Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6201 E. , 2024/2478 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/6201
Karar No : 2024/2478
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) … Sanayı Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 1 no'lu (ecrimisil bedeli olan 3.593.461,33-TL) ve 3 no'lu (%10 oranında haksız çıkma tazminatı olarak 359.346,13-TL) alacak kalemlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından, ecrimisil alacağından kaynaklı ödeme emrine karşı açılan davada Kocaeli 1. İdare Mahkemesi'nce 3.593.461,33-TL'lik ecrimisil alacağı hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verildiği, kararın kanun yoluna (temyiz/istinaf) başvurulmaksızın kesinleştiği, böylece kamu taşınmazını yetkili idarenin izin ve bilgisi dışında kullanan davacının ecrimisil ödemekle yükümlü olduğu ve ödeyeceği tutar konusunda haksız çıktığı anlaşıldığından, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacıdan, adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun bulunan 3.593.461,33-TL'nin %10'u tutarında (359.346,13-TL) haksız çıkma zammı uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan; davacı tarafından 3.593.461,33-TL tutarlı ecrimisil bedelinin tahsili amacıyla düzenlenen 20/11/2015 tarih ve 2015..069 sayılı ödeme emrine karşı açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği ve anılan tutarın da ödenmediği anlaşıldığından ödeme emrinin bu kısmının da hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinafa konu kararın, işlemin, amme alacağının %10'u tutarında (359,346,13 TL) haksız çıkma zammı istenilmesine ilişkin kısmına yönelik "davanın reddi" yolundaki kısmında hukuka aykırılık görülmemiş, ancak, Mahkeme kararının; işlemin, ecrimisil bedelinin (3.593,461,33 TL) istenilmesine ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede, bu kısmın idarece kaldırılarak, 14/01/2020 tarihli E.2332 sayılı işlemde de belirtildiği anlaşıldığından davanın anılan kısım yönünden konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun kısmen reddine kısmen kabulüne, … İdare Mahkemesince verilen … tarihli E:… K:… sayılı kararın 3.593,461,33 TL ecrimisil alacağına yönelik kısmının kaldırılmasına ve anılan kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; haksız çıkma zammı adı altında istenilen alacak kaleminin hak arama hürriyetine aykırı olduğu, ecrimisil ihbarnamesine ve ödeme emrine karşı açılan davanın reddolunmasının doğrudan bu zammın uygulanacağı anlamına gelmediği, tersane işletmeciliği yaptıklarından dolayı davacının ecrimisilden muaf olduğu ve dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmesi gerektiği, ecrimisil bedelinin fahiş olduğu ve kamu alacağının zamanaşımına uğradığı ileri sürülmektedir.
Davalı tarafından; daha önce ödeme emrine karşı davacı tarafından açılan davanın reddolunduğu, bunun üzerine 6183 sayılı Kanun'un 58/5. maddesi uyarınca %10 oranında haksız çıkma tazminatı istenildiği, bu işlemin hukuka uygun olduğu, diğer taraftan ödeme emrinin ecrimisil bedeline ilişkin alacak kaleminin düzeltilerek bu kısmın kaldırıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un ''Ödeme Emri'' başlıklı 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, ''Ödeme Emrine İtiraz'' başlıklı 58/5. maddesinde ise; "İtirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağı % 10 zamla tahsil edilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Bahse konu düzenlemenin amme alacağının %10 zamla tahsil edileceğine ilişkin kısmının Anayasaya aykırı olduğundan bahisle iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmuş, Anayasa Mahkemesinin 03/02/2011 tarih ve E:2009/83, K:2011/29 sayılı kararıyla itirazın reddine karar verilerek kuralın Anayasaya aykırı olmadığına karar verilmiş iken; Anayasanın 152/son maddesinde "Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz." hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesinin kararının üzerinden 10 yıl geçtikten sonra dava konusu işlemin dayanağı olan 6183 sayılı Kanun'un 58/5. maddesinin iptali istemiyle itiraz yoluyla yeniden Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine; 02/08/2022 tarihli, 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarih ve E:2021/119, K:2022/48 sayılı kararıyla " kuralın, mülkiyet hakkına ölçüsüz, elverişsiz ve orantısız bir sınırlama getirdiği, öte yandan hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından birisi olan mahkemeye erişim hakkını da ölçüsüz sınırlandırdığı gerekçeleriyle Anayasanın 13., 35. ve 36. maddelerine aykırı olduğu" belirtilerek dava konusu işlemin dayanağı kanun maddesi iptal edilmiştir.
Aktarılan bu süreç itibarıyla Anayasa Mahkemesi kararlarının muhteviyatı, sonuç ve etkileri, geriye yürümesi ve söz konusu kararlardan önce yürürlükte olan Anayasa'ya aykırı kural döneminde tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesi kararlarından ve bu kararlar uyarınca yapılan yeni yasal düzenlemelerden ne şekilde etkileneceği hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Anayasanın 152. maddesinin 3. fıkrasında "...Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır." kuralı, ayrıca 153. maddesinin 3. fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"; 5. fıkrasında, "İptal kararları geriye yürümez."; 6.fıkrasında ise, "Anayasa Mahkemesi Kararları Resmi Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." kuralları yer almaktadır.
Anayasanın yukarıda yer verilen hükümleri uyarınca; itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulan bir kurala ilişkin kararın hüküm kesinleşinceye kadar gelmesi durumunda mahkemeler bu karara uymak zorundadır ve bu karar yasama, yürütme ve yargı organları, idare makamları, gerçek ve tüzel kişiler için bağlayıcıdır.
Bu hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasanın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin açmış olduğu davalarda da; uyuşmazlığın çözümünde esas alınacak olan kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması halinde, iptal hükmünün uyuşmazlık yönünden değerlendirilmesi Anayasa'da yer alan eşitlik ve hukuk devleti ilkelerinin bir gereği olduğundan, bu durum Anayasa'nın 153. maddesinin 5. fıkrasında yer alan iptal kararlarının geriye yürümezliği ilkesine aykırılık teşkil etmez.
Yukarıda açıklanan değerlendirmeler sonucunda, davacı tarafın temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Dava konusu ödeme emrinin alacak kalemleri arasında bulunan 3.593.461,33-TL'lik ecrimisil alacağına ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede; bu alacak kaleminin davalı idare tarafından ... tarihli E.. sayılı işlemle düzeltilerek kaldırılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı yönünde verilen temyize konu kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan; dava konusu ödeme emrinin alacak kalemleri arasında bulunan 359.346,13-TL'lik haksız çıkma zammına ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede ise; bu alacak kaleminin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 58/5. maddesinde düzenlenen kurala dayandığı, anılan kuralın ise, 02/08/2022 tarihli, 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarih ve E:2021/119, K:2022/48 sayılı kararıyla iptal edildiği anlaşıldığından, gelinen aşamada yasal dayanağı ortadan kaldırılan dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden yapılan incelemeye gelince;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğundan, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile kısmen reddine, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan İdari Dava Dairesi kararının istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!