Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3653 E. , 2024/7082 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/3653
Karar No : 2024/7082
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL)... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ... 2- ... ... 33- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan "... Göleti ve Sulaması Projesi Kapsamında Kullanılacak B Geçirimsiz (ER:...), D Geçirimli, Kaya-1 (ER:...), Kaya-2 (ER:...) ve Kaya-3 (ER:...) Malzeme Sahaları ile Kırma - Eleme, Yıkama - Eleme ve Hazır Beton Üretim Tesisleri" projesine ilişkin olarak ... Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunun dosyada yer alan bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesinden, yapılması planlanan Kaya-1, Kaya-2 ve Kaya-3 malzeme ocaklarına yaklaşık 300-350 metre uzaklıkta evlerin olduğu, Kaya-2 ve Kaya-3 malzeme ocaklarına 5-10 metre uzaklıkta tarla ve bahçelerin olduğu, Kaya-1 malzeme ocağına 55-60 metre uzaklıkta tarla, bahçe ve evlerin olduğu, ... gölet aksı nedeniyle rezervuar alanı içerisinde evler, tarla, bahçe ve arsa niteliğinde parseller ile mezarlıkların olduğu ve proje alanına yakın bölgelerde bulunan köylerin hayvanlarının ve yaban hayvanların otladığı mera alanlarının bulunduğu, proje alanı içerisinde bulunan evler ile tarlalar, bahçeler ve mera alanlarındaki bitkilerin madencilik faaliyetleri sonucu oluşacak tozlardan etkileneceği ve biriktirilen suların altında kalacağı, dolayısıyla yapılacak madencilik faaliyetlerinden ilgili alanların zarar göreceği, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'ne ekli ek-1-a-ortak gösterimler belgesinin açıklamalar bölümünün 4.fıkrasında: "Açıklamalar... 4- Su yüzeyleri gösterimi altında mevcut veya öneri olarak göl, gölet, deniz veya barajlar planlara işlenir." hükmünün yer aldığı, bu hükümden de anlaşılacağı üzere gölet/baraj projelerinin bir plan kararı olarak yürürlükteki imar planlarında yer almasının gerektiği, proje sahasının yer aldığı bölgeyi de kapsayan ve halen yürürlükte bulunan, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, 1/50.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ve 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planlarında bu bölgede bir gölet/baraj planlamasının bulunmadığı, projenin gerçekleştirileceği bölgede ... için endemik olan Heldreichia Bupleurifolia Subsp. ...na bitkisinin yayılış gösterdiği, bu endemik türün kendi habitatında uluslararası sözleşmeler gereği korunmak zorunda olduğu, projenin yerleşim yerlerine yakın olması nedeniyle insan ve çevre sağlığı açısından risk oluşturduğu, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 1- Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılıp açılmadığının resen incelenmesi gerektiği, özel mülkiyette kalan taşınmazların kamulaştırılacağının, tarım arazileri için toprak koruma projesinin, orman alanları için rehabilitasyon planlarının, mera alanları için mera geri dönüşüm projesinin ÇED süreci sonrasında ilgili kurumlara sunulacağının proje tanıtım dosyasında belirtildiği, proje tanıtım dosyasında tozuma hesaplamalarının yapılmış olduğu ve faaliyetten etkilenecek kaynaklardaki çöken toz ve partikül madde değerlerinin ilgili Yönetmelikteki sınır değerleri sağladığı, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından projenin gerçekleştirilmesinde herhangi bir sakınca olmadığı yolunda görüş bildirildiği, madencilik faaliyetinden dolayı ilgili alanların zarar göreceği şeklindeki bilirkişi görüşünün hukuki, bilimsel ve teknik dayanağının olmadığı, ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün ilgili yazılarında belirtilen, yaklaşık 2000 kişinin içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılandığı ... Mahallesine ait 1,5 lt/sn
debiye sahip içme suyu amaçlı keson kuyunun, ... Mahallesi yeni yerleşim yerine ait 5 lt/sn debiye sahip içme suyu amaçlı keson kuyunun ve ... Mahallesine ait 5 lt/sn debiye sahip içme suyu amaçlı keson kuyunun deplase işlemlerinin gerçekleştirileceğinin ve gerekli olması halinde isale hatlarının yenileneceğinin proje tanıtım dosyasında taahhüt edildiği, proje aşamasında olan baraj veya göletlerin çevre düzeni planına işlenmesini zorunlu kılan bir mevzuat hükmünün bulunmadığı, proje aşamasında olan bir barajın çevre düzeni planında gösterilmesinin mümkün olmadığı, Tarım ve Orman Bakanlığı 15. Bölge Müdürlüğünün projeye dair görüş yazısında faaliyet alanının herhangi bir statülü koruma alanında kalmadığının "... İli Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi" çerçevesinde ise endemik veya korumada öncelikli bir türe rastlanmadığının bildirildiği, bilirkişi raporunda hiç bir teknik literatüre dayanılmadan ve kaynak gösterilmeden endemik türün varlığından bahsedildiği, bilirkişi raporunda bölgenin hava kalitesinin Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 86 AQI olduğunun tespit edildiğinin mevcut durumda bile bu kalitedeki havanın solunum yolu hastalıklarını ağırlaştırabileceğinin ifade edildiği ancak hava kalitesinin belirlenmesi amacıyla bilirkişi tarafından ölçüm yapılıp yapılmadığının yapıldıysa hangi teknik cihaz ile yapıldığının ortaya