Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6615 E. , 2023/6296 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/6615
Karar No : 2023/6296
DAVACI: …
VEKİLİ: Av. …
DAVALI: …
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri - … Hukuk Müşaviri Başkan V. Dr. …
DAVANIN KONUSU: 26/11/2014 tarih ve 29187 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in iptali istenilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI:
Davacı tarafından; Akçaabat Belediyesince verilen 10/10/2013 tarihli yapı ruhsatı ile bir bölümü fırın olarak planlanmış bir inşaata başladığı, bu inşaatın tamamlanarak 14/07/2015 tarihinde yine fırın olarak yapı kullanma izninin alındığı, daha sonra "fırın" olarak faaliyette bulunmak için işyeri açma ve çalışma ruhsatı için başvurulduğu, ancak Yönetmelik değişikliği gerekçe gösterilerek başvurunun reddedildiği, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'te ileri sürülen değişikliğin 01/03/2016 tarihinde tesis edilen işlemle hakkında uygunlandığı, Yönetmelik değişikliğinin usul ve yasaya uygun olmadığı, kamu yararına aykırılık teşkil ettiği, müktesep hakkının bulunduğu bir konuda Yönetmelik değişikliği ile bu hakkın ortadan kaldırıldığı, inşaata başladığı tarihteki mevzuatın uygulanması gerektiği, bu durumu göz ardı eden davalı idare işleminin hukuka aykırı olduğu, aynı Yönetmelik'in 5. maddesinde "Büyükşehir belediyesi ile nüfusu 100.000'i geçen sınırlar içerisinde açılacak fırınlar" ibaresinin geçtiği, ruhsat istenilen fırının bulunduğu Akçaabat Merkez İlçesi nüfusunun 100.000'i geçen bir ilçe olmadığı gibi, Büyükşehir Belediyesinin 30/03/2014 tarihli mahalli seçimler ile bu alanda yetki kazanığı, bina ruhsatının daha önceki tarihe isabet ettiğinden bu hükmün de hakkında uygulanamayacağı, kendisi bakımından bu hususun müktesep hak teşkil ettiği, mevcut Yönetmelik'in devrim niteliğinde hükümler getirerek firın işletme ruhsatı alınmasını çok sıkı ve ağır şartlara bağladığı, bu şartların uygulanmasının bir gereklilik olabileceği, ancak Türkiye'nin şartları da dikkate alınarak intibak hükümlerinin konulması ve müktesep hakların korunması gerektiği, Yönetmelik'in mevcut haliyle uygulanması durumunda yeni firın açılmasının mümkün olmadığı gibi mevcut firınların da ölüm, el değiştirme ya da zorunlu değişiklik hallerinde kapanacakları, Yönetmelik'in geçici 3. maddesinde, "Bu maddenin yayım tarihinden önce yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi, özel yapı şekline uygun olarak düzenlenen yapılarda açılacak firınlarda ayrık nizamda müstakil bina şartı aranmaz.” şeklindeki katı düzenlemenin uygulamada ciddi engel yaratacağından, yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni şeklinde basit bir değişiklikle uygulama kolaylığı sağlanabileceği gibi birçok mağduriyeti ortadan kaldırabileceği, esasen konunun çok sayıda mevcut mevzuata göre hazırlanmış yeni işyerleri ile bundan sonra açılacak işyerleri ve zorunlu nedenlerle el değiştirmeyi gerektiren işletmelerin tamamında sorun yaratabilecek nitelikte olduğundan, genel düzenleyici işlemlerin, alanın özelliklerini ve gelecekteki hedeflerini dikkate almasının yanında mevcut yapılara kendilerini yenileyerek varlıklarını devam ettirme fırsatını da sağlaması gerektiği ileri sürülerek, Yönetmelik değişikiliğinin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI:
Davalı Cumhurbaşkanlığı (mülga Başbakanlık) tarafından; dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde, "Ekmek fırınlarının bu amaca tahsisli ayrık nizamda müstakil binalarda açılmış olması (Ancak, alışveriş merkezleri içinde bulunan 1000 m² ve üstü alana sahip hipermarket, süpermarket, grossmarket ve megamarket gibi adlarla açılan işyerleri bünyesinde yer alan fırınlarda ayrık nizamda müstakil bina şartı aranmaz.)" düzenlemesine yer verildiği, Yönetmelik'in "Gayrisıhhi Müesseseler Listesi"nin üçüncü sınıf gayrisıhhi müesseselerin sayıldığı kısmındaki "Gıda Maddeleri, İçkiler, Yemler ve Tarımsal Ürünler Sanayii" başlığı altında yer alan 6.19 sayılı maddesinde ise, "Günlük üretimi 1000kg/günden az olan ekmek, sade pide ve ekmek çeşitleri üreten büyükşehir belediyesi sınırları içinde en az 250 m², büyükşehir belediyesi olmayan illerde en az 200 m², köy, belde ve ilçe belediye sınırları içinde en az 100 m² olması zorunlu yerler," düzenlemesinin yer aldığı, mezkur düzenlemeler ile açılacak fırınlarda belli standartların getirilmesi ve uygun olmayan yapıların fırın olarak faaliyet göstermesinin engellenmesinin amaçlandığı, Yönetmelik'in 5. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendi hakkında daha önce Danıştay Onuncu Dairesinin 04/11/2019 tarih ve E:2019/914, K:2019/7372 sayılı kararında, "kamu yararını gözetmek ve kamu düzenini korumakla görevli idarenin, ekmek ve ekmek çeşitlerinin üretiminden tüketicilere ulaşıncaya kadar, halk sağlığı ve güvenliğinin korunması amacıyla, sağlık ve çevre koşullarına göre bir standart oluşturulmasına yönelik olarak yaptığı düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir." gerekçesiyle, söz konusu maddenin iptali isteminin reddedildiği, ekmek fırınlarının yaydıkları yüksek ısı sebebiyle zamana ve kullanım sıklığına bağlı olarak yapı taşıyıcı sisteminde kullanılan beton ve donatı çeliklerinin mekanik özelliklerini olumsuz etkilediklerinin tespit edildiği, bu olumsuz etkinin can ve mal güvenliği açısından bir tehdit oluşturduğu göz önünde bulundurularak gerekli önlemlerin en başında alınmasının zaruri olduğu, ısıl şartlar hesaba katılmadan belirlenmesinin, baca yerinin tayini ve baca dizaynının amaca uygun yapılmaması, yapı içerisinde lokal ısı farklılıklarından dolayı taşıyıcı sistem unsurlarında ilave gerilmeler meydana gelmesi gibi ciddi sonuçlara yol açabileceği, bu sebeple, yapıların mimari proje ve statik proje aşamasında, yapı kullanım amacının yapının hangi bölümlerinin fırın, ısı merkezi şeklinde düzenleneceğine ilişkin hususların öncesinde belirlenmesinin son derece önem arz ettiği, kamu yararı ve güvenliği ile halk sağlığı gibi önemli hususların göz önünde bulundurulması neticesinde yapılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Dava konusu düzenlemede idarenin açık bir takdir hatası bulunmadığı gibi takdir yetkisinin ölçüsüz kullanılmadığı, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmediği anlaşılmakla, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ: Dava; 26.11.2014 tarih ve 29187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 124. maddesinde; Başbakanlık, Bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin kendi görev alanını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Yasa koyucu düzenleyeceği konularda genel prensipleri belirler ve bunun uygulanmasını, yürütmeye bir başka ifadeyle idarelere bırakır. Bu asli düzenleme yetkisinin Yasama organına ait olmasının doğal bir sonucudur.
İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, Yönetmeliğin, sıhhî ve gayrisıhhî işyerleri ile umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin ruhsatlandırılması ve denetlenmesine dair iş ve işlemleri kapsayacağı belirtildikten sonra "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "Bu Yönetmelik 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, 4/7/1934 tarihli 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu, 14/6/1989 tarihli ve 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun, 12/4/2000 tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununa dayanılarak hazırlanmıştır." hükmüne verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin Gayrisıhhi Müesseseler Listesi Başlıklı Ek-2 cetvelinin (B) bölümünün 6.15 nolu sırasında; günlük üretimi 1000 kg/gün ve üzeri ekmek, sade pide ve ekmek çeşitleri üreten asgari yüksekliği 3,5 metre ve büyükşehir belediyesi sınırları içinde en az 400 m², büyükşehir belediyesi olmayan illerde en az 300 m², köy, belde ve ilçe belediye sınırları içinde en az 250 m² ve üzeri yerler ikinci sınıf gayrisıhhi müesseler arasında sayılmıştır.
