WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/878 E.  ,  2024/2537 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/878
Karar No : 2024/2537

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Madencilik Gıda Turizm İnşaat Taahhüt Nakliye Harfiyat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ordu İli, Karadüz (Kabadüz) ve Mesudiye İlçeleri, … , … ve … Mahalleleri mevkiinde yapılması planlanan, II-A Grubu Granit Maden Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca tesis edilen … tarihli, … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumsuz" Kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu projenin Tarım ve Orman Bakanlığı'nın (Orman Genel Müdürlüğü) … kayıt tarihli, … sayılı görüşü doğrultusunda ÇED sürecinin sonlandırılmasına dair işleme karşı açılan davada; … (Kapatılan) … İdare Mahkemesi'nce E:… sayılı dosyasında alınan 29.12.2021 tarihli ara kararı ile mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 15.02.2022 tarihinde gerçekleştirilen keşif sonucunda Çevre Mühendisi, Orman Mühendisi, Maden Mühendisi, Harita Mühendisi ve Ziraat Mühendisinden oluşan bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda özetle, "Proje çevresindeki diğer hassas alanlar irdelendiğinde; proje tesis alanlarının en yakın yerleşim yerindeki yapıya mesafesinin kuş uçuşu yaklaşık 1.150 m olduğu, davaya konu olan granit ocağına ait granit cevheri için Kaya Mekaniği Laboratuvar Deneylerinin ve buna bağlı olarak jeomekanik etüt raporunun ve Şev stabilite raporunun hazırlandığı, davaya konu olan taş ocağında yapılacak patlatmalardan kaynaklı yer titreşim değerlerinin “Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği”ne göre yerleşim yerlerinde standartlarda belirtilen sınırın (5 mm/s) üstünde olmadığı ve bu yerleşim yerlerine hasar vermesinin söz konusu olmayacağı, en yakın yere göre hava şoku değerinin 123,70 dB olarak hesaplandığı, bu sonuca göre bazalt taş ocağına en yakın yer olan Ordu-Ulubey –Topçam İl Yolu Projesi (Dereli Geçişi) en yakın alanın hava şoku değerinin 140 dB’lik sınır değerin altında olduğu ve hava şoku açısından da sorun oluşturmayacağı, yapılan birden fazla taş fırlama hesaplamalarına göre elde edilen savrulma mesafeleri (40-59-600 m) Tablo 1’de verilen yerlerin söz konusu granit ocağına olan mesafeleri dikkate alındığında; en yakın mesafede yer alan Ordu-Ulubey–Topçam İl Yolu Projesi (Dereli Geçişi) alanının ve Darıca-1 HES Enerji İletim Tünelinin direkt ve/veya dolaylı etkilenmeyeceğinin anlaşıldığı, bu nedenle taş savrulması açısından davaya konu olan granit ocağının bu yerlere zarar vermeyeceği, ÇED raporunda belirtilen patlatma tasarımına uyulması halinde madencilik faaliyetleri açısından uygun olduğu, ilgili şirketin ÇED raporuna göre talep ettiği Maden Altyapı Tesisi ve Maden Tesisleri Sarıçiçek Orman Şefliğine ait Amenajman Planı meşçere haritasında 22 ve 23 Nolu Bölmelerdeki Z (Ziraat Alanı), Maden Altyapı Tesisi için planlanan yol ise yine Sarıçiçek Orman Şefliğinin 22 ve 23 Nolu Bölmelerindeki KnLcd3 (Kayın Ladin), Knbc3 (Kayın) ve Knb3 (Kayın) Rumuzlu alanlar içinde kaldığı, öncelikle ilgili şirketin Maden Ocağına ulaşım sağlayabilmek için talep ettiği yol, bölgeye ait amenajman planında 3 (Üç) kapalı verimli ormanlık alan olarak görüldüğü, keşif günü dava konusu alanda mahkeme