Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2948 E. , 2025/419 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/2948
Karar No : 2025/419
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... İnşaat Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 4- ...
2- ... 5- ...
3- ... 6- ...
VEKİLİ : Av. ...
7- ...
8- ...
9- ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mardin İli, Midyat ilçesinde davalı yanında müdahil tarafından kurulması planlanan "Kalker Ocağı ve Konkasör Tesisi" projesine ilişkin olarak 17/07/2008 tarih ve 26939 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca verilen Mardin Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürllüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; dava konusu proje kapsamında yürütülecek faaliyetler açısından, proje tanıtım dosyasının toz emisyonu hususunda yetersiz kaldığı ve proje tanıtım dosyasında kaynak çeşitliliği ve güncelliği konusuna değinilmediği, flora yapısı bakımından yeterli düzeyde bilimsel incelemelerin yapılmadığı, proje dosyasında bölgenin jeolojik ve hidrojeolojik yapısı bakımından yeterli bilginin bulunmadığı, projede, yer altı suları ile ilgili bilimsel çalışmaya yer verilmediği, maden alanında oluşan tozların esecek rüzgar ile proje sahasına yakın mesafede bulunan tarım arazilerinin olumsuz etkileneceği, tarım alanların korunması amacıyla büyük ağaçlar yeşil alanların bölgede oluşturulmadığı, aynı zamanda proje tanıtım dosyasında maden ocağı faaliyetleri esnasında oluşabilecek olası etkilerin giderilmesi ve alınacak önlemler noktasında yeterli bilgi verilmediği hususları dikkate alındığında, bölgede yapılması planlanan kalker ocağı işletmesinin insan sağlığı ve çevreyi olumsuz yönde etkileyeceğinin etkileyeceğinin değerlendirildiği; dolayısıyla, dava konusu ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararında, bilimsel esaslara ve ilgili mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı Mardin Valiliği tarafından; davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesinin gerektiği, proje tanıtım dosyasında jeolojik ve hidrojeolojik açıdan yeterli bilgi ve önlemlere yer verildiği; bilirkişi raporunda dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yerleşim planına göre toz emisyonu kaynaklı etkilerin kabul edilebilir düzeyde olduğunun belirtildiği, değişen yerleşim planlarının ruhsatlı maden sahasına rağmen onaylanmasının koordinasyon eksikliğinin ispatı olduğu, projenin niteliği itibarıyla ÇED Yönetmeliği EK-2 kapsamında olduğu, bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksiklik olarak bildirilen durumların, ancak projenin Yönetmelik Ek-1 kapsamında olması halinde hazırlanma zorunluluğu bulunduğu, tozumanın olumsuz etkilerinin azaltılması için gerekli tedbirlere proje tanıtım dosyasında yer verildiği, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulmasının gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından; davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği, proje kapsamında yatırıma başlandığı hususunun sabit olduğu, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozularak davanın reddine karar verilmesinin gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye ...'in davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulü ile davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin azlık oyuna karşın, görülmekte olan davanın süresinde açıldığı ve işin esasının incelenmesi gerektiği sonucuna varılarak, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Mardin İli, Midyat ilçesinde davalı yanında müdahil tarafından kurulması planlanan "Kalker Ocağı ve Konkasör Tesisi" projesine ilişkin olarak 17/07/2008 tarih ve 26939 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca verilen Mardin Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürllüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir.
17/07/2008 tarih ve 26939 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde, "Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı: Seçme eleme kriterlerine tabi projelerin önemli çevresel etkilerinin olmadığı ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasına gerek bulunmadığını belirten Bakanlık kararını, ... ifade eder." olarak tanımlanmış, 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek ve tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler için; Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu, Seçme Eleme Kriterlerine tabi projeler için proje tanıtım dosyası hazırlamak, ilgili makamlara sunmak ve projelerini verilen karara göre gerçekleştirmekle yükümlüdürler. (2) Kamu kurum ve kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelere hiç bir teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez." kuralına; 15. maddesinde, (1) Bu Yönetmeliğin; a) EK-II listesinde yer alan projeler, b) Bu Yönetmelik kapsamında ya da kapsamı dışında bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesi halinde, kapasite artış toplamı bu Yönetmeliğin EK-II’sindeki eşik değer veya üzerindeki projeler, seçme eleme kriterlerine tabidir." kuralına; 17. maddesinin 3. fıkrasında; "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir kararı verilen proje için beş yıl içinde yatırıma başlanmaması durumunda Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir kararı geçersiz sayılır." kuralına yer verilmiş; EK-IV bölümünde Proje Tanıtım Dosyasının Hazırlanmasında Esas Alınacak Seçme Eleme Kriterleri belirtilmiş; bu bölümde; " 1. Projenin özellikleri: Projenin özelliklerinde aşağıda verilen hususlar göz önüne alınmalıdır. a) Projenin iş akım şeması, kapasitesi, kapladığı alan, teknolojisi, çalışacak personel sayısı, b) Doğal kaynakların kullanımı (arazi kullanımı, su kullanımı, kullanılan enerji türü vb.), c) Atık üretimi miktarı (katı, sıvı, gaz vb.) ve atıkların kimyasal, fiziksel ve biyolojik özellikleri, ç) Kullanılan teknoloji ve malzemelerden kaynaklanabilecek kaza riski, d) Projenin muhtemel çevresel etkilerine karşı alınacak tedbirler. 2. Projenin yeri: Projeden etkilenmesi muhtemel alanın hassasiyeti değerlendirilirken aşağıda verilen hususlar göz önünde bulundurulmalıdır. a) Mevcut arazi kullanımı ve kalitesi (tarım alanı, orman alanı, planlı alan, su yüzeyi ve benzeri), b) EK-V deki Duyarlı Yöreler listesi dikkate alınarak; sulak alanlar, kıyı kesimleri, dağlık ve ormanlık alanlar, tarım alanları, milli parklar, özel koruma alanları, nüfusça yoğun alanlar, tarihsel, kültürel, arkeolojik ve benzeri önemi olan alanlar, erozyon alanları, heyelan alanları, ağaçlandırılmış alanlar, potansiyel erozyon ve ağaçlandırma alanları ile 16/12/1960 tarihli ve 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun gereğince korunması gereken akiferler. 3. Projenin ve yerin alternatifleri (proje teknolojisinin ve proje alanının seçilme nedenleri), Sonuçlar: Burada yapılan tüm açıklamaların özeti ile projenin önemli çevresel etkilerinin sıralandığı ve alternatiflerin karşılaştırıldığı genel değerlendirmesi yapılacaktır. EKLER: Proje için belirlenen yerin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje alanı ve yakın çevresinin mevcut arazi kullanımını değerlendirmek için; yerleşim alanlarının, ulaşım ağlarının, enerji nakil hatlarının, mevcut tesislerin ve yönetmeliğin Ek-V listesinde yer alan Duyarlı Yöreler Listesinde belirtilen diğer alanların (proje alanı ve yakın çevresinde bulunması halinde) yerlerine ilişkin verileri gösterir bilgiler 1/25000 ölçekli hâlihazır harita (varsa çevre düzeni planı, yoksa topografik harita) üzerine işlenerek kısaca açıklanması, Proje alanının ölçekli jeoloji haritası bu harita üzerinde yeraltı ve yerüstü sularının gösterimi ve alanın depremsellik durumunun açıklanması. Notlar ve Kaynaklar: Yeterlilik Belgesi Tebliği kapsamında Proje Tanıtım Dosyasını Hazırlayanların Tanıtımı: Adı soyadı, mesleği, özgeçmişi, referansları ve dosyadan sorumlu olduğunu belirten imzası." düzenlemesi yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle hazırlanacak ÇED raporunda özel format uyarınca, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır.
Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. maddesindeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında iptal gerekçesi olarak, "dava konusu proje kapsamında yürütülecek faaliyetler açısından, proje tanıtım dosyasının toz emisyonu hususunda yetersiz kaldığı ve proje tanıtım dosyasında kaynak çeşitliliği ve güncelliği konusuna değinilmediği, alanda yeterli düzeyde flora yapısı bakımından bilimsel incelemelerin yapılmadığı, proje dosyasında bölgenin jeolojik ve hidrojeolojik yapısı bakımından yeterli bilginin bulunmadığı, projede, yer altı suları ile ilgili bilimsel çalışmaya yer verilmediği, maden alanında oluşan tozların esecek rüzgar ile proje sahasına yakın mesafede bulunan tarım arazilerinin olumsuz etkileneceği, tarım alanların korunması amacıyla büyük ağaçlar yeşil alanların bölgede oluşturulmadığı, aynı zamanda proje tanıtım dosyasında maden ocağı faaliyetleri esnasında oluşabilecek olası etkilerin giderilmesi ve alınacak önlemler noktasında yeterli bilgi verilmediği" gerekçesine yer verilmiş ise de; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri ve koşullar dikkate alınarak dava konusu işlemin hukuki denetiminin yapılması gerektiği; projenin tanıtım dosyasının 12. sayfasında, toz kontrol sisteminin detaylarına yer verildiği, buna göre, eleme sırasında kontrollü üretim sisteminin uygulanacağı ve kırıcıya pulvarize toz indirme sisteminin ilave edileceği, suyun pulvarize edilme yönteminin detaylı olarak açıklandığı ve bu yöntem ile kırma - eleme ve stoklama işlemlerinden kaynaklanan tozumanın tamamen engellenebileceği; öte yandan nakliyat sırasında iş makineleri ve kamyonların hareketi sonucu toz oluşumunun etkilerinin engellemesi açısından başvurulacak yolun sulanma yöntemine ilişkin detaylı bilgi ve tedbirlere, proje tanıtım dosyasının 18. sayfasında yer verildiği, kırma-eleme tesisi için yıkamalı kırma-eleme işlemi kapsamında kullanılacak su miktarı, vb. konularda bilgilerin de proje tanıtım dosyasının 19. sayfasında yer aldığı; hükme esas alınan bilirkişi raporunun çevre mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmında, PM10 ve çöken toz emisyonlarına ilişkin hesaplamaların yapıldığı modelin raporun hazırlandığı tarih itibarıyla uygunsuzluk taşımadığının vurgulandığı, anılan bilirkişi görüşünde; toz modelleme çalışmasının günümüzde yerleşim yerlerinin değişmesi ve AERMOD model çalışması yapılması gerekliliği gibi nedenlerle eksiklik taşıdığı yolunda değerlendirme yapılmış ise de, söz konusu raporda dava konusu işlemin tesis edildiği 2010 tarihli yerleşim planına göre, projenin toz emisyonu kaynaklı etkilerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu şeklinde görüş bildirildiği; öte yandan, proje tanıtım dosyasında "delme öncesi patlatma aynası incelenerek gaz deşarjına yol açacak bir jeolojik olgu olup olmadığının inceleneceği, böyle bir durumun olması halinde o bölgedeki patlayıcı miktarının azaltılacağı"na yönelik taahhütte bulunulduğu, Proje Tanıtım Dosyası Ek-7'de yer alan "Jeolojik Özellikler ile Doğal Afet Durumu" başlıklı kısımda, bölgenin jeolojik ve hidrojeolojik özelliklerine, daha önce yapılan etütler konusunda bilgilere yer verildiği görülmekte olup; proje tanıtım dosyasında yer verilen ve yukarıda belirtilen bilgiler ile projenin konumu, projenin mahiyeti ve konumu birlikte değerlendirildiğinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen eksikliklerin, bu haliyle proje tanıtım dosyasını kusurlandırmayacağı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "Kalker Ocağı ve Konkasör Tesisi" ile ilgili olarak muhtemel çevresel etkilere ve olumsuz etkilerin giderilmesi için alınacak önlemlere yer verildiği anlaşılmakta olup, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından; dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2(i) maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE,
3. Aşağıda ayrıntısı gösterilen ...-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
4. Davalı idarece temyiz aşamasında yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen ... TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Davalı yanında müdahil tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı yanında müdahile verilmesine,
6. Artan posta avansından kalan tutarın istemleri halinde davacılara, davalıya ve davalı yanında müdahile verilmesine,
7. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 15/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz istemlerinin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle, Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!