26.11.2014 tarih ve 29187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin iptali istenen düzenlemeleri şu şekildedir:
''MADDE 1 -14/7/2005 tarihli ve 2005/9207 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (m) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"m) Ekmek fırınlarının bu amaca tahsisli ayrık nizamda müstakil binalarda açılmış olması (Ancak, alışveriş merkezleri içinde bulunan 1000 m2 ve üstü alana sahip hipermarket, süpermarket, grossmarket ve megamarket gibi adlarla açılan işyerleri bünyesinde yer alan fırınlarda ayrık nizamda müstakil bina şartı aranmaz.),"
MADDE 2 -Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 3
Bu maddenin yayımı tarihinden önce yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi özel yapı şekline uygun olarak düzenlenen ve bu haliyle tapu kütüğüne tescil edilen yapılarda açılacak fırınlarda ayrık nizamda müstakil bina şartı aranmaz. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunan ancak ayrık nizamda müstakil binada bulunmayan ekmek fırınları devredilemez."
MADDE 3
Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 4
Bu Yönetmelik hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.''
Görüldüğü üzere dava konusu edilen Yönetmelik hükümleri ile ekmek fırınlarının bu amaca tahsisli ayrık nizamda müstakil binalarda açılması öngörülmüş, alışveriş merkezleri bünyesinde belli bir alana sahip marketlerde bulunan fırınlar düzenlemeden istisna tutulmuştur.
Dava konusu Yönetmelik maddesi ile ülkemizde en çok tüketilen gıda maddelerinden biri olan ekmek ve ekmek çeşitlerinin üretiminden tüketicilere ulaşıncaya kadar halk sağlığının ve güvenliğinin korunması amacının gerçekleştirilmesi için sağlık ve çevre şartlarına göre belirli standartların sağlanabilmesine yönelik koşullar getirildiği, bu koşulların getirilmesinden önce yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi özel yapı şekline uygun olarak düzenlenen ve bu haliyle tapu kütüğüne tescil edilen yapılarda açılacak fırınlarda ayrık nizamda müstakil bina şartı aranmayacağı öngörülmek suretiyle ise hukuki güvenlik ilkesine uygun düzenleme yapıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, ekmek fırınlarının kamu sağlığı ve güvenliği bakımından ayrık nizamda müstakil binalarda bulunması koşulu getirilerek kamu yararının amaçlandığı anlaşıldığından dava konusu düzenlemelerde üst normlara ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Başbakanlık yerine Cumhurbaşkanlığı hasım mevkiine alınmak suretiyle, husumet itirazı yerinde görülmeyerek, gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Akçaabat Belediye Başkanlığı tarafından dosyaya sunulan ... tarih ve ... sayılı yazıda, İlçeleri … Mahallesi, … ada, … sayılı davacı ve hissedarları adına kayıtlı parselde, bir mesken, iki ofis-işyeri, zemin katta bir dükkan ve bir fırın (102 m²) için 10/10/2013 tarihli yapı ruhsatının, 16/06/2015 tarihinde yeniden tadil edildiği belirtilerek, İçişleri Bakanlığı yazısına atıfta bulunularak, özel yapı şekline göre yapı kullanma izin belgesinin, büyükşehir belediyesi ile nüfusu 100.000'i geçen belediye sınırları içerisinde açılacak ekmek fırınlarının bu amaca tahsisli ayrık nizamda müstakil binalarda açılmış olması gerektiğinden, yapı ruhsatı ve yenileme tarihi, yapı kullanma tarihleri ile ilgili Yönetmelik maddeleri ile görüş yazılarında davacıya ait işyeri hakkında fırın ruhsatının düzenlenemeyeceğinin dilekçe sahibine bildirildirildiği belirtilmiştir.
Davacı, 26/11/2014 tarih ve 29187 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in kendisine uygulanmasına ilişkin işlemin 01/03/2016 tarihinde tesis edildiğini ileri sürmek suretiyle, anılan Yönetmelik değişikliğinin iptali istemiyle, 11/04/2016 tarihinde bakılan davayı açmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İlgili Mevzuat:
Anayasa'nın 124. maddesinde, "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." kuralına yer verilmiştir.
3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun'un 4. maddesinde, "3 üncü maddede belirtilen merciler, iznin verilmesi için yapılacak beyan ve incelemelerde aşağıda öngörülen genel kriterlere göre düzenlenecek yönetmeliği esas alırlar.
a) İnsan sağlığına zarar vermemek,
b) Çevre kirliliğine yol açmamak,
c) Yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere aykırı davranmamak." kuralı yer almıştır.
