Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/799 E. , 2025/443 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/799
Karar No : 2025/443
TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1) (DAVACI) ... İdaresi Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
2) (DAVALI) ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Muğla ili, Fethiye ilçesi, ... Mahallesi, ... Kordonu üzerinde ... Cafe ve Cafe Geniş arasında yer alan davacının yetki ve sorumluluğunda bulunan kanalizasyon hattının taşarak Fethiye Körfezine aktığı ve deniz yüzeyinde yoğun miktarda kirlilik oluşturduğundan bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8. maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, aynı Kanunun 20/ı ve 23. maddeleri uyarınca davacıya 789.096,00-TL tutarında idari para cezası verilmesine ilişkin Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ...tarih ve E-... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı idarenin yetki ve sorumluluğunda bulunan kanalizasyon hattının taşarak Fethiye Körfezine aktığı ve deniz yüzeyinde yoğun miktarda kirlilik oluşturduğu, atık suyun alıcı ortama verilmemesi hususunda davacı idarece gerekli önlemin alınmadığı, yükümlü olduğu kanalizasyon hizmeti faaliyeti sonucunda oluşan atıkların denize akmasına sebep olunarak kirletme yasağına aykırı davranıldığı yerinde yapılan denetim ve bu hususta düzenlenen tutanak ile dosyadaki belgelerle sabit ise de; olayda tekerrür hükümlerinin uygulanması şartları oluşmadığından, tekerrür hükümleri esas alınmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı idarenin işletmekte görev, yetki ve sorumluluğundaki Muğla ili, Fethiye ilçesi, ... Mahallesi, ... Kordonu üzerinde ... Cafe ve Cafe Geniş arasında yer alan kanalizasyondan çıkan atık suyun denize karıştığı, atık suyun alıcı ortama verilmemesi hususunda davacı idarece gerekli önlemin alınmadığı, yükümlü olduğu kanalizasyon hizmeti faaliyeti sonucunda oluşan atıkların denize akmasına sebep olunarak kirletme yasağına aykırı davranıldığı yerinde yapılan denetimler ve bu kapsamda alınan görsellerle de sabit olduğu anlaşılmakta olup; davacının 05/07/2022 tarihinde işlediği kirletme fiili nedeniyle verilen temel para cezası miktarında ve bu para cezası miktarının özel çevre bölgesinde olması nedeniyle uygulanan artırımla belirlenen 263.032,00-TL'lik kısımda hukuka aykırılık bulunmadığı; diğer yandan, 2872 sayılı Yasanın 23. maddesi uyarınca temel para cezasının tekerrür hükmü uygulanarak arttırılmasına ilişkin 526.064,00-TL'lik kısmına ilişkin olarak ise, artırım uygulanmasına neden teşkil eden önceki tarihli diğer fiiller nedeniyle uygulanan idari para cezalarına karşı açılan davalar sonucunda yukarıda aktarılan yargılama süreçleri sonunda Dairemizin anılan kararlarıyla davacı fiillerinin sabit olduğundan bahisle temel para cezaları yönünden (...tarih ve ... sayılı işlem ile ... tarih ve ... sayılı işlemler) davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu fiillerin Marmaris ilçesinde işlendiği, bakılan davaya konu olan fiilin ise Fethiye İlçesinde işlendiği dikkate alındığında, 2872 sayılı Yasanın 23. maddesinde kurala bağlanan artırım hükümlerinin yer yönünden uygulanmasına olanak bulunmadığı, bu nedenle, dava konusu işlemin 2872 sayılı Yasanın 23. maddesi uyarınca artırım yapılmasına ilişkin 526.064,00-TL'lik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun, dava konusu işlemin temel para cezasına ve özel çevre koruma bölgesinde olması nedeniyle yapılan artırımla birlikte toplam 263.032,00-TL'lik kısmı yönünden kabulüne, mahkeme kararının 263.032,00-TL para cezasının iptaline ilişkin kısmının kaldırılmasına, 263.032,00-TL'lik para cezasına ilişkin kısım yönünden davanın reddine; istinaf başvurusunun dava konusu işlemin 2872 sayılı Yasanın 23. maddesi uyarınca artırım