Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/792 E. , 2024/2513 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/792
Karar No : 2024/2513
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Nakliyat Petrol Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mersin ili, Toroslar ilçesi, Çelebili Mahallesinde yer alan İR:... ruhsat numaralı sahada davacı şirket tarafından yapılması planlanan "II-A Grubu Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Kapasite Artışı" projesi ile ilgili olarak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumsuz" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davaya konu kalker ocağı işletilmesinin 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun'da tesis yapılabilmesi için öngörülen mesafe şartlarını taşımadığı, tesisin işletme alanının genişletilmesi ve kapasitesinin arttırılması halinde, yöredeki zeytinciliğin ciddi zarara uğrayacağı, faaliyet kapsamında ortaya çıkacak tozların ürünlerin verimlerini ve tarımsal ürünlerin pazar kalitesini azaltacağı, dolayısıyla yöredeki çiftçilerin her yıl ekonomik açıdan kayba uğramasına neden olacağı, ÇED dosyasındaki bilgi ve belgelerin özensiz hazırlandığı, tarımsal faaliyetler açısından sahayı temsil edecek şekilde yeterli inceleme yapılmadan eksik inceleme sonucunda elde edilen veriler esas alınarak izin yazılarının verildiği, bilhassa Tarım İl Müdürlüğü tarafından yöredeki flora ve fauna ile tarımsal faaliyetlerin göz ardı edildiği, projenin etkilerinin yeterince irdelenmediği, dolayısıyla ÇED ve eklerinin tarımsal açıdan yeterli ve uygun olmadığının değerlendirildiği, faaliyet sahasının taşkına maruz bir alanda yer aldığı, bu yönüyle yer seçiminin uygun olmadığı, bu durumun ... tarih ve ... sayılı DSİ kurum görüşünde de belirtildiği, yer altı su kotunun somut olarak belirlenmediği için kazı kotunun ne olacağına dair kesin bir rakamın verilmediği, yer altı su seviyesi esas alınarak kazı kotunun sınırlandırılmadığı, bu nedenle de yer altı suyunun ocak tabanında göllenmesine sebebiyet verildiği, dolayısıyla mevcut koşullarda taahhüt edilmesine rağmen kirlilik riskine maruz bırakıldığı, ÇED raporunda sadece dava konusu proje kapsamında emisyon değerlerinin hesaplanarak değerlendirildiği, tesise yakın diğer faaliyetlerin aynı anda çalışma ihtimali kapsamında kümülatif bir değerlendirme yapılmadığı, davaya konu proje faaliyetinin küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini olumsuz yönde etkileyeceği, faaliyetin yörük çadırları bölgesine olan negatif etkilerinin önlenemeyeceği anlaşıldığından, anılan projeye ilişkin olarak Bakanlıkça verilen dava konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumsuz kararında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Daha önceden proje kapsamında tesis edilen "ÇED sürecinin sonlandırılmasına" ve sonrasında tesis edilen "ÇED Olumsuz" kararına taraflarınca açılan davalarda idari yargı mercileri tarafından verilen iptal kararlarının kesinleştiği, Mersin Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün bila tarihli, ... sayılı yazısı ile dava konusu projenin maden sahasına yakın konumda bulunan 5 yıldızlı otelin faaliyette bulunduğu, maden sahasına giden yolda ağır hafriyatlı ve tonajlı yüksek araçların geçtiği ve otele giden yerli ve yabancı turistlerin ulaşım yolu güzergahının aynı olduğu, turistik öneme haiz şehirler arası karayolu ve demiryolu ile tur güzergahları olduğu, alternatif turizm türleri üzerinde görüntü kirliliği ve olumsuzluk yarattığından bahisle verilen dava konusu projenin yapılmasında sakınca bulunduğuna dair kurum görüşüne istinaden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumsuz" kararının tesis edildiği; buna karşın yukarıda bahsedilen ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumsuz" kararının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile işbu dosyadaki bilirkişi raporunu düzenleyen heyetin aynı üyelerden oluşmasına karşın, her iki davadaki bilirkişi raporlarında verilen görüşlerin birbiriyle çelişki arz ettiği, dava konusu işlemin gerekçesinde belirtilmeyen zeytinciliğin olumsuz etkileneceğine, kümülatif etki değerlendirmesi