WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/9433 E.  ,  2023/7241 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9433
Karar No : 2023/7241

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı …
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Milli Savunma Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün "Kovid-19 Tedbirleri" konulu … tarih ve … sayılı işleminin "Kovid-19 aşısını yaptırmayan personelin haftada 1 (bir) kez çalışma saatleri dışında PCR testi yaptırması ve ilk mesai gününde birim amirlerine test sonuçlarını sunması" şeklindeki kısmının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Düzenlemenin Anayasa'nın 17. maddesi ile koruma altına alınan yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına 48. ve 49. maddelerinde düzenlenen çalışma ve sözleşme hürriyeti ile çalışma hakkına aykırı olduğu, tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamayacağı, rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamayacağı, temel hak ve özgürlüklerin ancak Kanunla sınırlanabileceği, kamu görevlilerinin hakları ve yükümlülüklerinin ancak Kanunla düzenlenebileceği, davalı idarece yasama organının yerine geçilerek fonksiyon gasbında bulunulduğu, düzenleme ile örtülü olarak zorunlu aşı yaptırmanın amaçlandığı, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nda da koronavirüsle mücadeleye ilişkin bir hükme yer verilmediği, düzenlemenin hukuki belirlilik, hukuki kesinlik ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu gibi yetki, şekil, konu ve amaç unsurları yönünden de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir

DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu düzenlemenin, Milli Savunma Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısı ile uygulamasının sona erdirildiği ve normal çalışma düzenine geçildiği davanın konusunun kalmadığı, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Genelge, davalı idarenin "PCR Test Zorunluluğu" konulu 15/01/2022 tarih ve 22954 sayılı Genelgesi ile tüm hükümleri ile uygulamadan kaldırıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ :Dava, Milli Savunma Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin "Covid 19 aşısını yaptırmayan personelin haftada 1 (bir) kez çalışma saatleri dışında PCR testi yaptırması ve ilk mesai gününde birim amirlerine test sonuçlarını sunması" zorunluluğu getiren kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
T.C. Anayasası'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17'nci maddesinde; "Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir." hükmüne, "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56'ncı maddesinde; "Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir." hükmüne yer verilmiştir.
1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanununun 1. maddesinde "Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve içtiami muavenete mazhar eylemek umumi Devlet hizmetlerindendir." hükmü, memleket dahilinde sari ve salgın hastalıkla mücadele başlığı taşıyan 57. maddesinde sayılan hastalık türlerinin meydana gelmesi halinde bildirimde bulunulması hususu düzenlenmiş, 64. maddesinde " 57 nci maddede zikredilenlerden başka her hangi bir hastalık istilai ((her tarafa bulaşan ve bütün memleketi kaplayabilmek hususiyetini taşıyan) şekil aldığı veya böyle bir tehlike baş gösterdiği takdirde o hastalığın veya her hangi bir hastalık şeklinin memleketin her tarafında veya bir kısmında ihbarı mecburi olduğunu neşrü ilâna ve o hastalığa karşı bu kanunda mezkür tedabirin kaffesini veya bir kısmını tatbika Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti salahiyettardır. " hükmüne, aynı Kanunun 69. maddesinde " Sari(Bulaşıcı) ve salgın bir hastalığın vukuu tahakkuk eylediği takdirde sıhhat memurları derakap lazımgelen tedbirlerin ittihazına ve bütün idari makamlar bu tedbirlerin tatbik ve icrası hususunda muavenete mecburdurlar." hükmü, 77'inci maddesinde ise "Sari ve salgın hastalıklardan birinin hüküm sürdüğü veya tehdit ettiği mahallerde Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin tasvibiyle bütün umumi mahallerde vuku bulacak içtimalar tahdit veya menolunabilir. Bundan başka hastalarda hastalığı şüpheli olanların ve hastalığın sirayet ve neşrine vasıta olabilecek eşyanın fenni tathiratile mahzur ve mazarratı izale edilmeksizin nakillerine ve bütün kara ve deniz ve hava nakil vasıtalarının fenni tathir ve tephire tabi tutulmadan seyrüseferlerine münamenat edilir." hükmü yer almaktadır.
