WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/413 E.  ,  2024/772 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/413
Karar No : 2024/772

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
(… İl Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … İşletmesi Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel ve … ada, … parsel; … Mahallesi, … ada …-…-… parseller, … ada … parsel ve … Mahallesi, … ada, …-…-… parsellerde bulunan taşınmazlar üzerinde T.C.D.D. İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Söğütlüçeşme Yüksek Hızlı Tren İstasyonuna İlave Peron, Ray Hattı, Destek Birimleri Ve Ticari Alanlar" projesi ile ilgili olarak, İstanbul Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen … tarih ve E:… sayılı "Çevresel Etki Değerlendirilmesi Gerekli Değildir'' kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dosyasında bulunan bilgiler, belgeler, proje tanıtım dosyası ile yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; proje kapsamında toplam 108 adet ticari alan, ortak kullanım alanı, sanat ve kültür alanı yapılmasının planlandığı, bu alanların çeşitli büyüklüklerde olabileceği gibi, ticaret alanı sayıları değişebileceği, toplam proje alanının değişmeyeceği, sadece ticari alanların günün gerekliliklerine göre m2 olarak değişebileceği, anılan projenin gerçekleşmesi durumunda Kadıköy yerleşik nüfusunun değişimine olumsuz bir etki oluşturmayacağı, proje alanında endemik türün bulunmadığı, proje alanında Aday Anıt Ağaç veya Anıt Ağaç ve benzeri niteliklerine sahip korunması gereken ağaç olmadığı, faaliyet alanında erozyona neden olacak eğimli arazi olmadığı, proje tanıtım dosyasında bilgilere göre dava konusu proje alanı için Geoteknik Bilgi Raporu hazırlandığı, Geoteknik Bilgi Raporunda zemin problemleri ile ilgili inşaat döneminde alınacak tedbirlerin belirtildiği, keşif sırasında, tedbirlerin gelinen inşaat kademelerinden dolayı bir kısmının uygulandığının gözlemlendiği, bölgenin yoğun depremselliğiyle ilgili bilgilerin ayrıca proje işletme ömrü içerisinde yıkıcı bir depremin olacağının Proje Tanıtım Dosyasında belirtildiği, bunların güncel bilimsel bilgiler ile örtüştüğü, proje alanında Mülga T.C. Bayındırlık ve iskân Bakanlığı'nın 14.07.2007 tarih ve 26582 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliği" hükümlerine, 25.05.1959 Tarih ve 10213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7269 sayılı "Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun" ve 18.03.2018 tarih ve 30364 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği” ve 06.10.2020 tarih ve 31266 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 'Türkiye Köprü Deprem Yönetmeliği” hükümlerine uyulacağının taahhüt edildiği, ilgili yönetmeliklere uygun yapılacak yapıların olası depremde zarar görmeyeceği kanaatinin geçerli olduğu, proje tanıtım dosyasındaki bilgilere göre, planlanan proje alanındaki parsellerin TCDD, İBB ve Maliye Hazinesi'ne ait olduğu, planlama alanının %61'i TCDD, %9'u Maliye Hazinesi, %2'sinin İBB mülkiyetinde olduğu, %28'inin tescil harici alandan oluştuğu, dava konusu proje alanının yakın çevresinde doğal sit alanları bulunduğu, ancak proje sahasında herhangi bir sit alanı ve kültür varlığı bulunmadığı, ilgili dava dosyası kapsamında yapılan saha çalışmasında yeraltı su kaynağına rastlanmadığı, yukarıda verilen bilgiler çerçevesinde, hazırlanan Projenin ÇED Yönetmeliği Ek-5'te belirtilen hususlara aykırı bir durumun olmadığının tespit edildiği, İstanbul İlinin nüfus ve yerleşim yapısı, taşıma maliyeti hususları da gözetilerek, Söğütlüçeşme Yüksek Hızlı Tren İstasyonuna İlave Peron, Ray Hattı, Destek Birimlerinin yeriyle ilgili olarak alternatifinin bulunmadığının tespit edildiği, proje alanında yer alan ticari birimlerin, Söğütlüçeşme Yüksek Hızlı Tren İstasyonu ile doğrudan ilişkili ve istasyonun kullanıcılarına hizmet edecek olmasıyla yer seçiminin uygun olduğunun tespit edildiği, çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi suretiyle projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerin bertarafı için gerekli önlemlerin alınacağına dair taahhütlerin yeterli