Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9385 E. , 2024/2116 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9385
Karar No : 2024/2116
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …
VEKİLİ : Hukuk Hizmetleri Genel Müdür Vekili …
DAVANIN KONUSU : Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 95., 96. ve 104. maddelerinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, işletmecisi olduğu Afyonkarahisar ili, … Mahallesi, …Sokak, No:… adresinde bulunan "…" isimli oteli usul ve yasalara uygun olarak işlettiği, otelin Afyonkarahisar Valiliği Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonunun … tarih ve …sayılı kararıyla Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 95., 96. ve 104. maddeleri gereğince altmış gün süre ile kapatılmasına karar verildiği, kararın iptali istemiyle açtığı davanın … İdare Mahkemesinin E:… sayısı ile derdest olduğu, karara dayanak alınan Tüzüğün 95., 96. ve 104. maddelerinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla işbu davayı yasal süresi içinde açtığı, işletmenin umuma açık istirahat ve eğlence yeri olduğu, 1744 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu kapsamında konaklayanların tamamının kolluğa bildirildiği, pansiyonda fuhuş yapıldığından bahisle şüpheli veya mağdur beyanları esas alınarak işyeri hakkında kapatma kararı verildiği, herbir apart odasının takip edilmesi, odada ne yapıldığı bilgisinin edinilmesinin mümkün olmadığı, Tüzük hükümlerinin normlar hiyerarşisi uyarınca öncelikle Anayasaya ve kanuni düzenlemelere aykırılık içeremeyeceği, 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu'nda anılan Tüzüğün 95. maddesinde yer alan "ahlak zabıtası tarafından önce gizli inceleme yapılır." şeklindeki düzenleme gibi bir koruma tedbiri ve delil elde etme usulünün bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun'un sonraki tarihli üst norm olduğu, Anayasanın 138. maddesinde suç ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerinin ancak kanunla konulabileceği, suçluluğu sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı ve kanuna aykırı olarak elde edilmiş olan bulguların delil olarak kullanılamayacağının kurala bağlandığı, 5271 sayılı Kanun'un 139. maddesinde, koruma tedbirleri ve delil elde etme amacı taşıyan teknik takip, gizli soruşturmacı, arama ve el koyma ve sair tedbirlerin hangi usul ve şartlarda gerçekleştirilebileceğinin belirtildiği, buna göre gizli soruşturmacının hakim tarafından görevlendirilmesine karar verileceği, anılan Tüzüğün 95. maddesinin bu anlamda Anayasaya ve kanuna aykırı olduğu, özel hayatın gizliliği gereği apart odaların izlenmesinin, kayıt altına alınması yahut dinlenmesinin mümkün olmadığı, sadece 1774 sayılı Kanun gereği kimlik bildirimine tabi olduğu, Tüzüğün 4. maddesinde komisyonun görevinin fuhuş yüzünden bulaşan zührevi hastalıkların yayılmasını önlemek için gereken tedbirleri almak, zührevi hastalıkların ve fuhuşun zararlarınını ve yayılmasını önlemeğe dair olan kanun ve tüzüklerin gereği gibi uygulanmasını sağlamak, teşkilatın hesaplarını denetlemekle sınırlı olduğu, salt fuhuşun gerçekleştiği yolundaki soyut iddia üzerine işyerinin kapatılmasının, Tüzüğün amacıyla çeliştiği, idarece muhtemel bir zührevi hastalığın olup olmadığına dair herhangi bir araştırma yapılmaksızın işletmenin kapatılmasına karar verilmesi imkanı sağlayan Tüzüğün 95., 96. ve 104. maddelerinin Tüzüğün 4. maddesinde yer alan amaca aykırı olduğu, Anayasanın 13. maddesinde temel hak ve özgürlüklerin, çalışma hürriyetinin kanunla sınırlanabileceği ileri sürülerek anılan maddelerin iptali istenilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Afyonkarahisar Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararıyla işyerinde para karşılığı cinsel ilişkiye girmek suretiyle işyerinin fuhuş amaçlı kullanıldığı, fuhuş yapıldığının mağdur Z.C. ile fuhuşu teşvik eden F.C.'nin kolluk ve adli soruşturma aşamasında verdiği beyanlarla ikrar edildiği, 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nun 128. maddesi uyarınca çıkarılan Tüzüğe göre kurulan komisyon görevli sayıldığı, 1593 sayılı Kanun'un 