WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

DANIŞTAY 5. DAIRE

A- A A+

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/13837 E.  ,  2024/23111 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/13837
Karar No : 2024/23111

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü /...
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde öğretim görevlisi görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı dönemde Bank Asya'ya para yatırdığı, Bank Asya'da ... müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, bahse konu hesap bakiyesi 31/12/2013 tarihinde 29.335,80-TL iken, mezkur hesaba 09/01/2014 tarihinde 3.850,00-TL, 10/02/2014 tarihinde 1.700,00-TL, 14/04/2014 tarihinde 3.000,00-TL para yatırdığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarda para girişi olduğu, ayrıca davacının ... Bankası A.Ş.'den 10/09/2014 tarihinde 10.000,00-TL tüketici kredisi kullandığı, kredi kullanım tarihinde Bank Asya'da bulunan hesabına 13.000,00-TL para yatırdığı, hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı, davacı hakkında yapılan idari soruşturma sonucunda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğunun değerlendirildiği, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... sayılı dosyasından soruşturmanın devam ettiğinin anlaşıldığı, bu durumda davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile en az irtibat ve iltisak düzeyinde bağı bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığından, bu haliyle Anayasamızda yer verilen sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşılan davacının, Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine ekli liste ile kamu görevinden çıkarılmasından sonra kamu görevine iadesi istemiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, söz konusu kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; OHAL döneminde kamu görevinden çıkarma işleminin geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran bir tedbir olduğu, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, ölünceye kadar süreceği için geçici nitelikte olmayan kamu görevinden çıkarma işleminin durumun kesinlikle gerektirdiği türden bir tedbir olmadığı ve bu durumun Anayasanın 15. ve 121. maddeleri ile AİHS'nin 15. maddesine aykırı olduğu, hakkında yürütülen ceza yargılaması aşamasında Bank Asya hesabına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bu inceleme sonucunda anılan hesabın rutin bankacılık işlemlerinde kullanıldığının uzman bilirkişi tarafından belirtildiği, yargılama neticesinde beraat kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, irtibat ve iltisaka dair kanaatin keyfilikten uzak olmasının gerektiği, ceza yargılaması tespitlerinin lehine değerlendirilmesinin gerektiği, istinaf başvurusunun gerekçesiz olarak reddedildiği, dava konusu işlemin ve Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının FET/PDY terör örgütüyle irtibatı ve iltisakının bulunduğu, temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.
01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 24/06/2021 tarih ve E:2018/81, K:2021/45 sayılı kararıyla 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden,... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Davacı, Karabük Üniversitesi bünyesinde öğretim görevlisi olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde;
İdare Mahkemesi kararında; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı, ayrıca davacının ... Bankası A.Ş.'den 10/09/2014 tarihinde 10.000,00-TL tüketici kredisi kullandığı, kredi kullanım tarihinde Bank Asya'da bulunan hesabına 13.000,00-TL para yatırdığı, dolayısıyla örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hareket ettiği hususunun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak;
Davacı tarafından, bu tespite ilişkin olarak dava dosyasındaki beyanlarında özetle; 2009 yılında işe girdiği, maaş hesabında durduğu taktirde para biriktiremediği, bu nedenle birikimlerini başka bir bankada değerlendirmeye karar verdiği, ailesiyle konuşması üzerine kar payı en yüksek faizsiz banka olması nedeniyle 2011 yılında Elazığ'da görev yaptığı sırada Bank Asya'da hesap açtığı, kar payından faydalanmak amacıyla sadece katılım hesabı açılmasını istediği, beş yıl boyunca düzenli olarak ihtiyacı dışında kalan, artırabildiği parasını anılan bankaya yatırdığı, tek amacının para biriktirerek kar payından faydalanmak olduğu, 2014 yılı Ağustos ayına kadar anılan işlemlerin devam ettiği, bahsi geçen tarihlerde araba almaya karar vermesi üzerine, bulduğu araba için eksik kalan tutar için kredi araştırmaya başladığı, o dönem maaş hesabının bulunduğu ... Bankasının uygun faizle kredi veriyor olması nedeniyle 10.000,00-TL tutarında tüketici