Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/292 E. , 2024/1183 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/292
Karar No : 2024/1183
DAVACILAR :
1- … Derneği
2- … Derneği
3- … Vakfı
VEKİLLERİ: Av. …
DAVALI: … Bakanlığı - ANKARA
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri, …
DAVANIN KONUSU: 23/10/2019 tarih ve 30927 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesinin iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN İDDİALARI:
Sulak alan koruma bölgelerinde OSB ve ihtisas OSB’lerin kurulmasının yasak olduğu, dava konusu düzenlemeyle tampon bölgelerde OSB açılmasının öngörüldüğü, bununla birlikte, “sulak alanı destekleyen tarımsal üretim” ifadesinin muğlak olduğu, örneğin tarımsal alet ve ekipman fabrikalarının da tarımsal üretimi destekleyen faaliyetler olduğu, benzer şekilde tarımsal ilaç, gübre imalatının da tarımsal üretimi desteklediği, sulak alanı destekleyen tarımsal üretim temelli OSB ile neyin amaçlandığının açık ve anlaşılır şekilde tanımlanmasının, tahdidi olarak belirtilmesinin ve tespitin nasıl yapılacağının yol ve yöntemlerinin tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği, aksi halde koruma hükümlerinin fiilen ortadan kaldırılmış olacağı; tanımından anlaşılacağı üzere, sulak alan ekosistemini korumak amacıyla belirlenen tampon bölgelerde, bu amacı gerçekleştirmek için OSB kurulması Ek-1 Listesiyle yasaklanmışken, dava konusu düzenlemeyle, yasağa aykırı olarak, bu bölgede sınai bir faaliyete izin verileceği, öte yandan, Ek-2 listesinde olması sebebiyle yapılabilmesi için ekosistem değerlendirme raporu alınması gereken faaliyetlerin de böyle bir rapor gerekmeden gerçekleştirilmesine imkan tanındığı ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI:
Öncelikle, usule ilişkin olarak, süre ve ehliyet hususunun re'sen incelenmesi istenilmiştir.
Esasa ilişkin olarak, Organize Sanayi Bölgelerinde kirlilik yükünün yüksek olması ve içerisinde gayri sıhhi müesseselerin de yer alması nedeniyle bunların Ek-1 Listesine dahil edildiğini, bununla birlikte sulak alanlarda en çok tarım ve hayvancılık faaliyeti yapılması nedeniyle, besicilik, entegre nitelikte olmayan süt ve süt ürünleri tesisleri ile gıda tesislerinin Ek-2 listesinde yer aldığı, bitkisel üretim amaçlı sera ve tarım alanları ile ilgili herhangi bir kısıtlama olmadığı; bu doğrultuda 25/11/2017 tarihli Resmi Gazete'de Tarıma Dayalı Organize Sanayi Bölgeleri Yönetmeliğinin yayımlandığı, büyük ölçekli tarımsal bitki üretiminin ve hayvancılık tesislerinin bu yönetmelik kapsamında OSB adı altında kurulduğu ve ilgili kurumlardan teşvik ve izin aldığı, ancak bu durumun Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğiyle çelişki oluşturduğu ve başvuru sahipleri arasında haksızlığa yol açtığı, zira tampon bölgede seracılık ve besicilik faaliyeti için başvuru yapıldığında izin alınabildiği, ancak aynı başvuruyu tarıma dayalı OSB ismiyle yapınca izin alınamadığı, farklı isimlerle yapılan başvurularda mağduriyet yaşanmaması ve uygulamada birlik sağlanması amacıyla dava konusu düzenlemenin getirildiği; bu düzenlemeden kastın, makine, traktör fabrikalarının kurulması olmadığı, kapasitesi yüksek besicilik ve sera faaliyetlerine izin vermek olduğu; ayrıca, belirtilen Yönetmelikte Sulak Alanların Korunmasına dair hükümler olduğu (m.5/f1 b, c, d bentleri ile f.3 a ve b bentleri); faaliyetin Ek-1 Listesi kapsamında olması durumunda Bakanlıkça zaten izin verilemeyeceği; dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Danıştay Altıncı Dairesi tarafından verilen 16/03/2022 tarih ve E:2019/21851, K:2022/3147 sayılı davanın reddi yolundaki kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/07/2023 tarih ve E:2022/2675, K:2023/1620 sayılı kararıyla dava konusu düzenlemenin hukuki belirlilik ilkesine aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulduğu görüldüğünden, bozma kararına uyularak, dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava , 23/10/2019 tarih ve 30927 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1.maddesinde;"Bu Yönetmeliğin maksadı, Türkiye’nin karasal sınırları ve kıta sahanlığı dâhilinde yer alan sulak alanların korunması, yönetimi ve geliştirilmesi ile bu konuda görevli kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyon esaslarını belirlemektir."hükmü ile "Dayanak"başlıklı 3.maddesinde (Değişik:RG-23/10/2019-30927) (1) Bu Yönetmelik, 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 1/7/2003 tarihli ve 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununun 4 üncü maddesi, 3958 sayılı Kanunla uygun bulunan 17/5/1994 tarihli ve 21937 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşme hükümleri ve 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 410 uncu ve 420 nci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır."hükmü yer almaktadır.
Anılan Yönetmeliğin 4.maddesinde; Tampon bölge: Sulak alan havzasının coğrafi durumu, topoğrafik özellikleri ve arazinin mevcut kullanım durumuna göre; sulak alan ekosistemini korumak maksadı ile tanımlanan ve sulak alanın su toplama sınırını geçmeyen veya topoğrafik, coğrafik olarak bir sınır değeri bulunmayan düz alanlarda ise varsa sürdürülebilir kullanım bölgesi, yoksa hassas koruma bölgesi sınırından itibaren en az 2500 metre mesafeden geçen bölgeyi,ifade eder olarak tanımlanmış.Yönetmeliğin Ek-1 Listesinde "Tampon Bölgede Yasak Olan Faaliyetler" Ek-2 listesinde "Tampon Bölgede Yapılması Bakanlık İznine Tabii Olan Faaliyetler" belirlenmiştir. Organize Sanayi Bölgeleri Ek-1 listesi kapsamında bulunmaktadır.
Dava konusu 23/10/2019 tarih ve 30927 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. Maddesiyle Tampon bölgede uygulama esasları başlıklı 24.maddeye (1) Bu bölgede;a) Katı atık düzenli depolama alanına, katı atık bertaraf tesislerine, bu Yönetmelikte izin verilenlerin dışında maden ocaklarının açılmasına ve işletilmesine, Endüstri bölgesi ilan edilmesine, organize sanayi bölgesi ve serbest bölge sanayi alanı kurulmasına ve Ek-1’de belirtilen faaliyetlerin yapılmasına izin verilmez. (Ek cümle:RG-23/10/2019-30927) Sulak alanı destekleyen tarımsal üretim temelli organize sanayi bölgeleri Genel Müdürlüğün iznine tabidir." hükmü eklenmiştir.
Davacılar tarafından ,dava konusu Yönetmeliğin eklenen hükmünün iptal edilmemesi halinde Türkiye'deki sulak alanların zarar görme ihtimalinin bulunduğu, Organize Sanayi Bölgelerinin tampon bölgede kurulmasının önünün açıldığı, her ne kadar kurulmasına izin verilen Organize Sanayi Bölgelerinin "sulak alanı destekleyen tarımsal üretim temelli" olması koşulu getirilmiş ise de ,bu koşulun son derece muğlak olduğu ,bu düzenlemeden ne anlaşılması gerektiğinin net bir şekilde anlaşılamadığı ,bu şartın gerçekleşip ,gerçekleşmediğinin tespit ve takdirinin hangi yöntemler kullanılarak hangi kurumca yapılacağının belirsiz olduğu ,Genel Müdürlüğün aslında Ek-1 listesinde yer alması gereken bir sınai faalayeti ,tarımsal üretim temeli olarak kabul edip bu sınai faaliyetler için tampon bölgede organize sanayi bölgesi kurulmasına izin verebileceği gibi aslında Ek-2 listesinde yer alması nedeniyle ekosistem değerleme raporu alması gerekecek bir sınai faaliyeti de aynı gerekçelerle rapor bile aldırmaksızın organize sanayi bölgesi kapsamında faaliyetler olarak değerlendirebileceği iddiasıyla bakılmakta olan dava açılmıştır.
Davalı idare tarafından kirlilik yükü yüksek olması ve içerisinde gayri sıhhi tesisler bulunması nedeniyle Organize Sanayi Bölgelerinin Ek-1 listesinde yer aldığı ,sulak alan çevresinde en çok tarım ve hayvancılık faaliyetleri yapılması sebebiyle küçükbaş, büyükbaş hayvan besicilik tesisleri ,entegre nitelikte olmayan süt ve süt ürünleri tesisleri ve yine entegre nitelikte olmayan gıda tesislerinin Ek-2 listesinde yer aldığı ,bitkisel üretim maksatlı seralar ve tarım alanları ile ilgili ise herhangi bir kısıtlamanın Tampon Bölge sınırları içerisinde bulunmadığı ,bu doğrultuda Mülga Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 25/11/2017 tarih ve 30251 sayılı resmi gazete ile "Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri Yönetmeliği"nin yayımlandığı, büyük ölçekli tarımsal bitki üretimi ve hayvancılık tesislerinin bu yönetmelik kapsamında OSB adı altında kurulduğu ,ilgili kurumlardan teşvik ve izin aldığı ,bu durumun Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğinde çelişkiye ve başvuru sahipleri arasında haksızlığa yol açması sebebiyle dava konusu düzenlemenin yapıldığı savunulmuştur.
25/11/2017 tarih ve 30251 sayılı resmi gazetede yayımlanan Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri Yönetmeliği'nin amaç ve kapsam başlıklı 1.maddesinde;"Bu Yönetmeliğin amacı, Tarıma Dayalı İhtisasOrganize Sanayi Bölgeleri kurulması amacıyla yapılan başvuruları değerlendirmek, bu bölgelerin yer seçimi, kuruluşu, imar planı onayı, faaliyeti,işleyişi ve denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Bu Yönetmelik, bitkisel ve hayvansal üretimin teşviki amacıyla, kurulacak olan TDİOSB’lere idari ve teknik yönden destek verilmesini, üretilen ürünlerin işlenmesi, muhafazası ve pazarlanmasına yönelik kurulacak sanayi tesislerine yeterli kalitede hammadde temini amacıyla tarım-sanayi entegrasyonunun geliştirilmesini kapsar."hükmü yer almaktadır.Anılan Yönetmeliğin 3.maddesinin ( t)bendinde ; TDİOSB (Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi): Kamu tüzel kişi/kişilerince kurulan; tarım ve sanayi sektörünün entegrasyonunu sağlamaya yönelik tarıma dayalı sanayi girdisini oluşturan bitkisel ve hayvansal üretimin ve bunların işlenmesine yönelik sanayi tesislerinin yer aldığı mal ve hizmet üretim bölgesini ifade eder ,olarak tanımlanmıştır.
Anılan Yönetmeliğin proje uygulama alanlarıyla ilgili hususlar başlıklı 5.maddesinde;
" (1) Hayvansal üretim konusunda;a) Hayvansal üretim konulu TDİOSB alanının hakimrüzgarlar nedeni ile kötü kokuların ve diğer olumsuzlukların yerleşim yerlerine ulaşmayacağı yönde ve uzaklıkta olması gerekir.b) Hayvansal üretim konulu TDİOSB alanının çevresinde veya yakınında yem bitkisi yetiştirilen/yetiştirilecek tarım arazilerinin bulunması gerekir.c) Hayvansal üretim konulu TDİOSB alanı, kuş vediğer hayvanların beslenmesine ve barınmasına ortam sağlayacak koşullarasahip olmayan alanlarda kurulur. Ayrıca yakınında ve göçmen kuşlarınkonaklama güzergâhları üzerinde ve beslenme bölgeleri içerisinde bulunamaz.ç) Bölgede oluşacak atıkların kontrolü sağlanır.Atıkların taşınması, depolanması, bertarafı ve işlenmesi için yeterli alanve tesisler planlanır.d) Hayvansal üretimde inşa edilecek gübre depoları; yüzey sularından, içme ve kullanma suyu temin edilen yer altı sukuyularından, göl ve benzeri su kaynaklarından, su havzalarından, yerleşimyerlerinden, sulama ve drenaj kanallarından, petrol ve doğal gaz boruhatlarından mevzuatlarla belirlenmiş uzaklıkta bulunur. Gübre depolarınınve gübre iletim hatlarının yapısı sağlam, dayanıklı ve sızdırmaz yapılır.Depolanan gübreler biyogaz tesisi ve gübre üretim tesislerinde hammaddeolarak kullanılacaksa en az 2 aylık, sıvı ve katı formda gübre olarakdepolanacaksa tesiste oluşan en az 6 aylık gübreyi depolayacak kapasitedeplanlanır. Depo kapasitesi belirlenirken işletme atık suları, gübre ilekontamine olan her türlü su ile yağmur sularından depoya bir akış söz konusuise bütün bunlar depo kapasitesi hesabında yer alır.e) Bölgede hayvan kaba yem ihtiyacı için silajyapımı ve kullanımı öngörülüyorsa bu silaj çukurlarının yapısı sağlam,dayanıklı, sızdırmaz ve atık suların tahliyesi için tabanı uygun eğimesahip olması gerekir. Silaj atık sularının dayanıklı ve sızdırmaz birdepoda toplanması ve toplanan bu atık suların uygun bertarafınınsağlanarak, su kaynaklarına karışması engellenir.f) Büyükbaş hayvansal üretimi dışında kalanhayvancılık faaliyetlerinde; detaylı fizibilite raporu ile birlikte konuyailişkin TDİOSB projesi müracaatı olması durumunda, bu projeye yönelik hertürlü usul ve esaslar çıkarılacak talimat ile belirlenir.(2) Bitkisel üretim (seracılık) konusunda;a) TDİOSB’nin jeotermal enerji kaynağına sahipbölgelerde kurulması önceliklidir.b) Jeotermal kaynaklı TDİOSB’lerde yeraltındançıkarılan su reenjekte yöntemiyle tekrar yeraltına verilir.c) TDİOSB içerisinde yer alan seraların jeotermalenerji ile ısıtılması durumunda jeotermal kaynağın debisi, sıcaklığı vetahsisine ilişkin ilgili merciden belge istenir.ç) Seracılık dışında kalan bitkisel üretimfaaliyetlerinde; detaylı fizibilite raporu ile birlikte konuya ilişkinTDİOSB projesi müracaatı olması durumunda, bu projeye yönelik her türlüusul ve esaslar çıkarılacak talimat ile belirlenir.(3) Hayvansal ve bitkisel üretim konularında aranan ortak şartlar:a) TDİOSB Bakanlık ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının uygun gördüğü alanda kurulur.b) TDİOSB diğer kurum ve kuruluşların yatırım ve proje alanına girmeyen alanlarda kurulur..."hususları kurala bağlanmıştır.
Organize Sanayi Bölgeleri Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin Ek-1 listesi kapsamında bulunmaktadır.Dava konusu 23/10/2019 tarih ve 30927 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. Maddesiyle Tampon bölgede uygulama esasları başlıklı 24.maddeye eklenen hükmün" (Ek cümle:RG-23/10/2019-30927) Sulak alanı destekleyen tarımsal üretim temelli organize sanayi bölgeleri Genel Müdürlüğün iznine tabidir."muğlaklık taşıyıp,taşımadığı,Yönetmeliğin Ek-1 Listesinde "Tampon Bölgede Yasak Olan Faaliyetler", Ek-2 listesinde "Tampon Bölgede Yapılması Bakanlık İznine Tabii Olan Faaliyetler" açısından istisna getirip getirmeyeceğinin irdelenmesi gerekmektedir.
Yukarıda yer alan Yönetmelik hükümleri uyarınca Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri tanımlanmış,proje konuları ve proje uygulama alanlarıyla ilgili hususlar ayrıntılı olarak belirlenmiştir.
Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri Yönetmeliği'nin hükümleri dava konusu Yönetmelik maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde ; kapasitesi yüksek besicilik,tarımsal bitki üretimi ve seracılık faaliyetine izin verildiği,tarım ve hayvancılığa dayalı entegre süt tesisleri,mezbahaneler,et kesim ve işleme tesisleri,entegre zeytinyağı üretimi gibi tesislere izin verilmesinin söz konusu olmadığı,Yönetmeliğin Ek-1 Listesinde "Tampon Bölgede Yasak Olan Faaliyetler", Ek-2 listesinde "Tampon Bölgede Yapılması Bakanlık İznine Tabii Olan Faaliyetler"in ayrıntılı olarak belirlendiği,bu faaliyetler yönünden istisnanın söz konusu olamayacağı açıktır.
Bu itibarla ,Sulak alan tampon bölge sınırları içerisinde besicilik faaliyeti veya seracılık faaliyeti için başvuruda bulunanlar açısından eşgüdümün ve uygulamada birliğin sağlanması amacıyla getirilen dava konusu 23/10/2019 tarih ve 30927 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. Maddesinde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, duruşma yapılmak suretiyle davanın reddi yolunda verilen Danıştay Altıncı Dairesinin 16/03/2022 tarih ve E:2019/21851, K:2022/3147 sayılı davanın reddi yolundaki kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/07/2023 tarih ve E:2022/2675, K:2023/1620 sayılı kararıyla bozulduğu görüldüğünden, bozma kararına uyularak ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda duruşma isteminde bulunulabilecekken, Dairemizce davanın reddi yolunda verilen kararın temyiz incelemesi neticesinde İdari Dava Daireleri Kurulunca bozulması sonrasında davacılar tarafından talep edilen duruşma istemi yerinde görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
23/10/2019 tarih ve 30927 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesi ile Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin "Tampon bölgede uygulama esasları" başlıklı 24. maddesinin "Bu bölgede; Katı atık düzenli depolama alanına, katı atık bertaraf tesislerine, bu Yönetmelikte izin verilenlerin dışında maden ocaklarının açılmasına ve işletilmesine, Endüstri bölgesi ilan edilmesine, organize sanayi bölgesi ve serbest bölge sanayi alanı kurulmasına ve Ek-1’de belirtilen faaliyetlerin yapılmasına izin verilmez." şeklindeki 1. fıkrasının (a) bendine, "Sulak alanı destekleyen tarımsal üretim temelli organize sanayi bölgeleri Genel Müdürlüğün iznine tabidir." cümlesi eklenmiştir.
Bunun üzerine, söz konusu düzenlemenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 9. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, sulak alanların doğal yapılarının ve ekolojik dengelerinin korunmasının esas olduğu, sulak alanların doldurulması ve kurutulması yolu ile arazi kazanılamayacağı, bu hükme aykırı olarak arazi kazanılması halinde söz konusu alanın faaliyet sahibince eski haline getirileceği, sulak alanların korunması ve yönetimine ilişkin usul ve esasların ilgili kurum ve kuruluşların görüşü alınarak Tarım ve Orman Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 4. maddesinin 4. fıkrasında, sulak alanların kirletilemeyeceği, kurutulamayacağı ve bunların doğal yapılarının değiştirilemeyeceği düzenlenmiştir.
28/12/1993 tarih ve 3958 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan ve 15/03/1994 tarih ve 94/5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanarak 17/05/1994 tarih ve 21937 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkındaki Sözleşme'nin (Ramsar Sözleşmesi) 1. maddesinde, bu Sözleşme'nin amacı bakımından doğal veya yapay, devamlı veya geçici, suları durgun veya akıntılı, tatlı, acı veya tuzlu, denizlerin gel-git hareketinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan, bütün suların, bataklık, sazlık ve türbiyerlerin sulak alanlar olduğu, bu Sözleşme'nin amacı bakımından ekolojik olarak sulak alanlara bağımlı olan kuşların su kuşları olduğu, 2. maddesinde, her akit tarafın, ülkesi toprakları içindeki elverişli sulak alanları, bundan böyle "Liste" adıyla tanımlanacak ve 8. madde uyarınca kurulacak Büro tarafından tutulacak olan "Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Listesi"ne dahil edilmek üzere tayin edeceği, sulak alan hudutlarının kesinlikle belirtileceği ve aynı zamanda haritaya çizileceği, özellikle su kuşları yaşama ortamı olarak önem taşıyan yerlerde, sulak alanlara mücavir olan akarsu ve deniz kıyı alanlarıyla, ada veya gel-git hareketinin çekilme devresinde derinliği altı metreyi geçen ve sulak alanlar dahilinde yer alan deniz sularıyla birleştirilebileceği, liste için sulak alanların seçiminin bu sulak alanların ekoloji, botanik, zooloji, limnoloji ve hidroloji yönlerinden uluslararası önemlerine göre yapılacağı, hangi mevsimde olursa olsun su kuşları için uluslararası öneme sahip sulak alanların öncelikle dahil edileceği, 3. maddesinde, akit tarafların, listeye dahil ettirdikleri sulak alanların korumasını geliştireceği ve ülkelerindeki diğer sulak alanları mümkün olduğu kadar akıllıca kullanılmasını sağlayacak şekilde formüle edeceği ve uygulayacakları, 4. maddesinde, her akit tarafın, listeye dahil olsun veya olmasın sulak alanlarında tabiatı koruma alanları ayırarak sulak alanlarının ve su kuşlarının korunmasını geliştireceği ve yeterli inzibati tedbirleri alacağı, sulak alanlar ve bu sulak alanların bitki ve hayvan toplulukları hakkında araştırma yapılmasını, bilgi ve yayınların değişimini teşvik edeceği, uygun sulak alanların yönetimi yoluyla su kuşları populasyonlarının artırılması için çaba gösterecekleri, sulak alanların araştırma, yönetim ve muhafazasında yetenekli personelin eğitimini geliştirecekleri düzenlemesine yer verilmiştir.
Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (t) bendinde, tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgesi, kamu tüzel kişi/kişilerince kurulan; tarım ve sanayi sektörünün entegrasyonunu sağlamaya yönelik tarıma dayalı sanayi girdisini oluşturan bitkisel ve hayvansal üretimin ve bunların işlenmesine yönelik sanayi tesislerinin yer aldığı mal ve hizmet üretim bölgesi şeklinde tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul Yönünden:
Davalı idarenin ehliyete ve süre aşımına ilişkin itirazları incelenip değerlendirilmiş olup, Yönetmeliğin konusu itibarıyla davacıların menfaatlerinin ihlal edildiği ve davanın süresinde açıldığı anlaşıldığından, bu konulardaki itirazlar yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden:
Anayasa Mahkemesinin birçok kararında ifade edildiği üzere, hukuk devletinin bir gereği olan "hukuki belirlilik ilkesi"; kanuni ve idari düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, keyfiliğe yani idare tarafından takdir yetkisine dayanılarak keyfi uygulamalar yapılmasına imkan vermeyecek şekilde yapılmasını gerektirmektedir.
Dava konusu Yönetmelik ile yapılan değişiklikten önceki haliyle Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin 24. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, sulak alana ait tampon bölgede katı atık düzenli depolama alanı ve bertaraf tesisleri kurulmasına, ayrıca izin verilenler dışında maden ocağı açılması ve işletilmesine, endüstri bölgesi ilan edilmesine, organize sanayi bölgesi ve serbest bölge sanayi alanı kurulmasına ve Ek-1 Listede belirtilen faaliyetlerin yapılmasına izin verilmeyeceği öngörülmüş, Yönetmeliğin Ek-1 Listesinde sulak alan koruma bölgelerinde yapılması yasak olan faaliyetlerin arasında ihtisas organize sanayi bölgelerine de yer verilmiştir. Bir ihtisas organize sanayi bölgesi türü olması nedeniyle tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinin de bu yasak kapsamında yer aldığında kuşku bulunmamaktadır.
Dava konusu Yönetmelik ile asıl Yönetmeliğin 24. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine eklenen cümle ile sulak alana ait tampon bölgede sulak alanı destekleyen tarımsal üretime dayalı ihtisas organize sanayi bölgeleri kurulmasına imkan tanınmış, bu suretle tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgeleri tamamen yasak kapsamından çıkartılmamışsa da sulak alanı destekleyen nitelikte olanlar bu yasak kapsamından çıkartılmıştır.
Bununla beraber, dava konusu düzenleme kapsamında sulak alanı destekleyen tarımsal üretime dayalı ihtisas organize sanayi bölgesi ibaresinin içeriğinin yeterince somutlaştırılmadığı, uygulamada bu ibarenin kapsamının belirlenmesi noktasında yaşanabilecek duraksamaların önüne geçilebilmesi bakımından açık ve net kriterlerin belirlenmediği, bu nedenle, anılan ibareden ne anlaşılması gerektiği hususunun belirsiz kaldığı ve bu belirsizliğin de sulak alanların yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ve Sözleşme maddelerinde öngörüldüğü şekilde korunmasını tehlikeye düşürebileceği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemenin hukuki belirlilik ilkesine aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Davalı idarece, dava konusu Yönetmelik ile yapılan değişiklikten önceki haliyle Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği uyarınca sulak alana ait tampon bölgede seracılık ve besicilik faaliyetine izin verildiği, ancak aynı faaliyetlerin tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgesi çatısı altında yapılmak istenmesi halinde Yönetmelik'teki yasak nedeniyle buna izin verilmediği, dava konusu düzenlemenin uygulamada birlik sağlanması ve yaşanan mağduriyetlerin ortadan kaldırılması amacıyla getirildiği, bu düzenlemenin tampon bölgede makine ya da traktör fabrikalarının kurulmasına izin vermek amacıyla değil, kapasitesi yüksek besicilik ve sera faaliyetlerine izin vermek amacıyla getirildiği savunulmuştur.
Ancak, Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri Yönetmeliği'ndeki tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgeleri tanımına göre bu bölgelerde tarımsal üretimin (besicilik ve seracılık da dahil) yanında bu üretim sonucunda ortaya çıkan ürünlerin işlenmesine yönelik sanayi kuruluşlarının da yer alabileceği göz önünde bulundurulduğunda, davalı idarenin bu savunmasına da itibar edilmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu, 23/10/2019 tarih ve 30927 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesinin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 22/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!