heyetiyle yapılan incelenmeler, bölgeye ait Drone görüntülerinin detaylı incelenmesi ve firmanın proje tanıtım dosyasına ek olarak sunduğu mütalaa ile verdiği ek taahhütlerde göz önüne alındığında orman içinde mevcut bulunan yoldan başlayarak kapalılık durumu verimli orman olmayan (3 kapalı olmayan) alandan geçecek şekilde yapılabileceğinin değerlendirildiği, Maden Ocağı Alanı; mevcut durumunun sarp ve kayalık ve orman yapısının % 0-10 kapalılıkta bozuk alan olmasından dolayı gelecekte verimli orman oluşmasının teknik olarak mümkün olmayacağından orman bütünlüğünün bozulmayacağı, Orman Genel Müdürlüğü’nün bölgede, 2018-2023 Yılları Bal Ormanı Eylem Planı kapsamında Bal Ormanı Projesinin bulunmadığı, proje alanına en yakın Bal Ormanı Projesi kuş uçuşu olarak yaklaşık 5 km uzaklıkta olup saha üzerinde hali hazırda çalışma yapılmadığı, bu nedenle bölgede arıcılık yapanların herhangi bir zarara uğramayacağı ve bu kapsamda bölgedeki ormancılık kamu kurum ve kuruluşları ile yerel halk arasındaki ilişkilerin olumsuz yönde etkilenmeyeceği, söz konusu alanda bulunan tarım alanları kullanılmadan önce 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu kapsamında gerekli izinler alındıktan sonra faaliyete başlanacağı, proje alanı sınırından Melet Irmağının geçtiği, proje alanı içerisinde, Mera Kanununda belirtilen alanların bulunmadığı, Tarım ve Orman Bakanlığı Arı Kayıt Sisteminde yapılan incelemede Mesudiye İlçesi ... Köyünde 248 adet büyükbaş, 277 adet küçükbaş hayvan ve 434 adet faal arılı kovan, … Köyünde 116 adet büyükbaş hayvan ve 115 adet faal arılı kovan ve Kabadüz İlçesi … Köyünde 325 adet büyükbaş, 649 adet küçükbaş ve 167 adet faal arılı kovan bulunduğu, keşif günü yapılan gözlemlerde, iki işletmeye ait arılı kovanların proje bölgesi yakınında toplu halde bulundukları, kovanların toplu halde olmaları kışlamak amaçlı bırakıldığını gösterdiği, bal arısının başarılı çalıştığı azami mesafe 4-6 km olarak verilmekte ise de çoğunlukla kovanın bulunduğu bölgenin 800 metre yarıçapındaki bir dairede ziyaret sayısının çok yüksek olduğu, mesafe uzadıkça ziyaretin azalmakta olduğu, çoğunlukla arıların 600 metreden daha uzağa çok fazla gitmediği, en yakın Bal Ormanı Projesinin kuş uçuşu olarak yaklaşık 5 km. uzaklıkta olduğu, saha üzerinde Bal Ormanı Planı hakkında herhangi bir çalışma yapılmadığı, çalışma kapsamında faaliyetle ilgili kesimlerde ve yakın civarda görülebildikleri belirlenen lokal karasal fauna bileşenlerinin, bu çalışma içerisinde vurgulanan ve söz konusu faunal yapının olumsuz etkilenmesinin önüne geçebilecek önlemlerin işletme öncesi ve işletme aşamalarında eksiksiz uygulanması koşuluyla hayata geçirilmesiyle herhangi bir türün kaybına veya popülasyonunun ortadan kalkmasına neden olmasının beklenmediği, proje alanında, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü'nün 2013- 2017 Yılları ve 2018-2023 Yılları Bal Ormanı Eylem Planı kapsamında Bal Ormanı Projesinin bulunmadığı, en yakın Bal Ormanı Projesinin kuş uçuşu olarak yaklaşık 5 km. uzaklıkta olduğu, saha üzerinde Bal Ormanı Planı hakkında herhangi bir çalışma yapılmadığı, faaliyetin tüm aşamalarında; 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununun 20., Su Ürünleri Yönetmeliğinin 11. ve 12. maddeleri çerçevesinde alıcı ortama her türlü zararlı maddelerin dökülmesini