Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1105 E. , 2024/2497 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/1105
Karar No : 2024/2497
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
3- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR):
1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Avcılar İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … sayılı parselde bulunan davacıların bağımsız bölümlerinin yer aldığı taşınmazın 28.06.2005 tarihli, 2005/109 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile "Afete Maruz Bölge" ilan edilen alanda kalması sebebiyle davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek, uğranıldığı öne sürülen 344.000,00 TL maddi (ıslah sonrası 1.173.750,00-TL), 20.000,00 TL manevi zararın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesi'nin 11/02/2016 tarih ve E:2013/8187, K:2016/550 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozmaya uyularak, davanın kabulü yolunda verilen … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay Altıncı Dairesi'nin 08/04/2021 tarih ve E:2019/14360, K:2021/5273 sayılı kararı ile bozulması sonrasında, bozmaya uyularak, davanın kabulü ile davacının 1.173,750,00-TL maddi tazminat isteminin kabulüne, 704.250,00-TL'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesince, 352.125,00-TL'nin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca ve 117.375,00-TL'nin Avcılar Belediyesince 27/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, davacıların 20.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne, hükmedilen 20.000,00-TL manevi tazminatın; idarelerin kusurları oranında (%60) kusur oranına isabet eden 12.000,00-TL'sinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi, (%30) kusur oranına isabet eden 6.000,00-TL'sinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, (%10) kusur oranına isabet eden 2.000,00-TL'sinin Avcılar Belediyesi tarafından gerçek zararın ortaya çıktığı 27.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
1-Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; idarelerinin sorumluluğu bulunmadığı, bilirkişi raporunun hukuki, bilimsel ve teknik açıdan karara esas olabilecek nitelikte olmadığı, manevi tazminat miktarının adalete uygun olmadığı belirtilerek ve resen gözetilecek sebeplerle temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2-İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; kusurları bulunmadığı, dava konusu işlem ve eylemlerle idareleri arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı belirtilerek ve resen gözetilecek sebeplerle temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
3-Avcılar Belediye Başkanlığı tarafından; 2.kez yapılan ıslaha göre verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, arsa değer kaybının fahiş hesaplandığı, daha önce alınan rapor ile çelişki olduğu, idarelerinin kusuru bulunmadığı, yapı sahibi ve müteahhide kusur yüklenmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, manevi tazminat isteminin reddi gerektiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddi ile temyize konu Mahkeme kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Kusur oranı ile manevi tazminata ve manevi tazminata uygulanacak faize ilişkin kısımlar yönünden;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Maddi tazminata, maddi tazminata uygulanacak faize ve yargılama giderlerine ilişkin kısımlar yönünden ise;
Dosyanın incelenmesinden; temyize konu karara dayanak alınan 19.10.2023 havale tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, davaya konu taşınmazın arsa değer kaybı belirlenirken taşınmazın tam hissesi üzerinden hesaplama yapıldığı ve bu hesaplama sonucunda arsa değer kaybı yönünden tazminata esas bedelin 1.019.250,00-TL olarak belirlendiği, Mahkeme tarafından da bu değer üzerinden hüküm kurulduğu anlaşılmakta ise de, dosya kapsamında bulunan tapu kayıtları incelendiğinde davacıların murisi olan Necati Akar'ın davaya konu yapının üzerinde bulunduğu 604 m2'lik arsanın 1/2 oranında maliki olduğu, diğer hissenin Osman Akar'a ait olduğu görülmektedir.
Bu durumda; arsa değer kaybı yönünden maddi tazminat bedeli belirlenirken, arsa için davacıların 1/2 hissesi olduğu göz önüne alınarak hesaplama yapılması ve bu rakam üzerinden hüküm kurulması gerekirken, hesaplamanın tam hisse üzerinden yapılması ve tam hisse bedeli üzerinden davacılar lehine hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Ayrıca; bozmaya uyulması durumunda yeniden yapılacak yargılamada temyize konu kararın sadece davalı idareler tarafından temyiz edildiği dikkate alındığında, Mahkemenin, bozma kararına uymak veya ilk kararında ısrar etmek olanağının bulunduğu, bozma kararına uyan Mahkemenin de ancak bozmada gösterilen esaslara uygun olarak işlem yapmak ve hüküm vermek mecburiyetinde olduğu; Mahkemece, bozma kararına uyulmakla taraflardan birisi lehine ve diğeri aleyhine olmak üzere, kesinleşen kısımları da aşacak şekilde karar verilemeyeceği, önceki aşamada verilen kabul kararındaki miktarın aşılmasının davalı yönünden aleyhe bozma yasağı ilkesine aykırılık teşkil edeceği hususu da göz önüne alınarak karar verilmesi gerektiği açık olmakla birlikte, davaya konu taşınmaza ilişkin güncel mülkiyet durumu araştırılarak, elde edilen sonuca göre karar verilmesi gerektiği tabiidir.
Öte yandan; bozmaya uyulması durumunda yeniden yapılacak yargılamada yargılama giderleri hususunda da (tahsilde tekerrüre sebebiyet verilmeyecek şekilde) yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, kusur oranı ile manevi tazminata ve manevi tazminata uygulanacak faize ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının maddi tazminata, maddi tazminata uygulanacak faize ve yargılama giderlerine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4.Dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine,
5.2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 17/04/2024 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasında; "Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler. Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir" hükmüne; Geçici 7. maddesinin 1. fıkrasında ise; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunun 16'ncı maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 344.000,00-TL maddi tazminat istemli olarak açılan davada yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 25/04/2018 tarihli raporda belirlenen miktar doğrultusunda 04/05/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerinin 470.625,00-TL olarak artırıldığı, davanın kabulüne ilişkin Mahkeme kararının Danıştay Altıncı Dairesi'nin 08/04/2021 tarih ve E:2019/14360, K:2021/5273 sayılı kararı ile bozulması üzerine, yeniden yapılan yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporu ile belirlenen miktar doğrultusunda davacı tarafından 19/10/2023 tarihinde ıslah edilerek, maddi tazminatın 1.173.750-TL tutarında artırıldığı temyize konu kararın da 2. kez yapılan ıslah esas alınarak verildiği görülmüştür.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, 2577 sayılı Kanunun 16/4. maddesinde yapılan değişiklik ile Geçici 7. maddesinin, 6459 sayılı Kanunun 30/04/2013 günlü, 28633 sayılı Resmi Gazetede yayımlanması ile yürürlüğe girdiği, bu düzenleme ile yürürlük tarihinde derdest olan tam yargı davalarında (kanun yolu aşaması dahil) bir defaya mahsus miktarın artırılması imkanı tanındığı, yürürlük tarihi olan 30/04/2013 tarihinden sonra ise nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle, bir defaya mahsus miktar artırımında (ıslah) bulunulabileceği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; ilk derece Mahkemesince 04/05/2018 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, ikinci ıslah dilekçesinde talep edilen 1.173.750-TL'nin dikkate alınarak karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığından, temyize konu kararın bu yönden de bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!