WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/8666 E.  ,  2024/573 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/8666
Karar No : 2024/573

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya ili, Alanya ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:… ve … Mahallesi, … Caddesi, … Oteli altı adresleride, davacı şirket tarafından kuyumculuk faaliyetinde bulunulan işyerlerinde sahte altın bulundurulduğu ve satılan malı iade alınmadığının tespit edildiğinden bahisle 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 1608 sayılı Kanun hükmü uyarınca 1.000,00-TL para cezası verilmesine ve Adli Yargı süreci sonuçlanıncaya kadar ticari faaliyetin durdurulmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Alanya Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 1608 sayılı Kanun'un 1. maddesine yer verilerek, davacı şirket tarafından işletilen uyuşmazlığa konu işyerinde 20.318,42 gr sahte altının muhafaza altına alındığı ve işyeri çalışanının tutuklandığı, ayrıca satılan malın geri alınmadığının … gün ve … nolu belediye zabıta memurlarınca düzenlenen tespit tutanağıyla tespit edildiğinin anlaşıldığı belirtilerek, 1608 sayılı Kanun gereğince yasaklanan faaliyetin men edilmesi ve idari para cezası verilmesine yönelik davaya konu işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın gerekçesiz olduğu; işyeri açma ve çalışma ruhsatının geçerliliğini koruduğu müddetçe işyerinin mühürlenmesinin mümkün olmadığı, hakkında sahte altın sattığı yönünde şikayette bulunulan kişinin şirketin ücretli çalışanı olduğu, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereği çalışanın eylemi nedeniyle şirketin hem de iki adet işyerinin cezalandırılarak faaliyetten men edilmesinin mümkün olmadığı, işyerinden başkalarına da sahte altın satılabileceği ihtimaline dayanılarak yargı süreci sonuçlanıncaya kadar işyerinin ticari faaliyetten men edilmesine yönelik bir yaptırım uygulamasının olmadığı, olamayacağı; ortada sahte altın diye bir malın olmadığı, sahte altın olduğu iddia edilen ürünlerin gümüş olup demo oldukları ve bulundurulmalarının suç oluşturmayacağı hususları belirtilerek davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
5393 sayılı Belediye Kanununun "Belediyenin yetkileri ve imtiyazları" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Kanunların belediyeye verdiği yetki çerçevesinde yönetmelik çıkarmak, belediye yasakları koymak ve uygulamak, kanunlarda belirtilen cezaları vermek." belediyenin yetkileri arasında; "Encümenin görev ve yetkileri" başlıklı 34. maddesinin (e) bendinde de, "Kanunlarda öngörülen cezaları vermek." encümenin yetkileri arasında sayılmıştır.
1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkâmı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanun'un 1. maddesinde, belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümenince Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesine göre idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verileceği, bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebileceği, belediye encümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfında yapılmasını da emredebileceği, emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması hâlinde, masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye tarafından yerine getirileceği, bu madde hükümlerinin ilgili kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde uygulanacağı öngörülmüştür.
Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında, kamu gücünü kullanarak tek yanlı irade açıklamalarıyla yapmış oldukları işlemler "idari işlem" olarak tanımlanmaktadır. İdarenin, bir yargı kararına gerek olmaksızın, yasaların açıkça verdiği bir yetkiye dayanarak idare hukuku ile bazı ceza hukuku ilkelerini dikkate almak suretiyle idari işlemlerle uyguladığı yaptırımlarla verdiği cezalar "idari yaptırım" olarak tanımlanmaktadır. İdari yaptırımın belirgin özelliğinden birisi idari işlem niteliğinde olması, ikincisi ise cezalandırıcı nitelik taşımasıdır.
Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri Anayasa'nın 2. maddesinden kaynaklanan "belirlilik ilkesi"dir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca ilgilileri kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu nitelikte olması gerekmektedir.
