Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/9162 E. , 2024/19725 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9162
Karar No : 2024/19725
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Üniversitesi Rektörlüğü - ...
Vekili : Av. ...
2- ... Kurulu Başkanlığı - ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, hakkındaki terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna ilişkin suçlamaların öğrencilik dönemine ilişkin olduğu, o dönemde anılan yapının karanlık yüzünü bilmesinin mümkün olmadığı, 2014 yılı sonrasında söz konusu yapının terör örgütü olduğunu anlayınca bağlantısını tamamen kestiği, Mahkemece, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının gerekçe olarak alındığı, ancak söz konusu kararın mahkumiyet gibi yorumlanmasının hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarelerin Savunmalarının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacı tarafından bakılmakta olan bu temyiz dosyası ile Danıştay 8. Dairesinin 2020/7452 sayılı esasında kayıtlı bulunan temyiz dosyasının taraflarının ve konusunun aynı olduğundan bahisle birleştirilmesi talebinde bulunulmuş ise de; söz konusu dosyaların konusu aynı olmadığı gibi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda davaların birleştirilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi anılan Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde uygulanmak üzere sayma yoluyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na atıfta bulunulan 31. maddesinde de davaların birleştirilmesi usulüne yer verilmediği görüldüğünden bu istem yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacının etkin pişmanlıkta bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de; masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...Sanığın örgütle ile öğrencilik yıllarında tanıştığı, lise döneminde uzun süre örgüte ait dershaneye gittiği, üniversite sınavını kazanması üzerine bir örgüt üyesinin yönlendirmesi ile Antalya ilinde bulunan örgüte ait evlerde kalmaya başladığı, üniversite eğitimi boyunca örgüte ait evlerde kaldığı, üstü konumunda bulunan örgüt üyelerinin talimatı ile kaldığı eve gelen ortaokul öğrencileri ile ilgilendiği, 'bölge talebe mesullüğü' ve 'tıpçılardan sorumlu bölge talebe mesullüğü' yaptığı, ... kod adlı örgüt üyesinin talimatı ile Ankara polis kolejinde okuyan polis koleji öğrencileri ile toplantılar düzenlemek için belirli aralıklarla Antalya ilinden Ankara iline gittiği, polis koleji öğrencilerini gizliliği korumak amacıyla ankesörlü telefonlardan aradığı, sorumlu olduğu öğrencilerle 2013-2014 yıllarında düzenli toplantılara devam ettiği, böylelikle polis koleji öğrencilerinin örgütle irtibatını sağladığı anlaşılmıştır. Hakkında soruşturma başlaması üzerine etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan eden, örgütsel faaliyetleri ve örgüt üyeleri hakkında bilgiler veren sanığın, uzun zaman örgüt içinde yer aldığı 'bölge talebe mesullüğü', 'tıpçılardan sorumlu bölge talebe mesullüğü' ve örgütün eminiyet mahrem yapısı içinde, polis koleji okullarında öğrenci olan örgüt mensuplarının sorumlusu olarak 'şehir dışı talebe mesullüğü' görevlerini yürüttüğü, örgüt hiyerarşisine uygun olarak örgüt içerisindeki görev, sorumluluk ve yetkilerinin arttığı; böylelikle örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, üstlerinden aldığı emir ve talimatlara göre hareket ettiği, mahrem görevler üstlendiği, süreklilik, çeşitlik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğu..." tespitleri yapılarak davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!