128. maddesi uyarınca çıkarılan Tüzük'te tedbir almak ve sair işlemleri yerine getirmek görevinin komisyonlara verildiği belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemelerde idarenin açık bir takdir hatası bulunmadığı gibi takdir yetkisinin ölçüsüz kullanılmadığı, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmediği anlaşılmakla, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücedele Tüzüğü'nün 95., 96 ve 104. maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 1. maddesinde; “Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve içtimai muavenete mazhar eylemek umumi Devlet hizmetlerindendir.” hükmüne yer verilmiş, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 128. maddesinde, “Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve Dahiliye Vekaletleri müştereken bir nizamname neşrederek umumi kadınlar ve evlerin tabi olacakları hükümler ve bu fuhuş yüzünden intişar eden hastalıkların ve bilhassa zührevi hastalıkların sirayetine mani olacak tedbirleri tespit ve yine müştereken tatbik ederler.Umumi kadınlarla umumi evler ve bunlara benzer mahaller bu nizamnamede tarif ve tahdit olunacaktır.” hükmü yer almış, 129. maddesinde zührevi hastalıklarla mücadelede genel esaslar belirlenmiş, 130. maddesinde ispirtolu içkilerle ilgili yasak vurgulanmış, 131. maddede de sağlık bedeli konusunda belediye ve umumi kadınların sorumluluğu vurgulanmış, 132. maddesinde umumi kadınlara müteallik gerek ahlaki ve gerek intizamı kontrollerden kimlerin sorumlu olduğu açıklanmıştır.
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 128. maddesi gereğince hazırlanan Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü 19/04/1961 tarih ve 10786 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup; sonraki tarihlerde de bazı maddelerinde değişiklik yapılmıştır. 30/03/1961 tarih ve 5/984 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 95. maddesinde; "İzin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı iddia veya ihbar edilen veyahut her ne şekilde olursa olsun muttali olunan evler hakkında ahlak zabıtası memurları tarafından önce gizli inceleme yapılır. Bu gibi evlerde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edildiği takdirde, düzenlenecek tutanaklar gizli inceleme raporları ile birlikte en büyük polis amiri tarafından komisyona sunulur. Bu yerler hakkında komisyonca 104’üncü maddeye göre işlem yapılır." 96. maddesinde Otel, motel, pansiyon, misafirhane, hamam, plaj, bar, pavyon, çalgılı kahve, diskotek, içkili gazino, gece klübü,tavernave benzeri isimler altında işletme ruhsatı alınan yerlerde, gerçek amaç ve anlamda uzak olarak genel kadınlara sanat icra etmek imkanının verildiği veya bu gibi yerlerin bir genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığı, 95 inci maddeye göre tespit olunursa, bu tesisler ruhsatsız açılmış birleşme yerleri sayılarak sahipleri veya işletenler hakkında komisyonca 104 üncü madde uyarınca işlem yapılır ve 104. maddede ; "Usulü dairesinde izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edilen 95 ve 96. maddelerde yazılı mahaller komisyon kararıyla üç ayı geçmemek üzere kapatılır." düzenlemelerine yer verilmiştir."..."
Dosyanın incelenmesinden, davacının işletmecisi olduğu, Afyonkarahisar İli, … Mahallesi, … Sokak, No:… adresinde bulunan … isimli otelin, Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşta Mücadele Tüzugunün 95 ve 104. maddeleri gereğince altmış (60) gün süre ile kapatılmasına ilişkin Afyonkarahisar Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararına dayanak alınan Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü'nün 95., 96. ve 104. maddelerinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun yukarıda yer verilen 128. maddesinde, genel evler ve bunlara benzer yerlerde yürütülen faaliyetin niteliğinin kamu düzenini ve genel sağlığı doğrudan ilgilendirmesi nedeniyle, fuhuş yerlerinin tanımlanması ve sınırlandırılması, bu yerleri işletenlerin ve bu yerlerde yürütülen faaliyetlerin tabi olacağı kuralların tüzükle belirlenmesi yolu benimsenmiş ve fuhuş yüzünden bulaşan hastalıkların önlenmesi amaçlanmıştır.