yapılmadığına, yer altı sularının olumsuz etkileneceğine, vb. değerlendirmelerin ise işbu davada dikkate alınmasının mümkün olmadığı, kaldı ki belirtilen yönlerden de dava konusu proje açısından sorun bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve Üye ...'in 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca keşif ve bilirkişi incelemesinin Dairemizce yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin azlık oyuna karşın, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinin yeterli olmaması nedeniyle maddi olay açıklığa kavuşturulmadığından bu aşamada temyiz isteminin esasının görüşülemeyeceği sonucuna varılarak, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Mersin İli, Toroslar İlçesi, ... Mahallesi'nde yer alan İR:... ruhsat numaralı sahada davacı şirket tarafından yapılması planlanan "II-A Grubu Kalker Ocağı Kapasite Artışı" projesi ile ilgili olarak davacı şirket tarafından başlatılan ÇED süreci, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile sonlandırılmıştır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle davacı şirket tarafından açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar, Danıştay Altıncı Dairesinin 20/01/2021 tarih ve E:2020/10230, K:2021/227 sayılı kararı ile onanmıştır.
Anılan proje ile ilgili olarak sunulan nihai ÇED raporu, İnceleme Değerlendirme Komisyonu tarafından incelenmiş, ÇED sürecinde komisyon üyesi olan Mersin Valiliği (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün) ... tarih ve ... sayılı yazısı ile bildirilen görüşü doğrultusunda, söz konusu proje için Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 14. maddesi uyarınca, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce ... tarih ve ...sayılı "ÇED Olumsuz" kararı verilmiştir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumsuz" kararının iptali istemiyle davacı şirket tarafından açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı, Danıştay Altıncı Dairesinin 18/01/2022 tarih ve E:2021/10303, K:2022/357 sayılı kararında belirtilen gerekçe ile onanmıştır.
Mersin ili, Toroslar ilçesi, ... Mahallesinde yer alan İR:... ruhsat numaralı sahada yapılması planlanan "II-A Grubu Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Kapasite Artışı" projesi ile ilgili olarak, Mersin Valiliği İl Kültür ve TUrizm Müdürlüğünün görüşünün istenilmesi üzerine bildirilen anılan kurumun bila tarihli, ... sayılı görüş yazısında, maden ocak sahasının çevresinde doğal değerlere yönelik potansiyelin zengin olduğu (termal su kaynaklarının bulunduğu), sondaj kuyusu dışında termal suyun dışarıya aktığı ve etrafında prefabrik yapılar ve çadırlarda konaklama yapıldığı, sivil mimari karakterin var olduğu, kent merkezine ulaşımın kolay sağlandığı, maden ocak sahası ve çevresinin taşınmazlarının büyük bir kısmının özel şahıslara ait olduğu ve tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinde bulunulduğu, maden sahasına yakın konumda olan ... Turizm Sanayi Ticaret Anonim Şirketi bünyesinde ... belge numaralı 5 yıldızlı "... Otel" unvanı ile faaliyette bulunulduğu, maden sahasına giden yolda ağır hafriyatlı ve tonajlı yüksek araçların geçtiği ve otele gelen turistlerin ulaşım yolu güzergahının aynı olduğu, turistik öneme haiz şehirler arası karayolu ve demiryolu ile tur güzergahlarının bulunduğu, alternatif turizm türleri üzerinde görüntü kirliliği ve olumsuzluk yarattığından, davacı şirket tarafından yapılması planlanan kalker ocağı ve kırma eleme tesisi kapasite artışı projesinin yapılmasında sakınca bulunduğu hususun, Mersin Valiliği İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğüne bildirilmiştir.
Mersin ili, Toroslar ilçesi, ... Mahallesinde yer alan İR:... ruhsat numaralı sahada davacı şirket tarafından yapılması planlanan "II-A Grubu Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Kapasite Artışı" projesi ile ilgili olarak, Mersin Valiliği İl Kültür ve TUrizm Müdürlüğünün görüşünün istenilmesi üzerine bildirilen anılan kurumun bila tarihli, ... sayılı görüş yazısında belirtilen hususlar dikkate alınarak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumsuz" kararı tesis edilmiştir.