olduğu, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği 6'ncı maddesi 1'inci fıkrasında seçme eleme kriterleri uygulanacak projelerin yükümlülüklerinin belirtildiği ve anılan hüküm uyarınca seçme ve eleme kriterlerine dahil projeler için Proje Tanıtım Dosyası hazırlanmasının zorunlu kılındığı, fakat Yönetmelikte halkın katılım sürecinin işletilmesi zorunluluğu bulunmadığı, halkın katılımı toplantısının, Yönetmeliğin Ek-I listesine tabi projeler için yapıldığı, "Söğütlüçeşme Yüksek Hızlı Tren İstasyonuna İlave Peron, Ray Hattı, Destek Birimleri ve Ticari Alanlar" projesine karşı açılan bir dava bulunmadığı, anılan projenin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 03.12.2021 tarihinde onaylanan mer'i 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planına uygun olarak yapıldığı, söz konusu projenin seçme eleme kriterleri uygulanacak projelerden olduğu ve Seçme-Eleme Kriterleri Uygulanacak Projeler (Ek-II) listesinde 31/g "Mevcut demiryolu güzergahı korunarak hat sayısının çoğaltılması" kapsamında değerlendirildiği, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin olduğu ancak bu etkinin alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun yapılan bilirkişi incelemesi ile saptandığı görüldüğünden, İstanbul Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İstanbul İl Müdürlüğü tarafından 06.07.2022 tarihinde verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının mer’i ÇED Yönetmeliği ve 2872 sayılı Çevre Kanunu ile ilgili mevzuata uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, kararda PTD'de ulaşım projesi olarak gözüken projenin neden 108 adet dükkan barındırdığı, neden ticari alanlara ihtiyaç duyulduğunun izahatının yapılmadığı, Akfen GYO tarafından yapılan bu projenin bir AVM inşaatı projesi olduğu, projenin niteliğinin ÇED raporu alınmasını zorunlu kıldığı, inşası planlanan yapı alanı ve 108 adet ticari birimi ile bir alışveriş merkezi kategorisinde olduğu, ticari alanın gerekli olup olmadığı, bölgeye sağladığı katkı ve getireceği olumsuzlukların hiçbirinin değerlendirmeye tabi tutulmadığı, bilirkişi heyetinin jetgrout çalışmasını yerinde göremediğini belirttiği, bilirkişi heyetinin jetgrout projesini talep ederek, en azından proje üzerinden önerilen jetgrout kolon sistemi ve bunun üzerinde imal edilmekte olan geogridli sıkıştırılmış dolgu tabakası ile ilgili değerlendirmelerde bulunması gerektiği, bilirkişi heyetinde bu tür bir değerlendirmeyi yapabilecek uzmanlıkta geoteknik mühendisi bulunmadığı, eksik inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporunu hükme esas alındığı, projenin Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği ve daha sonraki ilgili yönetmeliklere uygun olarak hazırlanmış bir Geoteknik Rapora sahip olmadığı, bilirkişi heyetinin yeterli bulduğu Geoteknik Bilgi Raporunun rapor kapsamı ve yeterliliği açısından Yönetmelikte verilen tanıma uygun olmadığı, beklenen deprem yükleri altında viyadük ayaklarının ve burada öngörülen kazıklı temel sisteminin nasıl davranacağı ile ilgili analizlerin basit ve yetersiz olduğu, bu eksikliklerin bilirkişi heyeti tarafından sorgulanmamış olduğu, yapılması gereken ayrıntılı çalışmalara sadece bir ön bilgi sağlayan bir Geoteknik Bilgi notuyla böylesi bir yerde ve bu denli bir nüfus yoğunluğu yaratacak bir proje için öngörülen zemin iyileştirmesi ve temel sistemi tasarımının kendisi ortada olmadan, önerilen temel sistemi ve zemin iyileştirmelerinin İstanbul'da beklenen deprem durumunda nasıl davranacağı ve yeterli güvenliğin sağlanıp sağlanmadığı belirlenmeden ve bu konuda sadece ''yönetmeliklere uyulacağı kanaati oluşmuştur'' gibi bir cümle ile projeler üzerinde bir inceleme yapılmadığının anlaşıldığı, kararda, Söğütlüçeşme'nin tek alternatif olduğu hususuna dikkat çekilmişse de, Haydarpaşa Garı'nın asıl gar olma niteliğinin göz ardı edildiği, bu yanlışın İstanbul'daki kent hayatını felce uğratacağı, bu konuda dosyaya sunulan uzman mütalaasının değerlendirilmemesinin bilimsellikten uzak bir davranış olduğu, ticari merkezin yolcuların zaruri alışveriş ihtiyaçlarını karşılama hizmetini görmesinden çok çevreden gelecek