WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/9918 E.  ,  2025/404 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9918
Karar No : 2025/404

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:2021/1969, K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ..., ... ve ... parsel (toplulaştırma sonrası ... ada, ..., ... ada, ..., ... ada, ... ve ... parsel) sayılı taşınmazların bulunduğu alanda, "... ... Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi" kapsamında yapılan arazi toplulaştırması işleminin anılan taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu toplulaştırma işleminde hesaplanan kamu ortak kullanım payı oranının mevzuat açısından uygun olduğu, davacıya hissedarı olduğu parseller üzerinde oluşturulan yeni parsellerden tahsis yapıldığı, davacının hakkedişinin oluşturulan parsel alanlarından küçük olması nedeniyle hisseli olarak paydaş edildiği anlaşıldığından, yapılan toplulaştırma işleminde mevzuata dolayısıyla hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının hissesinin verasette iştirak olduğu, Arazi Toplulaştırma Teknik Talimatı'nın "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde, "Verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazi bir işletme olarak değerlendirilir." hükmüne aykırı olarak hissedarların parsellerinin ayrı ayrı değerlendirildiği, dava konusu toplulaştırma işleminde davacı yönünden yapılan dağıtım incelendiğinde, davacıya yapılan planlamaların tamamının hissedarı olduğu kadastro parselleri üzerinde oluşturulan ..., ...... ... ve ... sayılı parsellerde ayrı ayrı yapıldığı anlaşıldığından, davaya konu eski ve yeni parseller özelinde yapılan bu toplulaştırma işleminde ve davanın reddine dair mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Toplulaştırma işleminin kanuna ve hukuka uygun olarak gerçekleştirildiği, bölgedeki mevcut projeler ve fiili durum üzerinden en verimli ve en uygun projenin uygulandığı, dava konusu işlemin mevzuata uygun olarak tesis edildiğinin bilirkişi raporuyla da tespit edildiği, bu nedenle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlık konusu parsellerin başka bir hissedarı tarafından, dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda,... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla, uyuşmazlık konusu taşınmazlara yönelik mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor esas alınarak, "dava konusu toplulaştırma işleminde ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen, davacıya parçalı olarak yer tahsis edildiği, ayrıca ... ada, ... ve ... sayılı parseller ile ... ada, ... sayılı parselin, herhangi bir sulama kanalı ve/veya kanaletinden yararlanamayacak şekilde ve konumda oluşturulduğu" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, davalı idarece söz konusu karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş ise de, daha sonra istinaf isteminden feragat edildiği, böylece anılan kararın kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda, anılan iptal gerekçelerinin (zorunluluk bulunmamasına rağmen davacıya parçalı yer tahsis edilmesi ve ... ada, ... ve ... sayılı parseller ile ... ada, ... sayılı parselin herhangi bir sulama kanalından yararlanamayacak şekilde oluşturulması) davacı yönünden de geçerli olduğu dikkate alındığında, temyize konu kararın yukarıda yer verilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu parsellerin başka bir hissedarı tarafından dava konusu işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... esasına kayıtlı davanın açıldığı, anılan davada verilen karar ile bakılan uyuşmazlık birlikte incelendiğinde, parsellerin hissedarlarına ayrı ayrı paylar tahsis edildiği, dolayısıyla verasetten iştirak değil, paylı mülkiyetin söz konusu olduğu anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının anılan gerekçesinde hukuki isabet bulunmamıştır.
Öte yandan, bahsi geçen ve başka bir hissedar tarafından açılan dava sonucunda, anılan Mahkemenin ... tarih ve K:... sayılı kararıyla, uyuşmazlık konusu taşınmazlara yönelik mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor esas alınarak, söz konusu davacıya tahsis edilen ... ada, ... ve ... ada, ... sayılı parsellerin davacının toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu ... ada, ... nolu kadastro parselinde yer almadığı, dolayısıyla davacının hak edişinin tamamının kendi yerinden kendisine tahsis edilmediği, bununla birlikte dava konusu toplulaştırma işleminde ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen, davacıya parçalı olarak yer tahsis edildiği, ayrıca ... ada, ... ve ... sayılı parseller ile ... ada, ... sayılı parselin, herhangi bir sulama kanalı ve/veya kanaletinden yararlanamayacak şekilde ve konumda oluşturulduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve söz konusu kararın (davalı idarece kanun yoluna başvurulmaksızın) kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu işlemin yukarıda yer verilen mevzuata uygun olarak tesis edilip edilmediğinin, yukarıda bahsi geçen diğer hissedarın açtığı dava da göz önünde bulundurularak, işin esasına ilişkin diğer yönlerden incelenmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 15/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.