Bunun üzerine, bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun "Çevresel etki değerlendirmesi" başlıklı 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işleme esas başvurunun yapıldığı tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin "Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde; ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı": Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun saptanması üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı; aynı fıkranın (ı) bendinde ise "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumsuz Kararı": Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyonca yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkileri nedeniyle gerçekleştirilmesinde çevre açısından sakınca görüldüğünü belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmelik'in "Çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlama yükümlülüğü" başlıklı 6. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler için ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum ve kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdiklere taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır.'' hükmüne; "Çevresel etki değerlendirmesine tabi projeler" başlıklı 7. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin; a) EK-I'de yer alan projelere b) “ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) EK-2'de yer alan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesi halinde, mevcut projenin kapasitesi ile kapasite artışı toplamı EK-1'de belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ç) ÇED Olumlu kararı verilmiş projelerde yapılacak kapasite artışı veya kapasite artışları toplamı EK-1'de yer alan eşik değerler ve üzerinde olan projelere, d) Bu Yönetmelik kapsamında yer alan ve eşik değeri olan fakat eşik değer altında kaldığından Yönetmelik kapsamı dışında kalan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışı toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi EK-1'de belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." hükmüne; "Çevresel etki değerlendirmesi sürecinin başlatılması ve komisyonun kuruluşu" başlıklı 8. maddesinde "(1) Proje sahibi tarafından yetkilendirilen, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlar Ek-3’te yer alan ÇED Genel Formatı esas alınarak hazırlanan ÇED Başvuru Dosyasını Bakanlığa sunar. (2) ÇED Gereklidir Kararı verilen projeler için, proje sahibi tarafından yetkilendirilen, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlar tarafından ÇED Başvuru Dosyası Bakanlığa sunulur. (3) Bakanlık, başvuru dosyasındaki bilgi ve belgeleri uygunluk bakımından inceler. Bu işlemler beş (5) iş günü içinde tamamlanır. Ek-3’te yer alan ÇED Genel Formatına uygun hazırlanmadığı anlaşılan ÇED Başvuru Dosyası tamamlanmak üzere iade edilir. Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlar eksikliklerini tamamlayıp ÇED Başvuru Dosyasını yeniden Bakanlığa sunar. (4) İnceleme sonucunda başvuru dosyasının ek-3’te yer alan ÇED Genel Formatına uygun hazırlandığına karar verilmesi halinde, Bakanlık tarafından başvuru dosyasındaki bilgiler dikkate alınarak, ilgili kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, Bakanlık yetkilileri, proje sahibi ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlardan oluşan bir Komisyon kurulur. (5) Proje ile ilgili olarak başvurunun yapıldığını, ÇED sürecinin başladığını, ÇED Başvuru Dosyasının halkın görüşüne açıldığını ve ÇED süreci tamamlanana kadar projeye ilişkin görüş ve önerilerin Valiliğe veya Bakanlığa verilebileceği Bakanlık ve Valilik tarafından anons, askıda ilan, internet vb. şekilde halka duyurulur. (6) Bakanlık, Halkın