Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9289 E. , 2024/460 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9289
Karar No : 2024/460
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- … Turizm Ticaret ve Limited Şirketi
2- …
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ada, … parseldeki akaryakıt istasyonuna verilen iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptali amacıyla … tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin … Belediye Başkanlığı'nın … tarihli ve E. … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından işletilmekte olan akaryakıt istasyonunun üçüncü bir şahsa devredildiği, bu devirden önce söz konusu yere ilişkin davacılar adına düzenlenen geçiş izni doğrultusunda işyeri açma ve çalışma ruhsatı alındığı, sonrasında dava konusu taşınmazın maliki olan … isimli şahıs tarafından akaryakıt istasyonuna ilişkin olarak geçiş yolu izin belgesi verilmesi talebinde bulunulması üzerine, 2003 yılında davacılar adına düzenlenmiş olan geçiş yolu izin belgesinin iptal edilmediği ve yeni işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenirken kullanılabileceği gerekçesiyle bu şahıs adına 2018 yılında geçiş yolu izin belgesi ve akabinde işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlendiği, davacılar tarafından; … adına düzenlenen işyeri açma ve çalışma ruhsatı nedeniyle kendi taşınmazları için akaryakıt istasyonu ruhsatı alınamadığı, bahse konu istasyonun trafik güvenliğini tehlikeye attığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile ilgili Yönetmelikte belirtilen giriş-çıkış ve çekme mesafelerine uyulmadığı, TSE Hizmet Yeterlilik Belgesinin olmadığı ileri sürülerek, … isimli şahıs adına düzenlenen ruhsatın iptali için davalı idareye başvurulduğu, başvurunun reddi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı, … tarafından İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte yer verilen şartların yerine getirildiği ve davalı idarece yapılan inceleme ve tespitler doğrultusunda usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlendiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin taleplerinin hükümde karşılanmadığı, istasyonun TSE Standartlarına uygun hale getirilmesinin mümkün olmadığı, bu hususun yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceği, TSE Belgesi olmadan ruhsat düzenlenemeyeceği, bu belgenin sonradan tamamlanmasının mümkün olmadığı, hazine arazisinin işgal edildiğine dair hiçbir inceleme yapılmadığı, istasyonun kavşak mesafesi ve yapı yaklaşma mesafesi şartlarını sağlamadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, istinaf dilekçesinde davacılar tarafından duruşma talebinde bulunulduğu hâlde, Bölge İdare Mahkemesince duruşma istemi hakkında karar alınmaksızın temyize konu kararın verildiği görülmüş olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Duruşma' başlıklı 17. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz ve istinaflarda duruşma yapılmasının tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlı olduğu hükmüne istinaden temyiz ve istinaf aşamasında taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılması mecburiyeti bulunmamakla birlikte, istemde bulunulması durumunda bu hususun kararda karşılanması gerekmekte ise de bu husus kararın bozulmasını gerektirmediğinden, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrasında, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
141. maddesinin 3. fıkrasında, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” düzenlemelerine yer verilmiş; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (d) fıkrasında, duruşmalı davalarda duruşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hazır bulunan taraflar ve vekil veya temsilcilerinin ad ve soyadlarının kararlarda belirtileceği kurala bağlanmıştır.
İstinaf dilekçesinde davacılar tarafından duruşma talebinde bulunulduğu hâlde, Bölge İdare Mahkemesince duruşma istemi hakkında karar alınmaksızın temyize konu kararın verildiği görülmüş olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Duruşma' başlıklı 17. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz ve istinaflarda duruşma yapılmasının tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlı olduğu hükmüne istinaden temyiz ve istinaf aşamasında taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılması mecburiyeti bulunmamakla birlikte, istemde bulunulması durumunda bu hususun kararda karşılanması gerektiği, karşılanmamış ise duruşma yapılıp yapılmadığı hususunun muğlak kaldığı ve bu nedenle duruşma talep eden tarafın adil yargılanma hakkının ihlal edildiği görüşü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!