önleyici tedbirler alınarak su kirliliğine sebebiyet verilmeyecek, sulara herhangi bir nedenle zararlı atık verilmeyecek, alıcıda suda çözünebilecek, su ürünlerine zarar verebilecek kimyasallar dolgu malzemesi olarak kullanılmayacağı, projenin flora ve fauna özellikleri yönünden, tesisin çalışma şartlarının ve verilen taahhütlere uygunluğunun önemli olduğu ve bunun gerekli kurumlar tarafından kontrol edilmesinin gerekli olduğu, proje bölgesinde kayıtlı kovanların, arıların faal olduğu ilkbahar ile sonbahar arasındaki aktif dönemde; faaliyetten kaynaklı tozlanma etkilerinin sınırı tespit edilerek, ocak sahasının dışına taşınmasının gerektiği, bu tür önlemlerin alınması ile arıcılık faaliyetlerine olumsuz etkileri bertaraf edilebileceği, bir alandaki doğal flora ve faunanın belirlenebilmesi için ilgili alanda bitki ve hayvanların yaşamlarını sürdürebilecekleri doğal alanlara ihtiyaç duyulmakta olduğu, söz konusu projenin planlandığı bölgede, doğallığını koruyan ve bu canlılara yaşam alanı oluşturabilecek alanların mevcut olduğu, patlatma, bitkisel toprak sıyrılması ve malzemenin yerinden sökülmesi, nakliye işlemleri, depolama, boşaltma ve kırma-eleme esnasında oluşabilecek toz emisyonu miktarları üretim kapasitesi dikkate alınarak 03 Temmuz 2009 tarih ve 27277 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’nin ekinde (Ek-12) Tablo 12.6’da Toz Emisyonu Kütlesel Debi Hesaplamalarında Kullanılacak Emisyon Faktörleri kullanılarak hesaplandığının görüldüğü, yaptığımız hesaplamalarla ÇED raporunda verilen hesaplamalar karşılaştırıldığında yapılan hesaplamaların uygun olduğu, zeminden ve kırma eleme işlemi yapılan yerden havaya gerçekleşebilecek toz yayılmasını önlemek için sulama işleminin en etkili yöntem olarak görülmekte olduğu, kullanılan bu suyun bir kısmı zemine sızacak ve bir kısmı buharlaşacağı için alıcı su ortamlarında kirlilik oluşturmayacağı, bölgede Milli Park, Tabiat Parkı, Tabiat Anıtı, Tabiat Koruma Alanı, Turizm Alanı, Özel Çevre Koruma Bölgesi, Tohum Meşceresi vb. korunan alanların bulunmadığı, proje alanında ve yakınında herhangi bir statüde SİT alanı, Kültür Varlıkları, Tabiat Varlıkları ve Koruma Alanı olarak ayrılmış yer bulunmadığı, ayrıca, proje sahasında, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında olan Su Ürünleri İstihsal ve Üreme Sahası, Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nde tanımlanan korunacak alanlar, Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği kapsamında, Hassas Kirlenme Bölgeleri olarak tespit edilmiş sahaların bulunmadığı, açılması planlanan taş ocağına yakın yerleşim yeri bulunmadığından, hayvancılık faaliyeti yürütülmediğinden ve ulaşım yolundan yeteri kadar uzak olduğundan faaliyetten kaynaklı bir risk durumunun söz konusu olmayacağının değerlendirildiği, Sonuç olarak; karara konu … tarih ve … sayılı işlem kararının teknik olarak uygun olmadığı" şeklinde görüşte bulunulduğu, söz konusu bilirkişi raporu doğrultusunda … (Kapatılan) … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla ÇED sürecinin Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 4. fıkrası uyarınca sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verildiği, söz konusu kararın Danıştay Altıncı Dairesi'nin 15/09/2022 tarih ve E:2022/4994, K:2022/7695 sayılı kararı ile onandığı görülmektedir.