konulmadığı, ülkemizde hava kalitesi değerlendirmesinin Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği çerçevesinde gerçekleştirildiği, bilirkişinin tespitinin dikkate alınması durumunda ... İlinde hiç bir sanayi tesisi ve madencilik faaliyetinin yapılmaması gerektiği, ... İli, ... İlçesinde bulunan Hava Kalitesi İzleme İstasyonunda Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği kapsamında SO2 ve PM10 parametreleri ölçülmek suretiyle hava kalitesinin belirlenmekte olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik değerlendirmeler içerdiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından, dava konusu işlemin ilişkin olduğu projenin malzeme ocakları ve geçici tesisleri kapsadığı, ... Göleti ve Sulaması projesinin rezervuar ve sulama alanlarının ise , ... Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından ... sayılı yazı ile ÇED Yönetmeliği Listelerindeki eşik değerden az olduğu için kapsam dışı olarak değerlendirildiği, söz konusu rezervuar alanı kamulaştırılarak mülkiyetinin faaliyet sahibi (DSİ) lehine değişeceği, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü İçme Suyu Dairesi Başkanlığı’nın ... tarih ve ... sayılı yazısında, DSİ 9. Bölge Müdürlüğü tarafından deplase işlemlerin gerçekleştirilmesi durumunda isale hatlarının yeniden gözden geçirilip yenilenmesinin gerekebileceği, ihtiyaç debisi sağlayacak kaynakların ve isale hatlarının DSİ 9. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması durumunda projenin yapılmasının uygun olacağının bildirildiği, ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün söz konusu yazısında belirtilen, yaklaşık 2000 kişinin içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılandığı ... Mahallesine ait 1,5 lt/sn debiye sahip içme suyu amaçlı keson kuyunun, ... Mahallesi yeni yerleşim yerine ait 5 lt/sn debiye sahip içme suyu amaçlı keson kuyunun ve ... Mahallesine ait 5 lt/sn debiye sahip içme suyu amaçlı keson kuyunun deplase işlemlerinin gerçekleştirileceğinin ve gerekli olması halinde isale hatlarının yenileneceğinin faaliyet sahibi tarafından taahhüt edildiği, proje kapsamında patlatmanın yalnızca kaya malzeme ocağında yapılacağı ve uygulanacak patlatmanın galeri atımı yöntemi ile olmayacağı, kaya malzeme ocakları delme-patlatma faaliyetlerinin gerek arazinin yapısı gerekse uygulanabilirlik açısından patlatma paterni yapılarak patlatmaya bağlı titreşim, hava şoku ve taş savrulması etkilerinin ocak sahasına en yakın yerleşimler için değerlendirildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda "ÇED Gerekli Değildir" kararının teknik yönlerden usule uygun olup olmadığının değerlendirilmesi yerine "projenin ilgili bölgede yapılmaması" şeklinde kanaat bildirildiği, bilirkişi raporunun tarımsal faaliyetler ile ilgili değerlendirmeler bölümünün kendi içinde çelişkili tespitler içerdiği, ... Göleti ve Sulaması projesinin tarımsal sulama amaçlı bir proje olduğu, yöredeki tarımsal üretimi geliştirme amacı ile hazırlandığı ve yapılmasında kamu yararı bulunduğu, projenin inşaat aşamasında oluşacak çevresel etkiler ile ilgili olarak proje tanıtım dosyasında gerekli bütün bilmsel çalışmaların ve hesaplamaların yapılmış olduğu, bu etkilerin en düşük seviyeye indirgenmesi amacı ile alınması gerekli bütün tedbirlerin belirlendiği ve gerekli taahhütlerin idareleri tarafından verildiği, projenin inşaat aşamasında oluşacak çevresel etkilerin, projenin inşaat süresi ile sınırlı ve geçici etkiler olacağı ve alınacak önlemler ile mevzuatta izin verilen sınırlar içerisinde kalacağı, gölet rezervuar alanında 220 dekar tarım arazisinin kaldığının tespit edildiği, buna karşılık projenin tamamlanması durumunda net 3000 dekar tarımsal alanın, basınçlı - borulu sulama sistemi ile modern bir sulama olanağına kavuşacağı, rezervuar alanı içerisinde kalan yerleşim ve tarım alanları ile ilgili olarak gerekli bütün kamulaştırma işlemlerinin yapılacağı, kamulaştırma işlemleri tamamlanmadan önce gölette su tutma işleminin gerçekleştirilmeyeceği, bilirkişi raporunda belirtilen mezarlık alanlarının göl alanında kalması durumunda, ilgilileri tarafından talep edilmesi halinde söz konusu mezarların nakil işlemlerinin idareleri tarafından gerçekleştirileceği, proje sahasının yer aldığı bölgeyi de kapsayan ve halen yürürlükte bulunan, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarında proje alanında baraj gölet planlamasının bulunmamasının projenin anılan planlara aykırı olduğu anlamını taşımayacağı, gelecekte yapılacak olan ve şu an gündemde olmayan bütün projelerin Çevre Düzeni Planı ve İmar Planlarında gösterilmesinin imkan dahilinde olmadığı, proje kapsamında herhangi bir metalik maden işletmesinin bulunmadığı, ağır metal gözlemsel olarak belirlenebilecek bir madde olmadığı için kazı çalışması yapılacak alanlarda agır metal bulunduğuna ilişkin herhangi bir bilimsel çalışma yapılıp yapılmadığının belirlenmesi şayet yapılmış ise analiz sonuçlarının bilirkişi raporuna eklenmesinin gerektiği, bilirkişi raporunda belirtilen endemik bitki hakkında ilgili kurum görüşünde bu bölgede herhangi bir endemik bitki bulunduğunun bildirilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlığın çözümü amacıyla mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan "... Göleti ve Sulaması Projesi Kapsamında Kullanılacak B Geçirimsiz (ER:...), D Geçirimli, Kaya-1 (ER:...), Kaya-2 (ER:...) ve Kaya-3 (ER:...) Malzeme Sahaları ile Kırma - Eleme, Yıkama - Eleme ve Hazır Beton Üretim Tesisleri" projesine ilişkin olarak ... Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, "Çevre korunması": Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütününü, "Sürdürülebilir çevre": Gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fizikî vb.) ıslahı, korunması ve geliştirilmesi sürecini, "Sürdürülebilir kalkınma": Bugünkü ve gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı kalkınma ve gelişmeyi, "Çevresel Etki Değerlendirmesi": Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları; "Proje tanıtım dosyası": Gerçekleşmesi planlanan projenin yerini, özelliklerini, olası olumsuz etkilerini ve öngörülen önlemleri içeren, projeyi genel boyutları ile tanıtan bilgi ve belgeleri içeren dosyayı... ifade eder.'' şeklinde tanımlanmış, "Çevresel Etki Değerlendirmesi" başlıklı 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir" hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ve 29/07/2022 tarihli ve 31907 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde; "... h) Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir Kararı: Ek-2'deki listede yer alan çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projelerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda çevresel etki değerlendirmesi raporu hazırlanmasının gerektiğini belirten Bakanlık kararını,..." şeklinde tanımlanmış, Yönetmeliğin, "Yetki" başlıklı 5. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğe tabi projeler hakkında "ÇED Olumlu", "ÇED Olumsuz", "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararlarını verme yetkisi Bakanlığa aittir. Ancak Bakanlık gerekli gördüğü durumlarda "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararının verilmesi konusundaki yetkisini, sınırlarını belirleyerek il müdürlüğüne devredebilir. (2) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar (ÇED Olumlu/ÇED Gerekli Değildir) tesis edilmeden önce; a) Projenin gerçekleştirilmesinin ilgili mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, ÇED süreci aşamasına bakılmaksızın sonlandırılır..." düzenlemesine, "Çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlama yükümlülüğü" başlıklı 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. ... " düzenlemesine, "Çevresel etki değerlendirmesi uygulanacak projeler" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; ... b) "ÇED Gereklidir" Kararı verilen projelere ... ÇED raporu hazırlanması zorunludur." düzenlemesine, Çevresel etki değerlendirmesi gereklidir veya çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı" başlıklı 17. maddesinde; "(1) Bakanlık inceleme değerlendirme süreci tamamlanarak karar aşamasına geçilen proje hakkında 5 iş günü içinde "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını verir... (4) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projeler için ÇED başvuru dosyası hazırlanarak Bakanlığa başvuru yapılması gerekmektedir. Ancak "ÇED Gereklidir" kararına esas şartların değişmesi halinde, 15. madde hükümlerine göre yeniden başvuru yapılabilir. " düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince, Ziraat Mühendisi, Harita Mühendisi, Hidrojeoloji Mühendisi, Şehir Plancısı, Biyolog, Çevre Mühendisi ve Maden Mühendisinden oluşan bilirkişi heyetiyle mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 02/05/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının, Maden Mühendisi ve Çevre Mühendisi bilirkişiler tarafından "uygun olduğu", diğer bilirkişiler tarafından ise "uygun olmadığı" yolunda görüş bildirildiği, Mahkemece anılan bilirkişi raporu dosyada yer alan bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmek suretiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
A) BİLİRKİŞİ RAPORUNUN İNCELENMESİ
Ziraat Mühendisi tarafından; proje sahası içerisinde evler, tarla, bahçe ve arsa niteliğinde parseller ile mezarlıkların bulunduğu, taşınabilecek toz miktarları baz alındığında düşük rüzgâr hızlarında bile tarımsal alanlara toz taşınım ihtimalinin oldukça yüksek olduğu, özellikle nakliye sırasında ortaya çıkacak tozların tarımsal alanlardaki bitkisel üretimi etkileme ihtimalinin oldukça yüksek risk olarak görüldüğü, ayrıca proje sahasının yakınında bulunan tarla ve bahçelerdeki bitki örtüsünde de toz taşınımı nedeniyle ciddi verim kayıplarının meydana gelebileceği, toz partiküllerinin tarla, bahçe ve mera bitkilerinin üzerinde örtü halinde birikebileceği ayrıca meralardaki hayvanların otlatılması sırasında bu partiküllerin hayvan vücuduna alınması ve besin zincirine katılması gibi olumsuz sonuçlar meydana getirebileceği, diğer taraftan toz zararını asgariye indirmek için alınacak tedbirlere proje tanıtım dosyasında yer verildiği, öngörülen tedbirlere ve verilen taahhütlere uyulması durumunda tarımsal faaliyet yönünden olumsuz bir durumun söz konusu olmayacağı tespit ve kanaatine yer verilmiştir.