ziyaretçilere hizmet vereceği ve proje alanını daha cazip hale getirerek mevcut ulaşım ve çevre sorunlarını daha da artıracağı, Söğütlüçeşme İstasyonu'ndaki bekleme alanlarının ve peronların YHT işletmesi açısından yetersizliğini gösteren herhangi bir ölçüm, sayısal veri toplama ve teknik değerlendirme yapılmadığı, kısa, orta ve uzun dönemleri kapsayacak şekilde, YHT ve bölgesel tren trafiğiyle ilgili kapsamlı bir talep tahmin çalışması ve Haydarpaşa Garı'nı da içine alan bir işletme analizi yapılmadan konuyla ilgili yapılacak her değerlendirmenin yetersiz kalacağı, bilirkişilerin de belirttikleri gibi, proje alanına ilişkin yapılmış olan kavşak, toplu taşıma, otopark ve yaya etütlerinin, kullanılan ulaşım modeli ve trafik simülasyonunun teknik ve bilimsel açılardan eksik olduğu, proje alanındaki mevcut durumu temsil etmediği, proje yerinin alternatifinin bulunmadığı ve Ticari Merkez'in Söğütlüçeşme İstasyonu'nu kullanacak yolculara hizmet için yapıldığı sonucunu çıkarmanın, teknik ve bilimsel olarak mümkün olmadığı, bilirkişi raporunun ana gövdesi ile sonuç bölümünün tutarsız olduğu, çevreye kabul edilmesi mümkün olmayan çok ciddi olumsuz etkileri olacağı basit gözlemlerle görülen ve ön değerlendirmede etkileri doğru şekilde belirlenmemiş olan proje için ''ÇED Gerekli Değildir'' kararı verilmesinin, yalnız yakın çevreyi değil, Kadıköy merkezine telafi edilmesi mümkün olmayan zararlar vereceği, toprak ve yer altı suyu kaynağı konusunda bilirkişi heyeti içinde uzmanlığı olan üye bulunmaması nedeniyle yorum yapılmadığı, gürültü konusunda, özellikle Ticaret Merkezinde uzun süreli çalışanlar için sağlık sorunları yaratabileceği ve bu nedenle gerekli tedbirlerin alınmasının önerildiği, bu konuda PTD'nin yetersiz olduğunun anlaşıldığı, bilirkişi raporunda, proje alanı civarında bulunan 7 kavşaktan, K-1 kavşağında taşıt sayımı yapıldığı, lastik tekerlekli toplu taşıma, Marmaray ve Metrobüs, Minibüs ve Taksi taşımacılığına ilişkin veri toplanmadığı ve sistemler arası yaya hareketlerinin incelenmediğinin belirtildiği, ulaşım modelinin, ulaşım sorunlarının analizi çözüm önerilerinin geliştirilmesinde yetersiz kaldığının belirtildiği, ticari alan büyüklüğünün nasıl belirlendiğinin açık olmadığının ifade edildiği, ticari alanlara gelecek ziyaretçilerden kaynaklanacak atık miktarlarının hesaplanmadığının belirtildiği, değerlendirme konusu projenin çevre üzerindeki muhtemel etkilerinin gerekli ve yeterli şekilde belirlenmediği, çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi suretiyle projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin bulunup bulunmadığının saptanması ile proje dosyasında olumsuz etkilerin azaltılması için alınması öngörülen önlemlerin yeterli olup olmadığının açıklanması anlamında hükme esas alınan bilirkişi raporunun son derece yetersiz olduğu, bilirkişi raporunda proje sahibi tarafından verilen taahhütlerin yeterli olduğunun tespit edildiği, bu yaklaşımın teknik olarak açıklanmasının mümkün olmadığı, keşif sırasındaki usulsüzlüklerin göz ardı edildiği, hem rapora hem de PTD'ye karşı ileri sürülen teknik itirazlarına kararda yer verilmediği, ek rapor taleplerinin değerlendirilmemesinin eksik inceleme yapıldığını gösterdiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstanbul İli'nin nüfus ve yerleşim yapısı, taşıma maliyeti hususları da gözetildiğinde Söğütlüçeşme YHT İstasyonuna İlave Peron, Ray Hattı, Destek Birimlerinin yeriyle ilgili alternatif bulunmadığı, proje alanında yer alan ticari birimlerin, Söğütlüçeşme YHT İstasyonu ile doğrudan ilişkili ve istasyonun kullanıcılarına hizmet edecek nitelikte olduğu, çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi suretiyle projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin bertarafı için gerekli önlemlerin alınacağına dair taahhütlerin yeterli nitelikte olduğu, davacı tarafından Mahkemece yalnızca ulaşım projesi açısından değerlendirme yapıldığı iddiasının yerinde olmadığı, PTD'de yer alan ticari alanların da hem yer seçiminin uygun olması nedeniyle hem istasyon kullanıcılarına hizmet edecek olması nedeniyle hukuka uygun olduğunun Mahkemece ifade