Anılan maddeye dayanılarak hazırlanan Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü ile fuhuş nedeniyle bulaşan zührevi hastalıkların yayılması ve bu yüzden kamu sağlığının ve dolayısıyla kamu düzeninin bozulmasını önlemek için genel kadınların ve genelev işletmeciliğinin belli kurallara bağlanarak yapılabilmesini sağlamak ve bu alanda denetimin eksiksiz yapılabilmesi için bu alanın ayrıntılı bir şekilde düzenlendiği, Devletin bu alanı hem birey, hem işletme, hem de toplumsal boyutuyla ele alarak Tüzükle ayrıntılı bir biçimde düzenlemek suretiyle gerekli tüm tedbirleri almayı amaçladığı, ayrıca toplum sağlığı, kamu düzeni ve genel ahlakı koruyabilmek adına sıkı kurallar getirildiği sonucuna varılmaktadır.
Toplumsal yaşamda kimi faaliyet alanlarının kamu düzenini, genel sağlığı ve genel ahlakı korumak amacıyla yasayla tanımlanıp sınırlandırılması mümkün olduğu gibi; faaliyetin konusu ve niteliği itibariyle yapılacak tanım ve sınırlandırmaların yasayla çıkarılması öngörülen tüzükle de yapılabileceğinin kabulü gerekir.
Dava konusu düzenlemenin 95. maddesi ile izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı iddia veya ihbar edilen veyahut her ne şekilde olursa olsun muttali olunan evler hakkında ahlak zabıtası memurları tarafından önce gizli inceleme yapılacağı, bu gibi evlerde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edildiği takdirde, düzenlenecek tutanaklar gizli inceleme raporları ile birlikte en büyük polis amiri tarafından komisyona sunulacağı, bu yerlerin, komisyonca alınan kararla kapatılacağı kurala bağlanmıştır.
Tüzüğün 96. maddesi ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin g) bendine göre umuma açık istirahat ve eğlence yeri olarak belirlenen ve Tüzükte sayılan işyerlerinin ruhsatta belirlenen faaliyet alanı dışında fuhuş amacıyla kullanılması halinde, fuhuşun kontrol altına alınması için bu işyerlerinin ruhsatsız birleşme yeri sayılmasına yönelik düzenleme devletin genel ahlakın ve kamu düzeninin sağlanması amacı ve yükümlülüğüne uygundur.
Diğer yandan; 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 128. maddesinde, umumi evler ve bunlara benzer yerlerin Tüzükle tarif ve tahdit olunacağının hükme bağlanmış olması nedeniyle, Kanun'un verdiği yetki çerçevesinde yapılan dava konusu düzenlemede bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Afyonkarahisar ili, … Mahallesi, … Sokak, No:… adresinde bulunan "…" isimli davacıya ait otel hakkında, Afyonkarahisar Valiliği Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonunun … tarih ve …sayılı kararıyla Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 95., 96. ve 104. maddeleri gereğince altmış gün süre ile kapatılmasına karar verilmiştir.
Anılan karar davacıya 25/04/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, aynı gün işyeri mühürlenmek suretiyle kapatılmıştır.
