Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/127 E. , 2024/1812 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/127
Karar No : 2024/1812
TEMYİZ EDENLER:
1- (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) … Geri Dönüşüm Atık Depolama İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR):
1- … Derneği
2- …
…
45- …
46- …
VEKİLLERİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İzmir İli, Aliağa İlçesi, … mahallesi, … mevkiinde ... Geri Dönüşüm A.Ş. tarafından yapılması planlanan Batı Ege ve Güney Marmara Endüstriyel Atık Bertaraf Tesisi projesine ilişkin verilen … tarih ve … sayılı ''ÇED Olumlu'' kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; ''...kurulması planlanan projenin niteliğinin, bu projenin çevre açısından doğurabilecekleri olumsuz sonuçları ile projenin faaliyete geçmesi halinde bölgede oluşacak veya oluşabilecek etkilerinin, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının belirlenmesi, ÇED olumlu kararı bakımından ÇED sürecinin mevzuata uygun işletilip işletilmediği, yürütülmesi istenilen faaliyetin alanın niteliği, hava kirliliği ve halk sağlığı, tarım alanları, su kaynakları, duyarlı yörelere etkisi, proje tanıtım dosyasının yeterliliği ve proje tanıtım dosyasında yer alan belirlemelerin çevreye ve ekolojik dengeye, sosyal, kültürel ve ekonomik yaşama etkisinin, çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararının uygun olup olmadığının, kümülatif etki çalışması yapılıp yapılmadığının belirlenmesi için mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesi üzerine icra edilen keşif incelemesi sonucunda düzenlenen ve 30/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ÇED raporuna konu olan düzenli atık depolama tesisinde yürütülecek inşai faaliyetin İnşaat Mühendisliği açısından, yönetmeliklere ve standartlara uygun olarak planlandığı, genel olarak ortaya çıkabilecek problemleri giderebilecek tedbirleri kapsayacak şekilde hazırlandığı, ancak, dava konusu alan ve çevresindeki volkanik kayaçlar geçirimli ve akifer özelliğinde olup sulama amaçlı kullanılan Çıtak Göleti ile içme-kullanma amaçlı kullanılan çok sayıda kaynak ve kuyunun beslenme alanında kalmadığı, faaliyet nedeniyle sahadan kazma, sıyırma yoluyla bir miktar malzeme alınarak zeminde geçirimsiz perde oluşturulacağı ve kısmen topoğrafyanın değiştirileceği böylece yüzey ve yeraltı sularının beslenmesini (engelleme veya azaltma yoluyla) olumsuz etkileyeceği görüş ve kanaatine bağlı olarak kamu yararı bulunmadığı, planlanan tesisin faaliyetleri nedeniyle oluşması beklenen kirletici parametrenin (toz) Toplam Kirlenme Değerinin ilgili yönetmelik ve bağlı kılavuza uygun hesaplanmamış, reseptör noktalarının doğru seçilmemiş olması nedeniyle Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği açısından uygunsuzluk dava konusu alanda yapılacak faaliyetin 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. Maddesinin ihlaline yol açacağı, depolama tesisine ulaşım sağlayacak yolarda cüruf taşıyacak ağır tonajlı araç trafiğinin arazinin eğimli yapısı da göz önüne alındığında, depolama tesisi civarında yaşayanların ve bu yörede otlatılan/otlayan canlı hayvanlar için hayati riskler oluşturabilecek potansiyeli bulunduğu, projeden kaynaklı etkilerin doğal çevreyi nasıl etkileyeceği, bu etkilere karşı alınacak önlemlerin neler olacağının