WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

DANIŞTAY 5. DAIRE

A- A A+

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/2552 E.  ,  2023/17063 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2552
Karar No : 2023/17063

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av….

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yapılan başvurunun reddine ilişkin .. tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararında; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı ceza davası sonucunda beraat kararı verildiği ve bu kararın 15/10/2019 tarihinde kesinleştiği, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı bakımından örgütsel faaliyet ve eylemlere katıldığı, örgütle ilişkisi olduğu yönünde son görev yaptığı birim tarafından yapılan değerlendirmenin bulunduğu iddiasının yer aldığı, ancak savunma dilekçesi ekinde bu iddiaları ispatlayıcı herhangi bilgi ve belgeye yer verilmemesi üzerine Mahkemelerinin 09/10/2019 tarihli ara kararıyla davalı idareden, davacıya ait olan ve Komisyon tarafından devri yapılan, davacı hakkındaki bilgi ve belgeler ile Komisyon tespitlerinin (irtibat ya da iltisaka ilişkin her türlü delil, Bank Asya hesap hareketleri, sendika üyelik formu v.s.) yer aldığı işlem dosyasının onaylı bir örneğinin; davacının FETÖ/PDY'ye müzahir olduğu yönünde saha, sosyal çevre, istihbarat bilgileri ile kurum kanaatine ilişkin bilgi ve belgelerin; dava konusuyla ilgili olarak, davacı hakkında yapılmış olan bir araştırma, inceleme ve/veya soruşturma varsa buna ilişkin raporların ve eklerinin (özellikle ifade ve bilgi alma tutanaklarının, şikayet/ihbar dilekçelerinin) ve davacı hakkındaki, dava konusuyla ilgili "gizli, çok gizli, özel, bilgi notu, görüş, kurum kanaati" gibi her ne ad altında olursa olsun, her türlü bilgi ve belgenin; davacının örgütle irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı konusunda gerekli araştırmanın (tanık ifadeleri v.s.) tamamlanarak elde edilen bulguların; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ya da iltisakına ilişkin olarak yürütülen idari bir soruşturma bulunup bulunmadığının sorularak bu hususa ilişkin bilgi ve belgelerin ve uyuşmazlığın çözümüne yardımcı diğer tüm bilgi ve belgelerin onaylı birer örneğinin istenilmesine...
" karar verildiği, anılan ara karar cevabı ve eklerinin birlikte incelenmesinden; "davacının örgütsel faaliyetlere katıldığına ilişkin herhangi bilgi ve belgenin sunulmadığı, 2010-2012 tarihleri arasında sohbetlere katıldığına ilişkin tanık beyanının olduğu, davacının son görev yaptığı yerde birlikte çalıştığı ACM Başkanının örgütle iltisaklı olduğuna ilişkin sözlü beyanının bulunduğu, ayrıca 2006-2009 yılları arasında örgüte ait kurumlarda SGK kaydının bulunduğunun belirtildiği, sohbet adı verilen toplantılara 2010-2012 yılları arasında katıldığı, bu tarihten sonra sohbet adı verilen toplantılara ya da başkaca bir örgütsel faaliyete katıldığına yönelik herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, örgüte ait şirketlerde çalışmış olmasının tek başına örgütle irtibat ya da iltisakına delalet etmeyeceği, en son görev yaptığı ACM Başkanının örgütle iltisaklı olduğuna ilişkin ifadesinin ise soyut bir değerlendirmeden ibaret olduğu hususlarının anlaşıldığı; bu durumda, davacının ByLock isimli programı kullanmadığı, Bank Asya'da hesabının bulunmadığı, örgüte irtibat ve iltisakı nedeniyle kapatılan dernek veya sendikaya üye olmadığı, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün sohbetlerine katıldığının belirtildiği dönemlerde, örgüt içerisinde "kod adı kullanma, örgüt adına yardım toplama, abilik, talebe mesullüğü yapma" gibi herhangi bir aktif görev üstlendiğine ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı, yani örgüt hiyerarşisi içerisinde yer almadığının Ceza Mahkemesi kararıyla da sabit olduğu, ayrıca Mahkemelerinin ara kararına cevaben sunulan bilgi ve belgelerde de FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisakını ortaya koyan herhangi bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulmadığı anlaşıldığından, davacının kamu görevine iade talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; kamu görevinden çıkarma işlemlerinin Devletin görevi ve vatandaşlarına karşı yükümlülüklerinin gereği, terör örgütleriyle mücadeleye ve yeni bir darbe girişimini önlemeye yönelik olarak tesis edilen, zorunlu, acil ve orantılı bir tedbir niteliğinde olduğu, İdare ve Bölge İdare Mahkemesi kararlarının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi görüşülmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
08/03/2018 tarih ve 30354(mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7084 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile yasalaşan 06/01/2017 tarih ve 29940 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 679 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin, yayımı tarihinde yürürlüğe giren ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, ''(1)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 09/11/2022 tarih ve E:2018/79, K:2022/135 sayılı kararıyla, 7084 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir.