Öte yandan, Mahkemelerinin 19/12/2023 tarihli ara kararına cevaben sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumsuz" kararına dayanak olan ÇED raporu ile daha öncesinde olumsuz görüş verilerek ÇED süreci sonlandırılan ÇED raporu arasında bir değişiklik olmadığı, ocak üretim miktarında ve kırma eleme tesisi kapasitesinde herhangi bir değişiklik yapılmadığı, yalnızca proje kapsamında belirlenen ÇED alanı ve içerisinde bulunan ocak ve tesis alanlarının Ordu Büyükşehir Belediyesinin kurum görüşünde belirttiği koordinatlar dışında kalacak şekilde ve ÇED alanı içerisinde kullanılmayacak boş alan kalmayacak şekilde daraltıldığı, ÇED olumsuz olarak değerlendirilirken ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin işleme karşı açtığı davada alınan bilirkişi raporunda değerlendirilen hususlardan farklı olarak sonraki tarihli Tarım ve Orman Bakanlığı'nın (Orman Genel Müdürlüğü) … tarih ve … sayılı yazısının dikkate alındığı, bu durumda, davacı şirket tarafından II-A Grubu Granit Maden Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi projesine ilişkin yürütülen ÇED sürecinin Tarım ve Orman Bakanlığı'nın (Orman Genel Müdürlüğü) görüşü doğrultusunda sonlandırıldığı, … (Kapatılan) … İdare Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile söz konusu olumsuz görüş değerlendirilerek ÇED proje raporu ve eklerinin çevreye etkileri yönünden kapsamlı bir inceleme yapıldığı, Mahkeme kararı doğrultusunda ÇED süreci devam ettirilmesine karşın Mahkeme kararı ile irdelenen kurum görüşü ile aynı mahiyette olan Tarım ve Orman Bakanlığı'nın (Orman Genel Müdürlüğü) … tarih ve … sayılı yazısı doğrultusunda ÇED Yönetmeliği'nin 14. maddesi uyarınca "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumsuz" kararı verildiği, dava konusu karara dayanak olan ÇED raporu ile daha öncesinde olumsuz görüş verilerek ÇED süreci sonlandırılan ÇED raporu arasında bir değişiklik olmadığı, çevreye oluşacak yeni bir olumsuzluğun belirtilmediği de dikkate alındığında kararın yalnızca şeklen yerine getirildiği, içeriğine uygun olarak yerine getirilmediği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkeme kararının ve dayandığı gerekçenin isabetli olmadığı, Çevresel Etki Değerlendirmesinin değişik ve çok sayıdaki aşamayı kapsayan, bunların gerçekleştirilmesine ilişkin farklı zaman dilimlerine yayılmış olan, çevresel etkileri konusunda geleceğe yönelik risk olasılıklarının ve bunlara ait önlemlerin belirlenmesi ve sonuçta çevresel etkilerin kabul edilebilir düzeyde giderilemeyeceğini açığa çıkarma suretiyle, çevresel açıdan elverişsiz yatırımların önlenmesini esas alan bir süreç olduğu, ÇED'in esasını, gerçekleştirilmek istenen ve çevre üzerinde önemli olumsuz etkileri olabilecek faaliyetlere yetkili birimler tarafından gerekli onay verilmeden önce bu faaliyetletin çevresel etkilerinin araştırılarak önlenmeye çalışılmasının oluşturduğu, ÇED Yönetmeliği kapsamında hazırlanan ÇED Raporunun e-ÇED sistemi üzerinden Bakanlığa sunulduğu, 1. İnceleme- Değerlendirme Komisyonu (İDK) Toplantısına ilişkin ÇED Raporu hakkında, komisyon üyesi kurum ve kuruluşlardan görüşlerinin sorulduğu, komisyon üyesi Tarım Orman Bakanlığının (Orman Genel Müdürlüğü) olumsuz görüşü nedeniyle, ÇED Yönetmeliğinin 6/4 maddesi uyarınca sürecin sonlandırıldığı, bu işleme karşı açılan davada verilen iptal kararı sonrası ÇED sürecinin kaldığı yerden devam ettirildiği ve 2. İDK Toplantısı tarihinin belirlendiği, 16/08/2022 tarihinde 2. İDK toplantısı yapıldığı ve komisyon üyesi görüşleri ve ÇED Raporunda yer alan eksiklikler nedeniyle sürecin durdurulduğu, eksikliklerin giderilerek Raporun e-ÇED sistemine eklenmesi sonrasında 12/01/2023 tarihinde 3. İDK toplantısının yapıldığı, Mahkeme kararında yer alan iptal gerekçesi de değerlendirilmek suretiyle Orman Genel Müdürlüğünün 3. İDK görüşünde belirttiği olumsuz hususlar nedeniyle dava konusu işlemin, mevzuata uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Üye … 'in 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca Dairemizce keşif ve bilirkişi incelemesinin yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin azlık oyuna karşın, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinin yeterli olmaması nedeniyle maddi olayın yeterince açıklığa kavuşturulmadığı kanaatine varıldığından, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Ordu İli, Karadüz (Kabadüz) ve Mesudiye İlçeleri, ..., ... ve … Mahalleleri mevkiinde davacı şirket tarafından