Ayrıca, Ziraat Mühendisi bilirkişi tarafından, taahhütlerin yerinde getirilmemesi durumunda bitki gelişimi üzerinde olumsuz etkilerin meydana geleceği, ... göleti ve sulama projesi kapsamında yapılacak olan ve Kaya-1 ve Kaya-3 Malzeme Ocakları arasındaki ... gölet aksı nedeniyle, rezervuar alanı içerisinde kalan evlerin, tarla, bahçe ve arsa niteliğindeki parseller ile mezarlıkların biriktirilen sular altında kalacağı, projenin gerçekleştirilmesyle bahsi geçen alanlarda tarımsal üretim faaliyetlerinin yürütülmesinin mümkün olmayacağı, ... genelinde ve proje sahası civarında tarımsal faaliyetlerin yürütüldüğü arazilerin kısıtlı olduğu, bölge halkının gelir kaynağınının tarımsal üretim olduğu tespitlerine yer verilerek dava konusu işlemin Ziraat Mühendisliği disiplini yönünden uygun olmadığı yolunda kanaat bildirildiği, Harita Mühendisi tarafından; ... Göleti ve Sulaması Projesi ile brüt 333 hektar tarımsal alanın basınçlı - borulu sulama sistemi ile sulanmasının planlandığı, keşif esnasında dava konusu alan içerisindeki içme suyu kuyusu (MASKİ 1, MASKİ 2), sondaj kuyusu, YSE noktası, Gölet Alanı Noktası, Mezarlık Alanı, Agrega Ocakları Eleme Yeri, Kil Ocakları gibi önemli alanların GPS aletiyle ölçümünün yapıldığı, gerek keşif esnasındaki ölçümler gerekse de dava dosyasındaki mevki bilgilerinde bir hata bulunmadığı tespitlerine yer verildiği, Hidrojeoloji Mühendisi tarafından, Harita mühendisi raporunda vaziyet planında yerleri gösterilen 3 adet Keson su kuyusunun DSİ 9. Bölge Müdürlüğü tarafından yapımı planlanan Dipsiz Çay yatağında yer aldığı, bunlardan MASK-2 kuyusunun gölet aksının mansabında, MASK-1 kuyusunun gölet aks yerine yakın mesafede gölet rezervuar alanında, üçüncü kuyunun da yine gölet rezervuar alanında kuyruk suyu sınırına yakın alanda bulunduğu, söz konusu keson kuyuların ... Göletinin yapılacağı Dipsiz Çay yatağının alüvyonlarında (kumçakıl) açılmış olduğu, D- Geçirimli Malzeme Sahasının rezervuar alanında bulunduğu, malzeme sahasından gölet inşası için 2,5 metre derinlikte kum- çakıl malzemesi alınacağı, dolayısıyla gerek gölet aksı katof kazısı gerekse kum çakıl malzemesi işletmesi sırasında keson kuyuların debisinin olumsuz etkileneceği, gölet katof'unda kum-çakıl malzemesi sağlam temel kayaca kadar tamamen kaldırılıp geçirimsiz perde oluşturulacağından gölet gövdesi mansabında kalan alüvyona su akışının olmayacağı, bu nedenle, aks yerinin mansabında bulunan MASK- 2 kuyusunun gölet inşaatından sonra tamamen kuruyacağı, keson kuyuların deplase işlemlerinin gölet inşası başlamadan önce gerçekleştirilmesinin gerektiği aksi halde keson kuyuların debilerinin olumsuz etkileneceği ve kuyulardan yararlanan yerleşim yerlerinde yaşayan halkın mağdur olacağı, D- Geçirimli Malzeme Sahasının rezervuar alanında bulunması nedeniyle işletme sonrasında sahada rehabilitasyon yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı, B- Geçirimsiz Kil Sahasında işletme sırasında kazı alanında su birikmemesi için gerekli drenaj tedbirlerinin ve işletme sonrasında ÇED alanında yapılacak rehabilitasyon projelerinin mevcut ve yeterli olduğu, kaya ocaklarında taş işletmesinin, palye- Şev (basamak) oluşturularak yapılmasının planlanlandığı, kaya ocaklarının topografik olarak yüksek eğimli olması ve taş işletmesinin basamaklı yapılacak olması nedeniyle işletme sırasında su birikimine yol açacak çukurların oluşmayacağı, ayrıca işletme sonrasında ÇED alanları için yapılacak rehabilitasyon projelerinin proje tanıtım dosyasında mevcut ve yeterli olduğu tespit ve kanaatine yer verildiği, Şehir Plancısı tarafından, proje sahasının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında; tarım alanı, dördüncü derece taşıt yolu ve dere güzergâhı olarak, 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planında; tarım alanı, dere güzergâhı ve ulaşım yolu olarak, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında yine tarım alanı, dere güzergâhı ve ulaşım yolu olarak planlanmış olduğu, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin eki olan Ek-1-a-ortak gösterimler belgesinin açıklamalar bölümünün 4. fıkrası uyarınca, gölet ve baraj projelerinin bir plan kararı olarak yürürlükteki imar planlarında yer almasının gerektiği ancak bahse konu imar planlarında proje sahsının bulunduğu bölgede bir gölet ya da baraj planlamasının bulunmadığı, dolayısıyla yapımı planlanan gölet/baraj projesinin söz konusu imar planı kararlarına aykırı olduğu tespit ve kanaatine yer verildiği, Maden Mühendisi tarafından, keşif sırasında dava konusu alanın arazi özelliklerinin incelendiği, malzeme ocaklarının faaliyeti esnasında kullanılacak yöntemlerin ve ekipmanların, günün teknolojisine uygun olarak seçilmiş olduğu, proje kapsamında yer alan malzeme ocakları için alternatif ocakların incelenmiş olduğu, incelenen tüm malzeme ocakları için arazi ve laboratuvar çalışmalarının yapılmış olduğu, gölet gövdesi ve diğer