belirtilmemiş olması, omurgalı hayvan türlerinin belirlenmesine karşın, omurgasız hayvan faunasının özellikle gündüz kelebeklerinin belirlenmemiş olması, fauna için izleme ve taşıma dışında önlemlerin alınmamış olması ve arazi çalışmalarının her mevsimi kapsayacak şekilde yapılmaması (sadece Ağustos 2021) nedeniyle bölgenin faunistik biyoçeşitliliğinin tam olarak ortaya çıkarılamaması ve ÇED raporunda verilen türlerden 7 tanesinin ‘VU’ (Duyarlı-Zarar Görebilir), 1 tanesinin ‘EN’ (Tehlikede) iucn kategorisinde olması, nedenlerine bağlı olarak, ayrı dava konusu “ÇED Olumlu” kararının uygun olmadığı" yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuş, müdahil ve davalı idarece bilirkişi raporuna yapılan itirazların raporu kusurlandırıcı nitelikte görülmediği, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri, dosyada bulunan bilgi, belge ve bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; ÇED raporunda yüzey ve yeraltı sularının beslenmesini olumsuz etkileyeceği beklenen kirletici parametrenin (toz) Toplam Kirlenme Değerinin ilgili yönetmelik ve bağlı kılavuza uygun hesaplanmadığı reseptör noktalarının doğru seçilmediği, faaliyetin zeytinliklere zarar vereceği, tesise ulaşım sağlayacak yolarda cüruf taşıyacak ağır tonajlı araç trafiğinin arazinin eğimli yapısı da göz önüne alındığında depolama tesisi civarında yaşayanların ve bu yörede otlatılan/otlayan canlı hayvanlar için hayati riskler oluşturabilecek potansiyeli bulunduğu, projeden kaynaklı etkilerin doğal çevreyi nasıl etkileyeceği, bu etkilere karşı alınacak önlemlerin neler olacağının belirtilmediği, omurgalı hayvan türlerinin belirlenmesine karşın, omurgasız hayvan faunasının özellikle gündüz kelebeklerinin belirlenmediği fauna için izleme ve taşıma dışında önlemlerin alınmadığı ve arazi çalışmalarının her mevsimi kapsayacak şekilde yapılmadığı ve ÇED raporunda verilen türlerden 7 tanesinin ‘VU’ (Duyarlı-Zarar Görebilir), 1 tanesinin ‘EN’ (Tehlikede) iucn kategorisinde olması dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
1-Davalı İdare tarafından; projeye ait Nihai ÇED Raporunda hukuki ve teknik olarak bir eksiklik bulunmadığı, tüm faaliyetlerin yeraltı suyu seviyesi üzerinde, yeraltı suyunu etkilemeyecek emniyetli işletme kotunda yapılacağı ve YAS kotunun altına inilmeyeceği, suyun kalitesinde herhangi bir bozulma tespit edilmesi halinde faaliyetlerin durdurulacağı, proje kapsamında oluşması muhtemel toz emisyonlarına yönelik hava kalitesi modellemesi yapıldığı, kümülatif değerlendirme yapıldığı, yapılan kümülatif değerlendirmeler ile hesaplamalar sonucunda Yönetmelikte belirlenen sınır değerlerin aşılmadığı, arazide oluşabilecek tozlanmayı minimuma indirgemek için emisyon kaynağında sulama, savurma yapmadan doldurma ve boşaltma işlemleri yapılacağı, proje kapsamında kullanılacak yolların ıslah edileceği, malzeme taşınması sırasında araçların branda ile kapatılacağı ve malzemenin üst kısmının %10 nemde tutulması sağlanacağı, proje kapsamında kullanılacak taşıtlardan kaynaklanacak emisyonların hava kalitesine olumsuz etkisinin beklenmediği, proje kapsamında çevredeki yerleşim yerlerinde emisyon kaynaklı bir olumsuz durum beklenmediği, tesis edilecek düzenli depolama sahasından yeraltı ve/veya yüzey sularına atık ve/veya atığın sızıntı sularının erişiminin engelleneceği, proje alanı ve