Anayasa'nın yukarıda belirtilen hükümleri uyarınca, herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesinin Devletin temel görevleri arasında sayıldığı, 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu hükümleriyle de kamu sağlığını tehdit edici nitelikte salgın hastalıkla mücadelede salgın hastalık durumunun izolesinin sağlanabilmesi, işyerinde sağlık ve güvenlik riskleri için gereken tedbirlerin alınması hususunda idarenin düzenleme yetkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
Milli Savunma Bakanlığı kadro ve kuruluşunda yer alan kurumlarda uygulanmak üzere dava konusu işlemle personelin sağlığının korunması kapsamında Covid-19 aşısı yaptımayan personelin haftada 1 (bir) kez çalışma saatleri dışında PCR testi yaptırması ve ilk mesai gününde birim amirlerince test sonuçlarını getirmesi zorunluluğunun getirildiği anlaşılmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından Coronavirüsü kaynaklı Covid-19 hastalığı nedeniyle 11/03/2020 tarihinde pandemi ilan edilmesi ve aynı hastalık temelinde ülkemizde de virüs yayılımına bağlı olumsuz etkilerin işlem tarihi itibarıyla devam ettiği, Coronavirüs salgınının önlenmesinde hastalık bulgusuna sahip kişilerin tespitinin önem taşıdığı, PCR uygulamasının,
semptom göstermemiş veya henüz semptom göstermemiş kişiler aracılığıyla salgının yayılmasının önlenmesini amaçladığı, koronavirüs salgınının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme, fiziksel mesafeyi koruma ve hastalığın yayılım hızını kontrol toplumu oluşturan bireylerin yaşam haklarının korunması amacıyla, PCR testi uygulanmasına yönelik düzenlemenin 1593 sayılı kanun hükümleri kapsamında olduğu görüldüğünden kamu yararı ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ancak, Covid-19 aşısı yaptırmayan personele haftada 1 (bir) kez PCR testi yaptırması zorunluluğu getiren … tarih ve … sayılı işlem, … tarih ve …sayılı işlem ile uygulamadan kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle konusu kalmayan davanın esasını inceleme olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 19/12/2023 tarihinde, hazır bulunan davacı vekili Av. … ve davalı idare vekili Av. ..'e usulüne uygun olarak ikişer defa söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra, taraflara son kez söz verilip duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava, Milli Savunma Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün "Kovid-19 Tedbirleri" konulu … tarih ve … sayılı işleminin "Kovid-19 aşısını yaptırmayan personelin haftada 1 (bir) kez çalışma saatleri dışında PCR testi yaptırması ve ilk mesai gününde birim amirlerine test sonuçlarını sunması" şeklindeki kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava açıldıktan sonra, dava konusu uygulamanın Milli Savunma Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemi ile uygulamadan kaldırıldığı görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu uygulama yürürlükten kaldırıldığından, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu işlemin davalı idarece dava açıldıktan sonra ortadan kaldırıldığı dikkate alındığında, yargılama giderlerinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idare üzerinde bırakılması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 22/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
İdari işlemler tesis edildikleri tarihten itibaren hukuki sonuçlar doğurmaya başlayan tasarruflar olup, sözkonusu işlemler tesis eden idare tarafından geri alınmadığı veya İdari Yargı Mercileri nezdinde açılan bir iptal davasına konu edilmesi üzerine verilen bir Mahkeme kararı ile iptal edilmediği sürece hukuki sonuçlarını doğurmaya devam ederler. Anılan işlemlerin daha sonra tesis edilen başka bir işlem ile ortadan kaldırılabileceği düşünülse de idari işlemin bu şekilde sonlandırılması, ortadan kaldırıldığı tarihe kadar doğurduğu hukuki sonuçları da hukuk dünyasından kaldırmaz. Yani idari işlemlerin hukuk dünyasından tesis edildikleri tarihten itibaren doğurduğu tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kalkması durumu, ancak, idari işlemin geri alınması ya da bir iptal davasına konu olması durumunda bu davaya bakan İdari Yargı Merci tarafından iptali ile mümkün olabilecektir.
Olayda, dava konusu edilen idari işlem düzenleyici nitelikte bir işlem olup, işlemin tesis edilmesinden sonra başka bir işlem ile ortadan kaldırılmış ise de, ilk tesis edildiği tarih ile ortadan kaldırıldığı tarih arasında geçen süreçte doğurmuş olduğu hukuki sonuçlar hukuk aleminde varlığını halen sürdürdüğünden, işlemi tüm hukuki sonuçları ile ortadan kaldırmanın ise ancak yargı kararı ile iptal edilmesi ile ya da geri alınması ile mümkün olabileceğinden, daha sonra başka bir işlem ile geri alınması geri alınma aşamasına kadar hukuki sonuçları ortadan kaldırmayacağından, ortadaki hukuki ihtilafın çözüme kavuşturulması gerekliliği karşısında bu aşamada işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.