Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/11654 E. , 2024/154 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/11654
Karar No : 2024/154
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E: ... , K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunması alınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, masumiyet karinesi ihlâl edilerek bir daha kamu görevinde çalışamayacak şekilde kamu görevinden çıkarılmasının objektif bir gerekçesinin bulunmadığı, somut olayda uyuşmazlığın doğduğu anda başvurulabilecek bir yargı organının bulunmaması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, yürütme organının yasa niteliğindeki bir işlem ile yargılamaların nasıl yürütüleceğine karar vermesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlâl edildiği, kanun hükmünde kararname ile suçlu olarak ilan edilemeyeceği, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkesine aykırı bir şekilde karar verildiği, tarafına ceza hukuku anlamında bir suçlama atfedilip ağır bir ceza ile cezalandırıldığı, FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26/05/2016 tarihli Millî Güvenlik Kurulu kararı ile terör örgütü olarak ilan edildiği, dolayısıyla bu tarihten önceki faaliyetlerin suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, somut olayda legal olan faaliyetler nedeniyle cezalandırılığı, fişleme niteliğindeki bilgi ve belgelere dayalı olarak kamu görevinden çıkarıldığı, kamu görevinden çıkarılması nedeniyle meslekî hayatına müdahale edildiği, olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnameleri ile durumun gerektirdiği ölçüde olağanüstü hâle neden olan konularda ve olağanüstü hâl süresi ile sınırlı olmak üzere geçici tedbirler alınabileceği, bu bakımdan kamu görevinden çıkarılmasının yasal dayanaktan yoksun olduğu, diğer kişilerin temel hak ve hürriyetlerine ancak bir mahkeme kararı ile müdahale edilebilirken kendi temel haklarına olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnamesi ile müdahale edilmesinin ayrımcılık yasağına aykırılık teşkil ettiği, eğitim, öğretim, staj ve benzeri faaliyetler sonucunda almış olduğu belgelerin geçersiz sayılması nedeniyle eğitim hakkına ağır bir müdahalede bulunulduğu, emeklilik ve maaş haklarından mahrum bırakılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlâl edildiği, davanın esasını etkileyecek nitelikteki iddia ve itirazlarının gerekçeli kararda karşılanmadığı, aynı fiillerden dolayı cezalandırılması ve kamu görevinden çıkarılmasının çifte cezalandırma yasağına aykırı olduğu, yürütme ve idare tarafından suç ve ceza ihdas edilemeyeceği, irtibat ve iltisak kavramlarının muğlak ve öngörülemez kavramlar olduğu, hukuka aykırı olarak elde edilen delillere dayalı olarak suçlandığı ve tarafına isnat edilen faaliyetlerin legal faaliyetler olduğu, eylem ve faaliyetlerinin yoğunluğu, sürekliliği ve çeşitliliği ortaya konulamadığı, ByLock uygulamasına ilişkin verilerin yasa dışı delil niteliğinde olduğu, yasa dışı delil niteliğinde olması nedeniyle ByLock verilerinin hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, ByLock uygulamasına ilişkin dijital materyallerin tarafına verilmediği, ByLock uygulamasına ilişkin Yargıtay kararlarının mahkeme kararına dayanak yapılamayacağı, olağan bir iletişim uygulamasının kullanılmasının tek başına suç delili olamayacağı, olağan bir iletişim uygulamasının suç delili olarak kabul edilmesinin özel hayata ve iletişim özgürlüğüne saygı hakkına müdahale oluşturduğu, Garson adlı gizli tanıktan elde edilen dijital materyallerde yer alan bilgilerin fişleme niteliğinde olduğu, bu bilgilerin güvenilir olmadığı ve hükme esas alınamayacağı, Garson adlı gizli tanığın ifadelerinde çelişkiler bulunduğu, sadakat yükümlülüğüne aykırı olarak hareket ettiğini gösteren hiçbir somut delil elde edilemediği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hâkimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E: ... , K: ... sayılı kararında, tanık Ü.T.'nin; "...Sanık ...'ı polis okulundan devrem olması nedeni ile tanırım, ben 2011-2013 yılları arasında polis oklunda iken sanık ile konuşurduk, ben etkin pişmanlıkdan faydalanarak Fetö yapılanması içersinde olduğumu itiraf ettim, okul döneminde sanık Fehim ile konuşurken sohbetlere gidip geldiğimizi birbirimize söylerdik, ancak aynı sınıfda olmadığımız için sohbet gruplarımız farklı idi, sohbetlerde bu nedenlerle kendisini görmedim, yine 2013 yılında mezun olduktan sonra ikimizde hassas bölgeleri koruma şubesinde çalışmaya başladık, bu süreçde de konuştuğumuzda kendisinin Fetö evlerinde kaldığını söylemişti, ne kadar kaldığını bilmiyorum, daha sonrada çıktığından bahsetmişti, ancak evden çıkışının sebebi nedir bilmiyorum şeklinde beyanlarına yer verildiği, öte yandan anılan ceza yargılamasında; "...Sanığın kullandığını beyan ettiği 507 ... 90 numaralı GSM hattının arama-aranma, SMS ve baz istasyon bilgilerinin analizi neticesinde Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 29/10/2018 tarihli HTS analiz raporunda sanığın haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturma ve kovuşturma bulunan çok sayıda şahısla irtibatlı olmasının yanı sıra terör örgütünün emniyet mahrem yapılanması içerisinde yer alan M.M.A. ile 4 kez irtibatı bulunduğunun tespit edildiği görüldü. Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün emniyet mahrem yapılanması içerisinde "mahrem imam" olarak nitelendirilen şahısla irtibatının bulunması ve örgüte üye olma suçundan haklarında soruşturma ve kovuşturma bulunan çok sayıda kişi ile irtibat halinde olması..." şeklinde tespitlerde bulunulduğu, bu durumda, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve tespitler ile ceza yargılamasında elde edilen delil ve tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 31/01/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!