yapılması planlanan II-A Grubu Bazalt Ocağı ve Kırma - Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından ...tarih ve ...sayılı yazı yazılarak, ÇED Raporu ile alakalı olarak komisyon üyesi kurum/kuruluşlardan görüş istenildiği, ÇED sürecinde komisyon üyesi olan Tarım ve Orman Bakanlığı'nın (Orman Genel Müdürlüğü) ...kayıt tarihli ...sayılı görüşü ile; "planlanan faaliyetin verimli orman alanında kaldığı, sosyal problemlere yol açacağı, orman-halk ilişkilerinin olumsuz etkileneceği, arıcılıkla uğraşan vatandaşların mağdur olacağı, proje sahasının sarp ve eğimli bir arazi yapısına sahip olması, dere yatağına malzeme dolarak zarar verebileceği, proje sahasına çok yakın mesafede karayollarına ait tünel bulunması, orman bütünlüğünün bozulacağı, madencilik faaliyeti yapılabilmesi için verimli orman alanına zarar vermeden çalışılmasının mümkün olmadığı, ormanlar ve ormancılık çalışmaları üzerinde olumsuz etkisi bulunabileceği" yönünde olumsuz görüş verilmesi üzerine, II-A Grubu Bazalt Ocağı ve Kırma - Eleme Tesisi projesine yönelik Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ...tarih ve ...sayılı işlemi ile ÇED sürecinin Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 4. fıkrası uyarınca sonlandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın ...(Kapatılan) ...İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine ÇED sürecinin yeniden başlatıldığı, süreç içerisinde, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın (Orman Genel Müdürlüğü) ...tarih ve ...sayılı yazısı ile; "Söz konusu projeye ilişkin olarak mahallinde yapılan inceleme neticesinde; Proje alanlarından 34.128,00 m2 lik kısmın ormanlık alana isabet ettiği, planlanan ocak sahası BKn (Bozuk Kayın) meşçeresine denk gelmekle beraber 165,65 m2lik kısmının verimli devlet ormanına isabet ettiği, yine ocakla tesisler arasında açılması plânlanan 6.626,66 m2 lik ulaşım yolunun 6.462,26 m2lik kısmının üç kapalı verimli devlet ormanına isabet ettiği anlaşılmış olup; saha dik ve engebeli olduğundan akan malzemenin dere yatağını dolduracağı, karayoluna yakınlığı ve tünelin üstü olması sebebiyle uygun bulunmadığı, ocak alanına ulaşmak için planlanan yolun 3 kapalı verimli devlet ormanına isabet ettiği, kırma eleme tesisi depo alanları, stok alanı ve şantiye alanının ise kısmen tapulu orman sayılmayan alanlara denk geldiği, yöre halkının maden ocağı açılmasına karşı olduğu ve civarında herhangi bir izni verilmiş saha bulunmaması nedeniyle orman bütünlüğünün bozulacağı, verimli orman alanına zarar vermeden madencilik faaliyeti yapılmasının mümkün olmadığı ayrıca yapılacak madencilik faaliyetinin yörenin ekolojik ve sosyal ilişkiler bakımından orman-halk ilişkilerine zarar vereceğinden olumsuz değerlendirilmiştir." yönünde görüş belirtmesine istinaden ÇED Yönetmeliği'nin 14. maddesi uyarınca "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumsuz" kararı verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, "Çevre korunması": Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütününü, "Sürdürülebilir çevre": Gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fizikî vb.) ıslahı, korunması ve geliştirilmesi sürecini, "Sürdürülebilir kalkınma": Bugünkü ve gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı kalkınma ve gelişmeyi, "Çevresel Etki Değerlendirmesi": Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları; şeklinde tanımlanmış, "Çevresel Etki Değerlendirmesi" başlıklı 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir" hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarihli ve 29186 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin, dava konusu işleme konu ÇED Başvuru dosyası hazırlanmaya başladığı zaman yürürlükte bulunduğu ve 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 'Geçiş süreci' başlıklı Geçici 1. Maddesinde yer verilen: "(1) Bu Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce, ÇED başvuru dosyası/proje tanıtım dosyası il müdürlüğüne ya da Bakanlığa sunulmuş projelere, bu Yönetmeliğin lehte olan hükümleri ve/veya başvuru tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri uygulanır." düzenlemesi de dikkate alınarak idarece, işlemin (mülga) 25/11/2014 tarihli ve 29186 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği hükümleri uyarınca tesis edildiği görüldüğünden uyuşmazlığın çözümünde (mülga) 25/11/2014 tarihli ve 29186 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği hükümleri göz önünde bulundurulacaktır.