ünitelerin inşasına uygun malzemenin temini veya çıkarılması/üretilmesi amacıyla; bilimsel çalışma, mesafe, arazi koşulları, nakliye vb. etkenlerin dikkate alınmış olduğu, bu hususta, farklı lokasyonlarda olacak şekilde 1 adet geçirimsiz, 1 adet geçirimli ve 3 adet de kaya malzeme sahasından hammadde temininin yapılabileceğinin tespit edildiği, proje kapsamında başka bir malzeme ocağının kullanılmasının planlanmadığı, ocak sahasının konumu nakliye açısından değerlendirildiğinde; ulaşım açısından problemin olmadığının açıkça ortaya konulduğu, sahada yapılan incelemeler ve MAPEG tarafından da verilen (Ek-44 nolu yazı) incelendiğinde, ilgili alanda madencilik faaliyetlerinin yürütülmesinde bir olumsuzluk olmayacağı, yolunda tespit ve kanaate yer verildiği, Çevre Mühendisi tarafından, kırma-eleme tesisi, yıkama-eleme tesisi ve hazır beton tesisi gibi madencilik faaliyetleri esnasında ortaya çıkabilecek olası çevresel etkilerin ve bu çevresel etkiler için proje tanıtım dosyası kapsamında alınan önlemlerin ve bu önlemlerin yeterli olup olmadığının bilirkişi raporunda, su kirliliği, katı atıklar, gürültü kirliliği ve hava kirliliği başlıkları altında değerlendirildiği, su kirliliğine ilişkin değerlendirmede; proje tanıtım dosyasında belirtilen önlemler ve arıtım teknolojisi göz önüne alındığında, faaliyet nedeniyle atıksu kirliliği açısından herhangi bir risk oluşturma potansiyelinin düşük olduğu sonucuna varıldığı, belirtilen tedbirlerin olası su kirliliği risklerinin bertarafı açısından makul ve yerinde olduğu, katı atıklara ilişkin değerlendirmede, proje tanıtım dosyasında faaliyet esnasında oluşabilecek katı atıkların temel olarak; çalışan personelden kaynaklanacak evsel nitelikli katı atıklar, proses atıkları, atık yağlar, evsel atıklar, ambalaj atıkları, arıtma çamurları, bitkisel atık yağlar, ömrünü tamamlamış lastikler, atık pil ve akümülatörler, tehlikeli atıklar, tıbbi atıklar olarak belirtildiği, bu atıklar ile ilgili olarak her bir atık türü için ilgili yönetmelik hükümlerine uyulacağı ve gerekli önlemlerin alınacağının beyan edildiği, maden sahasından çıkan proses atığının (katı maden atığı) inşası yapılacak Geçici Atık Depolama Alanında depolanmasının planlandığının belirtildiği, ilgili yönetmelikler çerçevesinde taahhüt edilen önlemlerin yeterli olduğu, denetleyici kurum tarafından düzenli kontrolleri sağlanmak suretiyle faaliyetlere devam edilmesinde herhangi bir olumsuzluk beklenmediği sonucuna varıldığı, hava kirliliğine ilişkin değerlendirmede, 03.07.2009 tarih ve 27277 sayılı Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği kapsamında partiküler madde (PM) ve çöken toz değerleri açısından projenin inşaat ve işletme aşamasında görülmesi muhtemel PM emisyonlarına ait toplam kirlenme değerlerinin 40 µg/m3’ lük sınır değerlerin altında kaldığı, diğer taraftan çöken toz emisyonlarına ait toplam kirlenme değerlerinin ise 210 mg/m2/gün’lük sınır değerlerin altında kaldığı, proje tanıtım dosyasında taahhüt edilen önlemlerin alınması durumunda tesiste madencilik faaliyetlerinden kaynaklanabilecek PM ve çöken toz gibi hava kirliliğine neden olabilecek emisyonlar açısından herhangi bir olumsuzluğun görülmediği, bahsedilen bu önlemler ile tozumadan kaynaklanabilecek olumsuz etkilerin de asgariye indirgeneceği sonucuna varıldığı, gürültü kirliliğine ilişkin değerlendirmede, proje tanıtım dosyasında çalışmalar sırasında oluşabilecek gürültünün belirlenmesi için en kötü durum koşulları dikkate alınarak gürültü modellemesinin oluşturulduğunun ve madencilik faaliyetleri esnasında kullanılacak tüm araçların aynı anda çalıştığı varsayımı ile hesaplama yapıldığının belirtildiği, bu şartlar altında meydana gelmesi olası gürültünün mesafeyle olan ilişkisi irdelendiğinde proje alanına en yakın konumlanmış yerleşim yerlerinde olası gürültü seviyeleri 04.06.2010 tarih ve 27601 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği"nde tanımlanan endüstri tesisleri için çevresel gürültü sınır değerlerinin oldukça altında kaldığı, dolayısıyla, gürültü kaynağı olarak planlanan madencilik faaliyetlerinin en yakın yerleşim yerine olumsuz etkisinin oldukça düşük kalacağı, yakın yerleşim birimlerindeki gürültü seviyesinin yasal sınırların altında olacağının öngörüldüğü, bölgede herhangi bir önemli gürültü kaynağı bulunmaması nedeniyle projenin kümülatif gürültü etkilerinin önemsiz olduğu sonucuna varıldığı, proje tanıtım dosyası incelendiğinde, oluşacak olumsuz etkiler karşısında alınacak önlemlerin ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğu, işletmenin faaliyetlerinden ötürü çevreye vermesi muhtemel olumsuz etkilerin kabul edilebilir sınırlar dahilinde planladığı ve gerekli önlemleri alındığı, projenin inşaat ve işletme çalışmaları esnasında DSİ 9. Bölge Müdürlüğü tarafından alınan/alınacak tedbirler ve uygulama esaslarının kapsamlı olarak proje tanıtım dosyasında belirtilmiş olduğu, bu bağlamda