edildiği, PTD'de bölgede yıkıcı bir depremin olacağının bilindiği ve bu hususta ilgili yönetmeliklere uyulacağı taahhüt edildiği, bilirkişi heyetince de ilgili yönetmeliklere uygun yapılacak yapıların olası depremde zarar görmeyeceği değerlendirmesi yapıldığı, bilirkişi raporunda alternatif başka bir istasyon bulunmadığının belirtildiği, tanzim edilen bilirkişi raporunun denetime ve hukuka uygun, elverişli nitelikte olduğu, hükme esas alınmasının yerinde olduğu, davacının temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dava konusu Söğütlüçeşme Yüksek Hızlı Tren Garı, Destek Birimleri, İlave Peron ve Ray Hattı ve Yaşam Merkezi Projesinin sağlayacağı kamu yararı ile İstanbul İli'nin nüfus ve yerleşim yapısı, taşıma maliyeti vb. hususlar gözetildiğinde, YHT hattı için proje yerinin ve projenin alternatifinin olmadığına ve projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin alınacak önlemlerle kabul edilebilir düzeylerde olduğuna yönelik bilirkişi heyeti raporundaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, bu projenin Söğütlüçeşme Mevkiinde yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılmakla birlikte, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen eksikliklerin, … tarih ve E…. sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptalini gerektirmeyeceği, PTD'de belirtilen taahhütlerin yeterli olduğu sonucuna varıldığından, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 08/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava; İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel ve … ada, … parsel; … Mahallesi, … ada …-…-… parseller, … ada … parsel ve … Mahallesi, … ada, …-…-… parsellerde bulunan taşınmazlar üzerinde T.C.D.D. İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Söğütlüçeşme Yüksek Hızlı Tren İstasyonuna İlave Peron, Ray Hattı, Destek Birimleri Ve Ticari Alanlar" projesi ile ilgili olarak, İstanbul Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen … tarih ve E:… sayılı "Çevresel Etki Değerlendirilmesi Gerekli Değildir'' kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; 11.04.2023 tarihinde mahallinde yapılan keşif sonrası hazırlanan 20/06/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda, PTD'de belirtilen bazı zemin iyileştirme çalışmalarının (jetgrout) yapılıp yapılmadığının inşaat aşamasından dolayı gözlenemediği, ticaret alanının büyüklüğünün hangi kriterler doğrultusunda, hangi analizler sonucunda belirlendiğinin açık olmadığının değerlendirildiği, ticari alanlara gelecek ziyaretçilerden kaynaklanacak atık miktarlarının hesaplanmadığının görüldüğü, gürültü açısından da PTD'de yapılan ölçümler ve değerlendirmelerin projenin inşaat safhasına ait değerler olduğu, hem demir yolu hattı üzerinde gerekli yapısal önlemlerin hem de ticari merkezde gürültü yalıtımına özellikle dikkat edilmesi, gerekli tedbirlerin alınması gerektiği, ayrıca ticari birimlerin çevre üzerinde oluşturacağı etkilerin ulaşım-trafik açısından değerlendirmesi amacıyla hazırlanan ''Ulaşım Etüd Raporunda'' toplu taşıma, yaya etüdü, otopark etüdü, veri toplama aşamasında kavşakların seçimi ve taşıt sayımları gibi konularda eksikliklerin olduğu tespitlerinde bulunulduğu halde, raporun sonuç kısmında ise, 06.07.2022 tarihinde verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının mer’i ÇED Yönetmeliği ve 2872 sayılı Çevre Kanunu ile ilgili mevzuata uygun olduğu değerlendirmesi yapılarak çelişkili bir durum ortaya çıkmasına sebebiyet verildiği, ortaya çıkan bu çelişkili durumun giderilmesi ve inceleme konusu yapılamayan hususların ÇED gerekli değildir kararının sonucuna etkisi yönünden değerlendirilmesi için Mahkeme tarafından mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor alınması gerektiği halde, hüküm kurmaya ve yargısal denetime elverişli olmayan söz konusu bilirkişi heyeti raporu esas alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, karara dayanak alınabilecek nitelikte bulunmayan bilirkişi heyeti raporu esas alınarak, eksik inceleme ile verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, kararın bozulması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyorum.