WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/1879 E.  ,  2025/2139 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1879
Karar No : 2025/2139

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, pasif durumdaki (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesinin aktif hale getirilmesi istemiyle 11/12/2020 tarihinde yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; davacıya ait pasif haldeki (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesinin aktif hale getirilmesi istemiyle 11/12/2020 tarihinde yapılan başvurunun, davacı hakkında yapılan yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı Fetö/Pdy üyeliği suçlamasına yönelik ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın, 7081 sayılı Kanun kapsamında kurulan komisyon tarafından 18/05/2018 tarihinde alınan kararda belirtilen kararlardan olmadığı gerekçesiyle, (kaldırılan) Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine, anılan kararın iptali istemiyle açılan davada; normlar hiyerarşisine göre üst norm olan 5237 sayılı Ceza Kanununun 221'inci maddesinde düzenlenen "etkin pişmanlık" müessesesinin alt norm niteliğindeki 18/05/2018 tarihinde alınan karar ile lağvedilemeyeceği, ceza verilmesine yer olmadığına kararı verildiği durumlarda, ortada ceza hukuku anlamında bir mahkumiyet hükmünün olmadığı açık olup, hükmün sanık hakkında aleyhe hukuki sonuç doğurmayacağı da dikkate alındığında, davacının anılan kararda alınan haklarında "Kovuşturmaya yer olmadığına, ek kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine ve adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine karar verilenlerin belgelendirme işlemlerinin devam ettirilmesine" bendi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açık olup, aksi düşüncenin yargı kararı ile hakkında verilen ceza mahkemesi kararının 'mahkumiyet' gibi değerlendirilerek yargı kararının yok sayılacağı ve neticede iş güvenliği uzmanı olarak çalışacak olan davacının, kamu sağlığı ve kamu yararı için de elzem olan çalışma hakkının ihlal edileceği değerlendirilerek, dava konusu işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı, öte yandan, davacı hakkında denetimli serbestlik süresi içinde yeni bir suç işlemesi halinde anılan kişinin ilgili mevzuat uyarınca durumunun yeniden değerlendirilmek suretiyle işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine İdare Dava Dairesince verilen kararda; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı onayı ile oluşturulan Komisyonun hukuki dayanağının ortadan kalktığı görüldüğünden, anılan Komisyonca alınan kararların da hukuka uygun olduğundan bahsedilemeyeceği açık olup, bu karara istinaden tesis edilen işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davalı tarafın istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... kararına istinaden 02/02/2023 tarihinde davacının bireysel yasaklılık statüsünün sonlandırıldığı, (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesinin hali hazırda aktif olduğu belirtilerek, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla hukuka ve mevzuata uygun olduğu dikkate alındığında temyize konu kararın bozulması gerektiği, Bakanlık aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de açıkça hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacı tarafından, pasif haldeki (C) sınıfı iş güvenliği belgesinin aktif hale getirilmesi istemiyle 11/12/2020 tarihinde yapılan başvurunun, davacı hakkında yapılan yargılama neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı Fetö/Pdy üyeliği suçlaması ile ilgili ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararının, 7081 sayılı Kanun kapsamında kurulan komisyon tarafından 18/05/2018 tarihinde alınan kararda belirtilen kararlardan olmadığı gerekçesiyle Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine, bakılmakta olan dava açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne, 4. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir.
" hükmüne, 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir.
" kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması durumunda istinaf başvurusunun reddine, hukuka uygun bulunmaması halinde ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verileceğinin, bu halde işin esası hakkında Bölge İdare Mahkemesince karar verileceğinin, bu karara karşı temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ise ilgili merci tarafından dosyanın öncelikle incelerek ve varsa gerekli tahkik işlemleri tamamlanarak yeniden karar verileceğinin kurala bağlanmış olduğu görülmekte olup, Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemesinin vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, istinaf incelemesi neticesinde Mahkeme kararının hukuka uygun bulunmayarak istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak işin esası hakkında karar verilmesi halinde ilk derece Mahkemesi kararının hukuki varlığını kaybetmiş olması nedeniyle Danıştay'ın bozma kararına uyulması üzerine yeniden yapılan yargılamanın istinaf incelemesi niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermesi gereken Bölge İdare Mahkemesince ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda karar verilmesi usul ve hukuka uygun olmayacaktır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 15/05/2024 tarih ve E:2023/10531, K:2024/3063 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, bozma kararına uyularak, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun (kararda yer verilen açıklama ile) reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, bozma kararına uyan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar verilmesi gerekmekte olup, ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 07/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.