Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3702 E. , 2024/6770 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/3702
Karar No : 2024/6770
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla İli, Milas İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan "İR-... (ER...) Numaralı Ruhsat Sahasında II-B Grubu Maden (Mermer) Ocağı Faaliyeti" projesine ilişkin olarak Muğla Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince Danıştay Altıncı Dairesinin 26/10/2023 tarih ve E:2023/12673, K:2023/5789 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu işleme dayanak teşkil eden proje tanıtım dosyasında; pasa sahası planlamasında tutarsızlıklar olduğu, jeolojik ve hidrojeolojik değerlendirmelerin yetersiz kaldığı, bitkisel varlığın ortaya çıkartılması ve faaliyet sonucunda oluşacak olumsuz etkilerin ne şekilde giderileceği ile ilgili eksikler bulunduğu, maden alanı çevresindeki zeytinlik alanlar ile ilgili olarak bilgi verilmediği, kesilecek ağaçların orman ekosistemine olası etkilerinin göz ardı edildiği; bunlarla birlikte maden sahasının 350 metre batısında başlayan ve maden sahasından daha alçakta olan verimli zeytin ağaçlarının bulunduğu, yaz aylarına oluşacak tozun doğrudan daha alçak konumda olan zeytinlik alanlar üzerinde etkili olacağı, proje tanıtım dosyasının eksik ve yetersiz olduğu hususunun ve projenin çevreye olumsuz etkilerinin bilirkişi raporuyla ortaya konulduğu, bilirkişi ek raporu ile de Sanayi Kaynaklı Hava Kalitesinin Kontrolü Yönetmeliği'ndeki toz emisyonlarının sınır değerleri, sanayi tesislerinden havaya salınabilecek maksimum toz miktarını belirleyen yasal limitler olduğu, bu sınırların, halk sağlığını ve çevreyi korumak için belirlendiği, sanayi tesislerinin faaliyetlerinden kaynaklanan toz miktarını kontrol etmeyi amaçladığı, çevre mühendisliği kapsamında yapılan toz emisyon değerlerinin uygunluğuna yönelik bilimsel görüşün hava kalitesi ve insan sağlığı üzerine olduğu, ancak, SKHKKY'de yer alan sınır değerler özellikle zeytinlikler gibi belirli tarımsal alanların gelişimi için özel olarak belirlenmiş değerler olmadığı, toz emisyonlarının, bitki örtüsüne, su kaynaklarına ve toprağa zarar verebileceği, ağaçların yapraklarının üzerini kaplayarak fotosentezi engelleyebileceği, su kütlelerine taşınarak su kalitesini bozabileceği ve toprak verimliliğini olumsuz etkileyebileceği, dolayısıyla toz emisyonlarının etkileri hususunda çevre mühendisliği ve ziraat mühendisliği disiplini görüşleri arasında çelişki bulunmadığı, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 1- Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin nihai bir izin ve ruhsat niteliğinde olmadığı, proje tanıtım dosyasında alanın orman alanı olduğundan, gerekli izinler alınmadan faaliyete başlanılmayacağından bahsedildiği, proje alanında herhangi bir ağaç kesiminin mevcut olmadığı, dava konusu işlemin tek başına orman alanında veya ağaç kesimi için yeterli belge olmadığı, proje tanıtım dosyasının ilgili Yönetmelik hükümleri çerçevesinde hazırlandığı ve idarelerince mevzuat kapsamında değerlendirildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
2-Davalı Yanında Müdahil tarafından, Davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğu, bilirkişi ek raporuna itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığı, hem kök bilirkişi raporunun hem de ek bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı, bilirkişi ek raporunun ve YD ara kararının vekil yerine asile tebliğ edilmesinin usulsüz tebligat niteliğinde olduğu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, davacı tarafından açılan ancak sonradan feragat edilen dosyaların UYAP üzerinden soruşturulması talebinin kabul edilmemesinin bozma nedeni olduğu, proje tanıtım dosyası içinde jeoloji ve hidrojeoloji kısımlarının yer aldığı, ayrıca ekolojik değerlendirme raporunda da alan hakkında jeolojik ve hidrojeolojik değerlendirmelere yer verildiği, proje tanıtım dosyası içinde flora ve faunanın belirlenmesi adına hem yerinde gözlem ve çalışma yapıldığı hem de literatür bilgilerinden faydalanılarak değerlendirme yapıldığı, biyolog bilirkişi tarafından soyut ve taraflı görüş bildirildiği, orman mühendisi bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmenin usulen hatalı olduğu, anılan bilirkişinin olumsuz görüş bildirdiği hususların Orman Bölge Müdürlüğü tarafından incelenmesi gerektiği, ziraat mühendisi bilirkişi le çevre mühendisi bilirkişinin bilirkişi raporunda yer alan görüşleri arasında çelişki olduğu, bilirkişi heyetinden istenen husular arasında dava konusu işlemin plan kararları açısından olumlu olup olmadığının değerlendirilmesi de istenmiş olmasına rağmen uzmanlık alanı itibarıyla bu hususta değerlendirme yapabilecek şehir ve bölge plancısına bilirkişi heyetinde yer verilmediği, Danıştay bozma kararı gözetilmeden davanın kabulüne karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 27/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!