yapılmasına ilişkin 526.064,00-TL'lik kısmı yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Davalı idarenin denetim ekibi tarafından kime ait olduğu tespit edilmeden MUSKİ’ye ait kanalizasyon hattının taştığı varsayımı üzerine taşan suyun atıksu olup olmadığının tespit edilebilmesi için denetim numunesi dahi alınmadan idari yaptırım uygulandığı, bahse konu akan suyun kanalizasyon hattı olma ihtimalinin olmadığı, suyun kirli su olduğu ve MUSKİ'ye ait olduğunun tahminden ibaret olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için kanuna aykırı fiillerin aynı yerde işlenmiş olması gerektiğine dair hiçbir düzenlemenin mevcut olmadığı, tekerrür müessesesi için yer bakımından herhangi bir şart öngörülmediği, kararın tekerrüre ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın temel para cezasına (redde) ilişkin kısmının dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz istemine gelince;
2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesinde; "Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır. Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler." hükmüne, 20. maddesinin (ı) bendinin 6. paragrafında "Bu bendin birinci paragrafı dışında, bu Kanun ve bu Kanun uyarınca çıkarılan yönetmeliklere aykırı olarak ülkenin egemenlik alanındaki denizlere ve yargılama yetkisine tâbi olan deniz yetki alanlarına, içme ve kullanma suyu sağlama amacına yönelik olmayan sulara atık boşaltanlara, su kirliliği nedeni ile kurulması veya işletilmesi yönetmelikle izne tâbi tutulan tesisleri, yetkili makamlardan izin almadan kuran, işleten veya izni iptal edilmesine rağmen kurmaya veya işletmeye devam eden veya bu tesislerde izin almaksızın sonradan değişiklik yapan veya yetkili makamların gerekli gördükleri değişiklikleri tanınan sürede yapmayanlara 24.000 Türk Lirası (293.188 TL) idarî para cezası verilir. Yukarıda öngörülen fiilin konutlarla ilgili olarak işlenmesi halinde her konut ve bağımsız bölüm için 600 Türk Lirası (7.283 TL) idarî para cezası verilir. Bu cezai sorumluluk, müstakil konutlarda konutu kullanana, diğer konutlarda ise yöneticiye aittir." hükmüne; 20. maddesinin 3. fıkrasında "Bu maddede öngörülen cezalar Özel Çevre Koruma Bölgelerinde iki kat olarak uygulanır." hükmüne; 23. maddesinde; "Bu Kanunda belirtilen idarî para cezaları, bu cezaların verilmesini gerektiren fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve müteakip tekrarında iki kat artırılarak verilir." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 2872 sayılı Kanun uyarınca yaptırım uygulanması gereken fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde tekerrürü hâlinde, verilecek para cezalarına, Kanunda belirtilen artırımların uygulanacağı, ilgilinin, daha önce aynı fiili 3 yıllık süre içerisinde birinci kez işlemesi durumunda bir kat ve birden çok kez tekrar etmiş ise iki kat artırmak suretiyle idari para cezası uygulanacağı anlaşılmaktadır. Tekerrür uygulanması; ceza hukukunda "tekerrür" müessesesi, bir ceza mahkumiyetine kesin olarak uğrayan bir kimsenin, yeniden suç işlemesi halinde Ceza Kanunu karşısındaki kişisel durumunu tanımlamakta olup, hukuka aykırı bir eylemin tekerrürü halinde verilecek cezanın artırılması, daha önce verilen cezanın ıslah edici olmadığı ve failin suç işleme konusundaki ısrarının daha ağır bir cezayı gerektirdiği düşüncesinden doğmaktadır. Bununla birlikte, Kanunda çevre para cezası verilmesini gerektiren fiillerin birden fazla işlenmesi durumunda, artırımlı olarak yaptırım uygulanması öngörülmüşse de, artırımın uygulanabilmesi için mevzuatta öngörülen yükümlülüğün ihlaline yönelik önceden işlenen fiil nedeniyle uygulanmış olan idari yaptırım kararından ilgilinin haberdâr olması, başka bir deyişle ilgili tarafından önceki fiil nedeniyle yaptırım uygulandığının biliniyor olması gerekmektedir.
Öte yandan; ne Kanunun lafzından, ne de amaçsal yorum yapıldığı takdirde, tekerrür uygulamasının ıslah amacı değerlendirildiğinde, yer yönünden bir kritere ulaşılamamaktadır. Başka bir deyişle, idari para cezasını gerektiren fiillerin, tekerrür uygulaması açısından aynı yerde işlenmesi koşulu aranmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idare personelince 05/07/2022 tarihinde mahallinde yapılan denetimde, Muğla ili, Fethiye ilçesi, ... Mahallesi, ... Kordonu üzerinde ... Cafe ve Cafe Geniş arasında yer alan davacının yetki ve sorumluluğunda bulunan kanalizasyon hattının taşarak Fethiye Körfezine aktığı ve kanalizasyon hattından taşan atık suların doğrudan Fethiye Körfezine ulaşarak deniz yüzeyinde yoğun miktarda kirlilik oluşturduğunun tespit edildiği ve...tarih ve ... sayılı tutanağın düzenlendiği, ayrıca fotoğraf çekildiği ve video kaydının alındığı, söz konusu tespitlere istinaden Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünü...tarih ve E-... sayılı işlemi ile 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20/ı ve 23. maddeleri uyarınca davacıya 789.096,00-TL tutarında idari para cezası verildiği anlaşılmaktadır.
İdarelerce uygulanan yaptırımların varlık sebebi, mevzuatla yasaklanmış bir fiilin işlenmesi halinde bu fiilin bir daha tekrarlanmasını engellemektir. Bir başka anlatımla; idari yaptırımlar caydırıcı/önleyici olma amacına yöneliktir. Şüphesiz ki; idari yaptırım kararlarının önleyici sonuç doğurması, mevzuata aykırı bir fiilin işlendiğinin tespit edilmesi üzerine bu fiiin bir yaptırıma bağlaması ile mümkün olmaktadır. Bu şekilde yaptırım kararına muhatap olan kişinin, aynı fiili bu karara rağmen tekrarlaması halinde uygulanacak yaptırımın da bir önceki yaptırımdan daha ağır olması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki, aynı fiilin tekrarlanması, daha önce uygulanan yaptırımdan beklenen sonucun elde edilemediğinin göstergesidir. Bu nedenle, mevzuata aykırılık oluşturan fiilin gerçekleşmesi halinde usulüne uygun bir şekilde tespit yapıldıktan sonra "fiilin tanımlanması" ve bunun karşılığında uygulanan idari yaptırımın belirlenip muhataba "tebliğ edilmesinden" sonra, aynı nitelikteki fiilin yeniden işlenmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Başka bir anlatımla, idari yaptırım gerektiren bir fiile yönelik yaptırım kararı alınıp ilgilisine tebliğ edilmediği sürece bu fiilin tekerrüre esas alınamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Davacının ilk eyleminin 15/03/2022 tarihli çevre denetim tutanağı ile tespit edilerek 23/03/2022 tarihli idari yaptırım kararı alındığı ve kararın 28/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği; bu karara açılan davada mahkemece işlemin iptaline karar verildiği ve bu kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği, dava konusu işleme uygulanan tekerrüre dayanak alınan sonraki fiillerinin hepsinin 17/03/2022 tarihinde gerçekleştiği ve aynı tarihli çevre denetim tutanağı ile tespit edildiği; bunlardan ikisi için 24/03/2022 tarihli idari yaptırım kararlarının alındığı ve iki kararın da 29/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, diğer eylem için ise 25/03/2022 tarihinde idari yaptırım kararı alındığı ve kararın 31/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, dava konusu eyleminin ise 05/07/2022 tarihli çevre denetim tutanağı ile tespit edilerek, dava konusu para cezasının verildiği ve önceki yaptırım kararları esas alınarak, temel para cezası iki kat arttırılmak suretiyle işlem tesis edildiği anlaşılmıştır.
Olayda; 15/03/2022 tarihli tespite dayalı birinci yaptırım kararının iptali yönündeki yargı kararının kesinleştiği, 17/03/2022 tarihinde yapılan tespitlere dayalı olarak 24/03/2022 (2 adet) ve 25/03/2022 tarihlerinde tesis edilen para cezalarının 29/03/2022 ve 31/03/2022 tarihlerinde art arda tebliğ edildiği, buna göre, birinci yaptırım kararı tesis edilerek davacıya tebliğ edildikten sonra ikinci fiilin gerçekleşmesi üzerine öncelikle birinci kat tekerrür uygulanması gerektiği, bir kat artırımlı para cezası tebliğ edildikten sonra da tespit edilmesi halinde, üçüncü fiilin gerçekleşmesini müteakip ancak iki kat artırımlı para cezası verilmesi gerekirken, birinci yaptırım kararı tesis edilerek davacıya tebliğ edilmeksizin iki, üç ve dördüncü fiillerin aynı tarihte tespit edilmesini müteakip yine aynı tarihlerde artırımlı idari para cezalarının verildiği, dolayısıyla bu fiillerin birbiri için cezanın tekerrür yönünden arttırılmasına sebep olamayacağı, söz konusu tespitlere bağlı olarak idari yaptırım kararları tesis edilerek davacıya 29/03/2022 ve 31/03/2022 tarihlerinde tebliğ edildikten sonra dava konusu işleme dayanak fiilin 05/07/2022 tarihinde tespit edildiği, buna göre, ikinci yaptırım kararı (bir kat) tesis edilerek davacıya tebliğ edildiği ortaya konmaksızın üçüncü fiilin gerçekleştiğinden bahisle davaya konu iki kat para cezasının tesis edildiği, böylelikle davacının aynı fiili üç yıl içinde birinci defa tekrar etmesi nedeniyle bir kat artırımlı tekerrür hükmü uygulanması gerekirken, iki kat artırımlı tekerrür hükmünün uygulandığı görülmektedir.
Bu durumda, 17/03/2022 tarihinde işlendiği tespit edilen fiillere ilişkin, 24/03/2022 ve 25/03/2022 tarihlerinde idari para cezalarının verildiği ve bu cezaların davacıya 29/03/2022 ve 31/03/2022 tarihlerinde tebliğ edildiği, son eyleminin ise 05/07/2022 tarihli çevre denetim tutanağı ile tespit edilerek, 06/07/2022 tarihli dava konusu işlemin tesis edildiği dikkate alındığında, tekerrür hükümlerinin bir kat arttırılarak uygulanabileceği anlaşıldığından, dava konusu işlemin bir kat tekerrüre isabet eden 263.032,00 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, geriye kalan 263.032,00 TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar sonucunda, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının dava konusu idari para cezasının tekerrür nedeniyle 1 kat artırılmasına ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamakta olup; kararın tekerrür nedeniyle artırılan cezanın tek kattan fazlasına isabet eden kısmında ise sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine; davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu idari para cezasının temel cezaya isabet eden kısmının (...TL) ONANMASINA, idari para cezasına uygulanan tekerrürün tek kattan fazlasına ilişkin kısmının (...TL) yukarıda açıklanan gerekçe ile ONANMASINA,
3. Anılan İdari Dava Dairesi kararının tek kat tekerrür uygulanmasına ilişkin kısmının (...TL) ise BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 15/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!