını bilmiyorum.' şeklinde beyanda bulunduğu, aynı tanığın istinabe yolu ile alınan beyanında ise 'Adana İlinde 2011-2013 yılları arasında benim kalmış olduğum örgüt evinde düzenlenen sohbetlere katılırdı, himmet verip vermediğini hatırlamıyorum, 2013 yılının yaz aylarında ben örgütten ayrıldım, sanığın bu tarihten sonra devam edip etmediğini bilmiyorum.' şeklinde beyanda bulunduğu,
Kovuşturma aşamasında hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçlaması ile ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma yürütülen A.K. isimli şahsın kendisi hakkında yürütülen bu soruşturma kapsamında müdafi huzurunda vermiş olduğu 25/03/2018 tarihli ifadesinde sanık hakkında; '2011 yılında kaldığım örgüt evindeki sohbetlere A.Ö, A.Ç, ..., ...ve M.N katılırdı. Sohbetlerde terör örgütü ele başının videoları izlenir, himmet toplanırdı. Ben 100 TL himmet verirdim, diğer arkadaşların ne kadar verdiklerini bilmiyorum ama genel olarak sohbete katılan herkes himmet verirdi.' şeklinde beyanda bulunduğu, bu tanığın mahkememiz huzurunda alınan beyanında da daha önceki ifadesini tekrar ettiği, bu suretle diğer tanık M.N'nin beyanlarını da doğruladığı görülmüş olup sanıkla aralarında sanığın aleyhine beyanda bulunmalarını gerektirir bir husumet bulunmayan tanıkların dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin yanı sıra gerek sanığın gerekse kendilerinin örgüt içerisindeki konumları ile uyumlu beyanlarına itibar edilmiş ve sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olarak, bu yapının terör örgütü olduğunun tam anlamı ile açığa çıktığı 17/25 Aralık döneminden sonra da düzenlenen sohbet toplantılarına katıldığı gibi diğer kişileri de bu örgütsel toplantılara katılmaları için davet etmek suretiyle örgütsel faaliyetlerin devam ettiği..." şeklindeki beyan ve tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.