10/08/2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, "d) İkinci sınıf gayrisıhhî müessese: Müessesenin faaliyeti gerektirdiği takdirde meskenlerden ve insanların ikametine mahsus diğer yerlerden, inceleme kurulunca teklif edilip yetkili idare tarafından uygun görülecek bir mesafede faaliyette bulunması gereken işyerlerini, e) Üçüncü sınıf gayrisıhhi müessese: Meskenlerin ve insanların ikametine mahsus diğer yerlerin yakınında kurulabilmekle birlikte sıhhi yönden denetim altında bulundurulması gereken işyerlerini, ... ifade eder" düzenlemesine yer verilmiş iken, 13/04/2007 tarih ve 26492 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesiyle ikinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhi müessesenin tanımı değiştirilmiş ve "d) İkinci sınıf gayrisıhhi müessese: Meskenlerden mutlaka uzaklaştırılması gerekmemekle beraber izin verilmeden önce civarında ikamet edenlerin sıhhat ve istirahatleri üzerine gerek tesisatları ve gerekse vaziyetleri itibarıyla bir zarar vermeyeceğine kanaat oluşması için inceleme yapılması gereken işyerlerini, e) Üçüncü sınıf gayrisıhhî müessese: Meskenlerin yanında açılabilmekle beraber yalnız sıhhî nezarete tabi tutulması gereken işyerlerini, ...ifade eder" düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan değişikliğin (e) bendinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/04/2009 tarih ve E:2007/9829, K:2009/2682 sayılı kararıyla, "idarelerin daha önce yaptıkları düzenlemeleri hukuken geçerli sebeplerle (üst normlardaki, sosyal ve iktisadi koşullardaki değişiklikler gibi) değiştirebileceği, insan sağlığı ve çevreyle ilgili konularda yapılacak olan değişiklikliklerde Anayasanın 56. maddesi hükmünün öncelikle gözönünde tutulması, önceki düzenlemelerde yer alan tanımlamalarda daraltıcı düzenlemelere gidilmesi halinde, bunu hukuken haklı kılabilecek gerekçelerin kesinlikle ortaya konulması gerektiği; gayrisıhhi müesseseler ile insan sağlığı ve çevre ilişkisinde önceliğin insan sağlığı ve çevrenin korunması olduğu, bu hususun bu konudaki idari düzenlemelerin ortak amacını oluşturması gerektiği, dava konusu Yönetmelik değişikliği ile önceki düzenlemenin aksine "insan ikametine mahsus diğer yerlerde" gayrisıhhi müesseselerin kurulabilmesine, müesseseler arasında hiçbir ayrım yapılmaksızın olanak sağlandığı ve davalı idare tarafından da bu konudaki değişikliğe ilişkin hukuken geçerli bir açıklamada bulunulmadığının anlaşıldığı; bu itibarla, insan sağlığını ihlal edici nitelikte bulunan söz konusu bu değişiklikte hukuka uyarlık görülmediği" gerekçesiyle, 13/04/2007 tarih ve 26492 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesinde yer alan üçüncü sınıf gayrisıhhi müesseselerin tanımına ilişkin düzenlemenin iptaline karar verilmiş, bu karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01/04/2013 tarih ve E:2009/1661, K:2013/1164 sayılı kararıyla onanmış, daha sonra, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesi ile "d) İkinci sınıf gayrisıhhi müessese: Konutlardan ve insan ikametine mahsus diğer yerlerden mutlaka uzak bulundurulmaları gerekmeyen, bununla birlikte müessesenin faaliyetinin gerektirdiği durumlarda izin verilmeden önce civarında ikamet edenlerin esenlik ve istirahati hususunda konumu, tesisatı ve vaziyeti itibarıyla bir zarar vermeyeceğine kanaat oluşması için inceleme yapılması gerekli müesseseleri, e) Üçüncü sınıf gayrisıhhî müessese: Konutların ve insan ikametine mahsus diğer yerlerin yanında açılabilmesi için sıhhî nezarete tabi tutulması yeterli olan müesseseleri," şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
Anılan Yönetmelik'in 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Özel yapı şeklini gerektiren sinema, tiyatro, düğün salonu, otel, hamam, sauna; ekmek fırını ile akaryakıt, sıvılaştırılmış petrol gazı, sıvılaştırılmış doğal gaz ve sıkıştırılmış doğal gaz istasyonu için yapı kullanma izin belgesinin alınmış olması," işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilme şartları arasında sayılmıştır. Anılan Yönetmelik maddesine, 25/07/2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'le (m) bendi eklenmiş ve "Büyükşehir belediyesi ile nüfusu 100.000’i geçen belediye sınırları içinde açılacak ekmek fırınlarının bu amaca tahsisli ayrık nizamda müstakil binalarda açılmış olması (Ancak, alışveriş merkezleri içinde bulunan 1000 m2 ve üstü alana sahip hipermarket, süpermarket, grossmarket ve megamarket gibi adlarla açılan işyerleri bünyesinde yer alan fırınlarda ayrık nizamda müstakil bina şartı aranmaz.)," şartı getirilmiştir.
Yönetmelik'in 5. maddesine eklenen (m) bendinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Sekizinci Dairesinin 25/06/2014 tarih ve E:2010/9072, K:2014/5707 sayılı kararıyla, söz konusu bendin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi üzerine, 26/11/2014 tarih ve 29187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'le bu bent, "Ekmek fırınlarının bu amaca tahsisli ayrık nizamda müstakil binalarda açılmış olması (Ancak, alışveriş merkezleri içinde bulunan 1000 m² ve üstü alana sahip hipermarket, süpermarket, grossmarket ve megamarket gibi adlarla açılan işyerleri bünyesinde yer alan fırınlarda ayrık nizamda müstakil bina şartı aranmaz.)" şeklinde yeniden düzenlenmiş olup, geçici 3. maddesi ile de, "(Ek: 10/11/2014-2014/7002 K.) Bu maddenin yayımı tarihinden önce yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi özel yapı şekline uygun olarak düzenlenen ve bu haliyle tapu kütüğüne tescil edilen yapılarda açılacak fırınlarda ayrık nizamda müstakil bina şartı aranmaz. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunan ancak ayrık nizamda müstakil binada bulunmayan ekmek fırınları devredilemez." düzenlemesi getirilmiştir.
Danıştay Sekizinci Dairesinin 25/07/2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'le ana Yönetmelik'in 5. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (m) bendi hakkında verdiği iptal kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/12/2015 tarih ve E:2014/3722, K:2015/5499 sayılı kararı ile bozulmuş, Danıştay Onuncu Dairesinin 04/11/2019 tarih ve E.2019/914, K:2019/7372 sayılı kararıyla bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in "İşyerlerinde aranacak genel şartlar" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinin incelenmesi;
Yukarıda yer verilen Kanun maddesinde idareye, insan sağlığına zarar vermemek, çevre kirliliğine yol açmamak, yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunmasıyla ilgili düzenlemelere aykırı davranmama şeklindeki genel ölçütlere göre işyeri açma ve çalışma izni verilmesine ilişkin bir yönetmelik ile ruhsata ilişkin esasların belirlenmesi konusunda idareye takdir yetkisi tanınmıştır.
Yukarıda yer verildiği üzere, dava, ana Yönetmelik'in 5. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendindeki düzenlemenin 25/07/2010 tarih ve 27652 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı şekline karşı açılmış ise de; bu bendin, 26/11/2014 tarih ve 29187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'le değiştirilerek yeniden düzenlendiği, düzenlemenin dava tarihi itibarıyla yürürlükteki şekliyle davacının durumunda hukuki bir değişiklik meydana getirmediği, öte yandan, kamu yararını gözetmek ve kamu düzenini korumakla görevli idarenin, ekmek ve ekmek çeşitlerinin üretiminden tüketicilere ulaşıncaya kadar, halk sağlığı ve güvenliğinin korunması amacıyla, sağlık ve çevre koşullarına göre bir standart oluşturulmasına yönelik olarak yaptığı dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in geçici 3. maddesinde yer alan düzenlemenin incelenmesi;
Dava konusu Yönetmelik'in geçici 3. maddesinde, "Bu maddenin yayımı tarihinden önce yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi özel yapı şekline uygun olarak düzenlenen ve bu haliyle tapu kütüğüne tescil edilen yapılarda açılacak fırınlarda ayrık nizamda müstakil bina şartı aranmaz." düzenlemesi ile kazanılmış hakların gözetildiği, "İşyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunan ancak ayrık nizamda müstakil binada bulunmayan ekmek fırınları devredilemez." düzenlemesinin de bundan sonraki aşamalarda verilecek ruhsatlar açısından kamu düzeninin ve eşitlik ilkesinin sağlanmasına yönelik olduğu anlaşıldığından, anılan maddedeki düzenlemede de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu Yönetmelik'in 3. maddesinde, "Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer."; 4. maddesinde ise, "Bu Yönetmelik hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür." düzenlemesinin yer aldığı, söz konusu düzenlemelerde de üst normlara ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 15/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!