Katılımı Toplantısı ve kapsam belirleme için görüş verme tarihini belirten bir yazıyı ve ek-3’te yer alan Genel Format doğrultusunda hazırlanmış ÇED Başvuru Dosyasını, Komisyon üyelerine gönderir. (7) Bakanlık, gerekli gördüğü hallerde, projenin konusu, türü ve proje için belirlenen yerin özelliklerini de dikkate alarak, üniversiteler, enstitüler, araştırma ve uzman kuruluşları, meslek odaları, sendikalar, birlikler, sivil toplum örgütlerinden temsilcileri de Komisyon toplantılarına üye olarak çağırabilir. (8) Komisyonda kurum ve kuruluş temsilcisi olarak görev yapan üyelerin, yeterli mesleki bilgi ve deneyime sahip olmaları ve temsil ettikleri kurum/kuruluşların görev alanlarıyla sınırlı olmak üzere görüş vermeye yetkili kılınmış olmaları esastır." hükmüne; "Çevresel etki değerlendirmesi olumlu veya çevresel etki değerlendirmesi olumsuz kararı" başlıklı 14. maddesinde ise, "(1) Komisyon tarafından incelenerek son şekli verilen ÇED Raporu, halkın görüş ve önerilerini almak üzere, Bakanlık ve/veya Valilik tarafından askıda ilan ve internet aracılığı ile on (10) takvim günü görüşe açılır. Bakanlıkça proje ile ilgili karar alma sürecinde bu görüşler de değerlendirilir. Bakanlık halktan gelen görüşler doğrultusunda, rapor içeriğinde gerekli eksikliklerin tamamlanmasını, ek çalışmalar yapılmasını ya da Komisyonun yeniden toplanmasını isteyebilir. Nihai ÇED Raporu ve eklerinin proje sahibi taahhüdü altında olduğunu belirten taahhüt yazısı ve noter onaylı imza sirküleri beş (5) iş günü içerisinde Bakanlığa sunulur. Kamu kurum/kuruluşlarından imza sirküleri istenmez. (2) Birinci fıkrada belirtilen belgeler, süresi içerisinde gerekçesi belirtilmeden sunulmaz ise, projenin ÇED süreci sonlandırılır. (3) Bakanlık, Komisyon çalışmalarını ve halkın görüşlerini dikkate alarak proje için "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararını on (10) iş günü içinde verir ve bu kararı Komisyon üyelerine bildirir. Proje için verilen "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararı Bakanlık ve Valilik tarafından askıda ilan ve internet aracılığı ile halka duyurulur. (4) "ÇED Olumlu" kararı verilen proje için yedi (7) yıl içinde mücbir sebep bulunmaksızın yatırıma başlanmaması durumunda "ÇED Olumlu" kararı geçersiz sayılır. (5) "ÇED Olumsuz" kararı verilen projeler için "ÇED Olumsuz" kararı verilmesine neden olan şartlarda değişiklik olması durumunda yeniden başvuruda bulunulabilir." hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıf yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." hükmüne; "Bilirkişinin haber verme yükümlülüğü" başlıklı 275. maddesinde "(1) Bilgisine başvurulan bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevin, uzmanlık alanına girmediğini, inceleme konusu maddi vakıaların açıklığa kavuşturulması ve tespiti için, uzman kimliği bulunan başka bir bilirkişi ile işbirliğine ihtiyaç duyduğunu veya görevi kabulden kaçınmasını haklı kılacak mazeretini bir hafta içinde görevlendirmeyi yapan mahkemeye bildirir. (2) Bilirkişi, incelemesini gerçekleştirebilmek için, bazı hususların önceden soruşturulması ve tespiti ile bazı kayıt ve belgelerin getirtilmesine ihtiyaç duyuyorsa, bunun sağlanması için, bir hafta içinde kendisini görevlendiren mahkemeye bilgi verir ve talepte bulunur." hükmüne; "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinde "(1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. (3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir." hükmüne; "Bilirkişinin oy ve görüşünün değerlendirilmesi" başlıklı 282. maddesinde ise, "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyası ve ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi önemli bir gereklilik olmakla birlikte; böyle bir heyet tarafından hazırlanacak bilirkişi raporunun, dava konusu proje kapsamında öngörülen faaliyetin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin minimize edilmesi için Proje Tanıtım Dosyası ya da ÇED Raporu içinde yer verilen önlemlerin yeterli olup olmadığının tespit edilerek değerlendirilmesi açısından, tarafları tatmin edici düzeyde hazırlanmasının da önemli bir gereklilik olduğu açıktır. Belirtilen hususların sağlanması, adil bir yargılama yapılması açısından önem arz etmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bilirkişi raporunda eksiklik veya belirsizlik arz edilen hususların varlığı durumunda, Mahkemece bu hususların, bilirkişiye tamamlattırılması ya da belirsiz olan hususların açıklattırılması veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği sonucuna varılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için İdare Mahkemesince, Çevre Mühendisi Dr. ..., Maden Yüksek Mühendisi ..., Harita Mühendisi ..., Orman Mühendisi ..., Jeoloji Yüksek Mühendisi ..., Ziraat Yüksek Mühendisi Prof. Dr. ... ve İnşaat Yüksek Mühendisi Doç. Dr. ...'tan oluşan bilirkişi heyetine mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış, hazırlanan bilirkişi raporunda özetle;
- Dava konusu proje kapsamında emisyon değerlerinin hesaplanarak değerlendirildiği, ancak tesise yakın diğer faaliyetlerin aynı anda çalışma ihtimali kapsamında kümülatif değerlendirme yapılmadığı;
- Nihai ÇED raporunda gürültü ve titreşim kapsamında dava konusu tesisin kapasitesi ve planlanan çalışmadaki ekipmanların oluşturması muhtemel gürültü ve titreşimlerin hesaplandığı, ancak diğer tesisler nedeniyle oluşması muhtemel gürültü ve titreşimin kümülatif değerlendirmesinin yapılmadığı;
- Ruhsat sahası içinde yapılan kazı faaliyetleri sonucunda yer altı su rezervinin ocak tabanında göllenmiş olduğunun, 18/04/2023 tarihli Google Earth görüntüsünden anlaşılacağı, her ne kadar nihai ÇED raporunda yer altı su kaynakları konusunda ilgili mevzuata uyulacağı taahhüt edilmiş ise de, ÇED raporunun ilgili bölümlerinin eksik inceleme ve değerlendirme ile hazırlandığı;
- Dava konusu madencilik faaliyetlerinin otele gelen müşterilerin profili, kalite ve kantitesi üzerine olumsuz etki yapmasının kuvvetle muhtemel olduğu, zira madencilik faaliyetleri esnasında titreşim, toz, taş savrulması, hava şoku, iş makinelerinin delme, kırma, nakliye, vb. faaliyetleri aşamasında gürültü yapmasının engellenemeyeceği, otelin maden sahasına 400 metre ve daha yakın olmasının dezavantaj oluşturduğu, bu nedenle gürültü ve tozumadan müşterilerin konforunun ister istemez olumsuz etkileneceği, termal amaçlı otele dinlenme ve tedavi amaçlı gelen müşterilerde memnuniyetsizliğe yol açacağı;
- Nihai ÇED raporunda sahada üretim yapılan alanlarda ve üretim sonrasında yağışlardan kaynaklanan taşkın, sellenme veya ani su baskınlarını engellemek amacıyla arazi yapısına uygun olarak çevirici, akıtıcı kanallar yapılacağı, faaliyet alanında üretimin tamamlandığı kısımlarda basamaklarda yapılacak dolgu çalışmaları ile şev eğimleri ve basamak yükseklikleri azaltılarak basamakların daha güvenli hale gelmesi sağlanacağının belirtildiği; ancak, bu kuşaklama kanallarının debilerinin ve kapasitelerinin ne olacağına dair bir bilgi verilmediği, bu bağlamda faaliyet sahası ve çevresindeki mevcut yer altı su kuyularının kuruyabileceği; ayrıca, Camili Termal Su kuyusunun da bu durumdan etkilenmesinin kuvvetle muhtemel olduğu; zira, sahanın jeolojik yapının bu tür bir değerlendirme yapılmasını gerekli kıldığı;
