WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

DANIŞTAY 5. DAIRE

A- A A+

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/7786 E.  ,  2024/16792 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7786
Karar No : 2024/16792

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...
VEKİLLERİ : Av...., Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından ortaya konulan tespitlerde; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya'ya örgütün talimat tarihinden sonra para yatırdığı, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan ... Derneği'ne 04/01/2014-04/02/2014 tarihleri arasında 100,00-TL para gönderdiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyetlerine yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında hakkında adli işlem yapılan kişilerle telefon irtibatlarının bulunduğu belirtilmişse de,... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında Bank Asya'daki hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyetine ilişkin olduğunu ve hesap hareketleri haricinde örgütün düzenlemiş olduğu sohbet programlarına katılma, gizli haberleşme programı kullanma, örgüte ait dernek ve vakıflara bağışta bulunma, himmet verme ve benzeri şekilde bir tespit de bulunmadığı açıklamasına yer verildiği, örgüte müzahir ...Derneğine 100,00 TL ödeme bilgisi bulunduğu tespitine yer verilse de Bursa Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısında davacının imzasını taşıyan bir başvuru formunun bulunmadığı, 26/12/2013 tarihinde de üyelik görevlerini yerine getirilmediği gerekçesi ile davacının üyeliğine son verildiğinin belirtildiği, belirtilen yazı doğrultunda davacının adı geçen derneğe üye olup olmadığı konusunda şüphe bulunduğu, üye olduğunun kabulü halinde dahi 26/12/2013 tarihinde üyelik görevleri yerine getirilmediği gerekçesi ile davacının üyeliğine son verildiği, bu durumda söz konusu dernek üyeliğinin irtibat ve iltisaka esas kabul edilemeyeceği, davacı hakkında kurum değerlendirmesi var ise de kurum değerlendirmesinin, davacının Bank Asya'da bulunan hesabındaki mevduatını artırması ve örgüte müzahir... Derneğine üyeliğine dayandığı, belirtilen hususlara yönelik yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda salt kurum değerlendirmesinin irtibat ve iltisaka esas kabul edilemeyeceği sonucuna varıldığından, davacının kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuki isabet görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının örgüt liderinin talimat tarihinden sonra 29/04/2014 tarihinde 60.000,00-TL tutarlı 91 günlük, aynı tarihte 5.000,00-TL tutarlı 31 günlük ve 01/07/2014 tarihinde 10.000,00-TL tutarlı 31 günlük katılım hesabı açtığı, FETÖ/PDY'ye müzahir dernekler arasında yer alan ...Derneğine 04/01/2014 ile 04/02/2014 tarihleri arasında toplam 100,00-TL para gönderdiği, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Tas.Hal. ... Özel Eğitim Öğretim Reklamcılık Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye 26/01/2014 ile 26/04/2014 tarihleri arasında toplam 800,00-TL ödeme bilgisinin bulunduğu, davacının isminin ve bilgilerinin yer aldığı ... Derneğine yapılan 01/03/2013 tarihli üyelik başvuru formunun bulunduğu ancak dava dosyasında bulunan Bursa Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün... tarihli ve ... sayılı yazısında davacının imzasını taşıyan bir başvuru formunun bulunmadığının belirtildiği, 04/11/2020 tarihli ara kararı üzerine davalı idarece dava dosyasına ibraz edilen bilgi ve belgeler arasında ise Bursa İl Dernekler Müdürlüğünün...tarihli ve ... sayılı yazısının bulunduğu, anılan yazı ile davacının söz konusu derneğe üyelik başvuru formunun davalı idareye iletildiği görülmekte olup, belirtilen yazı ve ekindeki üyelik başvuru formu dikkate alındığında davacının adı geçen derneğe üyelik başvurusunda bulunduğu ve 26/12/2013 tarihine kadar üyeliğinin devam ettiği, personel bilgi dosyasında, Bursa Valiliğinin ... tarihli ve ... sayılı Kurul kararında; davacının FETÖ/PDY ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde değerlendirme bulunulduğu, ayrıca aynı Kurul Kararında davacının görev yaptığı belediye tarafından sosyal çevre ve ilişkileri itibariyle FETÖ/PDY ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu yönünde kanaat bildirildiği hususlarına yer verildiği değerlendirildiğinde; FETÖ/PDY ve söz konusu yapının uzantıları ile çeşitlilik barındıran ilişkisinin tesadüfi olamayacağı, davacının çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak ilişkisi kurduğu dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanunun değişik 45/4. maddesi uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin idari işlemin unsurları olan yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, ilgili KHK'nın Meclis tarafından süresinde onaylanmadığı ve bu nedenle hükümsüz kaldığı, irtibat ve iltisak gerekçesi olarak sunulan iddiaların somutlaştırılmadığı, örgüt talimatıyla Bank Asya'ya para yatırmadığı, banka hakkında çıkan olumsuz haberler üzerine parasını çekerek başka bir bankaya yatırdığı, adı geçen derneğe üyeliğinin bulunmadığı, masumiyet karinesinin, özel hayata saygı, mülkiyet, eğitim, savunma ve adil yargılanma haklarının, ayrımcılık yasağının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.

Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından kararlaştırılan ve 14/07/2017 tarih ve 30124 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 692 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, ''Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Anılan KHK, 08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7089 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşmış olup, anılan Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasındaki “…üyeliği, mensubiyeti veya…” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 30/11/2022 tarih ve E:2018/83, K:2022/144 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
Davalı idare bünyesinde tekniker olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru, anılan Komisyonun 17/04/2018 tarih ve 2018/11994 sayılı işlemi ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etmek suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda; ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçun davacı tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile esastan reddedildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.

AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi'nin kararında yer alan davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde;
a) Davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli bankaya örgüt liderinin talimat tarihinden sonra 29/04/2014 tarihinde 60.000,00-TL tutarlı 91 günlük, aynı tarihte 5.000,00-TL tutarlı 31 günlük ve 01/07/2014 tarihinde 10.000,00-TL tutarlı 31 günlük katılım hesabı açması hususunun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak;
Davacı tarafından, bu hususla ilgili olarak; Bank Asya ile ilgili iddiaları kabul etmediği, evlilik masrafları için nakit arayışı içinde olduğu dönemde sahip olduğu arsayı satarak 65.000,00TL peşin, 10.000,00 TL 2 ay vadeli çek olmak üzere toplam 75.000,00 TL satışından elde ettiği gelirden kaynaklandığı, Bank Asya'yı faizsiz bankacılık hizmeti vermesinden dolayı tercih ettiği, banka hakkında çıkan olumsuz haberler üzerine parasını 3 ay bile geçmeden çekip ...Bankası A.Ş.'ye yatırdığı, Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bir bankacılık faaliyetlerinden ibaret olduğu ileri sürülmüştür.
FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen bankanın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek bir kısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kar amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır.
Bu kapsamda, davacı adına açılmış olan hesaptaki FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, bankanın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönemdeki hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz edip etmediğine yönelik bir inceleme yapılması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının Bank Asya hesabının ilk açılış tarihinin 26/05/2011 olduğu, ilgili dönem içerisinde 29/04/2014 açılış ve 15/08/2014 kapanış, 29/04/2014 açılış ve 09/06/2014 kapanış, 01/07/2014 açılış ve 01/07/2014 kapanış, 01/07/2014 açılış ve 25/07/2014 kapanış tarihli olmak üzere 4 adet vadeli katılım hesabı açıldığı ve kapatıldığı görülmüştür.
... Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca alınan 29/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 13 adet vadesiz hesabının ve aktif kullanılan kredi kartının bulunduğu, çağrı dönemine denk gelen 4 adet katılım hesabı bulunduğu, 29/04/2014 tarihli açılan katılım hesabına 60.000,00 TL yatırıldığı ve hesabın kapatılış tarihi olan 15/08/2014 tarihinde hesabın vadesinden önce kapatılarak paranın çekildiği tespit edilmiştir.
Davacının talimat dönemine denk gelen vadeli hesap açılmasına ilişkin beyanında, evlilik masrafları için var olan arsasını sattığı, arsanın satışından elde ettiği paranın bir kısmı ile düğün masraflarını karşıladığı, kalan tutarı için faizsiz bankacılık hizmeti vermesinden dolayı Bank Asya'da katılım hesabı açarak yatırdığı, Bank Asya'nın terör örgütü ile irtibat ve iltisakına ilişkin bilgileri duyduktan sonra parasını bu bankadan çekerek başka bir faizsiz bankacılık hizmeti veren bankaya yatırdığını belirttiği, dosyadaki bilgi belgeler incelendiğinde de davacının hesap hareketlerinin beyanları ile uyuştuğu, talimat tarihine denk gelen 15/08/2014 tarihinde katılım hesabını vadesinden önce kapatarak parasını çekerek başka bir bankaya yatırmış olduğu bilgileri dikkate alındığında davacının Bank Asya hesap hareketlerinin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
b) Davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan ...Derneğine 01/03/2013 tarihinde üye olmasının, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olan ... Derneğine üyeliği bulunduğu tespitine yer verilmiş ise de, davacının söz konusu derneğe üyelik formunun bilgisi dışında imzalandığını belirttiği, bunun üzerine 19/12/2013 tarihinde istifa dilekçesini sunduğu, 26/12/2013 tarihinde dernek yönetim kurulu tarafından üyelik gerekliliklerini yerine getirmediklerinden dolayı üyelikten çıkarılan kişiler listesinde davacının da adının bulunduğu, söz konusu derneğin 6749 sayılı Kanun ile 18/10/2016 tarihinde kapatıldığı göz önüne alındığında, davacının bu tarihten çok önceki bir tarih olan 19/12/2013 tarihinde istifasını sunmuş olması ve üyelikten çıkarılmış olması bilgileri göz önüne alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
c) Davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı veya irtibatı olduğuna ilişkin kurum kanaatinin, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak;
Her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararında, davacının personel bilgi dosyasında, Bursa Valiliğinin ... tarihli ve ... sayılı Kurul kararında, davacının FETÖ/PDY ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde değerlendirmede bulunulduğu tespitine yer verilmişse de, FETÖ/PDY örgütü ile irtibat/iltisak değerlendirmesinin hangi gerekçeye dayanak olarak yapıldığı hususunun dosyada ortaya konulamadığı görüldüğünden, bu tespitin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

Diğer taraftan, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan kesinleşmiş beraat kararı bulunduğu görülmüştür.
Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 04/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.