Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/5772 E. , 2024/959 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5772
Karar No : 2024/959
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, ölünceye kadar süreceği için geçici nitelikte olmayan kamu görevinden çıkarma işleminin, darbe girişimiyle ilişkisi olmayan kamu görevlileri açısından "durumun kesinlikle gerektirdiği türden bir tedbir olmadığı" ve bu durumun Anayasanın 15. ve 121. maddeleri ile AİHS'nin 15. maddesine aykırı olduğu, OHAL döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin Resmi Gazetede yayınlandıkları gün TBMM'nin onayına sunulması ve 30 gün içerisinde TBMM tarafından onaylanması gerektiği, oysa OHAL KHK'ların hiçbirinin Parlamento tarafından süresinde onanmadığı, OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının "ceza hukuku anlamında bir ceza" olup bu tür cezalara ceza hukukuna dair tüm güvencelere saygı gösterilmek kaydıyla hükmedilebileceği, kişi ya da kişi gruplarının, MGK, Bakanlar Kurulu veya Yasama organı kararlarıyla suçlu ilan edilemeyeceği, mahkum olmuş gibi gösterilip cezalandırılamayacağı, "gizli" olan MGK kararlarının yasal hiçbir niteliği olmadığı için MGK kararlarına dayanılarak suçlama yapılamayacağı ve kişilerin ceza hukuku anlamında yaptırımlara tabi tululamayacağı, Aktif Eğitimciler Sendikasına hiç kimsenin telkin ve tavsiyesi ile üye olmadığı, Milli Eğitim Bakanlığının göndermiş olduğu yazıdan görerek öğretmenlik mesleğinin haklarını savunması amacıyla üye olduğu, bir kişiyi bir sendika üyesi olduğu için kamu görevinden çıkarmanın AİHS m.11'de korunan hakka açık müdahale oluşturduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Bank Asya'nın 25 Ekim 1996 tarihinde devlet kurumlarının verdiği izne dayanılarak kurulduğu ve 22 Temmuz 2016 tarihine kadar yine devlet kurumlarının denetim ve gözetimi altında yasal olarak bankacılık faaliyetinde bulunduğu, bir kişinin bir bankaya para yatırmasının mülkiyet hakkının kapsamında olduğu, tamamen yasal bir şirketin yayınlarına abonelik nedeniyle ödenen paranın suç delili olarak gösterilmesinin gazete, dergiye (bilgiye) erişme ve basın özgürlüğünü ihlal ettiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararında yer alan; ...'in, tanıklar H.K, M.E.D ile İ.B, M.A ve O.Ç'nin anlatımlarından hareketle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından Kozan ilçe merkezi ve genelinde organize edilen Perşembe Grubu toplantılarına katıldığı, Kozan örgütlenmesinde mütevelli heyeti üyesi olanlardan oluşan Salı Grubu toplantılarında bulunduğu ve bulunduğu toplantı grubunun sorumlusu olduğu, örgütün üst düzey sorumlu ve görevlilerinin bulunduğu Pazartesi Grubu toplantılarına iştirak ettiği, tanık İ.B'nin anlatımından hareketle sanığın örgüte ait "ışık" evlerinden birinin sorumluluğunu üstlendiği, tanıklar M.A ve A.C'nin anlatımlarından hareketle sanığın örgüte ait yayın organı olan Zaman gazetesine abone bulmak için çalışmalarda bulunduğu ve gazeteye yeni aboneler kazandırdığı, Bank Asya hesap hareketlerinden ve sanığın tevil yollu ikrarından anlaşıldığı üzere örgüt talimatı sonrası Halk Bankası'ndan 30.000 TL kredi çekerek bu parayı "taşıma suyu" notuyla 24/09/2014 tarihinde FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı Bank Asya hesabına aktardığı, gerçekleşen faaliyetlerinin gerek 17/25 Aralık olaylarından önce gerek 17/25 Aralık olaylarından sonra da devam ettiğinin anlaşıldığı, ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!