- Faaliyetin planlandığı taşınmaz baraj inşaatı devam etmekte olan Mersin-Tarsus Projesine ait planlama aşamasında güzergahı belirlenen sulama kanalı güzergahında olduğu faaliyet sahasının taşkına maruz bir alanda yer aldığı; bu yönüyle yer seçiminin uygun olmadığı; bu durumun ... tarih, ... sayılı DSİ kurum görüşünde de belirtildiği; kurum görüşünde “… yapılacak olan tesislerin, proje, inşaat ve işletmesi aşamalarında mevcut durumda kurulu bir tesis olan söz konusu faaliyet ile sulama kanalı güzergahının ilişkisi tekrar değerlendirilecektir…” denilerek kesin bir görüş belirtilmediği, kapasite artışının ileride faaliyete geçecek sulama kanalı projesini ve Şarlak Deresi ve bu derenin kuru yan kolları üzerine ne şekilde etkileyeceğinin hidrolik ve hidrolojik bir çalışma ile ortaya konulmadığı ve bu yönüyle bir belirsizlik olduğu; ÇED dosyasında belirtilen bu hususlara dair bir değerlendirmenin yapılmadığının tespit edildiği;
- Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, konar-göçer yörük çadırları ve ağıllar dikkate alındığında, yukarıda açıklanan gerekçelerden ötürü, davaya konu proje faaliyetinin küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini olumsuz yönde etkileyeceği; bu bakımdan değerlendirildiğinde, ÇED raporu ve eklerinde bu hususa yer verilmediği ve eksik inceleme yapıldığı; “… Patlatmasız ocak alanına 55 m mesafede ... ve ... parsellerde mevsimsel olarak hayvancılık yapan yörüklere ait çadır ve ağıl bulunmakta olduğu, ÇED Alanı ile bu parseller arasına çit teli çekilecek, çit tel üzerinin sarmaşık bitkileri ile kaplanması sağlanacak ve bu sınırda ağaçlandırma çalışması yapılarak ocaktan kaynaklı tozun etkisinin azaltılması sağlanacağı….” şeklindeki bir önlemin gerçekçi olmadığı ve faaliyetin yörük çadırları bölgesine olan negatif etkilerinin önlenemeyeceği;
- Davaya konu olan maden ocağı işletmesi açık ocak olduğundan, ham maddenin çıkarılması için gerekli olan dekapaj, hammaddenin çıkarılması aşamasındaki kazı, delme, patlatma, kırma vb. her türlü üretim için gereli olan işlemler açık ortamda yapılmak zorunda olduğundan, toz ve duman emisyonlarının kaçınılmaz olduğu; hammaddenin kırma-eleme prosesi projede belirtildiğine göre kapalı ortamda olacağından kırma-eleme aşamasında az miktarda tozuma meydana geleceği; ancak, hammaddenin kırma-eleme tesisine getirilirken önemli oranlarda gaz-toz-duman vb. emisyonunun kaçınılmaz olacağı; söz konusu bu faaliyetlerden kaynaklı tüm toz ve gazlar ile üretilen ürünün sevkiyatının stabilize yollardan yapılacağı göz önüne alındığında gerek hammadde çıkarımı, kazı, dekapaj ve üretim gerekse nakliye aşamalarında oluşacak tozumanın (özellikle kurak dönemlerde) faaliyet sahasına mücavir konumdaki tarım alanları üzerine çökeleceği; ortaya çıkacak bu tozlar hem tarla tarımı yapılan alanlarda hem de bahçe tarımı yapılan (aşılı ve aşısız zeytinlikler ile narenciye, bağ, keçi boynuzu, nar, erik vb. tüm bahçelerde) açık alandaki tüm kültür bitkilerinin çiçek ve vejetatif aksamı üzerinde bir örtü oluşturarak gelişimiz engelleyeceği; bu çökelme sonucunda biriken tozların bitkilerin solunumunu yavaşlatıp, fotosentez hızını düşüreceği; bu olumsuzlukların, bitkilerin çiçeklenmesini ve döllenmesini azaltıcı işlev göreceğinin apaçık ortada olduğu ve verim kaybını beraberinde getireceği; bunun aksini düşünmenin hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceği;
