WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/9786 E.  ,  2024/1934 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9786
Karar No : 2024/1934

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Edirne İli Merkez İlçe … Köyünde davalı idare tarafından yapılan arazi toplulaştırma projesi kapsamında hazırlanan parselasyon planlarına, mülkiyeti davacıya ait …, …, … ve … parsel nolu taşınmazlar yönünden yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; uyuşmazlık konusu toplulaştırma işlemine ilişkin olarak hazırlanan parselasyon planının davacıya ilişkin kısmının, davacının düz arazide olup ürün verimi açısından daha elverişli olan parselleri yerine düz konumda olmayan ve aynı ürün verimliliğini sağlayacak nitelikte olmayan bir parselin verilmesine yol açtığı, yeni parselin eski parseller ile aynı bölgede ve aynı konumda olmadığı, bu sebeple, söz konusu parselasyon planına davacı tarafından yapılan itirazın yerinde olduğu anlaşıldığından, mülkiyeti davacıya ait …, …, … ve … parsel nolu taşınmazlar yönünden yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu işleme ait tüm evrakın DSİ Genel Müdürlüğü'ne teslim edilmiş olduğunu, 7139 sayılı yasanın ilgili hükmü gereğince Bakanlığın hasım mevkiinden çıkartılarak, husumetin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne yöneltilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
Edirne ili, Merkez ilçesi, … köyünde yapılan Arazi Toplulaştırma Projesi kapsamında yapılan çalışmalar neticesinde üçüncü parselasyon planın askıya çıkarıldığı, bu planda davacıya ait …, …, …, … sayılı parsellerin … blok … parsel sayılı taşınmaz olarak planlandığı, davacının düzenlemeye giren yirmi iki adet taşınmazdan on sekiz adedine yönelik itirazı olmadığı, ancak …, …, … ve … nolu parseller yönünden parselasyon planına itiraz ettiği, bu itirazın zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Husumet Yönünden;
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin 7139 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle değişik (j) bendinde; "İlgili veya uygulayıcı kuruluş: Bu Kanunda yer alan arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri için Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünü, diğer görevler için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını ifade eder." hükmü yer almaktadır.
6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'a 7139 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddede ise; "... DSİ, bu fıkrada belirtilen mevcut sözleşme ve protokollerden veya arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetlerinden kaynaklanan dava ve icra takipleri ile sulh başvurularına devir tarihini müteakiben halef olur. ... " hükmüne yer verilmiştir.
7139 sayılı Kanun'la 3083 ve 6200 sayılı Kanun'larda yapılan değişiklikler uyarınca, arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetlerini yürütmek Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmış, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetlerinden kaynaklanan dava ve icra takipleri ile sulh başvurularına devir tarihini müteakiben halef olacağı hüküm altına alındığından, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün hasım mevkiine alınması gerekirken, davanın Tarım ve Orman Bakanlığı husumetiyle görülmesinde hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Esas yönünden;
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesi, işletilmesinin korunması, birim alandan azami ekonomik verimin alınması, tarım üretiminin sürekli olarak artırılması, değerlendirilmesi ve buralarda istihdam imkanlarının artırılması, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılması, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanması ve küçülmesinin önlenmesi amacına hizmet ettiği belirtilmektedir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın "Yeni Parselasyon Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlanmasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarının yerine getirilmesi gerektiği kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, toplulaştırma projesi kapsamında davacının maliki olduğu yirmiki adet kadastral parseldeki hak edişlerinin 6 parselde toplandığı, davacı tarafından dava konusu edilen 4 adet parsele karşılık yeni tahsis edilen yerin verimli olmadığı iddiasında bulunulduğu, davalı idare tarafından ise yapılan uygulamanın mevzuata uygun olduğu ve davacıya eş değer nitelikli arazi tahsisi yapıldığı yönünde savunmada bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için Mahkemece düzenlenen 25/01/2021 tarihli ek bilirkişi raporu incelendiğinde, daha önceki kök rapordaki görüşlerin aynısının tekrar edildiği, dava konusu edilen kadastral parseller ile yeni tahsis olunan yerin toprak yapısına ve arazi topoğrafyasına ilişkin değerlendirmede bulunulduğu, davacının alanda yer alan diğer taşınmazlarına ilişkin bütünsel olarak inceleme yapılmadığı bilirkişi raporunun eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı açıktır.
Mahkemece yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, davaya hasım olarak Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü alındıktan sonra, konusunda uzman ve yeterli olan bilirkişilerden yeni bir rapor alınması suretiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre dava konusu işlemin iptali yolunda karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 20/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.