WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

DANIŞTAY 5. DAIRE

A- A A+

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2020/1273 E.  ,  2023/15183 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1273
Karar No : 2023/15183

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği / …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sultangazi Belediye Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı Encümen Kararları ile 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin eki IV sayılı listesi ile kapatılan Murat Hüdavandigar Üniversitesi adına 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi hükümleri uyarınca uygulanan toplam 307.522,33-TL imar para cezasının tahsili amacıyla yapılan 06/02/2018 tarihli başvurunun reddine ilişkin İstanbul Valiliği, Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosu'nun … tarih ve … sayılı işlemine yapılan itirazın cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine yönelik işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen .. tarih ve E:.., K… sayılı kararında; 667 sayılı KHK'nın 2. maddesi uyarınca kapatılan Üniversitelerden borç ve yükümlülüğe ilişkin hak ileri süren ilgililerin 670 sayılı KHK'nin yürürlüğe girdiği 17/08/2016 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde ilgili idaresine başvurması gerektiği, davacının kapatılan Üniversiteden olan alacaklarının ödenmesi talebinin, 670 sayılı KHK'nin yürürlüğe girdiği 17/08/2016 tarihinden itibaren 60 günlük süre içerisinde yapılması gerekirken, 06/02/2018 tarihinde yapılan başvurunun yasal süresi içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle reddine yönelik işleme yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin davaya konu işlemde bu yönüyle hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İmar para cezasının tahsili amacıyla icra işlemlerine başlandığı, borçlu Üniversite adına kayıtlı gayrimenkule … tarih … yevmiye sayılı kamu haczi uygulandığı, 667 sayılı KHK ile kapatılan Üniversiteye ait gayrimenkulün Maliye Hazinesine devredildiği ve … tarih ve 12..250 yevmiye sayılı müzekkere ile kamu haczinin terkin edildiğinin bildirildiği, Murat Hüdavendigar Üniversitesi'nden olan alacağın Encümen Kararına dayandığı, alacağın amme alacağı olduğu, 670 sayılı KHK'nın 5. maddesinin 1. fıkrası kapsamındaki hak ve borçlarla ilgili hak iddiasında bulunanların 60 günlük süre içerisinde alacağını ispata ilişkin kanaat getirici defter, kayıt ve belgeler ile müracaat etmesi gerektiği, bu düzenlemenin kamu alacaklarının tahsiline uygulanamayacağı, alacağın dayandığı Encümen Kararlarının birer idari işlem olduğu, idari işlemlerin aksi mahkeme kararı ile tespit edilmedikçe hukuka uygun ve geçerli olduğu, amme alacağına kanaat getirici şeklinde bir ön koşul getirilemeyeceği, aksi halde vergi borcu, SGK prim borcu gibi amme alacakları tahsilinin imkansız olacağı, 670 sayılı KHK'nın 5. maddesi ile amme alacaklarının tahsiline öncelik tanındığı, sıra cetveli düzenlenerek öncelikli olarak tahsilatın yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma dilekçesi verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Davacı Sultangazi Belediye Başkanlığı tarafından, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan ve Hazineye devri yapılan Murat Hüdavendigar Üniversitesi'ne, … tarih ve … sayılı Encümen Kararı ile verilen 304.528,00-TL idari para cezası ile … tarih ve … sayılı Encümen Kararı ile verilen 2.994,33-TL idari para cezasının toplamı 307.522,33-TL idari para cezasının ödenmesi istemiyle 06/02/2018 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulmuştur. Bu başvuru, KHK ile kapatılarak Hazineye devredilen kurum ve kuruluşların geçmiş dönem borçları için 670 sayılı KHK kapsamında başvuru süresi içerisinde İl KHK İşlemleri Bürolarına alacak başvurusunda bulunulması gerektiği, idari para cezasının ödenmesi kanuni süresinden sonra talep edildiğinden yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle İstanbul Valiliği Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosunun … tarih ve … sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Davacı Belediye Başkanlığı tarafından, ödeme talebinin reddine ilişkin anılan işleme ... tarihinde yapılan itirazın cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür." hükmüne; "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde, "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmüne; "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde, "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmüne yer verilmiştir.
6749 sayılı Kanun ile değiştirilerek kabul edilen, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 1. fıkrasında, "Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fetullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen; ... ç) Ekli (IV) sayılı listesinde yer alan vakıf yükseköğretim kurumlarının kapatıldığı belirtilmiş, KHK eki 4 sayılı listenin 13. sırasında da Murat Hüdavendigar Üniversitesi'ne yer verilmiştir.
7091 sayılı Kanun ile kabul edilen, 17/08/2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Devir işlemlerine ilişkin tedbirler" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, "20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili mümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulh işlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını belirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğinde devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıkları iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacak varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı yetkilidir."; 4. fıkrasında, "Birinci fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde ise altmış günlük süre kapatma tarihinden itibaren başlar." hükümleri yer almıştır.
7082 sayılı Kanun ile kabul edilen, 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Dava ve takip usulü" başlıklı 16. maddesinde ise, "(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.
(2) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve iflas takipleri ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen takipler hakkında icra müdürlüklerince, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca düşme kararı verilir. Bu kararlar dosya üzerinden kesin olarak verilir ve takip alacaklısına resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı takip giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.
(3) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da resen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.
(4) Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca verilen kararlarda davacı veya alacaklının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinde belirtilen usule uygun olarak ilgili idari makama, tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde başvurabileceği belirtilir. İdari başvuru üzerine idari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabilir." hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuata göre, olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan kurum ve kuruluşların borç ve yükümlülüklerine ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesinin 4. fıkrasının yürürlüğe girdiği tarih olan 17/08/2016 tarihinden itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilmesi gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 19/11/2020 tarih ve Başvuru No:2017/32445 sayılı Bireysel başvuru kararında; 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 675 sayılı KHK'nın 16. maddesinin (4) numaralı fıkrası kapsamında yapılan başvuruları kapsamayacağı yorumunun makul ve öngörülebilir olmayacağı, bu yorumun Anayasa'nın 125. maddesinde yer alan güvence ile açıkça çelişeceği, hukuk kurallarının öngörülebilirlik ilkesiyle çelişen yorumları esas alınarak mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin kanunilik kriteri taşımayacağı belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin anılan kararı ile 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 4. fıkrasındaki başvuru süresine ilişkin düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, anılan fıkra kapsamındaki başvuruların 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında olduğu sonucuna varılmıştır.
Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı ve uyuşmazlık kapsamında bir talebi mahkeme önüne taşıyabilmek ve bunların etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir. Hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı, kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesi ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesi için en etkili yol olan yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir. Uyuşmazlığın esasının incelenmesini engelleyen yasal düzenleme veya uygulama, mahkemeye erişim hakkına müdahale teşkil edebilmektedir.
Bu nedenle, davacı Belediye Başkanlığı'nın, 2577 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 10. maddesi uyarınca bir işlem veya eylemin yapılması için idareye her zaman başvurulabilmesi ve bu başvurunun sonucuna göre yasal süresi içinde idare mahkemesinde dava açılabilmesinin mümkün olduğunun kabulü gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı Belediye Başkanlığı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan ve Hazineye devri yapılan Murat Hüdavendigar Üniversitesi'nden olan alacağının ödenmesi talebiyle, 06/02/2018 tarihinde, 2787 sayılı yazı ile davalı idareye başvuruda bulunulduğu, başvurunun ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedildiği, ödeme talebinin reddedilmesine ... tarih ve ... sayılı yazı ile itiraz edildiği, bu itirazın idarece cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedildiği görülmüştür.
Bu durumda, yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında davacı Sultangazi Belediye Başkanlığı'nın yaptığı başvurunun, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında görülmesi ve bu başvurunun zımnen reddi üzerine açılan davada borç ve alacak ilişkisinin esası incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, ödeme talebinin 670 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 17/08/2016 tarihinden itibaren 60 günlük süre içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu itibarla, anılan gerekçeyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 06/11/2023 tarihinde, oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY :

Sultangazi Belediye Başkanlığı'nın 16/09/2014 tarih ve 629 sayılı, 22/03/2016 tarih ve 255 sayılı Encümen Kararları ile 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin eki IV sayılı listesi ile FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olduğu tespiti üzerine kapatılan Murat Hüdavandigar Üniversitesi adına 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. madde hükümleri uyarınca verilen toplam 307.522,33-TL imar para cezasının tahsili amacıyla İstanbul Valiliği, Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosu'na yapılan 06/02/2018 tarihli başvurunun süresinde yapılmaması sebebiyle reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemine yapılan itirazın cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine yönelik işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın 670 sayılı KHK'da belirlenen hak düşürücüsü süre içinde yapılan başvuru olmaması sebebiyle reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
17/08/2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesinin 4. fıkrasında, terör örgütü ile irtibat ve iltisakı tespit edilen sayılan kuruluş ve işletmelerin ilgisine göre hazineye veya vakıflara devredileceği, tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edileceği düzenlenmiştir. Anılan hükümle özel düzenleme getirildiği ve bu düzenlemenin olaya uygulanması gereken mevzuat olduğu kuşkusuzdur. 670 sayılı KHK'nın 5. maddesinin 4. fıkrasındaki düzenleme sarih olup, uygulanma imkanını ortadan kaldıracak şekilde yorumlanması hukuken mümkün olmadığından, 670 sayılı KHK'da düzenlenen başvuru süresinin açıkça kurum ve kuruluşlar için hak düşürücü süre niteliğinde olduğu belirtildiğinden, bu süre geçirildikten sonra yapılan başvurular 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında değerlendirilemeyecektir. Ayrıca Hukuk sistemimizde Anayasa hükmünü yorumlamak suretiyle doğrudan mahkemelerce uygulanma imkanı bulunmamaktadır; yasal düzenleme ve diğer alt düzenlemelerle uygulama mümkün olup, Anayasa Mahkemesi kararının yorumlanarak kıyasen yasal düzenleme oluşturma imkanı bulunmamaktadır. Bu kapsamda olağanüstü dönemde çıkarılan, özel düzenleme getiren KHK hükmünün yargı yerlerince uygulama zorunluluğu bulunduğu açıktır. Anayasa Mahkemesinin gerekçeye konu, kıyasen uygulanan kararın içeriği bireysel başvuru niteliğinde ve idareye süresi içinde başvurulmasına rağmen cevap verilmemesi ile ilgilidir. İşbu dosyada ise KHK ile getirilen hak düşürücü süre olarak belirlenen sürede davacının idareye başvurusunun bulunmaması durumu söz konusudur. Anayasa Mahkemesince bireysel başvuru sonucu verilen karar bir yasa hükmünün iptal edilmiş olması üzerine oluşan hukuki durum gibi yorumlanamayacağından bu kararın kıyasen yorumlanmak suretiyle İYUK 10. maddesinin uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Bu bağlamda, İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, ret işlemine yapılan itiraz hak düşürücü süreyi canlandırmayacağından, kararın bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği görüşüyle kararın bozulmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyoruz.