Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/7095 E. , 2024/159 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/7095
Karar No : 2024/159
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- …
VEKİLİ : Av. … Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı hissedarlar tarafından, Kocaeli ili, İzmit ilçesi, … Mahallesi, … ada … no lu parselde kayıtlı … Mahallesi … Caddesi No:… adresinde bulunan ve ... A.Ş.'ye kiralanan bölüm için işyeri için iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin İzmit Belediye Başkanlığı Ruhsat Denetim Müdürlüğünün … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının işyeri açma ve çalışma ruhsatı için idareye başvurduğu bölümün, kullanma izin belgesinde ticari otopark olarak gözüktüğü, bu durumda, yapı kullanma izin belgesinde ticari otopark olarak ayrılan yer için işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilemeyeceği anlaşıldığından, idarece tesis edilen dava işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmemesi işlemine karşı dava açma ehliyetlerinin olduğu, yapı kullanım izin belgesinde taşınmazın iş yeri olarak gözüktüğü, buna istinaden taşınmazın kiralandığı, dava konusu işlemle mülkiyet haklarının ihlal edildiği belirtilerek, yapılan işlemin hukuka uygun olmadığı iddiasıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin ehliyet yönünden ilk incelemeye tabi tutulacağı, (6) numaralı fıkrasında ise maddede sayılan hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi hâlinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde ise 14. maddenin (3) numaralı fıkrasının (c) bendinde yazılı hususta kanuna aykırılık görülürse davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır. Söz konusu maddede belirtilen ''ehliyet'' kavramının, iptal davası açılabilmesinin idari yargılama usulü bakımından özel bir koşulu olan ''subjektif ehliyeti'' kapsadığı gibi, aynı Kanunun 31. maddesi ile atıf yapılan Hukuk Usulü Kanunu'nun 71. maddesinde yer verilen, ''Dava ehliyeti bulunan herkes, davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir.'';..genel dava açma ehliyetini, diğer bir anlatımla ''fiil ehliyeti''ni ya da ''objektif ehliyeti'' de kapsamaktadır. Keza aynı madde ile atıfta bulunulan Hukuk Usulü Muhakemesi Kanunu'nun 50. maddesinde, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan kişilerin, davada taraf ehliyetine de sahip olacağı; 51. maddesinde, dava ehliyetinin, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği kuralına yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Fer'i müdahale" başlıklı 66. maddesinde, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukukî yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda ; Kocaeli ili İzmit ilçesi … Mah. …. ada … no lu parselde kayıtlı … Mah. … Cad. No:… adresinde ikinci bodrum katta ve ticari otopark olarak görünen bölümün ... A.Ş. tarafından kiralandığı, anılan şirketçe yapılan iş yeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusunun reddedilmesi üzerine davacı malikler tarafından anılan bölümde ... A.Ş.'ye iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesi için yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden, yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır.
Bu itibarla, kiracı şirket adına yapılan iş yeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusunun reddi üzerine davacılar tarafından açılan davada; işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusunun doğrudan tarafı olan kiracı şirketin dava konusu işlemin iptalini talep etmekte menfaati bulunduğu halde buna ilişkin dava açmadığı görülmekte olup, dava konusu işlemin doğrudan muhatabı olmayan davacı maliklerin dolaylı menfaatini etkileyebilecek bir işlem niteliği taşımadığı, dava konusu işlem ile davacılar arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunmadığı, ancak kiracı şirket tarafından dava açılması durumunda davacı maliklerin fer’î müdahil olarak davaya katılabileceği, dolayısıyla davacıların bakılmakta olan davayı açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının belirtilen gerekçe bozulması gerektiği düşüncesiyle ile Dairemiz onama kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!