Davacı, Adalet Bakanlığında zabıt katibi olarak görev yapmakta iken Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurusu .. tarih ve … sayılı işlemle reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.
Diğer yandan, davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir. Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan beraat kararının kesinleştiği görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle verilen beraat kararında; "Teşhis tanığı M.G. beyanında: Soruşturma Aşaması: '..Bazen de ben Hınıs ilçesine gider, onlara sohbet verirdim. Hınıs ilçesinde ilgilendiğim bu iki zabıt katibinin birinin ismi Yakup Sakal veya Sakallı, diğeri soyismini hatırlamadığım İ. isimli zabıt katibiydi, fotoğraflarını görsem teşhis edebilirim, bahsi geçen bu iki katip 2012-2013 yılında Erzurum'a tayin oldular...' şeklinde beyanda bulunduğu, ayrıca M.G.'in Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 31/01/2018 tarihli ifadesi ve Erzurum Kom Şube Müdürlüğünün 31/01/2018 ifade ve teşhis tutanağında ki beyanlarında ; '...K.İ. isimli kişi benimle irtibata geçti, Hınıs ilçesinde bulunan iki zabıt katibi ile ilgilenmemi istedi, 2010-2012 yılları arasında Hınıs ilçesinde zabıt katibi olan Yakup Aksakal ile sohbet toplantıları yaptım. Bu kişi ile ilgilendim...' şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce Alınan Beyanı: 'Ben bu hususta daha önce beyanlarda bulunmuştum. Doğrudur, aynen tekrar ederim. Bana okumuş olduğunuz sanık isimlerinden sadece Yakup Aksakal'ı tanırım, diğer sanıkları tanımıyorum. 2010 yılında ben … ve İ. isimli 2 kişiyle irtibata geçtim. Onlarla ayda veya 2 ayda bir görüşmeye çalıştım. K.İ. bana bu şahıslarla irtibata geçmemi söylemişti. Bana bu iki zabıt katibiyle arkadaş ol, onlar seni sevsin dedi. Ben de her ay gitmeye çalıştım, bazı aylar gidemedim, geldiklerinde yemek söyledim. Arkadaş olup, kardeş gibi ilgilenmeye çalıştım. Dertleştik. K. böyle söylediği için yapmıştım. K.İ. öğrendiğim kadarıyla Erzurum'un abisiydi. Ben Hınıs'a gittiğimde oradaki dersaneye gidiyordum, çağırıp buluşuyordum, kahveye gidip çay içiyorduk. Ancak kendilerine kitap okuma, video izleme gibi bir sohbet yapmadığımı hatırlamıyorum. Görüşmelerimiz yemek yeme, çay içmeden ibaretti. Bu iki şahıs dışında başkaca kimse yoktu. Bazen nöbetçiyiz diye gelemiyorlardı. Benim kanaatimce bunlar benim kazanmam gereken insanlardı. 2010 yılının Eylül ayı gibi kendileriyle tanıştım, 2011 sonu 2012 başına kadar onlarla ilgilenmeye çalıştım. Bu tarihten sonra K. bana mesaini burada harcama, onlara gitmene gerek yok demişti. Ancak şahısları başkasına mı vermişti, yoksa irtibat kurulamayacak olarak mı değerlendirmişti bilemiyorum...Teşhis tanığı A.Y. beyanında:...Mahkememizce Alınan Beyanı:Sanık ... ile Erzurum Adliyesi'ne tayin ile gelmem sonucu tanıştım. Kendisi ile bir sohbete katılmadım. Ancak FETÖ ile bağlantılı olduğu bildiğim, Adliye'de çalışan A.Y. bana sanığın daha önce sohbetlere gittiğini ancak devam etmediğini, himmet vermediğini söylemişti. Bu bahsettiğim olay da 2012-2013 yıllarında olmuştu diye hatırlıyorum...Şüpheli ... hakkında yürütülen soruşturma neticesinde, sanığın Erzurum Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yaptığı, sanığın örgütün adliye yapılanması içerisinde faaliyet gösterdiği, örgütle bağlantılı ve örgüt hiyerarşisi içerisinde olduğuna dair teşhis ve beyanlar bulunduğu, sanık ...'ın adliye personeli olmadan önce Fetö-Pdy silahlı terör örgütüne müzahir ... İnşaat Taahhüt Özel Eğitim ve Turizm Teks. Gıda Paz. Ltd. Şti., Kafkas Özel Öğretim A.