Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/7508 E. , 2023/6482 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/7508
Karar No : 2023/6482
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Gıda Turizm İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, İzmir ili, Karşıyaka ilçesi, … Caddesi, No … adresinde bulunan ''…'' faaliyet konulu '…' unvanlı işletmeye ait işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafından 22/03/2019 tarihinde davalı Belediye Başkanlığına verilen taahhütnamede kamusal alanları işgal etmemeyi ve tekne dışında herhangi bir işgaliyede bulunmamayı taahhüt ettiği, ayrıca bu durumun 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 38. maddesinde idari para cezası öngörülen yasaklar kapsamında kaldığı, 13/06/2020 ve 28/07/2020 tarihlerinde yapılan kontrollerde davacının tekne dışına ve sahil şeridine, umuma açık alana masa, sandalye ve şemsiye koyarak işgalde bulunduğunun tespit edildiği, durumun fotoğraflandığı ve tutanağa bağlandığı, davacıya 15 gün süre verilerek aykırılıkların giderilmesinin istenilmesine karşın, verilen bu sürenin sonunda 05/01/2021, 24/07/2021 tarihlerinde sahil şeridi işgaline devam edildiğinin tutanak altına alınması üzerine işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptali yolunda işlem tesis edildiği, bu durumda, davacıya ait işyeriyle ilgili olarak mevzuata aykırılıkların giderilmesi için bir defaya mahsus olmak üzere onbeş günlük süre verildiği, süre sonunda aykırılıkların devamı üzerine işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptali yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, sahil şeridindeki hukuka aykırılıkların denetiminin Büyükşehir Belediyesinin yetkisinde olduğu, ruhsat iptalinin, yapıldığı belirtilen eylemlerle ve eksikliklerle orantılı olmadığı, yaşlı ve engelliler için geçici olarak konulan tabure, masa ve şemsiyenin de geçici süreyle konulup sonradan kaldırıldığı ayrıca kentlilerin denizle bağlantısına engel olunması veya görüntü kirliliğine yol açılmasının söz konusu olmadığı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkâmı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanun'un 1. maddesinde, belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümenince Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesine göre idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verileceği, bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebileceği, belediye encümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfında yapılmasını da emredebileceği, emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması hâlinde, masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye tarafından yerine getirileceği, bu madde hükümlerinin ilgili kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde uygulanacağı öngörülmüştür.
5393 sayılı Belediye Kanununun 15. maddesinin (b) bendinde; Kanunların belediyeye verdiği yetki çerçevesinde yönetmelik çıkarmak, belediye yasakları koymak ve uygulamak, kanunlarda belirtilen cezaları vermek, (l) bendinde de; gayri sıhhi müesseseler ile umuma açık istirahat ve eğlence yerlerini ruhsatlandırmak ve denetlemek, belediyelerin yetki ve imtiyazları olarak belirlenmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanununun "Emre aykırı davranış” başlıklı 32-(1). maddesinde “Yetkili makamlar tarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu cezaya emri veren makam tarafından karar verilir. (2) Bu madde, ancak ilgili kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde uygulanabilir."hükmüne yer verilmiş, böylece kabahatler Kanununun 32. maddesi ve müteakip maddelerinde çeşitli kabahatlere ilişkin maktu idari para cezaları düzenlenmiş, aynı Kanunun 38. maddesinin 1. fıkrasında ise; "Yetkili makamların açık ve yazılı izni olmaksızın meydan, cadde, sokak veya yayaların gelip geçtiği kaldırımları işgal eden veya buralarda mal satışa arz eden kişiye, belediye zabıta görevlileri tarafından elli Türk Lirası idari para cezası verilir." kuralı düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 17/7. maddesinde; idarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı, bu suretle idarî para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsurunun dikkate alınmayacağı, bu fıkra hükmünün, nispi nitelikteki idarî para cezaları açısından uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacıya ait yüzer tesis faaliyet konulu "tarihi konak balıkçısı" unvanlı iş yerine, 3. sınıf umuma açık gayrisıhhi müessese olarak 21/03/2019 tarihinde, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verildiği, Davalı Belediye tarafından çeşitli tarihlerde yapılan kontrollerde; davacı tarafından sahil şeridine bir kaç adet tabure, sehpa, şemsiye konulduğu cadde, kaldırım ve sokak işgali sebebiyle 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 38/1. maddesi uygulanarak davacı şirket hakkında idari para cezaları kesildiği, bu tespitlere istinaden davalı Belediye tarafından, … tarih ve … sayılı yazı ile davacıya belirtilen aykırılıkların giderilmesi için onbeş günlük süre verildiği hususu 31/08/2021 tarihli tutanakla belirtilen süre zarfında eksikliklerin devam ettiği tespit edildiğinden bahisle, davacının işyeri ruhsatının iptaline karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuatın ve dosyanın birlikte değerlendirilmesinden, tespitlere ilişkin fotoğraflardan da görüleceği üzere bu tespitlerin ruhsat iptalini gerektirecek nitelikte olmadığı sadece faaliyetin men'ine karar verilmesi gerektiğinden temyiz konusu kararda hukuki uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 22/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususların, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!