- Ortaya çıkacak tozların, ürünlerin verimlerini azaltacağı; ayrıca tarımsal ürünlerin pazar kalitesini azaltacağından pazarlama olanaklarını sınırlandıracağı; dolayısıyla, yöredeki çiftçilerin her yıl ekonomik açıdan kayba uğramasına neden olacağı; dava dosyasındaki belge ve bilgiler incelendiğinde, proje alanı ve yakın çevresindeki tarım arazilerine değinilmediği; yapılacak faaliyetin tarımsal faaliyetler üzerine olacak etkilerinin göz ardı edildiği; bu konuda alınacak tedbirlere değinilmediği; dava dosyasındaki gerek 1997 tarihli T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İçel Valiliği Bakanlık İl Müdürlüğü gerekse 2018 tarihli T.C. Mersin Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yazılarında davaya konu ruhsat sahası ve çevresindeki tarım topraklarından bahsedilmediği, sahanın etki alanında yer alan tarım parsellerindeki başta zeytin plantasyonları olmak üzere bağ, nar, erik, narenciye vb. bahçe bitkileri ve tarla bitkileri yetiştiriciliğine değinilmediği ve göz ardı edildiği; bunun aksine, talep sahibi firma tarafından gerekli tedbirler alındığı takdirde faaliyetin tarımsal faaliyetlere bir zararı olmayacağına dair bir izin yazısı verildiğinin anlaşıldığı; değinilen bu nedenlerden ötürü, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin özensiz hazırlandığı, tarımsal faaliyetler açısından sahayı temsil edecek şekilde yeterli inceleme yapılmadan eksik inceleme sonucunda elde edilen veriler esas alınarak izin yazılarının verildiği; bilhassa Tarım İl Müdürlüğü tarafından yöredeki flora ve fauna ile tarımsal faaliyetlerin göz ardı edildiği; projenin etkilerinin yeterince irdelenmediği; dolayısıyla, ÇED ve eklerinin tarımsal açıdan yeterli ve uygun olmadığının değerlendirilmesi gerektiği;
- Davaya konu olan kalker ocağı ÇED alanı içerisinde ve çevresinde gen kaynağı niteliğinde yabani zeytinliklerin olduğu; bu zeytinlerin bazılarının aşılanarak çevredekiler tarafından yararlanıldığı; işletme sahasına en yakın olan zeytinliklerin ocağa mücavir olduğu; ilk 500 m yarıçaplı daire içinde çok sayıda aşılı zeytinlik olduğu; yarıçapın 3000 m’ye çıkartılması halinde çevredeki Çelebili, Camili ve Doruklu mahallelerinin neredeyse tüm zeytinliklerinin davaya konu kalker ham madde işletme sahasının etkisi altında olduğu; bu alanlarda sadece zeytincilik yapılmadığı; narenciye, erik, nar, keçi boynuzu ve bağ tarımın yaygın olduğu; bu ağaçların da toz ve duman çıkarak faaliyetlerden zarar görmesinin kuvvetle muhtemel olduğu; buna göre ÇED sahasına 400 m uzaklıklardan başlamak üzere 3000 m’ye kadarki birçok parselde ve geniş alanlarda aşılı ve mahsuldar zeytinlik bulunduğu; Mersin Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün izin yazılarında söz konusu zeytinliklerin yok sayıldığı ve bahis konusu edilmediği; bu nedenle de proje tanıtım dosyasında “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunda belirtilen alanlardan değildir” şeklinde anlamsız ve gerçeklerle bağdaşmayan bir ifadeye yer verildiği; halbuki, heyetimizce tespit edilebilen zeytinliklerin geniş alanları kapladığı; davaya konu madencilik faaliyeti sonucunda ortaya çıkacak toz ve gazların söz konusu zeytinliklere kesinlikle zarar vereceği; zira, zeytinliklerle kaplı maden arama sahalarında ve zeytinlik alanlarına çok yakın maden işletmesinde zeytinliklere zarar vermeden, toz ve duman çıkarmadan faaliyette bulunulması, madencilik faaliyetinin tekniğine, dolayısıyla, hayatın olağan akışına aykırı olduğu; değinilen nedenlerle, davaya konu kalker ocağı işletilmesi istenen alan ve konumu 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun'da tesis yapılabilmesi için öngörülen mesafe şartlarını asla taşımadığı; yapılması planlanan dava konusu tesisin işletme alanının genişletilmesi ve kapasitesinin arttırılması halinde, yöredeki zeytinciliğin ciddi zarara uğrayacağı ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun'a aykırı işlem tesis edilmiş olacağı sonuç ve kanaatine varıldığı yolunda görüş bildirildiği görülmektedir.
Dava dosyası ile Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10230 ve E:2021/10303 sayılı dosyalarının birlikte incelenmesinden; Mersin ili, Toroslar ilçesi, ... Mahallesinde yer alan İR:... ruhsat numaralı sahada davacı şirket tarafından yapılması planlanan "II-A Grubu Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Kapasite Artışı" projesinin, proje alanı yakınlarında bulunan dava dışı ... Turizm Sanayi Ticaret Anonim Şirketi bünyesinde ... belge numaralı 5 yıldızlı "... Otel" in faaliyetlerinde özellikle gürültü ve toz nedeniyle olumsuz etkilerinin olup olmayacağına yönelik bilirkişi raporlarında değerlendirmelere yer verildiği; bu kapsamda, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/10303 sayılı dosyasında temyizen incelenen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumsuz" kararının iptali istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesince, Çevre Mühendisi Dr. ..., Maden Yüksek Mühendisi ..., Harita Mühendisi ..., Orman Yüksek Mühendisi Doç. Dr. ... ve Jeoloji Mühendisi ...'dan oluşan bilirkişi heyetine yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, "ÇED raporunda yazılı olan tedbirlerin uygulanabilir tedbirler olduğu, bu tedbirler nedeniyle alınacak tedbirlerle projenin anılan tesislere herhangi bir olumsuz etkisinin olmayacağı", "16.08.2018 tarihli İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Arazi İnceleme Raporunda; ...ada, ... no'lu parselin 626,79 metre mesafede ruhsatlı termal su kuyusunun mevcut olduğu, termal su kuyusunun ocak sahasına yaklaşık 800 metre mesafede olduğu, anılan raporda dava konusu ocak alanlarının söz konusu otel ve termal su kuyusuna herhangi bir olumsuz etkisinin olduğuna dair bir rapor yazılmadığı, keşif esnasında yapılan incelemede aradaki mesafe gözetildiğinde, dava konusu ocak alanlarının termal otele herhangi bir olumsuz etkisinin olmayacağı" "projenin gerçekleştirileceği bölgede bulunan Toroslar Madenciliğin dava konusu ocak alanlarına yaklaşık 180 metre, Denizler Madenciliğin kalker ocağının yaklaşık 415 metre, kırma-eleme tesislerinin ise yaklaşık 965 metre mesafede bulunduğu, tüm bu ocakların bir arada çalışmaya başlamaları halinde çevre üzerinde etkilerin yasal sınırlar içinde kalacağı, tüm bu projelerin birbiriyle etkileşim içinde olmadıkları, ÇED raporunda bu hususa ilişkin değerlendirme yapıldığı" yolunda görüş bildirildiği görülmüştür.
Bu durumda hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen 7 kişilik bilirkişi heyeti ile büyük ölçüde aynı bilirkişilerden oluşan (Çevre Mühendisi Dr. ..., Maden Yüksek Mühendisi ..., Harita Mühendisi ... ve Jeoloji Mühendisi ...'un her iki bilirkişi heyetinde de görev aldığı görülmektedir.) ve aynı proje hakkında verilen görüşler arasında ciddi çelişkiler bulunduğu anlaşılmakta olup, görülmekte olan davadaki bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; mümkünse üniversite öğretim üyeleri seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle, mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi suretiyle düzenlenecek rapor dikkate alınarak, işin esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekmekte olup; yukarıda niteliği belirtilen bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan; idarenin işlem ve eylemlerinin hukuka uygunluk denetiminin yapıldığı idari yargıda görülmekte olan davalar yönünden uyuşmazlık konusu üzerinde hak iddia eden ya da davanın taraflarından birinin davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan üçüncü kişilerin davaya sadece şeklen değil etkili bir şekilde katılımının sağlanması, adil yargılanma hakkının güvencelerinin sağlanabilmesi için önemli bir müessese olduğundan, davaya konu projenin gerçekleştirilmesinden dava dışı ...Turizm Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin etkilenebileceği göz önünde bulundurulduğunda, işbu davanın 2577 sayılı Kanunun 31. maddesi uyarınca anılan şirkete ihbar edilmesi gerektiği açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 17/04/2024 tarihinde usulde ve esasta oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı usul ve hukuka uygun olup; söz konusu kararın onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!