ş., Feza Gazetecilik isimli kurumlarda SGK kaydının bulunduğu, bu kapsamda örgüt soruşturmalarından bilindiği üzere örgüt tarafından kendi kurumlarında çalışan güvenilir kişileri adliye yapılanmasında yer almak üzere adliyede memur olarak çalışması için teşvik edildiği, referans olunduğu, bu kapsamda sanığın adliye personeli olmadan önce bu kurumlarda çalışmış olması, adliye personeli olduktan sonra da bu örgüt içerisinde faaliyetlerini devam ettirdiği, iddianamemizin giriş kısmında belirtilen örgüt mülakatını gerçekleştiren K.İ. ile irtibatlı olduğu, bu kişinin şüpheli ile ilgilenmesi için M.G.'i görevlendirdiği, M.G.'in örgüt sohbetlerine katıldığı, daha sonra Erzurum iline tayin olduğu ve görevlendirme ile TMK 10 ile görevli özel yetkili savcılıkta görev aldığı, bu doğrultuda sanığın örgütün teşviki ve referansı ile adliye personeli olduğu değerlendirildiği, sanığın kullanmış olduğu telefon hattının alınan hts kaydının incelenmesinde Fetö-Pdy silahlı terör örgütü kapsamında hakkında adli işlem yapılan birçok kişi ile irtibatının bulunduğu özellikle örgütün ilimiz adliye yapılanmasında yönetici pozisyonunda bulunan dosyamız içerisinde bulunan fetö/pdy adliye yapısı şeması içerisinde konumu belirtilen K.İ. ve M.G. ile irtibatının bulunduğu tespit edildiği, sanığın Fetö-Pdy silahlı terör örgütüne müzahir banka olan Bank Asya Katılım Bankasında hesabının bulunduğu, ancak hesabının incelenmesinde örgüt talimatı üzerine hesap artışı yapan kişilerden olmadığı, sanığın dijital materyallerinin yapılan siber incelemesinde sanığın örgüte müzahir sitelere giriş yaptığı tespit edildiği, sanığın örgütle irtibatlı/iltisaklı olduğundan dolayı Olağanüstü Hal Kapsamında çıkarılan KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği tespit edildiği, sanığın alınan ifadelerinde üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, örgüt sohbetlerine kesinlikle katılmadığını beyan ettiği, ancak hakkındaki teşhisler ve beyanlar doğrultusunda sanığın üzerine atılı suçtan kurtulmaya yönelik savunmada bulunduğu,..." belirtilmek suretiyle M.G. ve A.Y. isimli şahısların davacı hakkındaki ifadelerine yer verilmiştir.
Öte yandan, UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası kayıtlarının incelenmesinden, A.Y. isimli şahsın Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen 23/01/2017 tarihli sorgulama tutanağında, "...23 ile numaralandırılan şahıs ... isimli şahıstır, bu şahsın sohbetlere gittiğini duymuştum..." şeklinde beyanda bulunduğu yönünde; A.S. isimli şahsın Fatsa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 19/10/2016 tarihli ifade tutanağında, "...2008 yılının Ekim ayında Erzurum' a giderek bir günlük Veritas programı eğitimini aldım...2009 yılında Fatsa Zaman Gazetesi temsilciliğinde yeniden göreve başladıktan sonra sohbetlere devam etmeye başladım...2008 yılının Ekim ayında Erzurum' a eğitim amaçlı gittim. Burada ... isimli kişi bana VERİTAS isimli programı kullanmayı gösterdi. Daha sonra bu şahsın yapıdan ayrıldığını duydum..." yönünde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda, davacının silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yargılandığı dava sonucunda verilen Ceza Mahkemesi kararında yer alan M.G. ve A.Y. isimli şahısların beyanları ile UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası kayıtlarının incelenmesi sonucu tespit edilen A.Y. isimli şahıs ile A.S. isimli şahsın ifadelerinde yer alan, davacının örgüt sohbetlerine katıldığı, FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında hakkında adli işlem yapılan birçok kişi ile iletişim kayıtlarının bulunduğu ve özellikle örgütün Erzurum ili adliye yapılanmasında yönetici pozisyonunda bulunan K.İ. ve M.G. ile irtibatının bulunduğu ve FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan şirketlerde çalışma kaydının bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:…. sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.