faaliyet esnasında oluşabilecek katı, sıvı atıklar, gürültü kirliliği ve hava kirliliği riskleri için belirtilen önlemlerin yeterli ve uygulanabilirlik açısından makul olduğu yolunda tespit ve kanaatlere yer verildiği, "çevre ve insan sağlığına etkisi" başlığı altında, hava kirliliğinin Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre bölgede 86 AQI ile yüksek olduğunun tespit edildiği, mevcut durumda bile bu kalitedeki bir havanın solunum yolu hastalıklarını ağırlaştırabileceği, tahrişe, baş ve göğüs ağrılarına neden olabileceği, proje kapsamında özellikle çevrenin açık alan olması, rüzgarlı bölgede yapılacak olması sebebi ile oluşan tozların havaya karışması ve bu tozların yağmur ile birleşmesi sonucunda içindeki bazı ağır metallerle reaksiyona girerek asit oluşturarak yüzey bitki örtüsü ve toprağı etkileyeceği, bu yağmur sularının toprağa düşmesinin de ileriki zamanlarda toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik dengesini bozarak orta ve uzun vadede hava kirliliğinin daha da artmasına sebep olabileceği, bu durumun topoğrafyanın ve su kalitesinin değişmesine, verimli üst toprağın kaybolmasına, topraktaki canlıların (bitki ve hayvan) yok olmasına ve tüm bunlara bağlı olarak ekolojik dengenin yok olmasına neden olabileceği, bölgede dosyada yer alan bilgi ve belgeler ışığında, ayrıca yapılan keşif sırasında elde edilen bilgi ve incelemelere göre ilgili ocaklara (Kaya-1, Kaya-2 ve Kaya-3) en yakın yerleşim yerinin yaklaşık 300-350 metre uzaklıkta olduğunun tespit edildiği, bununla birlikte, bahçe, tarla niteliğindeki ekilmiş alanlara ise 50 metreden daha az mesafede olduğunun görüldüğü, yine ilgili proje alanına yakın bölgelerde köyler bulunduğunun tespit edildiği, hayvancılık faaliyetlerinin yürütüldüğünün görüldüğü, fauna bakımından herhangi bir endemik türe rastlanmamış olmakla birlikte, bölgede yaban hayvanlarının barındığına ilişkin tespitlerin mevcut olduğu, flora bakımından ise bölgeye özgü endemik tür olan Heldreichia bupleurifolia subsp. ...na (... Topaçhardalı) tespit edildiği, ilgili türün bölge için endemik olduğu, projeden kaynaklanacak rüzgarla taşınabilecek tozların bertaraf edilmeye çalışılacağının proje tanıtım dosyasında belirtildiği, proje tanıtım dosyasında yer alan önlemlere uyulması ve denetiminin sağlanması durumunda faaliyetten kaynaklanacak etkilerin etkisinin düşük olacağı, fakat bölgenin hava kalitesi de göz önüne alındığında, yaban hayatı ve çevrenin yine de etkileneceği, insan ve çevre sağlığı açısından projenin ilgili bölgede yapılmaması gerektiği yolunda tespit ve kanaate yer verildiği görülmektedir.
B) BİLİRKİŞİ RAPORUNDAKİ TESPİTLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Bilirkişi raporunun, dava konusu işlemin hukuka uygun olmadığı yönünde kanaat içeren kısımları dosya kapsamıyla birlikte incelenip değerlendirildiğinde;
Ziraat Mühendisliği disiplini yönünden yapılan tespitlere ilişkin olarak; öncelikle bilirkişi tarafından esasen proje tanıtım dosyasında öngörülen tedbirlere ve verilen taahhütlere uyulması durumunda tarımsal faaliyet yönünden olumsuz bir durumun söz konusu olmayacağı tespit ve kanaatinin bildirildiği görülmektedir.
Her ne kadar bilirkişi tarafından, taahhütlerin yerinde getirilmemesi durumuna ilişkin olarak ayrıca kanaat bildirilmiş ise de ÇED Gerekli Değildir kararının iptali istemiyle açılan davada, çevresel etki değerlendirmesinin, gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığı hususu da göz önünde bulundurulduğunda, bilirkişi tarafından bu kapsamda değerlendirme yapılarak kanaat bildirilmesi gerektiği açık olup, bu kapsam dışındaki değerlendirmeler varsayımdan ibaret olacaktır.
Diğer taraftan, ... gölet aksı nedeniyle, rezervuar alanı içerisinde kalan tarım alanlarının sular altında kalacak olması ve bölgenin gelir kaynağının tarımsal faaliyete dayalı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin Ziraat Mühendisliği disiplini yönünden uygun olmadığı yolunda kanaat bildirilmiş ise de dava konusu projenin “... Göleti ve Sulaması Projesi”nin hammadde ihtiyacının karşılanması amacıyla gerçekleştirmesinin planlandığı ve geçici nitelikte bir proje olduğu, bilirkişi tespitinin dava konusu projeye ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki bilirkişi tarafından bölgede tarımsal faaliyete elverişli alanın büyüklüğü, bu alanın ne kadarlık kısmının su altında kalacağına dair somut bir tespitin yapılmadığı ve proje tanıtım dosyasında yer alan ... Göleti ve Sulaması Projesi ile brüt 333 ha olan tarımsal alanda basınçlı - borulu sulama ile modern bir sulama sistemi kurulacağı, birim alandan elde edilecek önemli tarımsal gelir artışı ile başta yöre çiftçisi olmak üzere, bölge ekonomisi ve sonuçta ülke ekonomisi adına önemli sayılabilecek katkılar sağlanacağı şeklinde ifade edilen projenin amacının söz konusu değerlendirmede dikkate alınıp alınmadığının da beyan edilmemiş olduğu görülmektedir.