Davacı tarafından, işyerinin üç ay süre ile kapatılmasına ilişkin komisyon kararının iptali istemiyle … İdare Mahkemesinin E:… sayısına kayıtlı dava açılmış olup, işyerinin kapatılması kararının dayanağı olan Tüzüğün 95., 96. ve 104. maddelerinin hukuka aykırılığı iddiasıyla, 12/06/2022 tarihinde, bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İlgili Mevzuat:
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 1. maddesinde, “Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve içtimai muavenete mazhar eylemek umumi Devlet hizmetlerindendir.” hükmüne yer verilmiş; 128. maddesinde, “Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve Dahiliye Vekaletleri müştereken bir nizamname neşrederek umumi kadınlar ve evlerin tabi olacakları hükümler ve bu fuhuş yüzünden intişar eden hastalıkların ve bilhassa zührevi hastalıkların sirayetine mani olacak tedbirleri tespit ve yine müştereken tatbik ederler. Umumi kadınlarla umumi evler ve bunlara benzer mahaller bu nizamnamede tarif ve tahdit olunacaktır.” hükmü yer almış; 129. maddesinde, zührevi hastalıklarla mücadelede genel esaslar belirlenmiş, 130. maddesinde, ispirtolu içkilerle ilgili yasak vurgulanmış; 131. maddesinde sağlık bedeli konusunda belediye ve umumi kadınların sorumluluğu vurgulanmış; 132. maddesinde, umumi kadınlara müteallik gerek ahlaki ve gerek intizamı kontrollerden kimlerin sorumlu olduğu açıklanmıştır.
1593 sayılı Kanun'un 128. maddesi gereğince hazırlanan Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü 19/04/1961 tarih ve 10786 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, sonraki tarihlerde de bazı maddelerinde değişiklik yapılmıştır.
30/03/1961 tarih ve 5/984 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 95. maddesinde, "İzin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı iddia veya ihbar edilen veyahut her ne şekilde olursa olsun muttali olunan evler hakkında ahlak zabıtası memurları tarafından önce gizli inceleme yapılır. Bu gibi evlerde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edildiği takdirde, düzenlenecek tutanaklar gizli inceleme raporları ile birlikte en büyük polis amiri tarafından komisyona sunulur. Bu yerler hakkında komisyonca 104’üncü maddeye göre işlem yapılır."; 96. maddesinde, "(Değişik : 31.1.1973-7/5786 K.) Otel, motel, pansiyon, misafirhane, hamam, plaj, bar, pavyon, çalgılı kahve, diskotek, içkili gazino, gece klübü, taverna ve benzeri isimler altında işletme ruhsatı alınan yerlerde, gerçek amaç ve anlamda uzak olarak genel kadınlara sanat icra etmek imkanının verildiği veya bu gibi yerlerin bir genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığı, 95 inci maddeye göre tespit olunursa, bu tesisler ruhsatsız açılmış birleşme yerleri sayılarak sahipleri veya işletenler hakkında komisyonca 104 üncü madde uyarınca işlem yapılır." ve 104. maddesinde, "Usulü dairesinde izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edilen 95 ve 96. maddelerde yazılı mahaller komisyon kararıyla üç ayı geçmemek üzere kapatılır." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dava Konusu Tüzüğün İncelenmesi:
1593 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 128. maddesinde, genel evler ve bunlara benzer yerlerde yürütülen faaliyetin niteliğinin kamu düzenini ve genel sağlığı doğrudan ilgilendirmesi nedeniyle, fuhuş yerlerinin tanımlanması ve sınırlandırılması, bu yerleri işletenlerin ve bu yerlerde yürütülen faaliyetlerin tabi olacağı kuralların tüzükle belirlenmesi yolu benimsenmiş ve fuhuş yüzünden bulaşan hastalıkların önlenmesi amaçlanmıştır.
Anılan maddeye dayanılarak hazırlanan Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün bir bütün olarak değerlendirilmesinden, genel kadınlığın ve genelev işletmeciliğinin belirli kurallar ve denetimler altında yapılması gerektiği, bu alandaki iş, işlem ve faaliyetlerin Devletin belirli kurum ve kuruluşlarınca yapılacağı, fuhuş nedeniyle bulaşan zührevi hastalıkların yayılması ve bu yüzden kamu sağlığının ve dolayısıyla kamu düzeninin bozulmasını önlemek açısından denetimin eksiksiz yapılabilmesi için bu alanın ayrıntılı bir şekilde Tüzük'le düzenlendiği, Devletin bu alanı hem birey, hem işletme, hem de toplumsal boyutuyla ele alarak Tüzük'le ayrıntılı bir biçimde düzenlemek suretiyle gerekli tüm tedbirleri almayı amaçladığı, ayrıca toplum sağlığı, kamu düzeni ve genel ahlakı koruyabilmek adına sıkı kurallar getirildiği sonucuna varılmaktadır.
