Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9341 E. , 2023/7226 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9341
Karar No : 2023/7226
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …Bakanlığı (E-Tebligat)
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN KONUSU : İçişleri Bakanlığının 27/04/2021 tarih ve 7576 sayılı "Tam Kapanma Tedbirleri" Konulu Genelgesinin "Sokağa Çıkma Kısıtlaması" başlıklı 1. maddesi ile "Şehirlerarası Seyahat Kısıtlaması" başlıklı 2. maddesinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, tehlikeli salgın hastalık nedeniyle olağanüstü hal ilan edilmediği, mevcut durumda temel hak ve özgürlüklerin genelge ile kısıtlanamayacağı, temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceği, salgın hastalık nedeniyle kanunla dahi temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasının mümkün olmadığı, dava konusu düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, anılan tedbirlerin Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu'nun önerileri üzerine alındığı, kararlaştırılan tedbirlerin ülke genelinde yeknesaklığının sağlanmasının amaçlandığı, dava konusu genelgenin icrai nitelik taşımadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava açıldıktan sonra, dava konusu Genelge davalı idare tarafından 17/05/2021 tarihi itibarıyla uygulamadan kaldırıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : İçişleri Bakanlığı’nın 27/04/2021 tarih ve 7576 sayılı "Tam Kapanma Tedbirleri" konulu Genelgesi'nin "Sokağa Çıkma Kısıtlaması" başlıklı 1. maddesi ile "Şehirlerarası Seyahat Kısıtlaması" başlıklı 2. maddesinin iptali istenilmektedir.
T.C. Anayasası'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17'nci maddesinde; "Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir." hükmüne, "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56'ncı maddesinde de, "Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu grevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir." hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun İkinci Faslında, memleket dahilinde sari ve salgın hastalıklarla mücadeleye yönelik düzenlemeler yer almış, aynı Kanun’un 72. maddesinde, 57'nci maddede zikredilen hastalıklardan biri zuhur ettiği veya zuhurundan şüphelenildiği takdirde hangi tedbirlerin uygulanacağı belirlenmiştir.
3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 33. maddesinde de "İçişleri Bakanlığı'nın kanunla yerine getirmekle yükümlü olduğu hizmetleri, tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkili olduğu hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Dünya Sağlık Örgütü tarafından Coronavirüs kaynaklı Covid-19 hastalığı nedeniyle 11/03/2020 tarihinde pandemi ilan edilmesi üzerine 13/04/2021 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Kabinesinde alınan kararla 14/04/2021 Çarşamba günü saat:19.00 dan itibaren ülke genelini kapsayacak iki haftalık sokağa çıkma kısıtlamasına ilişkin temel usul ve esasların, İçişleri Bakanlığının 14/04/2021 tarih ve 6638 sayılı Genelgesi ile duyurulduğu, daha sonra uygulanmakta olan kısmi kapanma tedbirlerine yeni önlemler eklenerek tam kapanma dönemine geçildiği, bu çerçevede 14/04/2021 tarih ve 6638 sayılı Genelge ile getirilen tedbirlere ilave olarak; 26/04/2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı kabinesinde alınan kararlar doğrultusunda tam kapanma kapsamında uygulanacak olan sokağa çıkma ve şehirlerarası seyahat kısıtlamasının, dava konusu 27/04/2021 tarih ve 7576 sayılı İçişleri Bakanlığı Genelgesi düzenlendiği ve 81 İl Valiliğine duyurulduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu Genelgenin 1. maddesinde, hafta içi hafta sonu ayrımı olmaksızın 29.4.2021 Perşembe günü saat 19.00’dan başlayıp 17 Mayıs 2021 Pazartesi günü saat 5.00’de bitecek şekilde tam zamanlı sokağa çıkma, 2. maddesinde de, aynı dönemler itibariyle zorunlu haller dışında seyahat kısıtlaması getirildiği ve bu kısıtlamaların ne şekilde uygulanacağının tespit edildiği görülmektedir.