Ziraat Mühendisi tarafından bildirilen tespit ve kanaatin dava konusu işlemin hukuka uygun olmadığı yönündeki kısmına yukarıda açıklanan nedenlerle itibar etmek mümkün olmamıştır.
Hidrojeoloji Mühendisliği disiplini yönünden yapılan tespitlere ilişkin olarak; bilirkişi tarafından, Dipsiz Çay yatağında bulunduğu belirtilen 3 adet keson su kuyusunun deplase işlemlerinin gölet inşası başlamadan önce gerçekleştirilmesinin gerektiği aksi halde keson kuyuların debilerinin olumsuz etkileneceği ve kuyulardan yararlanan yerleşim yerlerinde yaşayan halkın mağdur olacağı kanaati bildirilmiş, bu husus dışında projeye ilişkin olumsuz bir tespit ya da kanaate yer verilmemiştir.
Uyuşmazlıkta, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... Su ve Kanalizasyon
İdaresi Genel Müdürlüğü İşletmeler Dairesi Başkanlığı’nın ... tarih ve ... sayılı kurum görüşü ekinde yer alan teknik raporda, projenin uygulanmasının bölgede belediyeye ait tesisleri, keson kuyuları ve içme suyu kaynaklarını olumsuz yönde etkileyeceği gerekçesiyle olumsuz görüş bildirilmiş ise de ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü İçme Suyu Dairesi Başkanlığı’nın ...... tarih ve ... sayılı yazısında, mevcut kesonların dere yatağının üzerinde bulunduğu, bölge jeolojik olarak incelendiğinde su teminin kolay olmadığının görüldüğü, 2000 kişi için içme suyu sağlayan kaynakların yok olmasının telafi edlemeyecek sonuçlara neden olacağı, DSİ 9.Bölge Müdürlüğünün...... tarih ve ... sayılı yazısında belirtilen deplase işlemlerinin gerçekleştirilmesi durumunda isale hatlarının yeniden gözden geçirilip yenilenmesinin gerekebileceği, ihtiyaç debisi sağlayacak kaynakların ve isale hatlarının D.S.İ. tarafından yapılması durumunda projenin uygun görüleceğinin bildirildiği, aynı idarenin 28/08/2023 tarihli yazısı ekinde yer alan teknik raporda da, raporda sayılan yükümlülüklerin yerine getirilmesi koşuluyla projenin gerçekleştirilmesinin uygun görüldüğü yolunda görüş bildirildiği, faaliyet sahibi tarafından, proje tanıtım dosyasında, ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün ilgili yazılarında belirtilen, içme suyu amaçlı keson kuyuların deplase işlemlerinin gerçekleştirileceğinin ve gerekli olması halinde isale hatlarının yenileneceğinin ve ...tarih ve ... sayılı kurum görüşünde bildirilen tüm hususlara riayet edileceğinin taahhüt edildiği görülmekte olup, hidrojeoloji mühendisi tarafından bildirilen tespit ve kanaat dava konusu işlemi sakatlar nitelikte görülmemiştir.
Şehir Planlama disiplini yönünden yapılan tespitlere ilişkin olarak; proje sahasının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında; 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planında ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planında proje sahasının bulunduğu bölgede bir gölet ya da baraj planlamasının bulunmadığı, dolayısıyla yapımı planlanan gölet/baraj projesinin söz konusu imar planı kararlarına aykırı olduğu yolunda tespit ve kanaat bildirilmiştir. 2872 sayılı Çevre Kanunu ile 29/07/2022 tarihli, 31907 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin yukarıda yer verilen hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; yatırımcı tarafından, ÇED sürecinin tamamlanmasından ve ilgili mevzuat uyarınca alınması zorunlu olan ruhsat, izin ve onay gibi gerekli izinler alındıktan sonra proje inşaatına başlanabileceğinden; proje alanının imar planlarına uygunluğunun, inşaata başlanabilmesi için gerekli olan ruhsat, izin ve onay gibi gerekli izinlerin verilmesi aşamasında değerlendirilmesi gereken bir husus olduğu, çevresel etki değerlendirmesi süreci, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek tüm etkilerinin ve yapılacak çalışmalar ile alınacak tedbirlerin detaylı olarak değerlendirilmesine yönelik bir süreç olduğu ve proje kapsamındaki taşınmazların imar mevzuatına uygunluğunun ise bu kapsamda değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, şehir plancısı bilirkişi tarafından bildirilen söz konusu tespit ve kanaat dava konusu işlemi sakatlar nitelikte görülmemiştir.
