Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/2057 E. , 2025/3203 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2057
Karar No : 2025/3203
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Adıyaman ili, Kahta ilçesi, ... Köyünde bulunan ve maliki olduğu ... ada, ..., ... ada, ... ve ... ada, ... parsel (toplulaştırma öncesi ... ve ... parsel) sayılı taşınmazları kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırması işleminin anılan taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, toplulaştırma işleminden önceki taşınmazların bulunduğu yerden veya yakınından yer verilmesinin mümkün olduğu ve büyük ölçüde bu esasa göre işlem tesis edildiği, toplulaştırma işlemi sonucunda verilen taşınmaz ile önceki taşınmazların bulundukları konum ve verimlilik esaslarına göre eşdeğer oldukları, davacıya ait parsel ile tahsis edilen yerlerin fiili duruma uygun olduğu, yapılan kesintide katılım payı oranlarına uyulduğu, toplulaştırma işleminin davacıya ait parseller yönünden ilgili mevzuattın amacına uygun olarak yapıldığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
İdare Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 15/05/2024 tarih ve E:2023/9969, K:2024/3101 sayılı kararıyla; davacının temyiz istemi kabul edilerek, İdare Dava Dairesinin anılan kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İdare Dava Dairesince, Dairemizin bozma kararına uyularak, ek bilirkişi raporu alınmak suretiyle verilen 24/12/2024 tarih ve E:2024/1379, K:2024/3192 sayılı kararda; istinaf başvurusuna konu kararın ve dayandığı gerekçenin hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İlgili mevzuatta yer alan ve maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılacağına ilişkin ilkeye uyulmadığı, 473 sayılı parselinin ikiye bölündüğü, iki parseline karşılık üç parselden tahsis yapılmasının toplulaştırmanın özüne aykırı olduğu, taşınmazında yer alan nar bahçesinin başka parsellerde kaldığı, arazilerin sulanmasının çok zor hale getirildiği, İdare Dava Dairesince mahallinde keşif yapılmaksızın, detaylı bir inceleme yapılmadan ek bilirkişi raporuna göre karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenmesi gerekmektedir.
Dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda, davacının maliki olduğu ... ve ... sayılı parsellerine karşılık, yeni oluşturulan ... ada, ..., ... ada, ... ve ... ada, ... sayılı parseller tahsis edilmiştir.
Uyuşmazlıkta, Dairemizin anılan bozma kararında, davacı tarafından, toplulaştırma öncesi taşınmazlarında yer alan nar bahçesinin komşu parselde kalacak şekilde planlama yapıldığının iddia edildiği, ancak bilirkişi raporunda ve İdare Mahkemesi kararında taşınmazlar üzerinde nar bahçesi bulunup bulunmadığı hususunda bir inceleme ve değerlendirmeye yer verilmediği, söz konusu taşınmazlarda sabit tesis niteliğinde nar bahçesi bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise, yukarıda yer verilen Talimata göre planlama yapılıp yapılmadığının, ek rapor alınması suretiyle açıklığa kavuşturulmasından sonra, yeniden bir karar verilmesi gerektiğinin belirtilmesi üzerine, İdare Dava Dairesince, Dairemizin bozma kararına uyularak, ek bilirkişi raporu istenildiği görülmektedir.
Söz konusu ek rapor incelendiğinde, "bozma kararına istinaden yapılan incelemede ... nolu parselin tamamı ve ... nolu parselin ise kuzey tarafının bir kısmında bahçe olduğu görülmüştür. Yeni tahsis edilen ... ada ... parsel ve ... ada ... nolu parsellerin uydu görüntüleri kök bilirkişi raporumuzda yer alan Resim-1, Toplulaştırma öncesi, sonrası ve çakışık uydu görüntülerinden görüleceği üzere ... ve ... nolu kadastral parsellerde yer alan nar bahçesi çakışık uydu görüntülerinden anlaşılacağı üzere kök parsel sınırları ... ada ... parsel ile ... ada ... nolu parsel sınırları ile korunmaya çalışılmıştır. Bu nedenle bahse konu bahçenin yine davacıda kaldığı görüldüğünden kök bilirkişi raporumuzun aynen geçerli olduğu" belirtilmiştir.
Bahsi geçen ek raporda, kök raporda yer alan ve uyuşmazlık konusu taşınmazların toplulaştırma öncesi, sonrası çakışık uydu görüntüsüne göre bir değerlendirme yapılmış ise de, davacının iddiasının bahçesinin bir kısmının komşu parselde kaldığına ilişkin olduğu, bu durumun bulunup bulunmadığının ise, söz konusu uydu görüntüsünden anlaşılmasına imkan olmayıp, ancak taşınmazların eski ve yeni sınırlarını yakından ve net bir şekilde gösteren görsellerle anlaşılabileceği açıktır. Nitekim, kök bilirkişi raporunda, davacıya ait taşınmazların yaklaşık %70 oranında eski yerinden verildiği, dolayısıyla yeni taşınmazların kısmen kayarak davacıya tahsis edildiği belirtilmiştir.
Bu nedenle, davacıya ait taşınmazlar üzerinde yer alan ve ilgili mevzuata göre korunması gerekli sabit tesis niteliğinde olan nar bahçesinin bir kısmının komşusuna tahsis edilmiş parsel içerisinde kalıp kalmadığı, kalıyor ise bunun teknik veya hukuki bir zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığının, net bir şekilde anlaşılır görseller temin edilmek suretiyle yapılacak incelemeyle açıklığa kavuşturulması gerekmekte olup, eksik incelemeye dayalı verilen temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyize konu İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!