Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6906 E. , 2024/1148 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/6906
Karar No : 2024/1148
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde bulunan iş yerinin maliki olan davacı tarafından, taşınmazının içkili yer bölgesine alınma talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... nolu Çorlu Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; Çorlu ilçesinde içki satışı yapılabilecek işletmeler için özel bir alanın ayrılmadığı, ilçenin çeşitli mahalle ve sokaklarında bu tip iş yerlerinin faaliyet gösterdiği, yine, davacıya ait taşınmazdaki iş yerinin içkili yer bölgesi olarak tespit edilemeyecek bir alanda bulunmadığı ve yer aldığı mahallede içkili olarak faaliyet gösteren çok sayıda iş yerinin mevcut olduğu göz önünde bulundurulup, başvurusu üzerine; gerek kolluk birimi gerekse de davalı idare bünyesinde teşekkül ettirilen birimlerce, olumsuz bir görüş sunulmadığı da dikkate alındığında, davacının, maliki olduğu iş yerinin içkili yer bölgesi kapsamına alınmasına yönelik talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince, "İçkili yer bölgesi" ni tesbit etmeye mülkî idare amirinin genel güvenlik ve asayiş durumu hakkındaki görüşü doğrultusunda belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde belediye meclisi, bu sınırlar dışında il genel meclisinin yetkili olduğu, bu kapsamda 10/08/2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 30. maddesinde yer alan şartları taşıyan yerler arasından nerelerin "içkili yer bölgesi" olarak belirlenmesi konusunda adı geçen idarelere takdir hakkı tanındığı; içkili yerler bölgesi belirlenmesinde hedeflenen amaca aykırı olarak, idarenin içkili yerler bölgesini belirlemeye yönelik yetkisinin bertaraf edilmemesi, yargı kararları ile idare yerine geçerek karar verilmemesi, yerindelik denetimi yapılmaması gerektiğinden, İdarece içkili yer bölgesi belirlenmeden davacının içkili yer bölgesi kapsamına alınma talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Belediye içişleri komisyonunca, işyerinin içkili yer bölgesine alınması talebinin kabul edildiği, meclis kararında ise, bu talebin hiçbir gerekçe ileri sürülmeksizin reddedildiği, idarenin takdir yetkisini kullanırken adalet ve hakkaniyete uygun davranması gerektiği, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Anayasa'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu; 4. fıkrasında, yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılmayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslarına uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilmeyeceği hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olarak sayılmış; 2. maddesinin 2. fıkrasında da, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu; idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevini kanunlar ile gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri hükmü yer almaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanununun 15. maddesinin (o) bendinde; gayrisıhhî işyerlerini, eğlence yerlerini, halk sağlığına ve çevreye etkisi olan diğer işyerlerini kentin belirli yerlerinde toplamak belediyelerin yetki ve imtiyazları arasında sayılmıştır.
İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 4/h maddesinde; içkili yer bölgesi: belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde belediye meclisi, bu sınırlar dışında il genel meclisi tarafından valilik veya kaymakamlığın görüşü alınarak tespit edilen ve içerisinde şarap ve bira dahil her türlü alkollü içeceğin verilebileceği işyerlerinin açılabileceği bölge” olarak tanımlanmış; “İçkili yer bölgesinin tespiti” başlıklı 29. maddesinde; içkili yer bölgesinin, mülkî idare amirinin genel güvenlik ve asayiş durumu hakkındaki görüşü doğrultusunda belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde belediye meclisi, bu sınırlar dışında il genel meclisi tarafından tespit edileceği, içkili yer bölgesi haricinde içkili yer açılamayacağı ifade edilmiş, “İçkili yer bölgesi olarak tespit edilemeyecek yerler" başlıklı 30. maddesinde ise; “İçkili yer bölgesi; a) Hükümet binaları, hapishane ve ıslah evleri; her türlü mabet, dini kurum ve kuruluşlar; sanat müesseseleri, maden ocakları, inşaat yerleri; patlayıcı, parlayıcı, yanıcı ve benzeri tehlikeli maddeler üretilen, satılan ve depolanan yerler ile gaz dolum tesisleri yakınında, b) Konaklama yerleri hariç olmak üzere, otoyolları ve karayollarının her iki tarafında sınır çizgisine ikiyüz metreden yakın mesafe içinde, c) Otogar ve otobüs terminallerinde, d) Resmî ve özel okul binaları, ilk ve orta öğretim öğrencilerinin barındığı öğrenci yurtları ile anaokullarına yüz metreden yakın mesafe içinde tespit edilemez. 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamına girmeyen eğitim-öğretim kurum ve tesisleri ile öğrenci yurtları ve (a) bendinde belirtilen yerler için mahallî şartlar dikkate alınarak belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde belediye meclisi, bu sınırlar dışında il genel meclisi tarafından belirli bir mesafe, tayin ve tespit edilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, "içkili yer bölgesi"ni tesbit etmeye mülkî idare amirinin genel güvenlik ve asayiş durumu hakkındaki görüşü doğrultusunda belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde belediye meclisi, bu sınırlar dışında il genel meclisinin yetkili olduğu, bu kapsamda 10/08/2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 30. maddesinde yer alan şartları taşıyan yerler arasından nerelerin "içkili yer bölgesi" olarak belirlenmesi konusunda adı geçen idarelere takdir hakkı tanındığı açıktır. Öte yandan, takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu, bu yetkinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve amaç unsuru yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde bulunan iş yerinin maliki olan davacı tarafından, taşınmazının içkili yer bölgesine alınması talebinde bulunulduğu, anılan başvurunun ... tarih ve ... nolu Çorlu Belediye Meclisi kararı ile reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, idare mahkemesince, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle idari işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptali yolunda karar verildiği, idare mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, içkili yerler bölgesi belirlenmesinde hedeflenen amaca aykırı olarak, idarenin içkili yerler bölgesini belirlemeye yönelik yetkisinin bertaraf edilmemesi, yargı kararları ile idare yerine geçerek karar verilmemesi, yerindelik denetimi yapılmaması gerektiğinden, idarece içkili yer bölgesi belirlenmeden davacının içkili yer bölgesi kapsamına alınma talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararıyla, idare mahkemesinin kaldırılmasına, davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin, taşınmazının içkili yer bölgesine alınmasına ilişkin davacı tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... nolu Çorlu Belediye Meclisi kararı olduğu, yukarıda aktarılan Yönetmelikteki şartları taşıyan yerler arasından nerelerin "içkili yer bölgesi" olarak belirleneceği konusunda adı geçen idarelere takdir hakkı tanındığı açık olmakla birlikte, takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp, bu yetkinin kullanımının kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu, idari yargı merciince, takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının tespiti için, idari işlemin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, bu durumun, yerindelik denetimi olarak nitelendirilemeyeceği, idari işlemin hukuka uygunluk denetimi kapsamında olduğu izahtan uzaktır.
Bu durumda, İdare Dava Dairesince, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!