WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

DANIŞTAY 5. DAIRE

A- A A+

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/13334 E.  ,  2023/20567 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/13334
Karar No : 2023/20567

DAVACI : ...

DAVALI : … / ..
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu karara dayanak eyleme ilişkin yapılan ceza yargılaması sonucunda, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle hakkında beraat kararı verildiği, kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararı gerekçesine dayanılarak meslekten çıkarma cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu karara dayanak ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya uygun olduğu, yargısal faaliyetlerin disiplin soruşturmasına konu edilemeyeceği, dava konusu karar ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davacının FETÖ/PDY
silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı kesinleşen mahkumiyet kararı ile birlikte görevi kötüye kullanma suçundan dolayı yapılan yargılaması sonucunda Yargıtay
... Ceza Dairesi tarafından yasal unsurların oluşmadığı gerekçesiyle her ne kadar beraat kararı verilmiş ise de, sözkonusu beraat hükmünün gerekçesinde yer alan ve … Tüketici Mahkemesinin … tarihli ve … esas sayılı dosyasında sabit olduğu görülen açık yasaya
aykırılıklar da dikkate alındığında, davacının mesleğinde keyfilik göstererek suça konu tedbir
kararını verdiği ve bu kararın yargı yetkisi ve takdir hakkı kapsamında olmadığı, davacının eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu, sübuta eren eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69'uncu maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Davacının FETÖ'ye müzahir televizyon kanallarının Digiturk platformundan çıkartılması üzerine anılan kanalların yeniden platforma dahil edilmesi amacıyla yapılan talebi mensubu olduğu FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne hizmet etmek amacıyla kabul etmek suretiyle mevcut yasal düzenlemelerin uygulanmasında açık keyfilik göstererek dava konusu karara dayanak usulsüz tedbir kararını verdiği, bu kapsamda davacının eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varılarak subuta eren eylemi nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'NIN DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı Kararının iptali istenilmektedir.
Olayda, davacının Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu’nun … tarihli ve … sayılı kararı ile FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1 maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, bu kararın ve yeniden inceleme talebinin reddi yolundaki … tarihli ve … sayılı kararın iptali istemiyle açtığı davanın, Danıştay 5. Dairesinin 11.3.2021 tarihli ve E:2017/976, K:2021/630 sayılı kararı ile reddedildiği, temyizi üzerine İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 15.12.2021 tarihli ve E:2021/2694, K:2021/3013 sayılı kararı ile onandığı, ayrıca davacının Fetö terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan ceza yargılaması sonucunda, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararı ile 7 yıl, 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin .. tarihli ve E:.., K:… sayılı kararı ile reddedildiği ve bu kararın Yargıtay …. Ceza Dairesinin .. tarihli ve E:.., K:… sayılı kararı ile onandığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacının …. Tüketici Mahkemesi Hakimi olarak görev yaptığı dönemdeki üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçu nedeniyle Yargıtay ... Ceza Dairesi (İlk derece) tarafından yapılan yargılama sonucunda sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca .. tarih ve E:.., K:… sayılı beraat kararı verildiği görülmektedir.
Dosyadaki mevcut belge ve bilgiler ile Yargıtay 5. Ceza Dairesinin E:… sayılı dosyasındaki delillerin birlikte incelenmesinden; davacının görevi kötüye kullanma suçundan yargılanmasına konu edilen eyleminin; "paralel yapı" veya "terör örgütü" olduğuna ilişkin tespit ve uyarılara konu olan bir organizasyonun elinde bulunan ve bu organizasyonun yönetilmesinde araç olarak kullanıldığı bilinen televizyon kanallarının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun … tarihli ve … sayılı yazısı uyarınca Digiturk platformundan çıkartılması üzerine bu televizyon kanallarının yeniden platforma dahil edilmesi amacıyla yapılan talebi kabul etmek olduğu, dijital platform sağlayıcı (Digitürk) abonesi konumunda olan ve bylock kullanıcısı olduğu anlaşılan ...'in, platformdan çıkartılan TV kanallarının yeniden platforma dahil edilmesine ilişkin olarak talep hakkının bulunmadığı açık olmasına rağmen bu durum göz ardı edilmek suretiyle ... Tüketici Mahkemesinin … tarihli ve … esas sayılı dosyasında bu kanalların platformdan çıkarılması kararının uygulanmasının, ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verildiği ve üzerine atılı bu eyleminin Yargıtay ... Ceza Dairesi tarafından E:… sayılı dosyada yapılan yargılamada sabit olduğu görülmektedir.
