WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

DANIŞTAY 5. DAIRE

A- A A+

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/2872 E.  ,  2024/3697 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2872
Karar No : 2024/3697

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri …

İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35/B-9. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı'nın … tarih ve E…. sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında herhangi bir soruşturma işlemi yapılmadığı, herhangi bir yasa dışı örgütle kesinlikle ilişkisi bulunmadığı, örgüt üyeliğinden suçlanabilmesi için en azından TCK' nın 39. maddesi kapsamında bir iştirak iradesinin bulunması, buna yönelik bir eyleminin olması, bu eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerektiği, hakkında böyle bir tespit bulunmamasının yanı sıra atılı eylemlerin hiçbirisinin de suç oluşturmadığı, ByLock programını kesinlikle kullanmadığı, hayatı boyunca bu suçlamaları doğrulayacak en küçük bir eylemde bulunmadığı, bu nedenle yapılan idari işlemin, hiçbir veriye, somut bilgiye, hukuki delile dayanmadığı ileri sürülmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: …
Düşüncesi : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 24/1. maddesinin (e) bendi uyarınca kararlarda hükmün belirtilmesi gerektiğinden hüküm içermeyen … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E: …, K:… sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediğinin sabit görüldüğü, yapılan yargılamada davacının etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı ve bu neticede hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bir mahkumiyet kararı olmamakla birlikte anılan ceza yargılaması sırasında elde edilen delil ve tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının değerlendirilmesi bakımından dikkate alınabileceği açıktır.
Bu açıdan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E: …, K:… sayılı kararında,; "... Sanık … : "Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde beyanlarda bulundum, o beyanlarım doğrudur, aynen tekrar ediyorum, o beyanlarımda da belirttiğim üzere B.İ.'i tanıyorum, kendisinin benim hakkımdaki beyanları doğrudur, Bylock kullandığım doğrudur, V.A. benim eşim olur, … numaralı eşim V. adına kayıtlı telefonu ben kullanıyordum, bu telefonda Bylock kullandığım doğrudur, eşim ile tanışmamız örgütsel anlamda değildir, katalog evliliği yapmadık, kendisi ile aynı sınıftaydık, ben o dönemde annem ile aynı evde kalıyordum, benim herhangi bir vakıf dernek sendika üyeliğim yoktur, soruşturma aşamasında da beyan ettiğim gibi 2014-2015 yıllarında sohbetlere katılmıştım, bu sohbetlerde görüntülerden ziyade örgüt elebaşının kitaplarının okunduğu olurdu, daha ziyade de dini kitaplar okunurdu, Kakaotalk programını kullandığım doğrudur, Aktif-Sen'e üye değilim, zaman gazetesinin protestosundan haberim vardı ancak katılmadım, dernek bünyesi kapsamında yapılan faaliyete katıldığım doğrudur, eşim Eğitimciler Derneği'nin başkanlığını yapmıştı, eşimle aramızda herhangi bir örgüt içerisindeki kişilerle görüşme olmadı, Y.K. benden üniversiteye yeni gelen akademisyenlerin eşleri ile görüşüp görüşmeyeceğimi sordu ben de görüşebileceğimi söyledim, bu bana akademisyen sorumluluğu olarak yüklenmiş bir görev değildi, ...'nın üniversite imamı olup olmadığını bilmiyorum, bu konuda eşimle aramızda bir görüşme olmadı, hatta 2015-2016 yıllarında eşim bu yapı ile ilgili çok kızgındı, benim de görüşmemi istemiyordu, daha önceki beyanlarımda dile getirdiğim şekliyle bir öğretmen olarak bu yapıyla bu şekilde bulunduğum için çok pişmanım, pişmanlığımı dile getirip bildiklerimi anlattım, o beyanlarım doğrudur." şeklinde savunmada bulunmuştur. Tanık B.İ : "Bana sormuş olduğunuz … isimli şahsı tanımıyorum, kod ad kullanıyor ise onu biliyorumdur belki, ya da daha önce resim ile teşhis etmiş isem biliyorumdur ancak bana şu an sormuş olduğunuz ismi bilmiyorum, bylock programı üzerinden görüşmedim, … ID numaralı bylock kullanıcısı ile olan görüşmelerim bana göstermiş olduğunuz fotoğraftaki şahıstır, ancak adını hatırlamıyorum, ben bu şahsa örgüt faaliyetleri ile ilgilenmesi için R.A. isimli şahsı devrettim, ben … iline gittim, R.A., bana göstermiş olduğunuz adını hatırlayamadığım şahıs ve ben kahvaltı yapmıştık, daha sonra bu şahısla hiç görüşmedim, bu şahıs ile bylock üzerinden tanışmıştık, yanlış hatırlamıyorsam Ankara'dan E.M. kod isimli kişi bana bu şahsın ID numarasını verdi ve bizi irtibatlandırdı, önce bylock üzerinden görüştük, sonra …'da buluştuk, sonra bahsettiğim gibi …, bu şahıs ve ben Aksaray'da buluşup kahvaltı yaptık, ben R. isimli şahsı buna devrettim, sonrası hakkında bilgim yoktur, …'ı da daha önceden tanımıyordum, ben Tıp ve Diş Hekimliği öğrencileri ile ilgileniyordum, ... öğrenci olmadığı için mezun olduğu için R. ile ben ilgilenmedim, bu şahsa devrettim, benden önce bu görevi ... kod adlı şahıs yapıyordu, beni R. ile de o irtibatlandırdı, bahsettiğim olay 2015-2016 eğitim yılında olmuştur, şahsın örgütsel başka faaliyetini ve örgüt içerisindeki görevini tam olarak bilemiyorum, sonradan bir daha hiç görüşmedim, aramızdaki tek irtibat R.A.'u ona devretmem için olmuştur " şeklinde yer alan beyanlar dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararında "...Başvuruya konu mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, istinaf aşamasında yapılan ….-TL yargılama giderinin adli yardımdan yararlanan davacıdan tahsili için kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına..." şeklinde, mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtildikten sonra "istinaf isteminin reddine" ifadesine yer verilmemiş ise de mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı tespitinin yapılmış olduğu ve Daire görüşme tutanağının "istinaf başvurusu ret" şeklinde düzenlendiği görüldüğünden bu durumun bozmayı gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.