Olayda, davacı tarafından, tehlikeli salgın hastalık nedeniyle olağanüstü hal ilan edilmediği, mevcut durumda temel hak ve özgürlüklerin genelge ile kısıtlanamayacağı, temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceği, salgın hastalık nedeniyle kanunla dahi temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasının mümkün olmadığı ve dava konusu düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmekte ise de, Dünya Sağlık Örgütü tarafından Korona virüsü kaynaklı Covid-19 hastalığı nedeniyle 11/03/2020 tarihinde pandemi ilan edildiği ve aynı hastalık temelinde ülkemiz de virüs yayılımına bağlı olumsuz etkilerin devam ettiği görülmektedir. Bu bağlamda, Covid-19 virüsünün mutasyona uğrayan yeni varyantları sonrasında artan bulaşıcılığıyla birlikte koronavirüs salgınının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu toplumsal riski yönetme, fiziksel mesafeyi koruma ve hastalığın yayılım hızını kontrol amacıyla ülke genelinde yeni tedbirlerin alındığı, 14 Nisan 2021 tarihli 6638 sayılı Genelgede belirtilen tedbirlere ek olarak tam kapanmaya yönelik tedbirler getirildiği ve ülke genelindeki bu kısıtlamaların toplum sağlığını ve yaşam hakkını korumaya yönelik olduğu anlaşıldığından, dava konusu Genelgenin, "Sokağa Çıkma Kısıtlaması" başlıklı 1. maddesi ile "Şehirlerarası Seyahat Kısıtlaması" başlıklı 2. maddesinde, üst hukuk normu niteliğindeki düzenlemelere ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle, İçişleri Bakanlığı’nın 27/04/2021 tarih ve 7576 sayılı "Tam kapanma Tedbirleri" Konulu Genelgesi'nin "Sokağa Çıkma Kısıtlaması" başlıklı 1. maddesi ile "Şehirlerarası Seyahat Kısıtlaması" başlıklı 2. maddesinin iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 19/12/2023 tarihinde, (Davacı vekili Av. … mazeret dilekçesi sunmuş olup, duruşmaya gelmemiştir) duruşmada hazır bulunan davalı idare vekili Hukuk Müşaviri …'a usulüne uygun olarak söz verilip dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra gelen tarafa son kez söz verilerek, duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava, İçişleri Bakanlığının 27/04/2021 tarih ve 7576 sayılı "Tam Kapanma Tedbirleri" Konulu Genelgesinin "Sokağa Çıkma Kısıtlaması" başlıklı 1. maddesi ile "Şehirlerarası Seyahat Kısıtlaması" başlıklı 2. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava açıldıktan sonra anılan Genelgenin davalı idare tarafından 17/05/2021 tarihi itibarıyla uygulamadan kaldırıldığı görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu Genelge yürürlükten kaldırıldığından, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu işlemin davalı idarece dava açıldıktan sonra ortadan kaldırıldığı dikkate alındığında, yargılama giderlerinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idare üzerinde bırakılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi nedeniyle duruşmasız işler için belirlenen) … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4.Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 22/12/2023 tarihinde esas yönünden oy birliği, vekalet ücreti yönünden oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
İdari işlemler tesis edildikleri tarihten itibaren hukuki sonuçlar doğurmaya başlayan tasarruflar olup, sözkonusu işlemler tesis eden idare tarafından geri alınmadığı veya İdari Yargı Mercileri nezdinde açılan bir iptal davasına konu edilmesi üzerine verilen bir Mahkeme kararı ile iptal edilmediği sürece hukuki sonuçlarını doğurmaya devam ederler. Anılan işlemlerin daha sonra tesis edilen başka bir işlem ile ortadan kaldırılabileceği düşünülse de idari işlemin bu şekilde sonlandırılması, ortadan kaldırıldığı tarihe kadar doğurduğu hukuki sonuçları da hukuk dünyasından kaldırmaz. Yani idari işlemlerin hukuk dünyasından tesis edildikleri tarihten itibaren doğurduğu tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kalkması durumu, ancak, idari işlemin geri alınması ya da bir iptal davasına konu olması durumunda bu davaya bakan İdari Yargı Merci tarafından iptali ile mümkün olabilecektir.
Olayda, dava konusu edilen idari işlem düzenleyici nitelikte bir işlem olup, işlemin tesis edilmesinden sonra başka bir işlem ile ortadan kaldırılmış ise de, ilk tesis edildiği tarih ile ortadan kaldırıldığı tarih arasında geçen süreçte doğurmuş olduğu hukuki sonuçlar hukuk aleminde varlığını halen sürdürdüğünden, işlemi tüm hukuki sonuçları ile ortadan kaldırmanın ise ancak yargı kararı ile iptal edilmesi ile ya da geri alınması ile mümkün olabileceğinden, daha sonra başka bir işlem ile geri alınması geri alınma aşamasına kadar hukuki sonuçları ortadan kaldırmayacağından, ortadaki hukuki ihtilafın çözüme kavuşturulması gerekliliği karşısında bu aşamada işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.
(XX) KARŞI OY :
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade edeceği belirtilmiş, anılan Kanun'un 168. maddesine dayanılarak çıkarılan ve 21/09/2023 günlü, 32316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2. maddesinde, bu Tarife'de yazılı avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin ücreti karşılığı olduğu, 3. maddesinde ise, avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresinin göz önünde tutulacağı kuralına yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davanın, davacı asil tarafından açıldığı, savunma dilekçeleri ile yürütmenin reddine ilişkin kararın davacı asile tebliğ edildiği ve davacı asil tarafından savunmaya cevap verildiği görülmüş olup, davacının avukatı tarafından dava dosyasına 22/12/2021 havale tarihli dilekçeyle vekaletname sunulmuş ise de, dosyanın esasını etkileyebilecek yahut davacı lehine hak doğurabilecek herhangi bir bilgi veya belge ibraz edilmediğinden, dava aşamalarında herhangi bir katkısı olmayan davacının avukatı için vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği görüşüyle, kararın bu kısmına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!