Bu itibarla, …. Ağır Ceza Mahkemesince verilen ve davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı kesinleşen mahkumiyet kararı ile birlikte Yargıtay ... Ceza Dairesinin beraat hükmünün gerekçesinde mevcut ve ... Tüketici Mahkemesinin .. tarihli ve … esas sayılı dosyasında sabit olduğu görülen açık yasaya aykırılıklar da dikkate alındığında, davacının mesleğinde keyfilik göstererek suça konu tedbir kararını verdiği ve bu kararın yargı yetkisi ve takdir hakkı kapsamında olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle, davacının Anayasa ve yasaların kendisine vermiş olduğu yargılama yetkisini keyfi kullandığı, sahip olması gereken bağımsızlık ve tarafsızlık özelliklerini yitirdiği ve yargısal takdire ilişkin olmayan, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikteki üzerine atılı eylemlerin sübut bulduğu anlaşıldığından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca mesleğin şeref ve onurunu, genel saygı ve itibarını bozacak nitelikteki eylem ve işlemleri nedeniyle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin .. tarihli ve E:.., K:… sayılı Kararının mevzuata uygun olduğu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı, hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin 06/07/2021 tarih ve E:2017/76, K:2021/539 sayılı kararı ile meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır.
Anılan karara yapılan yeniden inceleme talebinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bu karara karşı yapılan itiraz Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun …. tarih ve E:.., K:… sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu .. Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Davacının, dava konusu işlemin dayanağı eylemleri ile ilgili olarak görevi kötüye kullanma suçundan yapılan ceza yargılaması sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile anılan suçun unsurları itibarıyla oluşmadığından beraatine karar verilmiş, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan kararının temyiz edilmeden 26/04/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Öte yandan, … tarih ve … sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından .. tarih ve … sayılı kararla reddedilmiştir.
Davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın iptali talebiyle açılan davada Dairemizin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, anılan karar İdari Dava Daireleri Kurulunun … tarih ve .., K:… sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Diğer yandan, davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla esastan reddedilmiş, Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile de söz konusu karar onanarak mahkumiyet kararının kesinleştiği görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinin birinci fıkrasında; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.", son fıkrasında; "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.
Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararıyla kabul edilip benimsenen ve tüm hakim ve savcılara duyurulan Bangalor Yargı Etiği İlkeleri'nin 2.1. maddesinde, "Hakim, yargısal görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmelidir."; 2.2. maddesinde, "Hâkim, mahkemede ve mahkeme dışında, yargı ve yargıç tarafsızlığı açısından kamuoyu, hukuk mesleği ve dava taraflarının güvenini sağlayacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmalıdır."; 3.2. maddesinde, "Hakimin hal ve davranış tarzı, yargının doğruluğuna ilişkin inancı kuvvetlendirici nitelikte olmalıdır. Adaletin gerçek anlamda sağlanması kadar gerçekleştirildiğinin görüntü olarak sağlanması da önemlidir.", 4.2. maddesinde, "Kamunun sürekli denetim sujesi olarak hâkim, normal bir vatandaş tarafından sıkıntı verici olarak görülebilecek kişisel sınırlamaları kabullenmeli ve bunlara isteyerek ve özgürce uymalıdır. Hâkim, özellikle yargı mesleğinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmalıdır." şeklinde ilkelere yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Hâkimlik ve savcılık mesleği, kariyer bir meslek olup, bu görevi ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.

Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Olayda, FETÖ/PDY denetiminde bulunan Samanyolu TV, S Haber, Bugün TV, Kanaltürk, Mehtap TV, Irmak TV, Yumurcak TV kanallarının, 12/10/2015 tarihinden itibaren Digitürk isimli Televizyon platformundan çıkartılması üzerine, örgütle irtibat ve iltisaklı kişilerin örgütün talimatı doğrultusunda mahkemelere başvurarak adı geçen televizyon kanallarının platformdan çıkartılması kararının durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir talebiyle mahkemelere başvuruda bulundukları, bu kapsamda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği nedeniyle hapis cezasıyla cezalandırıldığı bilahare anlaşılan İ.E. isimli şahsın 12/10/2015 tarihinde Mersin Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne yaptığı ihtiyati tedbir talepli başvurusunun, evrakın tevzi edildiği ... Tüketici Mahkemesi tarafından, "işin esasını çözecek mahiyette tedbir karar verilemeyeceği" gerekçesiyle reddedildiği, bu defa, örgütün gizli haberleşme aracı olduğu yargı kararlarıyla sabit olan ByLock kullanıcısı olduğu bilahare anlaşılan A.T.’in, bu kanalların yayından kaldırılması işleminin iptali ile tedbiren bu hususun engellenmesi amacıyla Mersin Nöbetçi Tüketici Mahkemesi nezdinde 19/10/2015 tarihinde Digitürk aleyhine dava açtığı, sözkonusu dava dosyasının görev yaptığı mahkemeye tevzii üzerine davacının … Tüketici Mahkemesi'nin … tarih ve … sayılı kararı ile "bu kanalların platformdan çıkartılması kararının uygulanmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına" tensiben karar verdiği, davacının anılan eylemi nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, Yargıtay ... Ceza Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının gerekçesinde de yer aldığı üzere, ilgiliye isnat olunan eylemin usül ve yasaya aykırı olduğu hususunun sabit kabul edildiği belirtilerek HSK ... Dairesi tarafından davacının FETÖ/PDY menfaatine olacak şekilde ihtiyati tedbir kararı vermesi yönündeki eylemine ilişkin olarak mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak şekilde davranışlarda bulunduğu kanaatine varılmak suretiyle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Öte yandan, davacının dava konusu karara dayanak eylemine ilişkin olarak yapılan ceza yargılaması sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararında "... . ... Ağır Ceza Mahkemesinin kesinlemiş mahkumiyet hükmüne göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu sabit olan sanığın, 17/25 aralık sürecinden sonra kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale gelip üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda "paralel yapı" veya "terör örgütü" olduğuna ilişkin tespit ve uyarılara konu olan bir organizasyonun elinde bulunan ve bu organizasyonun yönetilmesinde araç olarak kullanıldığı aşikar olan ihtiyati tedbir kararına konu televizyon kanallarının Ankara C. Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun .. tarihli ve … soruşturma sayılı yazısı uyarınca Digiturk platformundan çıkartılması üzerine bu televizyon kanallarının yeniden platforma dahil edilmesi amacıyla yapılan talebi, mensubu olduğu FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne hizmet etmek amacıyla kabul etmek suretiyle yukarıda yapılan açıklamalar ışığında mevcut yasal düzenlemelerin uygulanmasında açık keyfilik göstererek suça konu usulsüz tedbir kararını verdiği, bu itibarla sanığın baştan beri yargı yetkisi ve takdir hakkı kullanma alanı dışında kalan ve mevcut usul kurallarına uymayan bu kararıyla TCK 257/1 maddesi kapsamında görevi kötüye kullanmak suçunun norma aykırı davranış kalıbının gerçekleştiği sabittir. ..." tespitlerine yer verilmiştir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı hakkında yürütülmüş olan soruşturma kapsamında ve ceza davasında ortaya konulan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının FETÖ'ye müzahir televizyon kanallarının Digiturk platformundan çıkartılması üzerine anılan kanalların yeniden platforma dahil edilmesi amacıyla yapılan talebi mensubu olduğu FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne hizmet etmek amacıyla kabul etmek suretiyle mevcut yasal düzenlemelerin uygulanmasında açık keyfilik göstererek dava konusu karara dayanak usulsüz tedbir kararını verdiği, bu şekilde davacıya isnat edilen eylemin, kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin saygınlığını yitirmesi sonucunu doğuran şeref ve onurunu bozan nitelik ve ağırlıkta olduğu, dolayısıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasında belirtilen meslekten çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçuna uyduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

D) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Hâkimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.