çevresinde endemik, nadir, nesli tehlikede olan ve koruma altına alınması gereken bir bitki türü bulunmadığı, proje alanı ve yakın çevresinde tespit edilen fauna türleri arasında korunan türler bulunduğu, proje kapsamında yapılan tüm çalışmalarda koruma tedbirlerine uyulacağı, ÇED Raporunda projenin olası olumsuz etkilerinin nasıl bertaraf edileceğinin, ne tür önlemler alınacağının eksiksiz bir şekilde açıklandığı, projeye ait Nihai ÇED Raporunda hukuki ve teknik olarak bir eksiklik bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2-Davalı yanında Müdahil tarafından; proje alanının seçilmesinde İdare tarafından daha önce yapılan planlamaların göz önüne alındığı, 10.10.2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile projenin bulunduğu bölgenin ''Tehlikeli Atık Bertaraf Tesisi'' olarak ilan edildiği, dava konusu projenin gerek bölgede yer alan tesislerde üretilen cürufların depolanması ve bertarafı ihtiyacını karşılayacağı gerekse de bölgenin ekonomisinin temel taşını oluşturan sanayinin gelişimine katkı sağlayarak ekonomik ilerlemeye katkı sağlayacağı, bu doğrultuda projenin hayata geçirilmesinde üstün kamu yararının olduğu, üstün kamu yararı tespit edilmeden, yalnızca eksik ve hatalı bilirkişi raporunda yer alan gerekçeler doğrultusunda dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bilirkişi raporunda, ÇED Raporunda yer alan reseptör noktalarının hatalı okunduğu, PM10-1 ve PM10-2 ölçüm noktaları arasındaki mesafenin 7680 metre olduğundan bahisle bir kısım çıkarımlar yapıldığı, bu sebeple reseptör noktalarının doğru seçilmediğine işaret edilerek bu durumun uygunsuzluk sebebi olduğunun ifade edildiği, ancak bu koordinatlar arasındaki mesafenin yaklaşık olarak 513 metre olduğu, koordinat tespitinin hatalı yapıldığı, bu hususta dosyaya sunulan bilimsel mütalaada, bilirkişi raporunda googleearth üzerinden nokta atılırken koordinat hatası yapıldığının düşünüldüğü değerlendirmesi yapıldığı, muhtemel toz emisyonlarının tespitine yönelik hava kalitesi modellemesi yapıldığı, ÇED Raporu ile proje alanında bulunan yer altı ve yüzey su kaynaklarının tamamının incelendiği, projenin su kaynaklarına olası etkilerinin tespit edildiği, bu etkilerin ortadan kaldırılması için ayrıntılı olarak önlem planları hazırlandığı, bölgedeki yüzeysel akış sularının, kuşaklama gibi yöntemlerle proje alanına kurulacak yağmur suyu toplama sistemi ile proje alanına girilmeden doğal akış yönlerine yönlendirileceği, ÇED Raporunda zeytinliklerin ve diğer bitki örtüsüne projenin zararını engellemek adına alınacak önlemlerin ayrıntılı şekilde ifade edildiği, bilirkişi raporunda bu önlemlerin değerlendirilmediği, ÇED Raporunda proje kaynaklı bölgede yer alacak araçların çevrede oluşturacağı tüm olumsuz etkilerinin incelendiği ve gerekli önlemlerin alındığı, fauna incelemesinin ayrıntılı biçimde yapıldığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
İzmir İli, Aliağa İlçesi, … mahallesi, … mevkiinde, ... Geri Dönüşüm A.Ş. tarafından yapılması planlanan Batı Ege ve Güney Marmara Endüstriyel Atık Bertaraf Tesisi projesine ilişkin verilen … tarih ve … sayılı ''ÇED Olumlu'' kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler şeklinde düzenlemeler yer almıştır.
Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. maddesindeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.
Öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıf yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi Raporuna İtiraz" başlıklı 281. maddesinde; (1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyası ve ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi önemli bir gereklilik olmakla birlikte; böyle bir heyet tarafından hazırlanacak bilirkişi raporunun, dava konusu proje kapsamında öngörülen faaliyetin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin minimize edilmesi için Proje Tanıtım Dosyası ya da ÇED Raporu içinde yer verilen önlemlerin yeterli olup olmadığının tespit edilerek değerlendirilmesi açısından, tarafları tatmin edici düzeyde hazırlanmasının da önemli bir gereklilik olduğu açıktır. Belirtilen hususların sağlanması, adil bir yargılama yapılması açısından önem arz etmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bilirkişi raporunda eksiklik veya belirsizlik arz eden hususların varlığı durumunda, Mahkemece bu hususların, bilirkişiye tamamlattırılması ya da belirsiz olan hususların açıklattırılması veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği sonucuna varılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için İdare Mahkemesince yaptırılan keşif sonrasında hazırlatılan bilirkişi heyeti raporundaki tespitler dikkate alınmış olup, Jeoloji Mühendisi, Ziraat Mühendisi, İnşaat Mühendisi, Fauna Uzmanı ve Çevre Mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında hazırlanan söz konusu bilirkişi raporunda özetle; ÇED raporuna konu olan düzenli atık depolama tesisinde yürütülecek inşai faaliyetin İnşaat Mühendisliği açısından, yönetmeliklere ve standartlara uygun olarak planlandığı, genel olarak ortaya çıkabilecek problemleri giderebilecek tedbirleri kapsayacak şekilde hazırlandığı, ancak, dava konusu alan ve çevresindeki volkanik kayaçlar geçirimli ve akifer özelliğinde olup sulama amaçlı kullanılan Çıtak Göleti ile içme-kullanma amaçlı kullanılan çok sayıda kaynak ve kuyunun beslenme alanında kaldığı, söz konusu etkinlikle sahadan kazma, sıyırma yoluyla bir miktar malzeme alınarak zeminde geçirimsiz perde oluşturulacağı ve kısmen topoğrafyanın değiştirileceği, böylece yüzey ve yeraltı sularının beslenmesini (engelleme veya azaltma yoluyla) olumsuz etkileyeceği görüş ve kanaatine bağlı olarak kamu yararı bulunmadığı; planlanan tesisin faaliyetleri nedeniyle oluşması beklenen kirletici parametrenin (toz) Toplam Kirlenme Değerinin ilgili yönetmelik ve bağlı kılavuza uygun hesaplanmaması ve reseptör noktalarının doğru seçilmemiş olması nedeniyle Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği açısından uygunsuzluk bulunduğu, dava konusu alanda yapılacak faaliyetin 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. Maddesinin ihlaline yol açacağı, depolama tesisine ulaşım sağlayacak yollarda cüruf taşıyacak ağır tonajlı araç trafiğinin, arazinin eğimli yapısı da göz önüne alındığında, depolama tesisi civarında yaşayanların ve bu yörede otlatılan/otlayan canlı hayvanlar için hayati riskler oluşturabilecek potansiyeli bulunduğu, projeden kaynaklı etkilerin doğal çevreyi nasıl etkileyeceği, bu etkilere karşı alınacak önlemlerin neler olacağının belirtilmemiş olması, omurgalı hayvan türlerinin belirlenmesine karşın, omurgasız hayvan faunasının özellikle gündüz kelebeklerinin belirlenmemiş olması, fauna için izleme ve taşıma dışında önlemlerin alınmamış olması ve arazi çalışmalarının her mevsimi kapsayacak şekilde yapılmaması (sadece Ağustos 2021) nedeniyle bölgenin faunistik biyoçeşitliliğinin tam olarak ortaya çıkarılamaması ve ÇED raporunda verilen türlerden 7 tanesinin ‘VU’ (Duyarlı-Zarar Görebilir), 1 tanesinin ‘EN’ (Tehlikede) iucn kategorisinde olması nedenlerine bağlı olarak, ayrı dava konusu ÇED Olumlu” kararının uygun olmadığı şeklinde görüş, kanaat ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Dosyanın incelenmesinden; Mahkeme tarafından karara esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu alan ve çevresindeki volkanik kayaçların geçirimli ve akifer özelliğinde olduğu, sulama amaçlı kullanılan Çıtak Göleti ile içme-kullanma amaçlı kullanılan çok sayıda kaynak ve kuyunun beslenme alanında kaldığı, söz konusu etkinlikle sahadan kazma, sıyırma yoluyla önemli miktarda malzeme alınarak zeminde geçirimsiz perde oluşturulacağı ve kısmen topoğrafyanın değiştirileceği böylece yüzey ve yeraltı sularının beslenmesini (engelleme veya azaltma yoluyla) olumsuz etkileyeceği görüş ve kanaatine bağlı olarak kamu yararı bulunmadığı yönünde bilimsel değerlendirmenin yapıldığı anlaşılmakta, ancak bilirkişi heyeti içerisinde yer alan jeoloji mühendisi bilirkişinin hidrojeoloji uzmanlığının bulunup bulunmadığı tespit edilememektedir.