Bilirkişi raporunun, "çevre ve insan sağlığına etkisi" başlığı altında biyolog tarafından yapılan tespitlere ilişkin olarak; anılan başlık altında özetle, mevcut durumda bölgedeki hava kirliliğinin Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre zaten yüksek olduğu, projenin gerçekleştirilmesiyle daha da artacak olan hava kirliliğinin insan sağlığı üzerinde bir takım olumsuz etkilere yol açacağı, faaliyetten kaynaklanacak tozların yağmur ile birleşmesi sonucunda, içindeki bazı ağır metallerle reaksiyona girerek asit oluşturarak yüzey bitki örtüsü ve toprağı etkileyeceği, bu yağmur sularının toprağa düşmesinin de ileriki zamanlarda toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik dengesini bozarak orta ve uzun vadede hava kirliliğinin daha da artmasına sebep olabileceği, bu durumun topoğrafyanın ve su kalitesinin değişmesine, verimli üst toprağın kaybolmasına, topraktaki canlıların (bitki ve hayvan) yok olmasına ve tüm bunlara bağlı olarak ekolojik dengenin yok olmasına neden olabileceği, fauna bakımından herhangi bir endemik türe rastlanmamış olmakla birlikte, bölgede yaban hayvanlarının barındığına ilişkin tespitlerin mevcut olduğu, flora bakımından ise bölgeye özgü endemik tür olan Heldreichia bupleurifolia subsp. ...na (... Topaçhardalı) tespit edildiği, ilgili türün bölge için endemik olduğu, proje tanıtım dosyasında yer alan önlemlere uyulması ve denetiminin sağlanması durumunda faaliyetten kaynaklanacak etkilerin etkisinin düşük olacağı, fakat bölgenin hava kalitesi de göz önüne alındığında, yaban hayatı ve çevrenin yine de etkileneceği, insan ve çevre sağlığı açısından projenin ilgili bölgede yapılmaması gerektiği yolunda tespit ve kanaate yer verildiği görülmektedir.
Anılan başlık altında yapılan değerlendirmede, projenin gerçekleştirilmesi ile zaten Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yüksek olan hava kirliliğinin daha da artacağı kanaatine yer verilmiş ise de, söz konusu kanaatin herhangi bir teknik ve bilimsel veriyle desteklenmediği, malzeme teminine ilişkin dava konusu faaliyetin hava kirliliği seviyesini artıracak hangi etkilerinden dolayı hava kirliliği seviyesinin insan sağlığını tehdit edecek derecede artacağına dair somut tespit ve bilimsel değerlendirmelere yer verilmediği görülmektedir. Kaldı ki aynı başlık altında ilerleyen kısımda proje tanıtım dosyasında yer alan önlemlere uyulması ve denetiminin sağlanması durumunda faaliyetten kaynaklanacak etkilerin etkisinin düşük olacağı şeklinde kanaat de bildirilmiştir.
Diğer taraftan, flora bakımından bölgeye özgü endemik tür olan Heldreichia bupleurifolia subsp. ...na (... Topaçhardalı) tespit edildiği, ilgili türün bölge için endemik olduğu tespitine yer verilmiş ise de, bu tespitin keşif esnasında yapılan gözleme ve/veya litaratür taramasına dayanıp dayanmadığı hususunda herhangi bir beyana yer verilmediği, anılan tespite ilişkin olarak herhangi bir dayanak gösterilmemiş olduğu, ayrıca proje kapsamında gerçekleştirilecek faaliyetin, yayılış alanı, birey sayısı ve konumu itibarıyla bulunduğu belirtilen tür üzerinde olumsuz etkisinin olup olmayacağına dair herhangi bir değerlendirmeye yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, proje tanıtım dosyasının 174 ve devamı sayfalarında, flora ve fauna başlığı altında, biyolog tarafından, alanın florasına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede, bölgede tehlike altında herhangi bir endemik türün varlığına işaret edilmediği, proje tanıtım dosyası kapsamında sunulan Tarım ve Orman Bakanlığı 15. Bölge Müdürlüğü’nün ... tarih ve ... sayılı kurum görüşünde ise, ... İli Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi çerçevesinde faaliyet alanında endemik veya korumada öncelikli bir türe rastlanmadığının beyan edildiği görülmektedir. Belirtilen nedenlerle, bilirkişi raporunda çevre ve insan sağlığına etkisi başlığı altında yer verilen kanaate itibar edilmemiştir.
Bu durumda, bilirkişi raporunda olumsuz yönde kanaat bildiren bilirkişilerin görüşlerine yukarıda belirtilen nedenlerle itibar edilmemiş ve projenin gerçekleştirilmesindeki kamu yararı ile bilirkişi heyetinde yer alan diğer bilirkişilerin (Maden ve Çevre Mühendisi) proje tanıtım dosyası ve dava konusu işlemin uygun olduğu yönündeki kanaatleri birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işleme dayanak proje tanıtım dosyasında, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkileriyle, alınacak önlemlerin yeterli düzeyde belirlendiği, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2(i) maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacıların adli yardımdan faydalanmaları nedeniyle alınmayan ...-TL yargılama giderinin davacılardan tahsili için ilgili idareye müzekkere yazılmasına,
4- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davalı idare tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
6. Davacıların adli yardımdan faydalanması nedeniyle keşif ve bilirkişi giderleri Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından, ... -TL keşif gideri ile bilirkişi ücretinin Adalet Bakanlığına verilmek üzere davacılardan tahsili için ilgili idareye müzekkere yazılmasına,
7. Davacıların adli yardımdan faydalanması nedeniyle resmi puldan karşılanan ...-TL yargılama giderinin kararın tebliğinden itibaren 1 ay içinde ödenmemesi halinde davacılardan tahsili için ilgili idareye müzekkere yazılmasına,
8. Posta gideri avansından artan tutarın istemleri halinde taraflara iadesine,
9. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
10. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak 05/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!