Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/703 E. , 2024/2529 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/703
Karar No : 2024/2529
DAVACILAR :1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
6- …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
DAVANIN KONUSU : 28/12/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmeliğin iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin, aynı Kanunun 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı düzenlenmiş, anılan Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, yeniden dava açılmak üzere dilekçenin reddedileceği, aynı maddenin 5. fıkrasında ise 1. fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilecek dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idarî işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Öte yandan, düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarında, idarî işlemin unsurları açısından hukuka aykırılık bulunduğu iddiasıyla düzenleyici işlemin tamamının iptali istenebileceği gibi, düzenleyici işlemin belirli kısımlarının, maddelerinin, ibarelerinin, sözcüklerinin iptalinin istenebilmesi de mümkündür. Ancak, her durumda iptali istenen kuralların açıkça belirtilmesi ve bu kısımların davacının menfaatini nasıl etkilediğinin gerekçelendirilerek açıkça ortaya konulması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinin "konu" ve "sonuç" kısımlarında 28/12/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmeliğin tamamının iptalinin istenildiği, dilekçe içeriğinde, davacılar tarafından hali hazırda konutların kısa süreli kiralanması ticari faaliyetinin yürütüldüğü, 02/11/2023 tarih ve 32357 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile konutların kiralanmasının Bakanlığın iznine tabi tutulduğu, anılan Kanunun 3.maddesinde konutların kiralanmasının, konutun mülkiyetine sahip olan veya konutu intifa hakkı ya da üst hakkı tesis edilmek suretiyle tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler tarafından yapılabileceğinin, aynı maddenin 5. fıkrasında ise turizm amaçlı kiralamaların kiraya veren haricinde münhasıran (A) grubu seyahat acentaları aracılığıyla yapılabileceğinin düzenlendiği, söz konusu düzenlemelerle işbu ticari faaliyet kolunda mülkiyet hakkı sahibi gerçek veya tüzel kişilere özel bir imtiyaz sağlandığı, mülkiyet sahibinin izni ve rızası ile kiralama faaliyetinin yapıldığı kişi veya tüzel kişilerin kiralama yapma özgürlüğünün ellerinden alındığı, söz konusu düzenlemenin Anayasanın 10.maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesinin ve mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğu, davacılar tarafından birçok bina için mülk sahipleri ile uzun dönemli kiralama sözleşmeleri yapıldığı, kiralanan binalara tadilat yaptırıldığı, eşya alındığı ancak ilgili Yönetmelikle Anayasa'ya aykırı olarak ticaret yapmalarının engellendiği, ayrıca mülkiyet sahibinin turizm amaçlı kiralama yapması için tüm kat maliklerinin oy birliğinin aranmasının da çalışma hürriyetinin üçüncü kişilerin takdirine bırakılması niteliğinde ve teşebbüs hürriyetine aykırı olduğu, hali hazırda kiralama faaliyetlerinden gelir elde eden davacılar tarafından 7464 sayılı Kanun ve uygulama yönetmeliği ile birlikte ilgili işlemleri yapamadığı hususlarına yer verildiği, konutların turizm amaçlı kiralanması faaliyeti ile iştigal edildiğine dair belgelerin dava dilekçesine eklenmediği görülmektedir.
Konutların tek seferde yüz gün veya yüz günden daha kısa süreyle turizm amaçlı kiralanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi amacıya 7464 sayılı Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6. maddesine dayanılarak hazırlanan dava konusu Yönetmelikte, konutların turizm amaçlı kiralanabilmesi için alınması zorunlu olan izin belgesine ilişkin hususlara, izin belgesi için başvurulan konutların sağlaması zorunlu olan niteliklere, izin belgesi sahibinin yükümlülüklerine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, davacılar tarafından anılan Yönetmeliğin tamamının iptalinin istenildiği ancak Yönetmeliğin geneline ilişkin bir itiraza yer verilmediği ve hangi yönlerden hukuka aykırı olduğunun da açık ve anlaşılır şekilde ortaya konulamadığı, yalnızca anılan Yönetmeliğin dayanağı olan Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümlerinden bahsedildiği görülmüştür.
Bu durumda, dava dilekçesinin, iptali istenilen düzenleyici işlemin ya da maddelerinin ya da fıkralarının; hem konu, hem açıklamalar, hem de sonuç kısmında ve her üç kısım birbirleri ile tutarlı olacak şekilde belirtilerek ve iptali istenilen düzenleyici işlemin ya da maddelerinin ya da fıkralarının her birinin hangi yönlerden hukuka aykırı olduğu ve davacının menfaatini ne şekilde ihlal ettiği ayrı ayrı, açık ve anlaşılır bir biçimde ortaya konularak yeniden düzenlenmesi, konutların turizm amaçlı kiralanması faaliyeti ile iştigal edildiğine dair belgelerin dava dilekçesine eklenmesi suretiyle karşı taraf sayısından bir fazla düzenlenerek imzalanmış dilekçelerle yeniden dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca bu Kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz (30) gün içerisinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenmek ve yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle, harç yatırılmaksızın yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE,
2. Dava dilekçesinin bir örneğinin davacıya iadesine,
3. Aynı Kanunun 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre, yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde, davanın reddedileceğinin davacıya bildirilmesine,
4. Dava yenilenmediği takdirde artan yargılama giderinin davacıya iadesine, 17/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!