Dava konusu düzenleme ile izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı iddia veya ihbar edilen veyahut her ne şekilde olursa olsun muttali olunan evler hakkında ahlak zabıtası memurları tarafından önce gizli inceleme yapılacağı, bu gibi evlerde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edildiği takdirde, düzenlenecek tutanaklar gizli inceleme raporları ile birlikte en büyük polis amiri tarafından komisyona sunularak, bu yerlerin, komisyonca alınan kararla 104. maddeye göre üç ayı geçmemek üzere kapatılacağı düzenlenmiştir.
Yine, düzenlemede otel, motel, pansiyon, misafirhane, hamam, plaj, bar, pavyon, çalgılı kahve, diskotek, içkili gazino, gece klübü, taverna ve benzeri isimler altında işletme ruhsatı alınan yerler hakkında ahlak zabıtası memurları tarafından önce gizli inceleme yapılacağı, bu gibi yerlerde, gerçek amaç ve anlamda uzak olarak genel kadınlara sanat icra etmek imkanının verildiği veya bu gibi yerlerin bir genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığının delilleriyle tesbit edildiği takdirde, düzenlenecek tutanaklar gizli inceleme raporları ile birlikte en büyük polis amiri tarafından komisyona sunularak, bu yerlerin, komisyonca alınan kararla 104. maddeye göre üç ayı geçmemek üzere kapatılacağı düzenlenmiştir.
Devlet, genelev işletmeciliği alanında faaliyet gösterilmesini yasal düzenlemeler ile sağlayarak ve kişilerin mevzuatta belirlenen koşullara uygun davranmaları halinde faaliyetin sürdürülmesini güvence altına alarak çalışma özgürlüğüne ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmiştir.
Toplumsal yaşamda kimi faaliyet alanlarının kamu düzenini, genel sağlığı ve genel ahlakı korumak amacıyla yasayla tanımlanıp sınırlandırılması mümkün olduğu gibi, faaliyetin konusu ve niteliği itibarıyla yapılacak tanım ve sınırlandırmaların, kanunla çıkarılması öngörülen tüzükle de yapılabileceğinin kabulü gerekir.
Tüzüğün 96. maddesi ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in 4. maddesinin (g) bendine göre umuma açık istirahat ve eğlence yeri olarak belirlenen ve Tüzük'te sayılan işyerlerinin ruhsatta belirlenen faaliyet alanı dışında fuhuş amacıyla kullanılması halinde, fuhuşun kontrol altına alınması için bu işyerlerinin ruhsatsız birleşme yeri sayılmasına yönelik düzenlemenin, Devletin genel ahlakın korunması ve kamu düzeninin sağlanması amacı ve yükümlülüğüne uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı tarafından zührevi hastalık yönünden somut bir araştırma yapılmaksızın işletmenin kapatılmasına imkan sağlayan Tüzüğün dava konusu maddelerinin Tüzüğün amacıyla bağdaşmadığı değerlendirilerek üst hukuk normlarına aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de zührevi hastalıkların yanı sıra fuhuşun zararlarını ve yayılmasını önlemeğe yönelik olarak kamu düzenini, genel sağlığı ve genel ahlakı korumak amacıyla, birey ve toplum yönünden sağlık, çalışma hakları, asayiş, genel ahlak gibi pek çok boyutu bulunan bir faaliyete ilişkin olarak yapılan düzenleme ile davacının çalışma özgürlüğünün ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiası yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, 1593 sayılı Kanun'un 128. maddesinde, umumi evler ve bunlara benzer yerlerin Tüzük'le tarif ve tahdit olunacağının hükme bağlanmış olması nedeniyle, Kanun'un verdiği yetki çerçevesinde yapılan dava konusu düzenlemede bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Nitekim, Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün dava konusu 95. ve 104. maddelerinin iptali istemiyle açılan başka bir davada Danıştay Onuncu Dairesince verilen 17/09/2020 tarih ve E:2016/6034, K:2020/3051 sayılı kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/03/2022 tarih ve E:2021/785, K:2022/760 sayılı kararıyla onanmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 26/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!