WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

DANIŞTAY 5. DAIRE

A- A A+

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/9212 E.  ,  2024/1417 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9212
Karar No : 2024/1417

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. …

İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama ve cezanın bulunduğu, dolayısıyla ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24/06/2008 tarihli kararı ile kesin hükümle suç oluşturmadığı saptanan faaliyetlerin tekrar yargılama konusu yapılamayacağı, FETÖ/PDY'nin 26/05/2016 tarihli Millî Güvenlik Kurulu kararı ile terör örgütü olarak ilân edildiği, 26/05/2016 tarihindeki önceki fiilleri sebebiyle kamu görevinden çıkarılamayacağı, kanun hükmünde kararname ile yargılanmadan terör örgütü üyesi olarak ilan edilip kamu görevinde çıkarılması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlâl edildiği, davasının ceza mahkemesindeki yargılamadan bağımsız olarak incelenmesi gerektiği, aynı fiiller nedeniyle hem kamu görevinden çıkarılması hem de hapis cezası verilmesi nedeniyle çifte cezalandırma yasağına aykırı davranıldığı, irtibat ve iltisak kavramlarının öngörülebilir kavramlar olmadığı, idarenin suç ve ceza ihdas etme yetkisinin bulunmadığı, olağanüstü hâl döneminde olağanüstü hâl süresiyle sınırlı olmak üzere olağanüstü hâle neden olan konularla ilgili olarak geçici nitelikte tedbirler alınabileceği, darbe girişimine doğrudan ya da dolaylı olarak müdahil olduğuna dair herhangi bir delilin bulunmadığı, kamu görevine girdiği tarihten itibaren sadakat yükümlülüğünün bilincinde hareket ettiği, sadakat yükümlülüğünü ihlâl ettiğine ilişkin herhangi bir somut delilin mevcut olmadığı, kamu görevinden çıkarılmasının ölçülü nitelikte olmadığı, başka kişiler tarafından işlenen eylemlerin tarafına atfedildiği ve bu nedenle suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı davranıldığı, istinaf dilekçesinde ileri sürmüş olduğu iddia ve itirazların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının, önceden işlendiği iddia edilen eylemlere dayalı olarak kamu görevinden çıkarılması nedeniyle suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin ihlâl edildiği, hiçbir ceza soruşturması veya hâkimlik kararı olmadan kişisel bilgilerinin toplanması nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, hiçbir somut delil gösterilen kanun hükmünde kararnamede isminin yayımlanarak kamu görevinden çıkarılması nedeniyle şeref ve itibara saygı hakkının, masumiyet karinesinden yararlanma hususunda diğer bireyler ile arasında ayrımcılık yapılması nedeniyle ayrımcılık yasağının, eğitim, öğretim, staj ve benzeri faaliyetler sonucunda elde etmiş olduğu belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının, maaş ve diğer ekonomik haklarından mahrum bırakılması nedeniyle mülkiyet hakkının, bağımsız ve tarafsız olmayan bir organca silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesine aykırı olarak karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlâl edildiği, kamu görevinden çıkarılmasına dayanak teşkil eden delillerin büyük bir çoğunluğunun yasa dışı delil niteliğinde olduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hâkimi: …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası AŞ'de (Bank Asya) hesabı bulunduğu/hesap açtırdığı ve bu hesaba FETÖ/PDY lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2023 tarihinden sonra olağan bankacılık işlemleri dışında talimata uyumlu bir şekilde para yatırdığı gerekçesine yer verilerek davacının Bank Asya nezdinde bulunan banka hesabındaki işlemleri FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisak noktasında delil olarak değerlendirilmiş ise de; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; "...Her ne kadar iddianamede örgüt üyeliği suçuna ilişkin delil olarak sanığın Asya Katılım Bankası A.Ş. hesabının bulunduğu belirtilmiş ise de sözde örgüt liderinin para yatırılması yönündeki talimatından sonra 2013-2015 yılları arasında hesap hareketliliğinin bulunmadığı anlaşılmakla bu yöndeki iddia sanık aleyhine değerlendirilmemiştir..." şeklinde tespitlerde bulunulduğu, öte yandan dava dosyasında yer alan davacıya ait Bank Asya nezdindeki banka hesabına ilişkin hesap dökümünün incelenmesinden; davacının banka hesabını 18/01/2011 tarihinde açtığı, 31/12/2013 tarihi itibariyle banka hesabında 0,00 TL bakiye bulunduğu, bu tarih sonrasında ise 04/02/2015 tarihinde 50,00 TL yatırmak suretiyle katılım hesabı açtığı, bu işlem dışında banka hesabında başkaca bir hesap hareketinin bulunmadığı görüldüğünden davacının Bank Asya'da yer alan banka hesabı ve bu hesapta yapılan işlem aleyhe bir husus olarak değerlendirilmemiştir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, tanık M.K.'nin; "...Bana SEGBİS ile gösterilen sanığı net olarak gördüm. Kendisini tanıyorum. Adı ...'dir. Kendisini VÖDER derneğinin başkanı olmasından dolayı tanırım. Dernek başkanlığı yaptığı yıllar yanlış hatırlamıyorsam 2010-2013 yılları arasında idi. Bu dernek FETÖ'ye ait bir dernekti. Sanığın dernek içerisinde ne kadar aktif olduğunu bilmiyorum. Ayrıca bahsetmiş olduğum tarihten sonrasına ilişkin sanık ile ilgili herhangi bir bilgiye de sahip değilim. Ben 2016 yılının Temmuz ayına kadar Van ilinde idim. Sanık ile sadece dernek başkanı olduğu dönemde dernek ile ilgili konular hakkında konuşuyorduk..." şeklinde beyanlarına yer verildiği, bu durumda, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve tespitler ile ceza yargılamasında elde edilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.