Buna göre; 25/11/2014 tarihli, 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde; "...h) Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararını,
.." şeklinde, "...ı) Çevresel etki değerlendirmesi olumsuz kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyonca yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkileri nedeniyle gerçekleştirilmesinde çevre açısından sakınca görüldüğünü belirten Bakanlık kararı" şeklinde tanımlanmış, Yönetmeliğin, "Yetki" başlıklı 5. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğe tabi projeler hakkında "ÇED Olumlu", "ÇED Olumsuz", "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararlarını verme yetkisi Bakanlığa aittir. Ancak Bakanlık gerekli gördüğü durumlarda "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararının verilmesi konusundaki yetkisini, sınırlarını belirleyerek il müdürlüğüne devredebilir. (2) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar (ÇED Olumlu/ÇED Gerekli Değildir) tesis edilmeden önce; a) Projenin gerçekleştirilmesinin ilgili mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, ÇED süreci aşamasına bakılmaksızın sonlandırılır..." düzenlemesine, "Çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlama yükümlülüğü" başlıklı 6. maddesinde; "– (1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler.
. ... " düzenlemesine, "Çevresel etki değerlendirmesi olumlu veya çevresel etki değerlendirmesi olumsuz kararı" başlıklı 14. maddesinde; "(1) Komisyon tarafından incelenerek son şekli verilen ÇED Raporu, halkın görüş ve önerilerini almak üzere, Bakanlık ve/veya Valilik tarafından askıda ilan ve internet aracılığı ile on (10) takvim günü görüşe açılır. Bakanlıkça proje ile ilgili karar alma sürecinde bu görüşler de değerlendirilir. Bakanlık halktan gelen görüşler doğrultusunda, rapor içeriğinde gerekli eksikliklerin tamamlanmasını, ek çalışmalar yapılmasını ya da Komisyonun yeniden toplanmasını isteyebilir. Nihai ÇED Raporu ve eklerinin proje sahibi taahhüdü altında olduğunu belirten taahhüt yazısı ve noter onaylı imza sirküleri beş (5) iş günü içerisinde Bakanlığa sunulur. Kamu kurum/kuruluşlarından imza sirküleri istenmez. (2) Birinci fıkrada belirtilen belgeler, süresi içerisinde gerekçesi belirtilmeden sunulmaz ise, projenin ÇED süreci sonlandırılır. (3) Bakanlık, Komisyon çalışmalarını ve halkın görüşlerini dikkate alarak proje için "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararını on (10) iş günü içinde verir ve bu kararı Komisyon üyelerine bildirir. Proje için verilen "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararı Bakanlık ve Valilik tarafından askıda ilan ve internet aracılığı ile halka duyurulur. (4) "ÇED Olumlu" kararı verilen proje için yedi (7) yıl içinde mücbir sebep bulunmaksızın yatırıma başlanmaması durumunda "ÇED Olumlu" kararı geçersiz sayılır. (5) "ÇED Olumsuz" kararı verilen projeler için "ÇED Olumsuz" kararı verilmesine neden olan şartlarda değişiklik olması durumunda yeniden başvuruda bulunulabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapılmakta, bu bağlamda çevresel etki değerlendirmesi, kalkınma ve ekonomik gelişmeyi de etkileyecek şekilde, yapılması planlanan projelerin, doğayı tahrip etmeden ve çevreyi kirletmeden gerçekleştirilmesinde kullanılan, karar verme sürecini etkileyen, karar mercilerine, kararlarını sağlıklı bir şekilde verebilmeleri için seçenek üreten ve bu seçeneklerin olumlu ve olumsuz yönlerini saptayan bir yöntem olarak açıklanabilmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Ordu İli, Karadüz (Kabadüz) ve Mesudiye İlçeleri, ..., ... ve ... Mahalleleri mevkiinde davacı şirket tarafından yapılması planlanan II-A Grubu Bazalt Ocağı ve Kırma - Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından ...tarih ve ...sayılı yazı yazılarak, ÇED Raporu ile alakalı olarak komisyon üyesi kurum/kuruluşlardan görüş istenildiği, komisyon üyesi Tarım ve Orman Bakanlığı'nın (Orman Genel Müdürlüğü) ...kayıt tarihli ...sayılı görüşü ile; "planlanan faaliyetin verimli orman alanında kaldığı, sosyal problemlere