Belirlilik ilkesiyle doğrudan bağlantılı önemli bir diğer ilke de kaynağın Anayasa'nın 38. maddesinden alan "kanunilik ilkesi"dir, Anayasa'nın 38. maddesinde, idarî ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, belirli normların sadece kanunlarla düzenlenebileceğini öngören kanunilik ilkesi, ceza hukukunda olduğu gibi idarî yaptırımlarda da uygulanması zorunlu olan bir ilkedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından kuyumcu faaliyet konulu, … tarihli … sıra numaralı ve … tarih ve … sıra numaralı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarıyla işletilen işyerlerinde emniyet görevlileri ve davalı idarenin zabıta görevlileri tarafından yapılan denetimlerde sahte altın bulunduğu, işletme tarafından satılan malın iade alınmadığı hususlarına ilişkin tespitler yapılması neticesinde Alanya Belediye Encümeni tarafından, "Davacının suçunun sabit olduğunun anlaşıldığı, 5393 sayılı Belediye Kanunu, 1608 sayılı Yasa ile Belediye Emir ve Yasakları Uygulama Yönetmeliğinin 130. maddesi gereği 1.000,00-TL para cezası verilmesine ve ayrıca işyerinde sahte altın bulunması sebebi, konu ile ilgili adli yargı süreci başlamış ve işyeri yetkilisinin tutuklanmış olması sebebiyle yerli ve yabancı turistlerin aynı durumla karşılaşmaması için yargı süreci sonuçlanıncaya kadar ticari faaliyetinin durdurulması"na ilişkin bakılmakta olan davaya konu … tarih ve … sayılı kararın alındığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu işleme dayanak olarak alınan 1608 Sayılı Kanun; 5393 Sayılı Belediye Kanunu ve belediyeye yetki tanıyan diğer kanunlar uyarınca çeşitli yetkilerle donatılıp görevler yüklenen belediye meclisi ve encümeninin, belediye hizmetlerinin etkinliğini sağlamak amacıyla, kamu hizmetinin yürütülmesine dair kararlarının uygulanmasına yönelik hükümler içeren, ayrıca, belediye kanun, nizam ve talimatnamelerinde belirtilen emir ve yasaklara uymayanlara uygulanacak yaptırımları belirleyen bir Kanundur.
1608 sayılı Kanun'un 1. maddesinde, belediye encümeninin kararlarına muhalif hareket edilmesi ve Kanunun men veya emrettiği fiillerin işlenmesi durumunda, belediye encümeni tarafından önceden yasaklanan faaliyetin menine karar verilebileceği öngörüldüğünden, idare tarafından işyeri açma ve çalışma ruhsatına sahip bir işyeri hakkında, işyeri açma ve çalışma ruhsatına aykırı bir faaliyetin tespiti halinde öncelikle 3572 sayılı Kanun ve bu Kanun uyarınca çıkarılan Yönetmelik hükümlerinin uygulanacağı açık olup, işyerinin faaliyetinin tamamen men'ine yönelik bir yaptırım türü ise sözü edilen işyeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin mevzuatta yer almamaktadır. Davalı idare tarafından ticaretten men işleminin yerli ve yabancı turistleri aynı durumla karşılaşma ihtimalini engellemek amacıyla tesis edildiği belirtilmekte ise de, idari yaptırımlar birer idari işlem niteliğindedir ve idari işlemlerin mutlaka kendisinden önce gelen ve kendisi dışında gerçekleşen objektif olarak belirlenmiş, somut bir sebebe dayanması gerektiği gibi, kanunilik ilkesi gereği de idarenin uyguladığı bütün yaptırımların Kanuna dayanması gerekmektedir
Bu durumda, somut olayla ilgili olarak davalı idare tarafından, davacıya isnat edilen fiil ile bu fiile uygulanacak yaptırımların "belirlilik" ve "kanunilik" ilkeleri çerçevesinde herhangi bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde tesis edilip edilmediği irdelenmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.