kredisi çektiği, eksik kalan kısmının ise ev arkadaşı tarafından borç olarak ... Bankası hesabına gönderildiği, işlem açıklamasından da bu durumun tespit edilebileceği, arabayı aldığı esnada parayı tek hesaptan idare edebilmek amacıyla çektiği kredi ve arkadaşından borç olarak aldığı tutarı Bank Asya hesabına gönderdiği, bulduğu arabayı araç sahibinin daha iyi bir fiyata satması nedeniyle araç alma işini o tarihlerde gerçekleştiremediği, 1-2 ay kadar alabileceği bir araç aradığı ancak bulamadığı, o dönemde eşiyle tanıştığı, söz konusu paraya evlilik aşamasında ihtiyacı olacağını düşündüğü için araba aramaktan vazgeçtiği, 2014 yılı Eylül ayından sonra anılan hesaba hiç para yatırmadığı, Bank Asya ile ilgili çıkan haberlerin kendisini rahatsız etmesi üzerine 2014 yılı Şubat veya Mart ayında Karabük'te bulunan şubeye hesabını kapatmak amacıyla gittiği, ancak yalnızca kendi şubesi olan Elazığ şubesinin hesabı kapatabileceğinin söylenmesi üzerine, iznini ayarlayabildiği 2015 yılı Şubat ayında Elazığ'a giderek hesabında bulunan 41.000,00-TL parayı çekerek düğün aşamasında yapılacak masrafları karşılayabilmesi amacıyla annesi adına açtırdığı ... Bankası vadeli hesabına yatırdığı, en son yatırdığı 13.000,00-TL'yi ise anne ve babasının hac masraflarını karşılaması amacıyla ve annesinin faiz konusunda çok hassas olması nedeniyle, onun isteği üzerine anılan bankada bıraktığı, o tarihten sonra tüm birikimlerini ... Bankası hesabında değerlendirdiği, tüm bu hususları ispata yarayan belgelerin temin edilerek dosyaya sunulduğu, basında yer alan talimatlardan haberinin olmadığı ileri sürülmüştür.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacıya ait Bank Asya hesap bilgilerine göre, davacının ilk defa 22/10/2012 tarihinde 15.000,00-TL tutarlı 31 günlük "2" nolu katılım hesabını açtırmak suretiyle anılan bankada hesap açtığı, dönem içerisinde davacının beyanlarıyla uyumlu şekilde katılım hesabına eklemeler yaptığı, söz konusu katılım hesabında kar payı da dahil olmak üzere biriken tutarın 29/03/2013 tarihinde 23.098,66-TL'ye ulaştığı, söz konusu katılım hesabının bu tarihte kapatıldığı, yine aynı tarihte 2.508,66-TL tutarlı 31 günlük "3" nolu katılım hesabının açıldığı, anılan hesabın 02/05/2013 tarihinde 2.519,99-TL tutarlı iken kapatıldığı, en nihayetinde vadesiz hesabında bulunan toplam 25.519,99-TL ile 31 günlük "4" nolu katılım hesabını açtığı, dönem dönem söz konusu hesaba eklemelerde bulunduğu, hesaba en büyük meblağın 13.000,00-TL olarak 18/09/2014 tarihinde yatırıldığı, anılan bankada en son hareketin 05/02/2015 tarihinde katılım hesabının kapatılması ve paranın çekilmesi suretiyle gerçekleştiği, bu itibarla davacının beyanları da göz önüne alındığında; davacının Bank Asya hesabını birikimlerini değerlendirmek amacıyla kullandığı, davacıya ait ... Bankası hesap hareketlerinin de incelenmesinden, 10/09/2014 tarihinde 10.000,00-TL tüketici kredisi kulladığı, aynı tarihte ev arkadaşı olduğunu beyan ettiği S.G. tarafından "borç" açıklaması adı altında davacının hesabına 3.000,00-TL para gönderildiği, bu vesileyle oluşan toplam 13.000,00-TL'nin 18/09/2014 tarihinde Bank Asya hesabına yatırıldığı, söz konusu tarihten sonra anılan hesaba hiçbir para girişinin bulunmadığı, bu durumda davacının Bank Asya hesabında yaptığı birikimi araç almak amacıyla değerlendirmeye karar vermesi üzerine, pazarlık yaptığı araç için eksik kalan tutarı tamamlamak amacıyla banka müşterilerine uygun faiz oranıyla kredi vermesi nedeniyle ... Bankasından kredi çektiği ve yine ev arkadaşından borç aldığı, sonrasında araç sahibinin aracı başkasına satması nedeniyle arabayı alamadığı, bahsi geçen tarihlerde eşi ile tanıştığı, evlilik için birikime ihtiyaç duyacağını düşünmesi üzerine araç almaktan vazgeçtiği, söz konusu hesaptaki parayı 05/02/2015 tarihinde çekerek evlilik için gerekli masrafların karşılanması amacıyla annesi adına açılan ... Bankası vadeli hesabına yatırdığı, söz konusu tespitlere ilişkin bilgi, belge ve hesap dökümlerinin dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
Netice itibarıyla, davacının Asya Katılım Bankası hesabına ilişkin dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, ceza yargılaması tespitleri ile davacının yukarıda aktarılan beyanları da dikkate alınarak incelendiğinde; davacının Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyeti kapsamında olduğu anlaşıldığından, anılan tespitin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, kurum kanaatine dayanak dava dosyasında yer alan tespitler dışında somut bilgi veya belge de sunulmadığı anlaşıldığından, anılan hususun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 30/12/2024 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.