yol açacağı, orman-halk ilişkilerinin olumsuz etkileneceği, arıcılıkla uğraşan vatandaşların mağdur olacağı, proje sahasının sarp ve eğimli bir arazi yapısına sahip olması, dere yatağına malzeme dolarak zarar verebileceği, proje sahasına çok yakın mesafede karayollarına ait tünel bulunması, orman bütünlüğünün bozulacağı, madencilik faaliyeti yapılabilmesi için verimli orman alanına zarar vermeden çalışılmasının mümkün olmadığı, ormanlar ve ormancılık çalışmaları üzerinde olumsuz etkisi bulunabileceği" yönünde olumsuz görüş verilmesi üzerine, II-A Grubu Bazalt Ocağı ve Kırma - Eleme Tesisi projesine yönelik Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemi ile ÇED sürecinin Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 4. fıkrası uyarınca sonlandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın ... (Kapatılan) ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine ÇED sürecinin yeniden başlatıldığı, ÇED süreci içerisinde Tarım ve Orman Bakanlığı'nın (Orman Genel Müdürlüğü) ... tarih ve ... sayılı yazısı ile; "Söz konusu projeye ilişkin olarak mahallinde inceleme neticesinde; Proje alanlarından 34.128,00 m2 lik kısmın ormanlık alana isabet ettiği, planlanan ocak sahası BKn (Bozuk Kayın) meşçeresine denk gelmekle beraber 165,65 m2lik kısmının verimli devlet ormanına isabet ettiği, yine ocakla tesisler arasında açılması plânlanan 6.626,66 m2 lik ulaşım yolunun 6.462,26 m2lik kısmının üç kapalı verimli devlet ormanına isabet ettiği anlaşılmış olup; saha dik ve engebeli olduğundan akan malzemenin dere yatağını dolduracağı, karayoluna yakınlığı ve tünelin üstü olması sebebiyle uygun bulunmadığı, ocak alanına ulaşmak için planlanan yolun 3 kapalı verimli devlet ormanına isabet ettiği, kırma eleme tesisi depo alanları, stok alanı ve şantiye alanının ise kısmen tapulu orman sayılmayan alanlara denk geldiği, yöre halkının maden ocağı açılmasına karşı olduğu ve civarında herhangi bir izni verilmiş saha bulunmaması nedeniyle orman bütünlüğünün bozulacağı, verimli orman alanına zarar vermeden madencilik faaliyeti yapılmasının mümkün olmadığı ayrıca yapılacak madencilik faaliyetinin yörenin ekolojik ve sosyal ilişkiler bakımından orman-halk ilişkilerine zarar vereceğinden olumsuz değerlendirilmiştir." yönünde belirtilen görüşü ile projeden kaynaklanabilecek çevresel etkiler yönünden kurum kaygısının devam ettiği anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince, II-A Grubu Bazalt Ocağı ve Kırma - Eleme Tesisi projesi ilgili olarak daha önce tesis edilen, Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin hukuki denetiminin yapıldığı dosyada yer alan bilirkişi raporu dayanak alınmak suretiyle, temyize konu kararın verildiği görülmekte, ancak uyuşmazlığın çözülebilmesi için; projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkileri nedeniyle gerçekleştirilmesinde çevre açısından sakıncalı olduğu belirtilen, dava konusu işlemin sebep unsuru olarak gösterilen hususlar yönünden detaylı inceleme yapılması gerekmektedir.
Bu nedenle; uyuşmazlığın, dava konusu işleme sebep olarak gösterilen, projenin yapılmasının mevzuat bakımından uygun bulunmamasına ilişkin unsurlar özelinde, somut bir şekilde açıklığa kavuşturulması gerekmekte olup, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkileri nedeniyle gerçekleştirilmesinde sakınca olduğu belirtilen hususlar bakımından mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, Ordu İli, Karadüz (Kabadüz) ve Mesudiye İlçeleri, ..., ... ve ... Mahalleleri mevkiinde yapılması planlanan, II-A Grubu Granit Maden Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi projesi için tesis edilen, ... tarihli, ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumsuz" Kararının sebep unsurları bakımından, Mahkemesince keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, projenin daha önce sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu esas alınarak verilen, temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 17/04/2024 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliğiyle karar verildi.