Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/104 E. , 2024/390 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/104
Karar No : 2024/390
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. ve 11. maddesi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle, aynı Kanunun 20. maddesinin (r) bendi ve 23. maddesi uyarınca 216.591,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünün … tarih ve E:… sayılı idari yaptırım kararının iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 26/01/2023 tarihli, E:2021/5384, K:2023/1109 sayılı bozma kararı sonrasında Bölge İdare Mahkemesince; uyuşmazlıkta her ne kadar davacı belediye tarafından, söz konusu alanın, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 3 yıllığına davacı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığına kiralandığı, yer tahsisinin 21/03/2019'da yapıldığı, dava konusu işleme dayanak denetim tutanağının 16/04/2019 tarihinde tanzim edildiği, rehabilitasyon çalışmalarının bu kadar kısa sürede tamamlanmasının mümkün olmadığı, Muğla Büyükşehir Belediyesinin 30/12/2014 tarihinden sonra kurulduğu, davacı belediyenin, 30 senedir vahşi depolama alanı olarak kullanılan sahadan sorumlu tutulmasının hakkaniyete uygun olmadığı ileri sürülmekte ise de, Mahkeme kararında da yer verildiği şekliyle; mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olan Muğla ili, … ilçesi, … Mahallesinde bulunan Vahşi Katı Atık Depolama Alanının dava konusu işleme dayanak çevre denetim tutanağından hemen önce; 04/02/2019 tarihinde akdedilen kira sözleşmesiyle 3 yıllığına davacı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığına kiralanmış, yer tahsisinin de 21/03/2019 tarihinde yapılmış olması, Muğla Büyükşehir Belediyesinin Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne hitaben yazdığı birçok yazıda vahşi depolama sahalarının rehabilite edilmesi ve depolama tesislerinin inşaatı için yer tahsisinin yapılmasının gerektiğinin belirtilmiş olması, yine davacı belediyenin 17/11/2017 tarihli Milas Belediyesine hitaben yazdığı yazıda dava konusu alanın kullanılmaması ve bunun için gerekli önlemlerin alınması gerektiğinin bildirilmiş olması, ilgili kurumlarla yazışmalar yapılmış olması, uzun zamandır kirletilen Vahşi Katı Atık Depolama Alanının rehabilitesinin kısa sürede mümkün olamayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, atıkların düzensiz bir şekilde depolanması suretiyle çevrenin kirletilmesinin mevzuata aykırılık oluşturduğu, ileri sürülen nedenlerin belediyenin Çevre mevzuatından kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirme sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, katı atıkların düzensiz depolama alanında vahşi şekilde depolanarak ve vahşi depolama sahasında oluşan sızıntı sularının herhangi bir önlem alınmadan Dalyan Körfezine ulaştığı sabit olup, davacı belediyenin bu eylemi ile 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin (r) bendini ihlal ettiği açık olduğundan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, bozulması gerektiği, kararın gerekçesinde de uzun süredir kirletilen alanın rehabilitesinin kısa sürede mümkün olmadığının belirtildiği, davacı idarenin sorumluluklarını yerine getirdiği, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığının 30 Mart 2014 tarihinde yapılan mahalli idare seçimlerinden sonra 6360 sayılı Yasa ile kurulduğu, Milas/Gümüşlük vahşi depolama alanının, düzensiz çöp depolama alanı olarak 30 yıldır kullanıldığı, idari işlemin sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın, Danıştay Altıncı Dairesinin 26/01/2023 tarihli, E:2021/5384, K:2023/1109 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/01/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!