Ayrıca; fauna yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeler sonucunda, projeden kaynaklı etkilerin doğal çevreyi nasıl etkileyeceği, bu etkilere karşı alınacak önlemlerin neler olacağının belirtilmemiş olması, omurgalı hayvan türlerinin belirlenmesine karşın, omurgasız hayvan faunasının belirlenmemiş olması, fauna için izleme ve taşıma dışında önlemlerin alınmamış olması ve arazi çalışmalarının her mevsimi kapsayacak şekilde yapılmaması nedenleriyle bölgenin faunasının (biyoçeşitlilik) tam olarak ortaya çıkarılamadığından ÇED Olumlu kararının fauna açısından uygun olmadığı yönünde tespitler yapılmışsa da, projenin etki alanında bulunan flora çeşitliliği ve söz konusu projenin alandaki floraya muhtemel etkileri hususunda raporda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bilirkişi heyeti içerisinde bu yönden tespitlerde bulunabilecek bilimsel yeterliliğe haiz biyolog/flora uzmanı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan; davalı yanında müdahilin temyiz dilekçesi incelendiğinde, karara esas alınan bilirkişi raporunda, ÇED Raporunda yer alan reseptör noktalarının hatalı okunduğu, bilirkişi raporunda PM10-1 ve PM10-2 ölçüm noktaları arasındaki mesafenin 7680 metre olduğundan bahisle bir kısım çıkarımlar yapıldığı, bu sebeple, reseptör noktalarının doğru seçilmediğine işaret edilerek bu durumun uygunsuzluk sebebi olduğunun ifade edildiği, ancak bu koordinatlar arasındaki mesafenin yaklaşık olarak 513 metre olduğu, koordinat tespitinin hatalı yapıldığı, bu hususta dosyaya sunulan bilimsel mütalaada, bilirkişi raporunda googleearth üzerinden nokta atılırken koordinat hatası yapıldığının düşünüldüğü değerlendirmesi yapıldığı iddialarının bulunduğu anlaşıldığından, bilirkişi raporlarının tarafları tatmin edici düzeyde hazırlanmasının önemli bir gereklilik olması durumu dikkate alınarak, bahsi geçen konuda ortaya çıkan çelişkili durumun giderilmesi için bu hususta yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir.
Yine; bilirkişi raporunda depolama tesisine ulaşım sağlayacak yollarda cüruf taşıyacak ağır tonajlı araç trafiğinin, arazinin eğimli yapısı da göz önüne alındığında, depolama tesisi civarında yaşayanların ve bu yörede otlatılan/otlayan canlı hayvanlar için hayati riskler oluşturabilecek potansiyelinin bulunduğu belirtilmekle birlikte, Nihai ÇED Raporunda bu hususta taahhüt edilen tedbirlerin yeterli olup olmayacağı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından, bu hususta da yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, tarafların iddia ve savunmaları dikkate alınarak, mevcut bilirkişi heyetine biyolog/flora uzmanı ile gerekirse hidrojeolog da eklenmesi suretiyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, yukarıda belirtilen eksik hususlar Mahkemece açıklığa kavuşturulduktan sonra, uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararda bu yönden de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Diğer yandan; aynı ilçede bulunan ve aynı nitelikli faaliyet olması sebebiyle benzer çevresel etkilerin irdelendiği, farklı davacılar tarafından açılan davada verilen iptal kararı Dairemizin 18/01/2024 tarih ve E:2023/13656, K:2024/399 sayılı kararı ile bozulmuş olup, her iki dosyada da aynı çevresel etkilerin incelendiği dikkate alındığında, dosyalara özgü durumlar dışındaki, diğer benzer hukuki değerlendirmelerde çelişki olmaması adına bahsi geçen dosyanın da yargılamada değerlendirilmesinin gerektiği tabiidir.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen gerekçelerle, karara dayanak alınabilecek nitelikte bulunmayan bilirkişi raporu esas alınarak verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 14/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Davada; İzmir İli, Aliağa İlçesi, … mahallesi, … mevkiinde ... Geri Dönüşüm A.Ş. tarafından yapılması planlanan Batı Ege ve Güney Marmara Endüstriyel Atık Bertaraf Tesisi projesine ilişkin verilen … tarih ve … sayılı ''ÇED Olumlu'' kararının iptali istenilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi heyeti raporunda, ''... dava konusu alan ve çevresindeki volkanik kayaçlar geçirimli ve akifer özelliğinde olup sulama amaçlı kullanılan Çıtak Göleti ile içme-kullanma amaçlı kullanılan çok sayıda kaynak ve kuyunun beslenme alanında kalmaktadır. Söz konusu etkinlikle sahadan kazma, sıyırma yoluyla bir miktar malzeme alınarak zeminde geçirimsiz perde oluşturulacağı ve kısmen topoğrafyanın değiştirileceği böylece yüzey ve yeraltı sularının beslenmesini (engelleme veya azaltma yoluyla) olumsuz etkileyeceği görüş ve kanaatine bağlı olarak kamu yararı bulunmadığı, Planlanan tesisin faaliyetleri nedeniyle oluşması beklenen kirletici parametrenin (toz) Toplam Kirlenme Değerinin ilgili yönetmelik ve bağlı kılavuza uygun hesaplanmamış, reseptör noktalarının doğru seçilmemiş olması nedeniyle Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği Açısından uygunsuzluk söz konusu olduğu, dava konusu alanda yapılacak faaliyetin 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20.maddesi yönünden uygunsuz olduğu, depolama tesisine ulaşım sağlayacak yolarda cüruf taşıyacak ağır tonajlı araç trafiğinin arazinin eğimli yapısı da göz önüne alındığında depolama tesisi civarında yaşayanların ve bu yörede otlatılan/otlayan canlı hayvanlar için hayati riskler oluşturabilecek potansiyeli bulunduğu, projeden kaynaklı etkilerin doğal çevreyi nasıl etkileyeceği, bu etkilere karşı alınacak önlemlerin neler olacağının belirtilmemiş olması, omurgalı hayvan türlerinin belirlenmesine karşın, omurgasız hayvan faunasının özellikle gündüz kelebeklerinin belirlenmemiş olması, fauna için izleme ve taşıma dışında önlemlerin alınmamış olması ve arazi çalışmalarının her mevsimi kapsayacak şekilde yapılmaması (sadece Ağustos 2021) nedeniyle bölgenin faunistik biyoçeşitliliğinin tam olarak ortaya çıkarılamaması ve çed raporunda verilen türlerden 7 tanesinin ‘VU’ (Duyarlı-Zarar Görebilir), 1 tanesinin ‘EN’ (Tehlikede) iucn kategorisinde olması, nedenlerine bağlı olarak, ayrı dava konusu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca verilen … tarih, … sayılı “ÇED Olumlu” kararının uygun olmadığı" tespitlerine yer verilmiş ise de, davaya konu projeye ilişkin Nihai ÇED Raporu incelendiğinde, bilirkişi raporunda eksik olduğu belirtilen tüm hususlara ilişkin çalışmaların yapılmış olduğu, projenin çevreye olan etkilerinin minimize edilmesi için alınması gerekli olan tüm tedbirlere yer verildiği, gerekli taahhütlerde bulunulduğu görülmektedir.
Bu durumda, temyize konu kararın bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması ve yeniden karar verilmek üzere İdare Mahkemesine gönderilmesi yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!