WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

DANIŞTAY 5. DAIRE

A- A A+

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2020/3842 E.  ,  2023/13759 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3842
Karar No : 2023/13759

TEMYİZ EDEN (TARAFLAR) : 1- (Davacı) : …
VEKİLİ : Av. …

2- (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : AV. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/09/2017 tarih ve Esas No:2017/16.MD-956, Karar No:2017/370 sayılı kararıyla onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24/04/2017 tarihli, Esas No:2015/3, Karar No:2017/3 sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen ByLock iletişim sistemini kullandığının Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından tespit edildiği, söz konusu tespiti mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş.'de 2014 yılından sonra para yatırdığı, Aktif Eğitimciler Sendikası'na 2014-2016 yılları arasında üyeliğinin bulunduğu, Kimse Yok Mu Derneğine 2015 yılında ödeme bilgisinin bulunduğu,, TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 2014-2016 yılları arasında ödeme bilgisinin bulunduğu, ayrıca ... Ağır Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında yapılan yargılaması sonucunda verilen … tarihli, Karar No:… sayılı karar ile davacının ByLock programını kullandığı, etkin pişmanlıkta bulunarak örgütle ilişkisine ilişkin beyanları olduğu tespit edilerek FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve neticeten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin görüldüğü, bu durumda, davacının durumu değerlendirildiğinde ve bu bağlamda hükme esas alınabilecek nitelikte görülüp yukarıda aktarılan tespitler ile ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu anlaşıldığından, dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (Tarife'nin 22. maddesi de dikkate alınarak) belirlenen 408,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının esas yönünden ve davalı idarenin lehine hükmedilen vekalet ücreti tutarı yönünden istinaf başvurusunda bulunması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine; öte yandan, Mahkemece davanın seri dava niteliğinde olduğu kabul edilerek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22. maddesi uyarınca davalı idare lehine 408,60 TL vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmiş ise de, her bir uyuşmazlığın içeriği itibarıyla davacılar açısından ayrı ayrı irdelenmesi gerektiği, 6100 sayılı Kanun'un 57. maddesinde ihtiyari dava arkadaşlığında birlikte dava açılabileceği de öngörülmesine rağmen, mahkemenin işaret ettiği davalar açısından davacıların birlikte dava açabilmesinin 2577 sayılı Kanun uyarınca mümkün olmadığı, bu durumda bakılan davanın seri dava niteliğinde olmadığı, dolayısıyla İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin lehine hükmedilen vekalet ücreti tutarı yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının "belirlenen 408,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine" ilişkin kısmının kaldırılmasına, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, istinaf aşamasına ait davacı ve davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin istinafa başvuranların üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; Hakkında verilen "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına" dair kararın hukuken hapis cezası niteliğinde sonuç doğuran bir mahkeme hükmü olmadığından İdare Mahkemesince davanın reddine gerekçe olarak alınamayacağı, FETÖ/PDY terör örgütü ile bağının bulunmadığı, Anayasa ve kanunlarla yüklenen yükümlülüklere aykırı hareket etmediği ileri sürülmektedir.
Davalı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, Bölge İdare Mahkemesince vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusu kabul edilmesine karşın yargılama giderlerinin hakkaniyet gereği istinafa başvuranlar üzerinde bırakılmasına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm kurulan taraftan alınmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
Davacı tarafından; davalı idarenin temyiz iddialarına karşı savunma verilmemiştir.
Davalı … Bakanlığı tarafından; davacının temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının davalı idarenin temyiz istemi önünden bozulması, davacının temyiz istemi yönünden onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ:
Hukuki Değerlendirme:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, uyuşmazlığın esası yönünden davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davacının istinaf başvurusunun reddi yolundaki kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

DAVALI İDARENİN, YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ:
İlgili Mevzuat:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanmasına karar verileceği hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıkların da düzeltilerek onanması kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde ise, yargılama giderleri ile ilgili olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "diğer Kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler" başlıklı 447. maddesinde; "mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/06/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır" kuralına yer verilmiştir. Bu madde uyarınca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili 323. maddesine bakıldığında, vekille takip edilen davalarda Kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, 326. maddesinde ise "Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir." hükmüne yer verildiği görülmüştür.

Maddi Olay:
Dosyanın incelenmesinden; davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun anılan Komisyonun … tarih ve … sayılı işlemi ile reddedildiği, bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı, İdare Mahkemesince, davanın reddine karar verilerek, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (Tarife'nin 22. maddesi de dikkate alınarak) seri davalar belirlenen 408,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından uyuşmazlığın esası yönünden, davalı idare tarafından ise lehine hükmedilen vekalet ücreti tutarı yönünden istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge İdare Mahkemesince; İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmında hukuki isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine; İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, davalı idarenin vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile kararın hüküm fıkrasının bu kısmın kaldırılması ve karar verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, istinaf aşamasına ait davacı ve davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin istinafa başvuranların üzerinde bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Hukuki Değerlendirme:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde; kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı düzenlemesine yer verilmek suretiyle, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
Temyizen incelenen uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun ise kabulüne karar verildiği dikkate alındığında, istinaf aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin tamamının yalnızca aleyhine hüküm kurulan davacı üzerinde bırakılması gerekirken, istinaf aşamasına ait davacı ve davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin hakkaniyet gerekçesiyle başvuranların üzerinde bırakılması yönünde verilen hüküm yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, hüküm fıkrasının "istinaf aşamasına ait davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin ise davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" olarak düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının esasa ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Yargılama giderlerine ilişkin kısmının ise 2577 sayılı Kanunun 49/1-(b) maddesi uyarınca yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4. Temyiz aşamasında taraflar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan …-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Gider avansının kullanılmayan kısmının Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan davalı idareye re'sen iadesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.